close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sebe Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elhamdu li(A)llâhi-lleżî lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi velehu-lhamdu fî-l-âḣira(ti)(c) vehuve-lhakîmu-lḣabîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hamd Allah'a ki onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve onundur hamd ahirette de ve odur hüküm ve hikmet sahibi ve her şeyden haberdar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu dünyada) Hamd (her türlü övgü ve teşekkür), göklerde ve yerde olanların tümü Kendisine ait olan Allah’a mahsustur. Ahirette (sonsuzluk yurdunda) da hamd (her türlü şükür ve övgü) O’nundur... O, (tüm mahlûkata ve kâinata hakkıyla) Hakîm olandır ve (her şeyden ayrıntılarıyla) Haberdardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi kendisinin olan Allah'a tüm eksiksiz övgüler… Dünyada olduğu gibi, ahirette de eksiksiz tüm övgüler yine O'na yaraşır. O yapıp ettiği herşeyi yerli yerince yapandır ve herşeyden de haberi olandır.
Bu sûre de yine tevhid, ahiret ve risalet gerçeğini vurgular. Kendilerine peygamberlik ve hüküm-darlık verilen Davud ve Süleyman peygamberlerden de bahseder. Kibir ve gurura kapılıp helak edilip efsa-nelere çevrilen Sebe’ halkından da bahsedilerek kıyamet günü müşrik ve kâfirlerin nasıl yakalanıp cezalan-dırılacakları anlatılarak sona erer.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerdeki varlıkların ve imkânların, yerdeki varlıkların ve imkânların mülk ve tasarrufunun sahibi olan Allah'a hamdolsun. Âhirette, ebedî yurtta da, övülmek, şükredilmek O'nun hakkıdır. O hikmet sahibi ve hükümrandır, gizli-açık her şeyden haberdar olan Allah sizi bilgilendiriyor.
bk. Kur’an-ı Kerim, 92/13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hamd, göklerde ve yerde ne varsa kendisinin olan Allah'adır. Ahirette de hamd O'nadır. O hikmet sahibidir, her şeyden haberdar olandır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hamd, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah'ındır; ahirette de hamd O'nundur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, haber alandır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hamd, o Allah'a mahsusdur ki, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O'nun; ahirette de hamd O'nundur. O, Hakîm'dir= hükmünde hikmet sahibidir, Habîr'dir= her şeyden haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bütün kemalat, övgü ve yücelikler, gökler ve yerdeki her şey O’nun olan, ahiretteki bütün nimetler (ve onların getirdikleri övgüler) Kendisinin olan, her şeyi yerli yerinde yapan, her şeyden haberdar olan (her ihtiyacı gören) Allah’a mahsustur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bütün övgüler, göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi olan Allah'adır. Âhirette de bütün övgüler O'na olacaktır. O'nun her işinde hikmet vardır ve O, her şeyden haberdardır.[447][448]
[447] Sebe’ sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 369.[448] Hamd, şükür, habîr ve hakîm kelimeleri hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XV, 372-374.  
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde, yerde bulunan her şey kendisinin olan Allaha öğüş; son gün de öğüş O'nun, O bilgedir, O haberli
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bütün övgüler, göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait olan Allah'a aittir. Ahirette de hamd O'na mahsustur. O tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdardır.
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda ne var ise sâhibi olan Allâh’a hamd olsun. Âhiretde dahî ânın kudretine hamd olsun Allâh hakîm ve her şeyden haberdârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hamd, göklerde olanlar ve yerde bulunanlar Kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd ahirette de O'na mahsustur. O, Hakim'dir, her şeyden haberdardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hamd, göklerdeki ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah’a mahsustur. Hamd ahirette de O’na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir, (her şeyden) hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hamd göklerde ve yerde ne varsa hepsinin sahibi olan Allah’a mahsustur; âhirette de hamd yalnız O’na özgüdür. Hikmetle yöneten, her şeyden haberdar olan O’dur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hamd, göklerde ve yerde bulunanların hepsinin sahibi olan Allah'a mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsustur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) haberi olandır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Övgü, göklerde ve yerde ne varsa kendisine ait bulunan ALLAH'adır. Ahirette de övgü O'nadır. O Bilgedir, Haber Alandır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hamd, o Allah'ındır ki göklerde ne var, yerde ne varsa hep O'nundur. Ahirette de hamd O'nundur. O hüküm ve himet sahibidir, herşeyden haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hamd o Allahındır ki Göklerde ne var, Yerde ne varsa hep onun, Âhırette de hamd onun, ve o öyle hakîm öyle habîr ki:
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bütün) hamd (ler), göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi (yaratıcısı) olan Allah’a mahsustur. Âhirette de (bütün) hamd (ler sadece) O’na mahsustur. O hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdar olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hamd¹, göklerde ve yerde olan şeyler kendisine ait olan Allah içindir. Hamd, ahirette de O'na aittir. O, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
1- Övgünün tamamı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa kendisinin olan Allaha hamdolsun. Âhiretde de hamd Onundur. O, yegâne hukûm ve hikmet saahibidir, (her şeyden de) hakkıyle haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hamd, göklerde ne var, yerde ne varsa kendisinin olan Allah'a mahsustur. Hamd, âhirette de O'na mahsustur.(1) Çünki O, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır, Habîr (herşeyden haberdâr olan)dır.
(1)“Bütün mevcûdâtta sebeb-i medh ü senâ (övgüye vesîle) olan kemâlât (mükemmellikler) O’nundur. Öyle ise hamd (övgü) dahi O’na âiddir. Ezelden ebede kadar her kimden, her kime karşı gelen ve gelecek medh ü senâ O’na âiddir. Çünki sebeb-i medih olan ni‘met ve ihsan ve kemâl ve cemâl (güzellik) ve medâr-ı hamd(hamde vesîle) olan herşey O’nundur. O’na âiddir. Evet âyât-ı Kur’âniyenin (Kur’ân âyetlerinin) işârâtıyla(işâretleriyle) bütün mevcûdâttan dâimî bir sûrette dergâh-ı İlâhiyeye (Allah katına) giden bir ubûdiyettir(kulluktur), bir tesbihtir, bir secdedir, bir duâdır ve bir hamd ü senâdır ki, dâimî o dergâha gidiyor.” (Mektûbât, 20. Mektûb, 66-67)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bütün övgüler, göklerdeki (uzaydaki) ve yerküredeki her şey kendisine ait olan Allah’a mahsustur! Ahirette de bütün övgüler ona mahsustur. O, (daima) doğru hüküm verendir, (her şeyden de) haberi olandır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bütün övgü, göklerde ve yerde olanların kendisine ait olan, Allah’adır. Ahirette de yalnızca övülecek olan O’dur. Allah, her şeyin hükmünü veren ve her şeyden haberdar olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Övülmek o Allah’a yaraşır ki yerlerde göklerde ne varsa hep Onundur. Öbür dünyada da övülmek Ona yaraşır. O doğruyu bildiricidir, bilgilidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde, yerde ne varsa hepsi kendisinin olan Tanrı/ya hamdolsun. Dünyada olduğu gibi âhirette de hamd-ü sena O/na mahsustur. O, hakimdir, haberdardır.
[1] Mekke'de nâzil olmuş 54 âyettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bütün övgüler/hamd, göklerde ve yerdeki her şey kendisinin olan Allah’a mahsustur. Ahirette de bütün övgüler/hamd O’na mahsustur. Zira O, Hakîm’dir¹, Habîr’dir.
1 Krş. Hadîd, 57/4  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bütün güzel övgüler, göklerde ve yerde olanların tümü kendisine ait olan Allah'ındır; ahirette de bütün güzel övgüler O'nundur. O, hikmet sahibidir, (her şeyden) haberi olandır.
(Mekke’de nazil olmuştur ve 54 ayettir. Sure adını, Yemen’de bir bölge veya kabile ismi olan Sebe kelimesinin geçtiği 15. ayetten alır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bütün övgüler ve yücelikler, göklerde ve yerde ne varsa hepsinin gerçek sahibi ve efendisi olan Allah’a aittir. Evet, dünyada da âhirette de, her işin başında ve sonunda övgüler hep O’na aittir. Gerçek anlamda hikmet sahibi olan O’dur, her şeyden haberdar olan da yalnızca O’dur. Öyle ki:
Mekke döneminin ikinci yarısında, Lokman sûresinden sonra indirilmiştir. Adını, bir zamanlar Yemen’de hüküm sürmüş Sebe kavminin anlatıldığı ayetlerden almıştır. 54 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’deki şeyler ve Gökler’deki şeyler kendisine ait olan Allah’a Hamd olsun! Âhiret’te de Hamd O’nadır. O Habîr Hakîm’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yer gök her şeye hakim olan Allah'a şükürler olsun! Ahrette dahi, her şeye bilgi ile hakim olan Allah'a teşekkür edilecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bilenler bilir. Şükredilecek tek varlık Allah’tır. Allah göklerde yerde bulunanların sahibidir. Dünya hayatımız bitince ahiret hayatımız başlayacaktır. Bilin ki ahiret hayatında da şükredilecek tek varlık Allah’tır. Allah her şeyin bilgisine sahiptir. Her bilginin anlamını en iyi bilendir. Allah her şeyi haber alandır. Sizler açığa vursanız da vurmasanız da yaptığınız yapacağınız, düşündüğünüz düşünmediğiniz, kalbinizde sakladığınız saklamadığınız her şeyi bilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Hamd] (övgü), göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah içindir. Ahirette de [hamd] (övgü) yalnızca O’na aittir. [*] O, doğru hüküm verendir, haberdardır.
Benzer mesaj: Kasas 28:70.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Dünyada) hamd, göklerde ve yerde olanların tamamı kendisine ait olan Allah’a aittir, âhirette de hamd Ona olacaktır.¹ O, hüküm (ve hikmet) sahibidir, her şeyden haberi olandır.
1 Dünyada hamd, bir ibâdet, âhirette ise bir zevktir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
HAMD, göklerde ve yerde ne varsa tümünün gerçek maliki olan Allah’a mahsustur; ahirette de hamd O’na mahsus olacaktır. Yalnız O’dur hikmet Sahibi, her şeyden haberdar olan:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bütün övgüler göklerde ve yerde bulunan her şeyin gerçek sahibi olan Allah’a mahsustur. Ahirette de tüm övgüler O’na mahsus olacaktır. Zira O’dur her hükmü doğru olan ve her şeyden haberdar olan. 2/116, 10/66, 16/52
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BÜTÜN ÖVGÜLER, tümüyle göklerde ve yerde var olan her şeyin gerçek sahibi Allah’a mahsustur;[³⁸⁰³] yine hamd öteki âlemde de, tümüyle O’na mahsus olacaktır:[³⁸⁰⁴] zira yalnız O’dur her hükmünde tam isabet kaydeden, her şeyden haberdar olan.
[3803] Bir sonraki cümlede yer alan âhiret kelimesinin buradaki zımnî karşılığı “bu dünya”dır. Şükür sadece verince, hamd verince de alınca da yapılır. Zira: 1) Her şey O’nundur. 2) O verdiğinden bir kısmını alınca, geriye kalan yine O’nundur. 3) Daha büyüğünü vermek için alabilir. 4) Daha büyüğünü de alabilirdi. 5) Yeniden verecek biri varsa yine O’dur. [3804] Bkz: “(cennete girince) diyecekler ki: Hüznü bizden gideren Allah’a hamdolsun!” (35:34).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hamd; göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nun olan, Allah’a mahsustur. (Dünyada olduğu gibi) Ahirette de hamd O'nadır! (*) Hüküm ve hikmet sahibidir, herşeyden haberdar olandır O!..
(*) Bu dünyanın bir sonu -bir ahireti- var. Dünya çalışma, ahiret ise, kazanma ile ilgili olduğu için, ahirette hamd O'nun hakkı değil zannedilmesin. Ahireti hikmetiyle hazırlayan, çalışanların çabasını zayi etmeyip değerlendirecek ve mükâfatını verecek olan O'dur. Gerek dünya, gerek ahiret nimetleri, kazanma ile ne kadar ilgili olursa olsun, esas itibariyle kazanıp hak etmekten daha çok bir bağış yoluyla olduğunda kuşku yoktur. Nitekim cennetlikler ahirette: "Hamdolsun Allah’a ki, bizi hidayetiyle buna kavuşturdu. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi, kendiliğimizden bunun yolunu bulamazdık" -A raf/ 43- diyerek Rablerine hamd ve senâda bulundukları gibi, bütün dualarının sonu da: "Hamd, alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur"-Yunus/10- olacaktır.  
Osman Fırat
swap_vert close
Övülmek göklerde ve yerde buinanların hepsi kendisinin olan Allah’a mahsustur. Ahrette de övgü O’na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir; (her şeyi) haber alandır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Hamd o Allah'a ki, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'na aittir ve ahirette de hamd O'nadır. Ve O hakîmdir, habîrdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bütün hamdler, güzel övgüler gerçek ilah olan Allah'a mahsustur ki göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. Âhirette de hamdler O'na mahsustur. O hakîmdir, habîrdir (tam hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden hakkıyla haberdardır). [92, 13]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hamd, göklerde ve yerde bulunanların hepsi kendisinin olan Allah'a mahsustur. Ahirette de hamd O'na mahsustur. O, hüküm ve hikmet sahibidir; (her şeyi) haber alandır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hamd göklerde ve yerde olan şeylerin cümlesinin sâhibi bulunan âhiretde de ni'met ve kudretine hamd olunan hakîm ve habîr Allâh Te'âlâ'ya mahsûsdur.
[1] Yemen'de San'a'ya üç konak mesâfede kadîm ve gâyet ma'mûr bir şehir olan Sebe hakkında ma'lûmât ve tafsîlâtı hâvî olması sebeb-i tesmiyedir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Herşeyi güzel yapmak Allah’a mahsustur. Göklerde ve yerde olan her şey onundur. Herşeyi güzel yapmak, Ahirette de ona mahsustur. O, doğru karar verir, her şeyin iç yüzünü bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hamd göklerde ve yerdekilerin sahibi Allah içindir. Ahirette de hamd O'nun içindir. O, hakimdir, (herşeyden) haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hamd bütünüyle o Allah'a mahsustur ki, göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. Âhirette de hamd Ona mahsustur. O sonsuz hikmet sahibidir ve herşeyden haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hamd, göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah'adır. Ölüm ötesi âlemde de hamd yalnız O'nadır. Hakîm'dir O, Habîr'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ögmek Tañrı’nuñdur ol kim anuñdur ol kim göklerdedür daħı. ol kim yirdedür daħı anuñdur ögmek āħiretde. daħı oldur dürüst işlü bilici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Şükr ol Tañrıya ki anuñ ḫalḳı mülkidür gökler ehli ve yirler ehli. Daḫı şükraña ẟābitdür āḫiretde daḫı. Daḫı ol ḥakīmdür, her nesneyi bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə nə varsa, hamısının sahibi olan Allaha həmd olsun! Axirətdə də həmd Ona məxsusdur. O, hikmət sahibidir, (bəndələrinin bütün əməllərindən) xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Praise be to Allah, unto Whom belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. His is the praise in the Hereafter, and He is the Wise, the Aware.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Praise be to Allah,(3785) to Whom belong all things in the heavens and on earth: to Him be Praise in the Hereafter: and He is Full of Wisdom, acquainted with all things.
3785 All Creation declares His Praises, i.e., manifests His Mercy and Power, Goodness and Truth—all the sublime attributes summed up in His Most Beautiful Names (7:180 and 17:110 and notes). For man, to contemplate these is in itself a Revelation. This sentiment opens five Surah of the Qur'an evenly distributed, viz., 1, 6, 18, 34, and 35. Here the point most emphasised is that His wisdom and mercy comprehend all things, extended in space or in time—here and everywhere, now and evermore. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْحَمْدُ
hamd
لِلّٰهِ
Allah'
adır
الَّذ۪ي
O zat ki
لَهُ
O'nun- dur
مَا
o şey- ler ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَمَا
ve o şey- ler ki
فِي الْاَرْضِ
yerdedir
وَلَهُ
ve O'na- dır
الْحَمْدُ
hamd
فِي الْاٰخِرَةِۜ
âhirette
وَهُوَ
ve O
الْحَك۪يمُ
Hakîm'dir
الْخَب۪يرُ
Habîr'dir
Hamd, göklerde olanların ve yerde bulunanların (hepsinin) sahibi olan Allah'a mahsustur. Hamd, âhirette de O'na mahsustur. O, Hakîm'dir, Habîr'dir (her işinde hikmet ve hayır olan, her şeyden ve herkesten haberdar olandır).
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
حَمْد
İsim
ح م د
Hamd, sena, layıkıyla medh
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar