103 ,104, 105. Ne zaman ki ikisi de (rüyanın yorumuna) teslim olup (babası) onu (oğlunu) alnı üzerine yatırınca biz de «Ey İbrahim! Kesinlikle sen rüyayı gerçekleştirdin (bize karşı samimiyet, bağlılık ve fedakârlığını bilfiil ortaya koydun); muhakkak ki biz daima iyilik edenleri böylece ödüllendiririz» diye seslendik. *
(*) Âyette Allah’a teslim olunca şeklinde bir ifade geçmemesine rağmen maalesef meallerin çoğu parantezli veya parantezsiz olarak “Allah’a, Allah’ın emrine, Allah’ın takdirine teslim oldular.” şeklinde ilaveler yapmışlardır. Doğrusu, Hz. İbrâhîm ve oğlu rüyaya teslim olmuşlardır. Evlâda hasret Hz. İbrâhîm’e ilerlemiş yaşında hediye edilen oğlan çocuğu, hele de bu çocuk erdemli ve ileride nebî olacak bir evlât ise tam bir göz aydınlığıdır. Halil olan İbrâhîm’e bu güzel hediyeyi verenin uğruna evlât adanmalı, kurban edilmelidir. Kurban, çocuğun Allah yolunda yetiştirilmesi, kullanılmasıdır. Mesela Hz. İsmâil’i kullanarak Kâbe’nin temellerinden yükseltilerek inşa edilmesi çocuğu Allah yolunda kullanmasıdır. Görülen rüyanın sembolik karşılığı yani tabiri şöyle de yapılabilir. Halillulah olan İbrâhîm’de sanki çocuk sevgisi gereğinden fazla olmaya başlamıştır. Artık o sevgiyi Allah rızası için biraz azaltması veya kesmesi gerektiğine dair yorumlanabilirdi. (Kurandan Hayata) Yani Hz. İbrahim’le, oğlu bu rüya ile Allah’ın Hz. İbrahim’den oğlunu kurban etmesini istediği kanaatine vardılar. Yoksa Allah, Hz. İbrahim’den oğlunu kurban etmesini istememiştir, çünkü ayetten böyle bir şey anlaşılmıyor. Ama İbrahim’in rüyası “Allah’ın emretmesi gibi” yanlış algılanıyor. Allah’ın, İbrahim’in oğlunu kurban etmesi gibi bir emri yoktur. Zaten Allah’ın, bir babadan, oğlunu kesmesini istemesi söz konusu bile olamaz. Ayrıca bu 103. ayet ‘’Allah’a veya Allah’ın emrine teslim olduklarında’’şeklinde olmaması da bunun ilahi bir emir olmadığını gösteriyor. Yine dikkat edilirse bu 105. ayette “Emrimi yerine getirdin” değil de “Rüyayı gerçekleştirdin” buyrularak bunun “ilahî bir emir” değil, “rüya” olduğuna özellikle dikkat çekilmektedir. Bu, İbrahim’in rüyası bağlamında yaşanmış bir olay olup Allah’ın fidye olarak bir kurbanlık vererek rüyaya müdahalesi söz konusudur. Ama neticede Hz. İbrahim bir “trajik kahraman” değil, tam teslim olmuş bir mü’min olarak ilâhî kayıtlara geçti..أو بمعنى: سلَّم الذبيح نفسه وسلم الأب ابنه، فيكون متعديا والمفعول محذوف(الوسيط في تفسير القرآن الكريم