close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 92. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mâ lekum lâ tentikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne oldu size, niçin konuşmuyorsunuz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hayret nasıl ilahsınız!) "Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?" (diye çıkışmıştı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Derdiniz ne ki, konuşmuyorsunuz?”
Ahmet Varol
swap_vert close
"Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?"
Ali Bulaç
swap_vert close
“Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ne oluyor size, konuşmuyorsunuz?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ne oluyor size, neden konuşmuyorsunuz?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Neyiniz var; konuşmuyorsunuz!”
Besim Atalay
swap_vert close
91,92. Gizlice, İbrahim putlara giderek: «Yiyip içmez misiniz? Niçin söylemezsiniz?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(İbrahim putlarla muhatap olmaya devam ederek) “Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.
Cemil Said
swap_vert close
91,92. Gizlice putların yanına gitdi: "Niçün yemiyorsunuz? Niçün lakırdı söylemiyorsunuz?" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
91,92. O da onların tanrılarına gizlice yönelip: "Sundukları yiyecekleri yemiyor musunuz? Ne o, konuşmuyor musunuz?" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ne diye konuşmuyorsunuz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Neyiniz var, niçin konuşmuyorsunuz?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
91, 92. Yavaşça putlarının yanına vardı. (Oraya konmuş yemekleri görünce:) Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz? dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Neyiniz var söylemiyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Dedi ki:) “Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?”
İbrâhîm [aleyhisselâm] putların yemek yiyemeyeceğini ve konuşamayacağını biliyordu. Ancak insanların elleri ile yaptıkları bu taştan ve tahtadan nesneleri ilâh edinmelerine taaccub ederek böyle söyledi.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Neyiniz var? Neden konuşmuyorsunuz?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Ne oluyor size konuşmuyorsunuz»?!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
91 , 92, 93. Yavaşça (kimselerin bulunmadığı o anda) onların put ve sahte ilahlarına yaklaştı da, (önünüze kutsallaştırılmak üzere konulmuş bu türlü türlü güzelim yemeklerden) "neden yemiyorsunuz, yoksa konuşamıyor musunuz?" diyerek onların üzerlerine yürüyüp güçlü bir darbe indirdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Ey ilahlar) Size ne oluyor ki konuşmuyorsunuz?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hem size ne oldu da böyle konuşmuyorsunuz?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Niye söz söylemiyorsunuz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Ne diye konuşmuyorsunuz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Size ne oluyor da konuşmuyorsunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Neyiniz var sizin, niçin konuşmuyorsunuz?” Hâliyle, putlardan bir cevap çıkmadı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Size ne oluyor; konuşmuyorsunuz?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
90,91,92. Bunun üzerine ondan ürküp kaçtılar. // Sonra kalkıp putlara yöneldi ve: " Yemez misiniz! // Neyiniz var konuşsanıza! " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Neyiniz var konuşmuyorsunuz?" Dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
91,92. (İbrahim) yavaşça putlarının yanına varmış, (yemekleri görünce) “Yemiyor musunuz? Neden konuşmuyorsunuz?” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
91,92. Bunun üzerine (o,) onların ilâhlarının yanına gizlice varıp: “(Şu önünüzdekileri) yemiyor musunuz?¹ Neyiniz var? (Niye) konuşmuyorsunuz?” dedi.
1 Bu ifâdeden; o kâfirlerin, putlarının önüne kurban veya çelenk gibi şeyler koydukları anlaşılmaktadır. Ayrıca Hz. İbrahim’in bu sözleri, o putların bir şey yemediklerini bilmediği anlamına gelmez. Burada ince bir alay vardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?” dedi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz? 21/52...68
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Size ne oldu böyle, yoksa konuşamıyor musunuz?”
Orhan Kuntman
swap_vert close
“Ne o, konuşmuyor musunuz?" (diliniz yok mu cevap versenize) dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ne oldu size niye konuşmuyorsunuz?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Size ne oluyor ki, konuşamıyorsunuz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
91, 92. O da çaktırmadan putların yanına sokuldu. Onlara takdim edilmiş öylece duran yemekleri görünce: “Buyursanıza, neden yemiyorsunuz? ” Neyiniz var, neden konuşmuyorsunuz? ” dedi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Size ne oldı ki söz söylemiyorsunuz?" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Neyiniz var ki, konuşmuyorsunuz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Neyiniz var ki konuşmuyorsunuz?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Neniz var ki, konuşmuyorsunuz!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“nedür size söylemezsiz?
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ne oldı size ki söylemezsiz? didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizə nə olub ki, danışmırsınız?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
What aileth you that ye speak not?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"What is the matter with you that ye speak not (intelligently)?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَا لَكُمْ
size ne oldu
لَا تَنْطِقُونَ
konuşmuyorsunuz
"Neden konuşmuyorsunuz (yoksa konuşamıyor musunuz)?"
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَطَقَ
Fiil-I
ن ط ق
Konuştu, söyledi