178,179. Yâ Muhammed! Bir zamân ânlardan uzak dur, bak ne felâketler göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vertclose
İnecek azabı gözetle, onlar da göreceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vertclose
(Bekle ve) gör. Onlar da yakında görecekler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vertclose
Ve hallerini gör; ileride kendileri de görecekler!
Diyanet Vakfı
swap_vertclose
Onların halini gör, onlar da göreceklerdir.
Edip Yüksel
swap_vertclose
Onları gözle; onlar da görecekler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vertclose
(İnecek azabı) gözetle! Yakında onlar da göreceklerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vertclose
Gör, yakında görecekler
Emrah Demiryent
swap_vertclose
Onların başına gelecek olanı bekle. Onlar da (başlarına nelerin geleceğini) yakında göreceklerdir.
Erhan Aktaş
swap_vertclose
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Hasan Basri Çantay
swap_vertclose
Gözetle (onları). Onlar da göreceklerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vertclose
Ve (başlarına gelecekleri) gör; nihâyet ileride (onlar da) görecekler!
İhsan Aktaş
swap_vertclose
178, 179. Ve (Resulüm! Yine) sen bir süreliğine onlara (o azgınlık edip inkârda ısrar edenlere) aldırma. Ve gözetleyiver onları, ileride onlar da (neler olacağını) göreceklerdir!
İlyas Yorulmaz
swap_vertclose
Gözetle, onlarda gözetleyecekler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vertclose
Onları gözle. Onlar da yakında göreceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vertclose
Yakında onlar görürler.
İsmail Yakıt
swap_vertclose
Sen gözle/gözetle dur, yakında görecekler.
Kadri Çelik
swap_vertclose
Gözetleyiver onları, ilerde göreceklerdir.
Mahmut Kısa
swap_vertclose
Ve onların başına gelecek azâbı gözetle, zaten onlar dakendilerini bekleyen acı âkıbeti yakında görecekler! Öyle ya:
Mahmut Özdemir
swap_vertclose
Gör; artık ilerde göreceklerdir.
Mehmet Çakır
swap_vertclose
Sabret. Nasıl olsa pek yakında görecekler.
Mehmet Çoban
swap_vertclose
Olacakları görmek için bekle! Onlar da olacakları göreceklerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vertclose
(Onları) gör (gözetle); onlar da ileride görecekler.
Mehmet Türk
swap_vertclose
Sen biraz gözetle. Onlar yakında (başlarına gelecekleri) görecekler.
Muhammed Esed
swap_vertclose
ve [onların ne olduklarını] gör; zamanla onlar [da şimdi görmediklerini] göreceklerdir.
Mustafa Çavdar
swap_vertclose
Bekle gör onların hallerini, onlar da görecekler kendi hallerini. 67/29, 6/158
Mustafa İslamoğlu
swap_vertclose
ve sen (hallerini) gör, zamanı gelince onlar da (kendi perişan hallerini) görecekler.
Orhan Kuntman
swap_vertclose
Onları gözetle (üzerlerine çökecek azabı bekle) Onlar da (o azabı) yakında görecekler
Osman Fırat
swap_vertclose
Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vertclose
Ve gör. Onlar da yakında göreceklerdir.
Suat Yıldırım
swap_vertclose
Başlarına inecek azabı gözetle! Zaten kendileri de yakında gerçeği göreceklerdir.
Süleyman Ateş
swap_vertclose
Ve (bekle de) gör, onlar da göreceklerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vertclose
Sana va'd olunan nusreti bekle. Onlar karîben göreceklerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vertclose
Kes de neler yaptıklarını gör; yakında onlar da göreceklerdir.
Şaban Piriş
swap_vertclose
Ve gözle, onlar da gözleyecekler.
Ümit Şimşek
swap_vertclose
Ve gözetleyedur. Onlar da yakında görecekler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vertclose
Ve gör neler olacak. Onlar da görecekler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vertclose
daħı baķ gör pes tįz göreler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vertclose
Daḫı gör anlara olan ‘aẕābı geldükde. Anlar daḫı saña olan nuṣreti görecek‐lerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vertclose
Və (kənardan) onlara bax! Onlar mütləq (küfrlərinin aqibətini) görəcəklər!
M. Pickthall (English)
swap_vertclose
And watch, for they will (soon) see.
Yusuf Ali (English)
swap_vertclose
And watch (how they fare) and they soon shall see (how thou farest)!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrowbookmarksave_altmore_vert
content_copyÂyeti Kopyala
linkLinki Kopyala
photo_cameraGörüntü Oluştur
videocamVideo Oluştur
وَاَبْصِرْ
ve gör
فَسَوْفَ
ve yakında
يُبْصِرُونَ
görecekler
Ve onları gözetle, yakında (karşılaşacakları azabı) onlar da görecekler.