close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ raev âyeten yestesḣirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve bir delil gördüler mi alay etmeye kalkarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bir delil gördüler mi, onunla alay etmeye kalkarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Muhammed'in hak peygamber olduğu ile ilgili bir mûcize delili, Kur'ân'ı gördükleri zaman da alaya alırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, alay konusu edinip eğleniyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir mucize gördükleri vakit de eğlenceye alıyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bir mucize gördükleri zaman da alaya alıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bir âyet görseler, alay ediyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Bir belge görünce de, alaya alırlar !
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir ilahi mesajla muhatap olduklarında, onu alaya alırlar,
Cemil Said
swap_vert close
Bir mu’cize görseler gülerler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir mucize gördüklerinde onu eğlenceye alırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bir mucize gördükleri zaman onu alaya alıyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İlâhî bir işaret gördüklerinde alaya alıyorlar;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir mucize görseler alay ederler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir delil gördüklerinde onu alaya alıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir mucize gördükleri zaman da eğlenceye alıyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir mu'cize gördükleri vakıt da eğlence yerine tutuyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bir mu‘cize gördükleri zaman da (onu) alaya alırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve bir ayet¹ gördükleri zaman eğlenceye alıyorlar.
1- Belirti, gösterge, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir mu'cize gördükleri vakit (onu) eğlenceye tutarlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve bir mu'cize gördükleri zaman, (onunla) alay etmek istiyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir ayet (hakikati gözler önüne seren bir delil, bir kanıt) gördüklerinde de (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bir işaret (ayet) görseler, eğlenceye almak istiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bir belge görecek olsalar, onunla eğlenmiye başlıyorlar da,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bir mûcize görseler onu maskaralığa alırlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bir mucize [âyet] görseler alay ederler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de alay konusu edinip eğleniyorlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati gözler önüne seren bir delil veya bir ayet gördüklerinde, küçültücü sözlerle onu etkisiz kılmaya çalışırlar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir âyet gördükleri zaman alay ederler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bir ayet gördüler mi, bakışıp gülüşüyorlar:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara bir ayet okusan hemen alay ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bir ayet gördüklerinde alay ederler.
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir mûcize gördüklerinde alay ediyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve bir [ilahî] mesajla muhatab olduklarında onu küçümserler
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçeği söyleyen bir ayet gördüklerinde onu hafife alıyorlar. 16/103, 21/3...5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve bir âyet gördüklerinde küçümsemeye kalkarlar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Peygamberliğinin ve Kur'an'ın hak olduğunu belirleyen) Bir mucize görseler, onu eğlenceye alırlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Bir ayeti gördükleri zaman onu küçümsemek istiyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
14, 15, 16, 17. Gerçeği gösteren bir delil veya bir mûcize görseler, başkalarını da onunla alay etmeye çağırır ve “Bu, derler, besbelli bir sihir! Demek biz öldükten, hem de çürümüş kemik ve toz toprak haline geldikten sonra, biz mi dirilecek mişiz! Gelmiş geçmiş babalarımız ve dedelerimiz de mi dirilecekler! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bir mu'cize görseler, alay ediyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bir mu'cize görseler aralarında onı masharaya alırlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir âyet gördüklerinde hafife almaya çalışıyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir ayet gördükleri zaman onunla alay ediyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bir âyet gördüklerinde de alaya alıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir ayetle yüz yüze geldiklerinde, dudak büküp eğleniyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim gördiler bir nişān gey yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bir āyet görseler anı masḫaralıġa alurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bir mö’cüzə gördükdə isə ona istehza edərlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And seek to scoff when they behold a portent
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And, when they see a Sign, turn it to mockery,
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o vakit ki
رَاَوْا
gör- düler
اٰيَةً
bir mu- cize
يَسْتَسْخِرُونَۖ
alay ederler
Bir mucize görseler (hemen onunla) alay ederler.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِسْتَسْخَرَ
Fiil-X
س خ ر
Çokça alay etti