Ve (dünyada) sadece onun soyunu, kalıcı kıldık.¹
1 Bazı rivayetlerde Hz. Nuh’un üç oğlu: “Sam, Ham, Yasef ve bunların eşlerinden başka gemide bulunanların hepsi zürriyet bırakmayarak vefat etti” denilmişse de bu görüş, “(Allah tarafından Nûh’a): “Ey Nûh! Sana ve seninle birlikte olan ümmetler üzerine Bizden (verilecek) bir güven ve bereketlerle (gemiden) in…” (Hud: 48) ayetine uygun düşmemektedir. Bu iki ayetten, tûfândan sonraki insanların, sadece Hz. Nûh’un üç oğlunun soyundan ibaret olmadığı, anlaşılmaktadır. Hz. Nûh’un yanında bulunan diğer Mü’minlerin soyları da Allah’tan gelen berekete, ulaşmışlardır. Zîrâ onlar da Hz. Nûh’un ehline dâhildir. Bu konu ile ilgili olan tarihi rivâyetler, mutlak bir hakikat değil, sadece rivâyettir. Âlûsî de: “bu gark umumî olmayabilir. Nuh (a.s.) kâfirler aleyhinde dua etmiştir. Fakat Hz. Nuh (a.s.) ehl-i Arzın hepsine peygamber olarak gönderilmemiştir. Çünkü peygamberliğin umumî olması ilk ve son defa Hz. Muhammed (s.a.v.)’e aittir. Ama bu duayı genel manada görüp de, gark hadisesinin genel olması da câizdir.” demiştir. (Elmalılı)