close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 13. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ żukkirû lâ yeżkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve öğüt verilince Kur'an'la öğüt almazlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cahil ve gafil kimselerin huyudur:) Kendilerine zikir-nasihat verildiğinde, öğüt almıyorlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiğinde, düşünüp öğüt almazlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara tebliğ edildiği, öğüt verildiği zaman, öğüt de almazlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiğinde, öğüt almıyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlara Kur'an'la öğüd verildiği zaman da, düşünüp nasihat kabul etmiyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Uyarıldıkları zaman da öğüt almıyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine öğüt verilse, öğüt almıyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Öğüt verilse bile, onlar öğüt almazlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara va’az idilse hiç mütenebbih olmazlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara öğüt verildiğinde öğüt dinlemezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiğinde gerekli öğüdü almıyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiği vakit öğüt almazlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine hatırlatıldığında öğüt almıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ihtar edildiklerinde de düşünmüyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiği zaman öğüt almazlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiği zaman, öğüdü dikkate almıyorlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kendilerine (Kur'an ile) va'z edilince düşünüb de öğüt kabul etmezler,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine nasîhat edildiği zaman da, ibret almıyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Kur’an ile) uyarıldıklarında, düşünüp öğüt almazlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara gerçekler hatırlatıldığın da, düşünmüyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kendilerine öğüt verilince de öğüt almıyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların âdeti budur ki kendilerine bir nasihat verilse ibret almazlar,
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine hatırlatıldığında, hatırlayıp kendilerine gelmiyorlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve Kur’an ile uyarıldıklarında, öğüt almaya yanaşmazlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
12,13. Olamaz! sen hayrette; onlar işin dalgasında: // nasihat ediliyor, aldıran yok.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Akıllarını kullanmayanlar, gerçekler üzerine öğüt verildiğini anlamazlar. Hâlbuki onlar için en büyük yaratılış gerçeği kendileri değil mi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendilerine (gerçekler) hatırlatıldığı zaman (gerçeği) hatırlamazlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve uyarıldıklarında da hiç düşünmüyorlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve [hakikat] kendilerine hatırlatıldığında onu kavramaya yanaşmazlar;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendilerine öğüt verildiğinde de o bilgiyle ilgilenmiyorlar. 6/70, 50/45, 51/55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
hatırlatıldığı zaman da öğüt almazlar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kendilerine (ahirette dirilme, hesap ve azap var diye ne kadar) öğüt verilse, öğüt almazlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kendilerine nasihat edildiğinde uyarmaları dikkate almazlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine öğüt verilse öğüt almıyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara bir şeyle va'az olunsa mütenebbih olmazlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Doğru bilgiye vurgu yapıldığında o bilgiyle ilgilenmiyorlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara öğüt verildiği zaman öğüt almıyorlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öğüt verildiğinde düşünüp ibret almıyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Düşünüp taşınmaya çağrıldıklarında düşünmüyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim ögütleneler añmazlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve ḳaçan ögüt virilseler, ögütlenmezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlara (Qur’anla Allahın dəlilləri ilə) öyüd-nəsihət verildikdə düşünüb ibrət almazlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And heed not when they are reminded,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And, when they are admonished, pay no heed,-
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o va- kit ki
ذُكِّرُوا
nasihat edildiler
لَا يَذْكُرُونَۖ
öğüt almıyorlar
(Onlar) Kendilerine nasihat edildiği vakit (düşünüp) öğüt almazlar.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
ذُكِّرَ
Fiil-II
ذ ك ر
Hatırlatıldı, nasihat edildi, uyarıldı, öğüt verildi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ذَكَرَ
Fiil-I
ذ ك ر
Hatırladı, zikretti, andı, öğüt aldı, tezekkür etti