close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 140. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż ebeka ilâ-lfulki-lmeşhûn(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani, yolcularla dolu bir gemiye kaçmıştı da.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani bir zaman o, (görev bölgesinden izinsiz ayrılıp) yüklü bir gemiyle kaçmıştı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiye binip kaçmıştı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani o, âni bir öfkeye kapılıp görevi terkederek gizlice, istiap haddi aşılarak yüklenmiş, donanımlı bir gemiye binip kaçmıştı.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani o dolu gemiye kaçmıştı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hani o, (kavmine vaad ettiği azab gelmeyince aralarında çıkıb) yüklü gemiye kaçmıştı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hani, dolu gemiye kaçtı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir vakit, dolu gemi ile kaçmıştı.
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, dolmuş bir gemiye kaçmıştı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
140-141-142. Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti de gemidekilerle kura çekmişti ve kaybedenlerden olmuştu. (O, sahibinden izinsiz kaçan benim diyerek) kınanmış bir halde (kendisini denize atmış) iken balık onu hemen yutmuştu.
Cemil Said
swap_vert close
Yüklü bir gemiye ilticâ itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Vaktiyle o, yüklü bir tekneyle ülkesinden kaçmıştı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani o, dolu bir gemiye binip kaçmıştı.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dolu bir gemiye kaçmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani o bir zaman dolu bir gemiye kaçmıştı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hani bir vakıt dolu gemiye kaçmıştı,
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani, o, (küfürde ısrar eden ve bu sebeple haklarında azap hükmü verilmiş olan kavmi içerisinde kalma ya da oradan ayrılıp hicret etme hususunda serbest bırakıldığını sanarak, azap gelmeden önce yolcularla) dolu bir gemiye binmişti.
Allah Teâlâ, Hz. Yûnus’u [aleyhisselâm], Ninova halkına peygamber olarak göndermişti. Yûnus [aleyhisselâm], Ninova halkını 33 yıl İslâm dinine davet etmesine rağmen onlar, îmân etmiyor ve ısrarla azgınlıklarına devam ediyorlardı. Allah Teâlâ tarafından, Hz. Yûnus’a [aleyhisselâm], üç gün sonra kavmine azabın geleceği bildirilmişti. Hz. Yûnus [aleyhisselâm] da üç günün sonunda azaba uğrayacaklarını kavmine bildirdi. Geçmişten, o güne kadar verilen azap emrinin iptal edildiğine şahit olmayan ve bu hususta hiçbir şey duymayan Yûnus [aleyhisselâm], küfürde ısrar eden kavmine, azabın kesinlikle geleceğine inanıyordu. Orada kalma ya da oradan ayrılıp başka bir diyara hicret etme hususunda serbest bırakıldığını zanneden Yûnus [aleyhisselâm], o üç günlük süreyi beklemeyerek, azaba müstahak olmuş olan kavminden ayrıldı.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani o, dolu gemiye kaçmıştı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani o, dolu bir gemiye kaçmışdı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani (o), dolu gemiye kaçmıştı.(1)
(1)Hz. Yûnus (as) hakkındaki اَبَقَ ta‘bîri, “efendisinden kaçan köle” ma‘nâsındadır. Hz. Yûnus (as), kavmine hiddetlenip Allah’ın iznini beklemeden oradan uzaklaştığı için mecâzî olarak böyle tavsîf edilmiştir.Bindiği gemi denizin engininde duraklayıp yüzemeyince, gemiciler o zamanki bir i‘tikāda binâen: “Bu gemide muhakkak efendisinden kaçmış bir köle vardır. Kur‘a atalım, onun kim olduğu meydana çıkar!” dediler. Nihâyet kur‘a çekildi ve çekilen kur‘a Yûnus (as)’a çıktı. Kabûl etmediler. Üçüncü kur‘a da kendisine çıkan Yûnus (as): “Efendisinden kaçan köle benim!” dedi ve denize atıldı. (Nesefî, c. 4, 46)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani o, bir zaman (hakikat bilgisine rağmen halkına yararlı olamadığı düşüncesiyle sıradan yaşamına dönmek üzere görev bölgesinden izinsiz ayrılıp) yüklü bir gemiyle kaçmıştı. *
(*) Hz. Yûnus’un görev yerini izinsiz terk edişine atıf yapan bu pasaj, elçilerin de kendi iç dünyalarında büyük bir mücadele verdiklerini ifade eder. Son tahlilde, onlara mükemmellik ve insanüstülük atfeden her düşünceyi red amacı taşır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dolu bir gemiye binmişti de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün dolmuş bir gemiye kaçmıştı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani o, kavminden yüklü bir gemiye kaçmıştı da
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o kaçıp yüklü gemiye binmişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani o öfke içinde, dolu bir gemiye doğru yürümüştü.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani Yunus, bütün öğüt ve uyarılara rağmen bir türlü doğru yola gelmeyen kavminin baskılarından iyice bunalarak, görev yerini izinsiz terk etmiş ve yolcularla dolu bir gemiye binmiş ve halkını terkedip oradan kaçmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Dolmuş Gemi’ye kaçtı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
140,141. Kaçak olarak yük gemisine sığınmıştı. // Töre gereği, kaçaklar arasında çekilen kurayı kaybetmişti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kavminin kendisini yalanlamalarına dayanamayıp bir gemiyle ülkesini terk etmişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani o, dolu bir gemiye (binip) kaçmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
140,141. Bir zamanlar o, (toplumunu bırakıp) dolu bir gemiye kaçmış, kur’aya katılmış ve (kur’ayı) kaybedenlerden olmuştu.
Muhammed Esed
swap_vert close
kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiye (binip) kaçmıştı. ⁵⁴
54 Yani, Allah tarafından kendisine emanet edilen görevi terk etmişti (bkz. Hz. Yunus’un kıssasının ilk bölümünü anlatan sure 21, not 83) ve böylece, Kitâb-ı Mukaddes’in sözleriyle (Yunus’un Kitabı i, 3 ve 10) “Tanrının mevcudiyetinden/varlığından kaçma” günahını işlemişti. İbâk masdar ismi (ebeka fiilinden türetilmiştir), ilk anlamıyla, “kölenin efendisinden kaçması”nı ifade eder. Burada Hz. Yunus’un “kaçak bir köle gibi kaçıp uzaklaşması”ndan söz edilmektedir, çünkü o, -Allah’ın Elçisi olduğu halde- şiddetli bir öfkenin baskısıyla görevini terk etmişti. Arkasından gelen “yüklü gemi” ifadesi, Hz. Yunus kıssasının en önemli temsîlî kısmına atıf yapmaktadır. Gemi bir fırtınaya yakalanmış ve batma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştı; gemiciler bu durum karşısında “arkadaşlarına, gelin kur‘a çekelim ki kimin yüzünden bu felaketin başımıza geldiğini anlayalım dediler” (Yunus’un Kitabı i, 7). Hz. Yunus da bu yöntemi kabul etti.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Vaktiyle kaçak bir köle gibi dolu gemiye binmişti. 54/48...50
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o efendisinden kaçan bir köle[⁴⁰³³] gibi ağzına kadar dolu bir gemiyle kaçmıştı.
[4033] Ebeka, “köle efendisinden kaçtı” anlamına gelir (Lisân). Hz. Yûnus’un görev yerini izinsiz terk edişine atıf yapan bu pasaj, elçilerin de kendi iç dünyalarında büyük bir mücadele verdiklerini ifade eder. Son tahlilde, onlara mükemmellik ve insanüstülük atfeden her düşünceyi red amacı taşır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit o, (kavmine küserek, peygamberlik görevinden) kaçmış (ağzına kadar) dolu bir gemiye sığınmıştı.
(Gemi bir türlü yol alamayınca "Gelin bu kötülük bize kimin yüzünden geldiğini anlamak için kur’a atalım" dediler.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kaçak bir köle gibi, yüklü bir gemiye kaçıp binmişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki O, dolu bir gemiye kaçmıştı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hani o, Rabbinden izinsiz kaçıp yolcusunu doldurmuş gemiye kendini atmıştı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dolu gemiye kaçmıştı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavminden kaçub bir yüklü gemiye girdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O da bir gün yükünü tam almış bir gemiye kaçmıştı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dolu bir gemiye binmişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani o yolcu dolu bir gemiye kaçmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani o, dolu bir gemiye kaçmıştı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim ķaçdı gemidin yaña ŧolu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ḳaçan ki ḳaçdı bir gemiye girdi ki ṭolmış‐ıdı,
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Yadına sal ki, bir zaman o, (qövmünün küfrü üzündən yük və adamla) dolu bir gəmiyə qaçmışdı.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When he fled unto the laden ship,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When he ran away (like a slave from captivity)(4120) to the ship (fully) laden,
4120 Jonah ran away from Nineveh like a slave from captivity. He should have stuck to his post and merged his own will in Allah's Will. He was hasty, and went off to take a ship. As if he could escape from Allah's Plan!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
hani
اَبَقَ
kaç- mıştı
اِلَى الْفُلْكِ
gemiye
الْمَشْحُونِۙ
dolu
Hani o, (kavminden hiç kimse ona iman etmedi diye) dolu bir gemiye (binip kavminden) kaçmıştı.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَبَقَ
Fiil-I
ا ب ق
Kaçtı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
مَشْحُون
Edilgen fiil
ش ح ن
Dolu, yüklü