close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 148. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feâmenû femetta’nâhum ilâ hîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken inandılar da onları muayyen bir zamanadek yaşattık, geçindirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nihayet ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar (dünyada barındırıp) yararlandırdık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar bu defa Yunus'a inandılar. Bunun üzerine biz de onları, belli bir süre geçindirdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O zaman, onlar iman ettiler. Biz de, bir vakte kadar, onları zevk-u safa içinde, refah içinde yaşattık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonunda iman ettiler. Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet (Yunus peygamberin gaybubetinde azab gören kavmi) ona iman ettiler de onları ömürlerinin sonuna kadar geçindirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ona inandılar. Biz de belli bir zamana kadar onları yaşattık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
Besim Atalay
swap_vert close
Hemen ona inandılar, bir zaman da geçindirdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar îmân itdiler bir vakt-i mu’ayyene kadar dünyâdan istifâde itmelerine müsâ’ade iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonunda ona inandılar, bunun üzerine Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bu defa onlar iman ettiler, biz de kendilerini belirli bir vakte kadar nimetlerimizle yaşattık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Îmân ettiklerini, yaptıkları günahlara da tövbe ettiklerini, peygamberimizin huzurunda ikrar etme şartı ile tövbe ve dualarını kabul ettiğimiz Ninova halkı, tekrardan kendilerine gelen Yûnus peygamberin huzurunda) îmân etti (k) ler (ini ve yaptıkları günahlara pişman olduklarını itiraf ettiler). Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu sefer inandılar. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nihayet ona îman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonunda îmân ettiler de onları bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar, (bu defa ona) inandılar; bunun üzerine biz de onlara bir süreye kadar (ömürlerinin sonuna kadar) mutlu bir hayat yaşattık. *
(*) Konumuz olan âyetlerde ise ülkesinden ayrıldıktan sonra başına gelenler hakkında kısa bilgi yer almaktadır. Kur’an’ın amacı, salt tarihi bilgi vermek değil, olayın ibret verici yönünü öne çıkarmak olduğu için onun hayatı hakkında daha fazla ayrıntı vermeye gerek görülmemiştir… Yûnus kıssasından çıkan sonuç şudur: Allah Teâlâ peygamberlerini, başlarına gelen olağan dışı olaylarla eğitmiş, zorlu geçecek bir tevhid mücadelesine hazırlamıştır. Hz. Yûnus’un büyük bir balık, muhtemelen bir balina aracılığıyla boğulmaktan kurtulması mûcizevî bir olaydır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yunus’a inandılar. Bizde Yunus’a inananları bir zamana kadar yaşattık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine inandılar. Biz de onları bir süreye dek gönendirdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun üzerine onlar iman ettiler, biz de bir müddet onları geçindirdik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonunda inandılar Biz de onları bir süreye kadar hayattan yararlandırdık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece onlar, Yunus’un çağrısına uyup ona iman ettiler. Biz de, tepelerine binmek üzere olan azâbı geri çevirdik ve onları, hayatlarının sonuna kadar huzur içinde yaşattık.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman ettiler; onları bir süre geçindirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yûnusu sevdiler. Biz de onlara dirlik verdik...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonunda kavmi O’na inandı. Bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Ona) inanmışlardı; biz de onları bir süreye kadar yaşatmıştık. [*]
Hz. Yunus ve kavmiyle ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:98; Enbiyâ 21:87-88; Kalem 68:48-50.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonunda ona îman ettiler, Biz de onları (uygun gördüğümüz) süreye kadar yaşattık.
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar, [bu defa o’na] inandılar; ⁵⁹ bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında ⁶⁰ onlara mutlu bir hayat yaşattık.
59 Karş. 10:98’deki Yunus halkına yapılan gönderme. Bu kıssanın Kitâb-ı Mukaddes’deki versiyonu için bkz. Yunus’un Kitabı iii.60 Lafzen, “bir zaman için”: yani, tabii hayatları/ömürleri süresince (Râzî, aynı zamanda Menâr XI, 483).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık. 10/98
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onları bir müddet daha refah içinde yaşattık.[⁴⁰³⁷]
[4037] Buna göre Hz. Yûnus, görev yeri değiştirilerek iki defa gönderildiği açıklanan tek elçidir. Eski Ahid’in Yûnus Kitabı’nda, onun öfkesinin sebebi anlatılır. Buna göre, Allah Hz. Yûnus’u önce İsrâiloğullarına Elçi olarak göndermiş, o ise Yahudi olmayanların hidayetini çok istediği için (belki de umut kestiği için) İsrâiloğulları dışında bir kavme gönderilmek istemişti. Eski Ahid’e göre görev yerini terk etmesinin sebebi buydu. Bu kıssa Enbiya, Yûnus ve hassaten ilk sûrelerden Kalem’de yer alır. Allah Rasûlü’ne Hz. Yûnus gibi olmama uyarısını taşır. (Bu uyarının ayan açık yapıldığı bir âyet için bkz: 68:48.)  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İlkin inkâr edenler) Sonunda ona inandılar, Biz de (dünyada) onları bir süreye kadar geçindirdik.
Osman Fırat
swap_vert close
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları hayattan istifade ettirdik.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân itmeleriyle onları bir zamân-ı mu'ayyene kadar hayâtdan müstefîd itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Daha sonra ona inandılar. Biz de onları bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes įmān getürdiler pes gönendürdük anları bir zamāna degin.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Īmān getürdiler. Pes gönderdük anları bir zamāna degin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nəhayət, onlar ona (Yunisə) iman gətirdilər və Biz də onlara müəyyən vaxtadək (ömürlərinin axırına kimi) gün-güzəran verdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they believed, therefor We gave them comfort for a while.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And they believed; so We permitted them to enjoy (their life)(4128) for a while.
4128 They repented and believed, and Nineveh got a new lease of life. For the dates to which Jonah maybe referred, and the vicissitudes of the City's history as the seat of the Assyrian Empire, see notes 1478-1479 to 10:98. The lessons from Jonah's story are: (1) that no man should take upon himself to judge of Allah's wrath or Allah's mercy; (2) that nevertheless Allah forgives true repentance, whether in a righteous man, or in a wicked city; and (3) that Allah's Plan will always prevail, and can never be defeated.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاٰمَنُوا
sonunda iman ettiler
فَمَتَّعْنَاهُمْ
ve onları fay- dalandırdık
اِلٰى ح۪ينٍۜ
bir süreye kadar
Sonunda (kavmi) ona iman ettiler. Bunun üzerine Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مَتَّعَ
Fiil-II
م ت ع
Faydalandırdı, mut'a verdi, nimet verdi, yararlandırdı, istifade ettirdi, geçindirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an