close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 71. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad dalle kablehum ekśeru-l-evvelîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapıtmıştı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun onlardan önce de; evvelkilerin (geçmiş kavimlerin) çoğu da sapmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu da sapıtmışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlardan önce, geçmiş milletlerin çoğu, andolsun başlarına buyruk hareket ederek, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmişlerdi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki onlardan önce, evvelkilerin çoğu sapıtmıştı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), senin kavminden önce eski ümmetlerin çoğu dalâlette idi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Onlardan öncekilerin çoğu sapıttılar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlardan önce de sapıtmıştı eskilerin pek çoğu !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlardan evvelki kavimlerin ekserîsi dalâlete sapmış idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlardan önce de geçmiştekilerin çoğu yollarını sapıtmıştı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerinden önce de niceleri aynı şekilde sapmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hakıkat onlardan evvel eskilerin ekserisi dalâlette idi
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, onlardan önceki (kavim) lerinde çoğu sapıtmışlardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki onlardan öncekilerin çoğu sapkındı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki onlardan evvel geçenlerin çoğu da sapmışdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki, onlardan önce, evvelki (ümmet)lerin çoğu dalâlete düşmüştü.
İhsan Aktaş
swap_vert close
71 , 72. Ve gerçekten onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu yollarını şaşırmıştı. Kuşkusuz biz onlara da (mesajlarımızı tebliğ eden) uyarıcılar göndermiştik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlardan evvelkilerin pek çoğu, doğru yoldan saptıklarında,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten onlardan öncekilerin pek çoğu da sapkınlık içinde idiler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Onlardan evvel, geçenlerin çoğu da sapmışlardı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce, öncekilerin pek çoğu sapıtmıştı.
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hâlbuki, onlardan öncekilerin çoğu yoldan çıkmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun İlk Öncekiler’in en çoğu onlardan önce saptı gitti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten eskilerin çoğu yanlış yoldaydı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Onlardan öncekilerin çoğu da sapmıştı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki kendilerinden önceki eski toplumların çoğu sapmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
71,72. Yemin olsun, onlardan önceki nesillerin pek çoğu sapıtmış, Biz de onlara hep uyarıcılar göndermiştik.
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu yollarını şaşırmıştı,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
And olsun ki onlardan öncekilerin çoğu da doğru yoldan sapmıştı. 10/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu, onlardan öncekilerin çoğu da sapmıştı.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan evvelki ümmetlerin çoğu da, doğru yoldan sapmıştı.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, onlardan evvelkilerin ekserisi de sapıtmış idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
71, 72. Daha önce yaşayan insanların ekserisi de yoldan sapmışlardı. Biz de onları uyarıp gerçeği gösteren peygamberler göndermiştik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan evvelki kavimlerden çokları da dalâlete düşdiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan öncekilerin çoğu zaten yanlış yoldaydılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan önce, daha evvel yetişmiş olanların çoğu da doğru yoldan sapmıştı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, daha önce ilk nesillerin çoğu da sapmıştı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ azdı anlardan ilerü ilergilerün eyregi.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ azmış‐ıdı kendülerden burun ilerüki ümmetlerüñ çoġı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, onlardan (Məkkə müşriklərindən) əvvəlkilərin (keçmiş ümmətlərin) əksəriyyəti (haqq yoldan) azmışdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And verily most of the men of old went astray before them,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And truly before them, many of the ancients went astray;-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve and- olsun
ضَلَّ
dalâlete düştü
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
اَكْثَرُ
çoğu
الْاَوَّل۪ينَۙ
öncekilerin
Andolsun, onlardan önceki (ümmet)lerin çoğu da dalâlete düşmüştü.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ضَلَّ
Fiil-I
ض ل ل
Saptı, şaşırdı, dalâlete düştü, kayboldu, boşa gitti, yanıldı
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
اَوَّل
İsim
ا و ل
İlk, önce, birinci, başta, evvel