Hani, o, (küfürde ısrar eden ve bu sebeple haklarında azap hükmü verilmiş olan kavmi içerisinde kalma ya da oradan ayrılıp hicret etme hususunda serbest bırakıldığını sanarak, azap gelmeden önce yolcularla) dolu bir gemiye binmişti.
Allah Teâlâ, Hz. Yûnus’u [aleyhisselâm], Ninova halkına peygamber olarak göndermişti. Yûnus [aleyhisselâm], Ninova halkını 33 yıl İslâm dinine davet etmesine rağmen onlar, îmân etmiyor ve ısrarla azgınlıklarına devam ediyorlardı. Allah Teâlâ tarafından, Hz. Yûnus’a [aleyhisselâm], üç gün sonra kavmine azabın geleceği bildirilmişti. Hz. Yûnus [aleyhisselâm] da üç günün sonunda azaba uğrayacaklarını kavmine bildirdi. Geçmişten, o güne kadar verilen azap emrinin iptal edildiğine şahit olmayan ve bu hususta hiçbir şey duymayan Yûnus [aleyhisselâm], küfürde ısrar eden kavmine, azabın kesinlikle geleceğine inanıyordu. Orada kalma ya da oradan ayrılıp başka bir diyara hicret etme hususunda serbest bırakıldığını zanneden Yûnus [aleyhisselâm], o üç günlük süreyi beklemeyerek, azaba müstahak olmuş olan kavminden ayrıldı.