close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ fîhâ ġavlun velâ hum ‘anhâ yunzefûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Orada ne bir sersemlik var, ne de sarhoş olurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu cennet şaraplarında) On(lar)dan (dolayı) ne bir bulantı ve sıkıntı (doğacaktır), ne de (içenler sersemleyip) kendilerinden geçerek, akılları çelinmiş olacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Çarpıp sersem etmeyen ve sarhoşluk da vermeyen bir içki.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Orada hiçbir keder, sıkıntı, zarar, baş ağrısı, aklı giderme, mide sancısı söz konusu değildir. İçtiklerinden sarhoş da olmazlar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 56/17-19; 78/34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onda ne bir sersemletme vardır ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onda ne bir gaile vardır, ne de kendilerinden geçip akılları çelinir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onu içmekte bir gaile yok ve onlar, ondan sarhoş da olmazlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
45, 46, 47. Onlara başağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen içenlere zevk veren, berrak bir kaynaktan doldurulmuş kadeh(ler) sunulur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O içecekte ne sersemletme vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Besim Atalay
swap_vert close
45,46,47. Ne bir ağrı yapan, ne de başı döndüren, içenlere tatlı, ak, pak olan bir ırmaktan doldurulmuş olan bardaklarla su verilir onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Bu su (dünyâ şerâbı gibi) ’akıllarını teşvîş ve içenleri serhoş itmeyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
45,46,47. Baş ağrısı vermeyen, sarhoş etmeyen, içenlere zevk bahşeden bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kadehler sunulur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçenlere dokunmaz, ondan sarhoş da olmazlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O içkide ne sersemletme vardır ne de onunla sarhoş olurlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onda ne başağrısı ne de sarhoşluk vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onda ne bir zararlı sonuç vardır, ne de sarhoşluk verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onda ne bir gaile vardır, ne de başlarına vurur
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onda (o cennet içeceklerinde) ne bir sersemletme vardır ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İçinde kötü etkisi olan bir şey yoktur. Ve onlar, ondan akılları karışmaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Orada bir humar (baş ağrısı) da yok, onların bundan bîhuş olacakları da yok.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onda ne bir sersemletme vardır, ne de onlar ondan sarhoş olurlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İçinde ne zararlı (hoşlarına gitmeyen) bir şey vardır, ne de ondan alıkonulurlar. *
(*) Burada (غول)’’ğavl’’zararlı, bozucu ve yozlaştırıcı şeyler demektir. Yani o içeceklerde zararlı bir madde yoktur. (ينزفون)’’yunzefune’’ yani (أنزف – ينزف - انزافا ) ifadesine gelince, bunun birkaç anlamı olmakla beraber, alıkonulmak anlamında da gelir. İşte burada ayetle uyumlu olan söz konusu anlamlardan biri de alıkonulmaktır. Yani onlar hiçbir zaman bu cennetin içeceklerinden yoksun bırakılmayacak, alıkonulmayacak. ((لا فِيهَا غَوْلٌ) والغول هو الضرر والإفساد وما يهلك الشيء.وقد يحتمل قوله ( لا فِيهَا غَوْلٌ ) أن يكون معنيا به: ليس فيها ما يؤذيهم من مكروه، ...(تفسير الطبري) قال آخرون: بل معنى ذلك: لـيس فـيها أذًى فتشكَّى منه بطونهم - عن سعيد بن جُبَـير، فـي قوله: {لا فِـيها غَوْلٌ} قال: لـيس فـيها أذًى ولا مكروه.( جامع البيان في تفسير القرآن) وَلا هُمْ عَنْها يُنْزَفُونَ» أي لا يصدّون عنها، ولا يزهدون فيها، لأنها لا تستنزف لذتهم منها، بل تظلّ هكذا لذة دائمة موصولة ((التفسير القرآني للقرآن - عبد الكريم يونس الخطيب] قوله (ولاهم عنها ينزفون) وقيل: المعنى لا ينفدون شرابهم؛ لأنه دأبهم؛ (الجامع لاحكام القرآن) وقيل معناه لا ينفد شرابهم (لباب التأويل في معاني التنزيل  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İçerisinde ne sarhoş eden bir şey var, nede ondan dolayı uyuşup kalırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ne başağrısı verir, ne de sarhoşluk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onda tiksinti [⁵] gibi hiçbir hal bulunmayacak. İçenler sarhoş da olmayacaklar.
[5] Baş ağrısı, sersemlik, fena koku.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O içecek ne tükenmişlik [ğavl] ne de sarhoşluk verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onda ne bir zarar vardır, ne de onunla sarhoş olurlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ne dünyadaki içkiler gibi sağlığa zararlıdır, ne de sarhoş eder.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Orada ne bir baş dönmesi vardır; ondan ne de sarhoş olurlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
46,47,48. Pırıl pırıl, içimine doyum olmaz // baş ağrısı yapmaz, sarhoş da etmez. // Ayrıca yanlarında mahcup bakışlı güzeller.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Öyle bir içki ki; içenlere ne sersemletme ne de sarhoşluk verir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlarda (içtiklerinde) sersemletme (baş ağrısı) yoktur; ondan dolayı sarhoş da edilmezler. [*]
Cennette sunulacak içeceklerin dünyadaki içkilerden farklı olacağı ve içenlere rahatsızlık vermeyecekleri gibi sarhoş da etmeyecekleri ifade edilmektedir. Benzer mesajlar: Tûr 52:23; Vâkı‘a 56:25; Nebe’ 78:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
45,46,47. (Cennette onlara) berrak, içenlere lezzet veren, zararsız ve sarhoş etmeyen cennet içecekleriyle (dolu) kâseler,¹ sunulur.
1 (كَاْسٌ) içi dolu camdan yapılmış kadeh, kâse demektir. Kadeh kelimesi Türkçede genellikle sarhoş edici içecekler için kullanıldığından yukarıda kâse kelimesi tercih edilmiştir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
çarpmayan ve sarhoşluk vermeyen.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O içecekler ne baş ağrıtır ne de sarhoş eder.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne onda bir zahmet var ve ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ne kadar içilse) Ne baş ağrısı verir, ne de sarhoş eder. (Çünkü o dünyadaki şaraplara benzemez, nurlu bir şuruptur, içenlere rûhâni bir zevk verir)
Osman Fırat
swap_vert close
Onda ne sersemletme ve ne de sarhoşluk verir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kendisinde ne bir gâile vardır, ve ne de onlar ondan sarhoş olacaklardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
43, 44, 45, 46, 47. Naim cennetlerinde, karşılıklı tahtlar üzerinde otururlar. Kaynağından taze doldurulmuş, berrak mı berrak, içenlere pek hoş gelen, içinde zararlı ve sersemletici şey olmayan, sarhoş da etmeyen içecekler, dolu dolu kadehlerle etraflarında fır dönen hizmetçiler tarafından ikram edilir. [56, 17-19; 78, 34]
Başka yerlerden, cennette hizmet edenler arasında çocukların da bulunduğu anlaşılmaktadır (52,24; 76,19). Bâliğ olmamış müşrik çocukları cennetlik olup, annesi babası cehenneme gitmiş bu çocuklar, mutlu olsunlar diye, cennetliklere hizmet etmek üzere vazifelendirilirler.Dünya içkilerinin kokusu ve tadı pis olup mideyi olumsuz yönde etkiler. Daha sonra beyne tesir edip baş döndürür, karaciğerin çalışmasını aksatarak bünyeyi harap eder.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onda ne sersemletme var, ne onunla sarhoş olurlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O şarâbda sekr ve serhoşluk ve mahmurluk yokdur, ondan akıllarını zâyi' itmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlarda ne baş ağrıtıcı bir şey bulunur ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
O, ne baş ağrısı verir, ne de ondan sarhoş olurlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ne rahatsızlık verir, ne sarhoş eder.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sersemletme/baş ağrısı yok onda. Sarhoş da olmazlar ondan.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yoķdur içinde aġrı ne daħı anlar andan esrük olınurlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol şarābda ḫumār yoḳdur. Daḫı anlara andan esrük olmaḳ yoḳdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onun içində (dünyadakı şərabdan fərqli olaraq) ağlı başdan çıxaran (başağrısı, süstlük verən) heç bir şey yoxdur. Onlar ondan məst də olmazlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wherein there is no headache nor are they made mad thereby.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Free from headiness;(4063) nor will they suffer intoxication therefrom.
4063 The passing round of the social cup, as in the case of odier pleasures, is without any of the drawbacks and evil accompaniments of the pleasures of this world, which are taken as types. In drink there is no intoxication: in fruit there is no satiety. Cf. Dante: "The bread of Angels upon which One liveth here and grows not sated Sby it." (Paradiso, Canto II., Longfellow's translation.)  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا ف۪يهَا
onda yoktur
غَوْلٌ
bir ser- semletme
وَلَا هُمْ
ve onlar değildir
عَنْهَا
ondan
يُنْزَفُونَ
sarhoş ediliyorlar
O içecek baş döndürmez ve (içenler) onunla sarhoş olmaz.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
غَوْل
İsim
غ و ل
Sersemletme
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
نَزَفَ
Fiil-IV
ن ز ف
Sarhoş oldu