close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 63. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ ce’alnâhâ fitneten lizzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki biz onu, zulmedenleri sınamak için yarattık,
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Doğrusu Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (ahiret azabı) kılmışızdır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz o ağacı yaratılış gayesi dışında yaşayarak, ömür tüketenler için bir sınama aracı yaptık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz, kaktüsü ateş içinde bitirerek inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlimler için ağır bir imtihan konusu yaptık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onu zalimler için bir fitne (sınama vesilesi) kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Doğrusu biz, onu kâfirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Gerçekten biz zakkûm ağacını kâfirler için (ahirette) bir azab yaptık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Biz o ağacı, zalimler için bir fitne (azap veya imtihan vesilesi) yaptık.(*)
(*) Kâfirler, Cehennemde biten ağaç sözünü işittikleri zaman: “Ateş ağacı yakarken Cehennemde nasıl ağaç olur?” diye alay ettiler. Bundan dolayı bu söz, onlar için bir imtihan oldu. Bu sözden kastedilen manayı anlamadıkları için, büsbütün küfre saplandılar. Allah istedikten sonra Cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabileceğini düşünmediler.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz o ağacı, zâlimler için bir azap kıldık.
Besim Atalay
swap_vert close
Zalimlere biz onu sınav kıldık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.
Cemil Said
swap_vert close
Zakkum ağacı zâlimler içün âhiretde sebeb-i fitnedir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz o ağacı, zalimler için bir dert yaptık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
Müşrikler, cehennemde “zakkum” denen bir ağacın olduğunu işitince, “Ateş ağacı yakar. Böyle bir ağaç olamaz”, diyerek bunu inkâr ettiler. Allah’ın, dilerse ateşte yanmayan bir ağaç yaratabileceğini düşünemediler. Böylece zakkum ağacı, iman edip etmemeleri noktasında müşrikler için bir imtihan vesilesi olmuştu.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz o zakkumu zalimler için bir sınama aracı yaptık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
62, 63. Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.  
 Dünyada kâfirler bunu inkâr ettiler. Ateşin içinde ağaç olur mu? dediler. Cehennemde biten ağaç sözü geçince: Ateş, ağacı yakarken cehennemde nasıl ağaç olur? diye alay etmişlerdi. Bu bakımdan bu söz onlar için bir imtihan oldu. Bu sözden kasdedilen manayı anlamadıklarından iyice küfre düştüler. Allah’ın, isterse, cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabileceğini düşünemediler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz onu zalimler için bir test kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ki biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz, onu (zakkum ağacını, “Cehennemin içinde hiç ağaç yetişir mi?” diyerek seninle alay eden) zâlimler (kâfirler) için bir imtihân vesilesi yaptık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hakıykat, biz onu zaalimler (kâfirler) için bir fitne (imtihan) yapdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Gerçekten biz, onu (alevler içindeki o ağacı) zâlimler için bir fitne (dünyada bir imtihan vesîlesi) kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
62 , 63. (Ey insanlar!) Şimdi ziyafet olarak (cennet ehli için anılan) bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa (meyvesi çok acı, görünümü ve kokusu da çok kötü olan) zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O zakkum ağacını zalimler için imtihan aracı yaptık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz bu ağacı kıyıcıları sınamak için var ettik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz onu zalimlere mihnet ve ukubete bâis kıldık.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz onu zalimler için bir imtihan (vesilesi) yaptık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Doğrusu biz onu (zakkumu), küfre sapanlar için bir fitne (azap ve işkence vesilesi) kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Doğrusu Biz bu ağacı, Allah’ın ayetleriyle alay etmek için fırsat kollayan zâlimler için bir sınama aracı kıldık. Nitekim onlar, “Cehennemde alevlerin arasında ağaçlar da mı yetişiyormuş?” diyerek seninle alay edecekler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onu Zâlimler için bir deneme / sınav kıldık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz zakkumu zalimleri denemek için yarattık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz zakkum ağacını zalimler için bir sınama ve cezalandırma aracı yaptık. Onlar cehennem ateşinin içinde nasıl olur da bir ağaç olur, ateş o ağacı yakmaz mı? Diye inanmadılar. Onlar Rabbinin gücünü, kudretini anlamazlar. Hâlbuki düşünmüyorlar mı? Biri yanıcı, diğeri yakıcı gazı birleştirip suyu yarattık. Yakıcı olan gaz yanıcı olan gazı neden yakmıyor? Hiç sormazlar mı? Üstelik biri yanıcı diğeri yanıcı gazdan olan suyla yangınları söndürüyorlar. Hiç akıllarını kullanmazlar mı? Gördükleri bu gerçekten ibret almazlar mı?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki biz onu (zakkumu) zalimler için bir [fitne] (sıkıntı) kıldık.
Mehmet Türk
swap_vert close
62,63. Şimdi, (cennetliklere) ilk ikram¹ olarak verdiğimiz bu nîmetler mi daha hayırlı, yoksa zâlimlere cezâ olarak verdiğimiz zakkum ağacı² mı?
1 Nüzül: Misafire gelir gelmez sunulan ilk ikram demektir. Bu ifade Cennete henüz yeni girenlere yapılan ilk ikram kabilinden olduğuna göre onlara onun ilerisinde zihinlerin anlamaktan âciz kalacağı nice nimetler ikram edilecektir.2 Zakkum: Tihâme bölgesinde yetişen küçük yapraklı acı ve kötü kokulu bir ağacın ismidir. Âhirette meyvesi cehennemliklere ilk ikram olarak sunulacak olan zakkumun nasıl bir şey olduğu, 64 ve 65. ayetlerde açıklanmaktadır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçek şu ki, biz o (ağac)ı zalimler için bir sınama aracı yaptık, ²³
23 Kur’an’da cennet ve cehenneme yapılan bütün atıfların -ve insanların öteki dünyadaki durumları ile ilgili bütün tasvirlerin- mecazî oldukları (bkz. Ek I) ve bu nedenle, lafzî anlamlarıyla ele alınmaları, yahut tersine keyfî bir şekilde yorumlanmaları (karş.3:7 ve ilgili notlar 5, 7 ve 8) halinde kesinlikle yanlış anlaşılmaya mahkum olacakları, yeteri kadar vurgulanmış değildir. Ve bu, bana göre, “ölümcül meyve ağacı” sembolünün -günahkarların öteki dünyada uğrayacakları azabın simgelerinden biri- “zalimler için (veya 17:60’daki gibi “insanlar için”) neden bir “sınama (fitne) aracı” olduğunu açıklar. Bu bağlamda bkz. “sınama” kavramının Kur’an’da ilk defa geçtiği 74:31.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık. 56/51...56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki Biz onu zalimler için bir imtihan vesilesi kıldık:[⁴⁰⁰⁷]
[4007] Kur’an’da imtihan vesilesi kılınan diğer unsurlar için bkz: 17:60, not 80.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Gerçek şu ki biz onu, zalimler için bir imtihan kıldık. (Ki onlar "ateş ağacı yakar, nasıl olur da o ağaç, cehennemde bitermiş?" diye alay ederler.)
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz onu zalimler için bir fitne aracı kıldık
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Biz onu (O ağacı) zalimler için bir mihnet kıldık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
62, 63, 64, 65. “Şimdi iyi düşünün! ” buyurur Yüce Allah, “Sonuç olarak böylesi bir mutluluk mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık. O öyle bir ağaçtır ki cehennemin ta dibinden çıkar. Meyveleri: sanki şeytanların başları! ” [23, 20; 56, 51-52; 17, 60]
Zakkum: Tadı çok acı, pek fena kokan bir bitki olup ondan çıkan sıvı, bedene bulaşması halinde deriyi tahriş eder.İnsanlar şeytanları görmediklerinden bu benzetmeyi anlayamayanlar bulunabilir. Fakat bu kabil teşbihler dile yerleşmiştir. Nasıl ki temiz ve nuranî bir insan meleğe, güzel bir kadın periye, çirkin bir kadın cadıya benzetilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onu zalimler için bir fitne (sınav) yaptık.
Kâfirler, cehennemde biten ağaç'tan söz edilince: "Ateş ağacı yakarken cehennemde nasıl ağaç olur?" diye alay etmişlerdi. Bu bakımdan bu söz, onlar hakkında bir sınav oldu. Bu sözün asıl mânâsını anlamadıklarından küfürleri daha da katmerleşti. Düşünmediler ki Allah istese, cehennemin yakmayacağı bir ağaç yaratabilir. Bu ağacın, cehennemliklerin kendi bedenlerine işâret olması da kuvvetle muhtemeldir. Nitekim işe yaramaz, söz anlamaz kaba insanlar için yergi olarak "Cehennem kütüğü!" denilir. Bu âyeti izleyen âyetler de bu olasılığı güçlendirmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, o ağacı kâfirler içün fitne ve belâ kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onu, yanlış davrananlar için bir sıkıntı kaynağı yaparız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onu zalimler için bir belâ yaptık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O ağaç ki, zalimler için onu bir fitne yaptık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz eyledük anı fitne ya'nį śınamaķ žālimlere.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz anı miḥnet eyledük āḫiretde ẓālimlere ‘aẕāb‐ıçun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onu zalımlar (cəhənnəm istisində heç bir ağac bitməz deyən kafirlər) üçün bir bəla (dərd) etdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We have appointed it a torment for wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
For We have truly made it (as) a trial(4073) for the wrong-doers.
4073 Cf. 44:43-46.This dreadful bitter Tree of Hell is truly a trial to the wrongdoers. (1) It grows at the bottom of Hell; (2) even its fruit-stalks, which should have been tender, are like the heads of devils; (3) its produce is eaten voraciously; (4) on top of it is a boiling mixture to cut up their entrails (see next note); and (5) every time they complete this round of orgies they return to the same game. A truly lurid picture, but more lurid in reality are the stages in spiritual Evil. (1) It takes its rise in the lowest depths of corrupted human nature; (2) its tenderest affections are degraded to envy and hate: (3) the appetite for Evil grows with what it feeds on; (4) its "cures" serve but to aggravate the disease; and (5) the chain of evil is unending; one round is followed by another in interminable succession.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّا
şüphe- siz Biz
جَعَلْنَاهَا
onu kıldık
فِتْنَةً
bir imtihan
لِلظَّالِم۪ينَ
zalimler için
Şüphesiz Biz o (zakkum ağacın)ı zalimler için bir imtihan (vesilesi) kıldık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden