close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 76. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Venecceynâhu ve ehlehu mine-lkerbi-l’azîm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onu ve ailesini, pek büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz O'nu da, aile ve dostlarını da o korkunç felaketten kurtarmıştık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz onu ve ailesini, mü'minleri büyük sıkıntıdan, büyük felaketten kurtardık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine iman edenleri) o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendisini ve ehlini o büyük felâketten kurtardık.
Besim Atalay
swap_vert close
76,77. Biz onu, onun ailesini en büyük bir sıkıntıdan kurtardık, sürekli de kıldık onun neslini
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık. 
Bkz. 54/10  
Cemil Said
swap_vert close
75,76. Nûh bizden istimdâd itdi. İmdâdına yetişdik. Felâket-i ’azîmeden kendisini ve ’âilesini kurtardık.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nitekim kendisini ve ailesini o büyük felâketten kurtardık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu ve ailesini o büyük felaketten kurtarmıştık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem onu ve ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, onu (nla birlikte mü’minleri) ve (kendisine inanan) ailesini, o büyük felaketten (tufandan, sağ sâlim) kurtarmıştık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu ve ehlini¹ büyük sıkıntıdan kurtardık.
1- Onu izleyenleri, yanında yer alanları, taraftarlarını.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz hem onu, hem ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çünki (biz) onu ve ehlini o büyük felâketten kurtardık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
75 , 76. Ve kuşkusuz, Nuh bize (bir zaman yalvarıp) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik. Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine inananları) o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh’u ve ona inananları büyük bir beladan kurtarmıştık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz hem onu hem de onunkileri büyük bir yıkımdan kurtamıştık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onu ve ailesini büyük bir tasadan kurtardık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz, onu ve ailesini büyük sıkıntıdan/tufandan kurtardık.¹⁹
19 Krş. En’âm, 6/74-83; Enbiyâ, 21/76  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onunla birlikte mü’minleri ve kendisine inanan ailesini Nûh tufanı diye bilinen ve bütün kâfirleri yutup yok eden o büyük felâketten kurtardık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu ve ailesini Çok Büyük Felaket’ten / Âfet’ten kurtardık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nûh’u ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh’u ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendisini ve ailesini (destekçilerini) büyük felaketten [*] kurtarmıştık.
Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:76; Sâffât 37:115.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük felâketten kurtardık.
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü o’nu ve ailesini o korkunç felaketten ²⁹ kurtardık,
29 Yani, Tufan’dan.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onu ailesini ve ona uyanları da, o büyük felaketten kurtarmıştık. 11/21...28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zira onu ve (inanç) ailesini[⁴⁰¹⁴] büyük bir badireden kurtarmıştık;
[4014] Ehl ile “inanç ailesi” kastedilmiştir. Açıklama için bkz: 27:57, not 60.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük felaketten kurtardık.
Osman Fırat
swap_vert close
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve O'nu ve ehlini o pek büyük gamdan kurtardık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onu, ailesini ve yanındaki müminleri o müthiş felaketten kurtardık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onı ve ehlini büyük belâdan kurtardık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu ve ailesini o büyük üzüntüden kurtarmıştık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu ve ailesini o büyük felâketten kurtardık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve kurtarmıştık onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķurtarduķ anı daħı ķavumını ġarķdan ķayġudan ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳurtarduḳ anı, ehlini daḫı ulu muṣībetden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz (Nuh qövmünü suda boğub) onu və ailəsini böyük fəlakətdən qurtardıq.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We saved him and his household from the great distress,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We delivered him and his people from the Great Calamity,(4081)
4081 The Deluge, the Flood of Noah. The main story will be found in 11:25 -48.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنَجَّيْنَاهُ
ve onu kurtardık
وَاَهْلَهُ
ve ehlini
مِنَ الْكَرْبِ
sıkıntıdan
الْعَظ۪يمِۘ
büyük
Onu ve ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık.
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَرْب
İsim
ك ر ب
Sıkıntı
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam