close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 102. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ belaġa me’ahu-ssa’ye kâle yâ buneyye innî erâ fî-lmenâmi ennî eżbehuke fenzur mâżâ terâ(c) kâle yâ ebeti-f’al mâ tu/mer(u)(s) setecidunî in şâa(A)llâhu mine-ssâbirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İbrahim'le beraber koşup gezecek çağa gelince İbrahim, oğulcağızım demişti, ben, rüyamda, seni kesiyorum gördüm, bir bak, düşün, sen ne dersin buna? O da babacığım demişti, ne emredildiyse sana, onu yap, Allah dilerse beni sabredenlerden bulursun.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çocuk) Onun yanında koşma (ve hafiften iş tutma) çağına eriştiğinde (Hz. İbrahim oğluna:) "Yavrucuğum," dedi. "Ben rüyamda seni boğazlayıp (kurban ettiğimi görüyorum, şimdi bak düşün); görüşün nedir? (Söyle!)" Dedi ki (oğlu İsmail): "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah, beni sabredenlerden bulacaksın."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu oğul, İsmail, babasının tutum ve davranışlarını anlayıp, O'nunla çalışabilecek bir olgunluk ve yaşa gelince, babası şöyle dedi: “Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm, bir düşün ne dersin? Oğul: “Babacığım” dedi. “Sana emredilen neyse onu yap, inşaallah beni her türlü sıkıntıya göğüs gerebilenlerden bulacaksın.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Babasıyla beraber koşup gezecek, babasını anlayacak çağa gelince, babası: “Oğulcuğum, rüyâlarımda, kendimi, hep seni kurban edecek vaziyetteyken görüyorum. Sen de, bu konuda ne düşündüğünü, görüşünü söyle?” dedi. İsmail de: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, beni sabredenlerden, metanetini kaybetmeyenlerden bulacaksın” dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 19/54-55.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(Çocuk) onun yanında koşacak çağa erince dedi ki: "Ey oğulcağızım! Ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak ne düşünürsün?" Dedi ki: "Ey babacığım! Sen emrolunduğunu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın."
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece (çocuk) yanında koşabilecek çağa erişince (İbrahim ona): “Oğlum” dedi. “Gerçekten ben seni rüyamda boğazlıyorken gördüm. Bir bak, sen ne düşünüyorsun.” (Oğlu İsmail) Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah, beni sabredenlerden bulacaksın.”
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vakta ki, yanında koşmak çağına erdi, (ona şöyle) dedi: “- Yavrum! Ben rüyamda görüyorum ki, seni boğazlıyorum. Artık bak, ne düşünürsün?” (Çocuk ona şöyle) dedi: “- Babacağım! Sana, ne emrediliyorsa yap; İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O çocuk babasıyla beraber, çalışma çağına erişince, babası: “Ey oğulcuğum! Hiç şüphesiz, ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak da ne düşüneceksin?” dedi. O: “Ey babacığım! Emredildiğini yap! İnşaallah, beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince, “Yavrucuğum! Rüyamda seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün; ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulursun” diye cevap verdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onunla, o çalışır bir çağa eriştiğinde, İbrahim dedi ki: «Ey yavrucuğum! Düşümde gördüm ki ben seni kurban ederim, bak sen ne dersin?»; oğlu dedi ki: «Babacığım! Buyrulan ne ise onu yapasın, Allah dilerse, beni sabırlılardan bulursun!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Çocuk doğru ile yanlışı birbirinden ayırabileceği ergenlik çağına erişince de İbrahim ona: “Yavrucuğum, rüyamda seni kurban etmeye hazırlandığımı görüyorum, bir düşün bakalım bu işe ne diyeceksin?” diye sordu. Oğlu da “Babacığım! Rüyanda sana emrolunan şeyi yap, inşallah beni sabreden biri olarak bulacaksın” dedi.
Bkz. 19/54  
Cemil Said
swap_vert close
Çocuk biraz büyüdüğü vakit pederi âna: "Oğlum ru’yâmda seni Allâh’a kurbân itdiğimi gördüm, düşün biraz ne dirsin?" didi. Çocuk: "Baba sana emr olunanı yap, inşâAllâh benim sabır ile tahammül ideceğimi görirsin" cevâbını virdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Çocuk kendisinin yanısıra yürümeye başlayınca: "Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda iken seni boğazladığımı görüyorum, bir düşün, ne dersin?" dedi. "Ey babacığım! Ne ile emrolundunsa yap, Allah dilerse, sabredenlerden olduğumu göreceksin" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, “Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?” dedi. O da, “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Çocuk, babasıyla beraber iş güç tutacak yaşa gelince babası ona, “Yavrucuğum” dedi, “Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm; düşün bakalım sen bu işe ne diyeceksin?” Dedi ki: “Babacığım! Sana buyurulanı yap; inşaallah beni sabredenlerden biri olarak bulacaksın.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Babasıyla beraber yürüyüp gezecek çağa erişince: Yavrucuğum! Rüyada seni boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin? dedi. O da cevaben: Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun, dedi.  
 102-111. âyetlerde Hz. İbrahim’in oğlunu kurban etmesi anlatılır. Bu kıssa bir imtihandır. Bu imtihan, peygamber olan baba ile oğlu arasında cereyan etmiştir. Şöyle ki, Hz. İbrahim’in iki oğlu vardı: İsmail ve İshak. Kur’an-ı Kerim’de kurban edilecek çocuğun isminden söz edilmez. Ama tefsircilerin kanaatine göre bu, İsmail’dir. Zira olay göçten hemen sonra olmuştur ki, o zaman İsmail vardı. Ayrıca olay Mekke’de geçmiştir. Mekke’ye gelen de İsmail’dir. İbrahim (a.s.) gece rüyasında, birisinin kendisine, «Allah sana oğlunu boğazlamanı emrediyor» dediğini duymuş, sabah olunca bunun şeytandan mı, Rahmân’dan mı olduğu hususunda tereddüt etmiş, üç gece rüyayı üst üste görünce bunun Allah’tan olduğunu anlamıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onunla birlikte çalışma çağına varınca, "Oğlum," dedi, "Rüyamda seni boğazlamam gerektiğini görüyorum. Ne düşünüyorsun?" "Babacığım," dedi, "Sana emredileni uygula. ALLAH dilerse beni sabırlı bulacaksın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Oğlu, yanında koşacak çağa gelince: "Ey oğlum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak, ne düşünürsün?" dedi. Çocuk da: "Babacığım sana ne emrediliyorsa yap, inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vakta ki yanında koşmak çağına erdi, ey yavrum! dedi ben menamda görüyorum ki ben seni boğazlıyorum, artık bak ne görüyorsun! ey babacığım dedi: ne emrolunuyorsan yap! beni inşaallah sabirînden bulacaksın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Böylece yanında koşma çağına gelince (İbrâhîm ona), “Yavrucuğum, şüphesiz, ben seni rüyamda boğazlarken (Allah için kurban ederken) görüyorum. Bir düşün (bakalım! Sana bu anlattıklarım hakkında) ne dersin?” dedi. (Oğlu İsmâil): “Babacığım, sana (Allah tarafından) emredilen neyse onu yap. İnşaAllah, beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.
Hz. İbrâhîm’in [aleyhisselâm] görmüş olduğu rüyayı oğlu Hz. İsmâil’e [aleyhisselâm] anlatması, ne yapması gerektiğine dair bir danışma hali değildir. Oğlu İsmâil’i, ilâhî takdire boyun eğmesini sağlayarak Hakkın emrine teslimiyete hazırlamaktır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Çocuk babasıyla birlikte iş tutacak çağa eriştiği zaman, babası: “Ey oğulcuğum! Ben, uykumda seni boğazladığımı görüyorum. Bir düşün bakalım, sen ne dersin?” dedi. Çocuk: “Ey babacığım! Sana buyurulanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık o (oğul İbrâhîmin) yanında koşmak çağına erince (babası) «Oğulcağızım, dedi, ben seni rü'yamda boğazlıyorum görüyorum. Bak artık ne düşünürsün». (Oğlu) dedi: «Babacığım, sana edilen emir ne ise yap. İnşâallah beni sabredenlerden bulacaksın».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet (çocuğu) onunla berâber çalışacak çağa erişince (İbrâhîm): “Ey oğulcuğum! Doğrusu ben uykuda (rüyâmda) görüyorum ki, gerçekten ben seni boğazlıyorum(kurbân ediyorum); artık bak, (bu rüyâm hakkında) sen ne görürsün (fikrin nedir)?” dedi.(Çocuğu İsmâîl:) “Ey babacığım! Sana emredileni yap! İnşâallah beni sabredenlerden bulacaksın!” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Çocuk) babasıyla beraber koşup gezecek, (babasını anlayacak) çağa gelince, babası: “Ey Oğulcuğum! Rüyamda hep seni boğazlayacak vaziyetteyken görüyorum. Bir bak, sen ne düşünüyorsun (bu rüya hakkında görüşün nedir)?” dedi. Çocuk babasına “Ey babacığım! emrolunduğun (uygun gördüğün) şeyi yap. Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.*
(*) Aşağıdaki metinlerde geçtiği gibi bazı âlimler diyorlar ki, Hz. ibrahim, oğlunu kesmekle, kurban etmekle emredilmemişti. Ancak rüyasında onu kesmek için yere yatırdığını görüyor. Zaten ayette de bu şekilde anlatılıyor. (Rivayete göre bu rüya üç defa tekrarlanmıştır.) Bundan dolayı Hz. İbrahim bu olayın gerçek ve ilahi bir emir olarak algılıyor ve rüyasını bu şekilde yorumluyor. İşte Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek için yere yatırınca yüce Allah ona engel oluyor‘’ Ve ey İbrahim! Gerçekten sen rüyanı doğruladın…’’- Yani Rabbine olan samimiyet ve bağlılığını bilfiil ortaya koydun.- şeklinde ilahi bir mesaj alıyor ve kendisine dünyadaki kurbanlık bir koç gönderiliyor. Bkz: ( (تفسير فتح القدير Bu nedenle çocuğun babasına (افْعَلْ مَا تُؤْمَرُ ) cümlesindeki (ما ), harfi (وقيل ما مصدرية على معنى افعل أمرك) masdar olup (افعل أمرك ) ‘’ emrini uygula, istediğini yap,’’ anlamında da olabilir. Bkz: (- تفسير الكشاف الدر المصون - تفسير فتح القدير) Ayrıca Hz. İbrahim’in kendi rüyasında çok sevdiği oğlunu kesme teşebbüsü, temsili olarak dünya sevgisini gönülden söküp atması ile de yorumlanabilir. Ama Hz. İbrahim bunu üst üste birkaç defa görünce bunu hem gerçek oğul hem de rahmani bir rüya olarak algılıyor. Oysa burada oğul ve boğazlama olayı mecaz olabilir. Yani oğuldan maksat dünya malı ve sevgisidir, boğazlamaktan maksat da dünya ve dünya sevgisini gönülden söküp atmak olabilir. O oğlunu kurban etmeye kalkışınca yüce Allah da ona müsaade etmez ve engel olur, ama bunu içtenlikle yapmaya çalıştığından dolayı yüce Allah da ondan bunu gerçekleştirmiş gibi hem kabul buyuruyor hem de onu ve oğlunu ihlas, samimiyet ve fedakârlığın birer timsali olarak gönderdiği ilahi kitaplarda bütün insanlara bildiriyor. Oysa aşağıda da belirtildiği gibi bu rüyada Allah’ın bir emri yok ve Allah böyle bir emri de vermez. Rüya ile kast edilen başka bir şeydir. Bu da yukarıda belirtildiği gibi ‘’Oğuldan maksat dünyadır ve boğazlamaktan maksat da bu dünya sevgisini gönülden söküp atmak ve Allah yolunda feda etmektir. Allah zaten en baştan ibrahim’in oğlundan ayrı düşmesini ya da oğlunun gerçekten ölmesini istemedi. Bu bir zihin, gönül, niyet ve duygu sınavı idi: Fani bir varlık Allah uğruna feda edilebiliyor mu? Edildiği görülünce kalpte/ gönülde bu fedakârlık gerçekleşince Allah da müdahele edip ölüme izin vermedi. Amaç Hz. İbrahim’in kendi oğlunu gerçekten değil kalbinde/gönlünde öldürmesi idi. Özetle 1. Allah zaten en baştan fiilen öldürmeyi murat etmedi, bu bir kalp/gönül sınavı idi. Dolayısıyla yüce Allah’ın bir masumun öldürülmesini nasıl emreder gibi bir eleştiri boştur. Çünkü yüce Allah’ın böyle bir emri olmamıştır. Zaten dikkat edilirse Sâffât 37: 105. ayette “Emrimi yerine getirdin” değil de “Rüyayı gerçekleştirdin” buyrularak bunun “ilahî bir emir” değil, “rüya” olduğuna özellikle dikkat çekilmektedir. 2. Hz. İbrahim kalbinde oğlundan vazgeçince imtihan başarıyla gerçekleşti. Asıl amaç buydu zaten en başından: Kalpteki/gönüldeki oğul sevgisini azaltmak, yumuşatmak. وهذا المنام ليس أمرا من الله بذبح النبي اسماعيل أواسحاف فالأوامر الإلهية لا تأتي في المنامات، وإنما كان مناماً يقصد به شيء آخر، ولكن النبي إبراهيم أوله على ظاهره وخاصة بعد تكرار رؤيته له، فأراد أن يذبح ابنه ظناً منه أنه ينفذ أمر الله، وأخطأ في تأويل المنام، فنزل الأمر الإلهي بتوقيف هذا العمل وأعطاه فداء لمنامه وابنه، وأخبره أنه تم تصديق الرؤيا من خلال الخضوع لله وذبح الدنيا وزينتها وإخراجها من قلب النبي إبراهيم، وليس المقصود الصورة المادية للمنام، وأن ذبح الولد في المنام رمز لذبح الدنيا وزيتنها) – (وقال بعضهم: إن إبراهيم ما أُمر بالذبح الحقيقي الذي هو فَرْي الأوداج وإنهار الدم، و إنَّما رأى أنه أضجعه للذبح فتوهم أنه أمر بالذبح الحقيقي، فلما أتى بما أمر به من الإضجاع قيل له: «قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا (تفسير فتح القدير) وقال أبو مسلم رؤيا الأنبياء مع أن جميعها صحيحة ضربان أحدهما: أن يأتي الشيء كما رأوه ومنه قوله سبحانه { لقد صدق الله رسوله الرؤيا بالحق لتدخلن المسجد الحرام } [الفتح: 27] الآية والآخر: أن يكون عبارة عن خلاف الظاهر مما رأوه في المنام وذلك كرؤيا يوسف الأحد عشر كوكباً والشمس والقمر ساجدين وكأن رؤيا إبراهيم من هذا القبيل لكنَّه لم يأمن أن يكون ما رآه مما يلزمه العمل به على الحقيقة ولا يسعه غير ذلك فلما أسلما أعلمه الله سبحانه أنه صدق الرؤيا بما فعله وفدى ابنه من الذبح بالذبح.( مجمع البيان في تفسير القرآن) و تعلق بولده كثيراً مثله مثل أي أب شيخ كبير لم يُرزق قبله بولد، وعندما بلغ السعي معه بمعنى ممارسة العمل والاعتماد عليه رأى النبي إبراهيم في المنام أنه يذبح ابنه، وتكرر المنام خلال أيام متتالية، وهذا دلالة كلمة (إِنِّي أَرَى فِي الْمَنَامِ) ولم يقل( إني رأيت في المنام) مما أقلق النبي إبراهيم وعلم أن ذلك من الله وليس مجرد أضغاث أحلام .وقام النبي إبراهيم بإخبار ابنه بالرؤيا وتكرار رؤيته لها، وأن ذلك يعني أن الله يأمره أن يذبحه، وسأله ما رأيك في الموضوع حتى يشاركه في تحمل المسؤولية، فأجابه الولد من منطلق ثقته بأبيه وعلمه وثقته بالله :افعل ما تؤمر وستجدني إن شاء الله من الصابرين..بداية ينبغي أن نعلم أن التشريع أو الأوامر من الله وخاصة المصيرية لا تأت في المنامات وإنما تنزل بالوحي، والرؤيا في المنام لاتفسر على ظاهرها لأن الرؤى تأت دائما بصيغة الرمز ولا تأت بشكل صريح مباشر فما يعني أن الرؤيا لا يصح التعامل معها بشكل ظاهري بل لابد من تأويلها ولم يصب النبي إبراهيم عندما تعامل معها على ظاهرها وخاصة بعد تكرار رؤيته له ، فأراد أن يذبح ابنه حقيقة ظناً منه أنه ينفذ أمر الله، وجَسَّد المنام كما هو دون تأويل له، فنزل الأمر الإلهي بتوقيف هذا العمل وأعطاه فداء لمنامه وابنه، {وَفَدَيْنَاهُ بِذِبْحٍ عَظِيمٍ }الصافات107، وأخبره أنه نجح في ابتلائه وامتحانه مع ذلك {قَدْ صَدَّقْتَ الرُّؤْيَا إِنَّا كَذَلِكَ نَجْزِي االمحسنين : وباجتماع العنصرين وبفهم رمزيتهما نعلم تأويل الرؤية ككل وهو التعلق بالولد هو رمز للتعلق بالدنيا والحياة و المستقبل والقوة ، كما كانت البقرة السمينة في منام الملك بقصة النبي يوسف رمزاً للخير والخصب والأمطار، وذبح الولد هو قتل ذلك التعلق بالدنيا في النفس وإخراجها من القلب والتعلق بالله فقط، وعندما جسد النبي إبراهيم الرؤية حقيقة على ظاهرها دون تأويلها نجح بامتحانه بالطريقة الصعبة التي اختارها، وفعلاً أثبت أنه خليل الله وغير متعلقا بالدنيا قط، ولذلك نزل الفداء له مباشرة لتوقيف فعله لأنه غير مراد بعينه ، وأُخبر أنه نجح في امتحانه وصدَّق الرؤيا (مفهوم الرمز في القرءان – سامر اسلامبولي) ويجوز أن تكون ما مصدرية فلا حذف إذن، أي: افعل أمرك، أي: مأمورك.( الكتاب الفريد في إعراب القرآن المجيد) وقيل:ما: مصدرية على معنى: افعل أمرك، والمصدر مضاف إلى المفعول،( فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Çocuk babası ile beraber koşturacak çağa ulaşınca, babası “Ey Oğulcuğum! Rüyamda seni boğazlarken gördüm. Bak, senin (bu rüyaya karşı) görüşün nedir?” dedi. Çocuk babasına “Ey babacığım! Sen emr olunduğun şeyi yap. Şüphesiz ki, Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Oğlu kendisiyle çalışabilir bir yaşa gelince İbrahim dedi: "Oğulcuğum, düşümde gördüm, seni boğazlıyormuşum. Buna ne dersin sen?" Oğlu dedi: "Babacığım, sen san ne buyrulduysa onu yerine getir. Allah dilerse sen beni katlananlar arasında bulursun."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Vaktaki o civan babasıyle çalışabilecek bir yaşa bastı [⁷]. İbrahim ona şöyle dedi: «— Oğlum! Ben bir rüya gördüm: Seni boğazlıyorum. Bak sen buna ne diyeceksin?» Oğlu dedi ki: «— Baba! Emrolunduğunu yap, inşallah beni sabırlılar arasında göreceksin?».
[7] Veya yürümeye başladı.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Oğlu) kendisiyle birlikte iş yapacak çağa gelince, (İbrahim), “Ey oğulcuğum! Muhakkak ki ben, rüyamda seni boğazladığımı/kurban ettiğimi görüyorum. Bir bak! Görüşün ne?” dedi. (Oğlu da) “Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden/göğüs gerenlerden bulacaksın” dedi.²²
22 Tevrat bu çocuğun Hz. İshak olduğunu söyler (Bkz: Tevrat, Tekvin, Bab 22/1-9). Ancak İslam bilginleri ve müfessirlerin büyük bir çoğunluğuna göre bu Hz. İsmail’dir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece (çocuk) onun yanında çaba gösterebilecek çağa erişince (İbrahim ona), “Oğlum!” dedi. “Gerçekten ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Bir bak, sen ne düşünüyorsun.” (Oğlu İsmail) Dedi ki: “Babacığım, emredildiğin şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İlâhî müjde gerçekleşti ve İbrahim’in ikinci hanımı Hâcer’den bir çocuğu dünyaya geldi. İbrahim, bir süre sonra Allah’ın emriyle eşi ve çocuğunu Mekke’ye yerleştirdi. Yıllar sonra İsmail, İbrahim’in yanında yürüyüp koşacakve denileni anlayıp uygulayacak çağa ulaşınca, babası onu karşısına aldı ve “Sevgili yavrum!” dedi, “Ben, üç gecedir üst üste rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Sen de bilirsin ki, Peygamberlerin rüyası Allah’tan gelen açık bir emirdir ve mutlaka yerine getirilmesi gerekir. Bir düşün, sen ne dersin buna?” İsmail hiç tereddüt etmeden, “Sana Allah tarafından emredilen neyse onu yap, babacığım! Benim için endişelenme. Göreceksin, Allah’ın izniyle buna sabredeceğim!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yanında çalışacak bir yaşa geldiğinde ona: -“Oğlum! Ben, Uyku’da seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne görüyorsun?” dedi. “Babacığım! Emredileceğin şeyi yap! İnşallah beni Sabredenler’den bulacaksın” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İbrahim bir gün, artık kendisiyle iş tutmaya başlayan oğluna: " Yavrum! rüyamda hep seni boğazladığımı görüyorum, ne dersin bu işe? " deyince oğlu: " Babacığım sen, sana emredileni yap. Allah'ın izniyle beni sabırlı bulacaksın " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çocuk onun yanında koşma çağına gelince; Rüyasında çocuğunu kurban ettiğini görmeye başladı. Allah’a yalvarışını hatırladı. Allah’a bir çocuk verirse yoluna kurban edeceğini söylemişti. Allah rüyalarında sözünü hatırlatıyor, verdiği sözde durmasını istiyordu. Bunun üzerine İbrahim çocuğa; "Yavrum! Ben uykuda görüyorum ki seni kesiyorum. Düşün taşın! Bu duruma ne dersin?" Çocuk, "Babacığım sana emredileni yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Oğlu) onunla birlikte yürüyecek çağa ulaşınca, (İbrahim) “Ey yavrucuğum! Rüyada seni kesmekte olduğumu görüyorum; bir düşün, ne dersin?” demişti. (O da) “Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.” demişti. [*]
Burada Hz. İbrahim’in yaşadığı dönemdeki “büyük erkek çocukların kurban edilmesi” geleneğinin etkisiyle Hz. İbrahim’in rüyasında oğlunu kesmekte olduğunu gördüğü, Hz. İsmail’in çocuk yaşta olmasına rağmen babasına yönelik varsa bir emrin uygulanmasını istediği, ancak Yüce Allah’ın suçsuz bir çocuğu öldürmek gibi bir emrinin olamayacağı, Mâide 5:32’de belirtildiği üzere suçsuz yere bir insanı öldürmenin bütün insanlığı öldürmek gibi olacağı, Kâf 50:29 gereği Allah katında sözün değiştirilmeyeceği gibi gerekçeler nedeniyle Yüce Allah’ın böyle bir işleme izin vermediği anlaşılmaktadır. Hz. İbrahim, rüyasının gereğini yerine getirmek isteyince Yüce Allah’ın ona büyük bir kurbanlık fidye olarak verdiği devam eden ayetlerde ifade edilmektedir. Dikkat edilirse Sâffât 37:105. ayette “Emrimi yerine getirdin” değil de “Rüyayı gerçekleştirdin” buyrularak bunun “ilahî bir emir” değil, “rüya” olduğuna özellikle dikkat çekilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(İsmail) onu anlayabilecek çağa¹ ulaşıp da (İbrahim ona): “Ey oğlum! Gerçekten rüyamda ben seni kurban ettiğimi görüyorum. Bir düşün, buna ne dersin?” deyince, (İsmail) de: “Ey Babacığım! Sana emredileni yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.” dedi.
1 Âyetin bu bölümü “(oğlu), yanında koşacak çağa gelince…” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [bir gün, çocuk, babasının] tutum ve davranışlarını anlayıp paylaşacak olgunluğa eriştiğinde ³⁹ babası şöyle dedi: “Ey yavrucuğum! Rüyamda seni kurban ettiğimi gördüm: bir düşün, ne dersin?” [İsmail]: “Ey babacığım” dedi, “sana emredilen neyse onu yap: İnşallah beni sıkıntıya göğüs gerenler arasında bulacaksın!”
39 Lafzen, “Onunla birlikte yürüme [yahut “çaba gösterme”] çağına geldiğinde”: Bu ifade, çocuğun babasının inançlarını ve hedeflerini anlayacak ve paylaşacak bir yaşa gelmesini anlatmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Çocuk, onun çaba ve tasasına ortak olacak yaşa gelince, ona dedi ki; – Yavrucuğum, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum, bir düşün ne dersin bu işe? Çocuk; – Babacığım, sen sana emrolunanı yap! Dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın! 2/112...136
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken çocuk onun çaba ve tasasına ortak olacak olgunluğa eriştiğinde, (İbrahim) şöyle dedi: “Yavrucuğum! Kendimi rüyada seni kurban ederken görüyorum; bir bak bakalım, sen bu işe ne dersin?” (Oğul) “Babacığım!” dedi, “Sana emredileni yap; inşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oğlu; (kendisinin yanında gezip dolaşacak çağa gelince) İbrahim ona: "Oğulcağızım, doğrusu rüyada seni kurban ettiğimi gördüm, buna ne dersin?" (Rabbinin emrini kabul eder misin?) diye sorduğunda o: "Babacığım, sana emrolunanı yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" diye cevap verdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Ne zaman ki kendisiyle beraber çalışacak duruma geldiğinde babası ona şöyle dedi: "Ey yavrucuğum! Rüyamda seni (Allah için) boğazladığımı görüyorum bak bir düşün, ne dersin?" (İsmail): "Ey babacığım" dedi, "sana emredilen neyse onu yap! İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, onunla beraber yürümek çağına yetişti. Dedi: «Oğulcağımız! Ben, şüphe yok rüyâda görüyorum ki, muhakkak seni boğazlıyorum. Artık bak, sen ne görürsün.» Dedi: «Ey babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Çocuk büyüyüp yanında koşacak çağa erişince bir gün ona: “Evladım, dedi, ben rüyamda seni kurban etmeye giriştiğimi görüyorum, nasıl yaparız bu işi, sen ne dersin bu işe! ”Oğlu: “Babacığım! dedi, hiç düşünüp çekinme, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap. Allah'ın izniyle benim de sabırlı, dayanıklı biri olduğumu göreceksin! ”. [19, 54-55] {KM, Çıkış 13, 2;
Sayılar 3,13; Tekvin 22,1-14}Hz. İbrâhim oğlunu kurban ettiğini değil, kurban etmeye giriştiğini görmüştü.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Çocuk) Onun yanında koşma çağına erişince (İbrahim ona): "Yavrum, dedi, ben uykuda görüyorum ki ben seni kesiyorum; (düşün) bak, ne dersin?" (Çocuk): "Babacığım, sana emredileni yap, inşallah beni sabredenlerden bulacaksın." dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Vaktâ ki çocuk babasıyla berâber yürümeğe bâliğ oldı. İbrâhîm: "Ey Oğlum! Ru'yâda seni boğazlıyorum gördüm. Bak sen buna ne dirsin" didikde çocuk: "Ey Pederim! Sana emr olunanı icrâ it. İnşâallâh beni sâbirlerden bulursun" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“(İbrahim) ile birlikte çalışacak yaşa gelince ona dedi ki: “Yavrucuğum, rüyamda gördüm; ben gerçekten seni boğazlıyorum. Düşün bakalım, ne dersin?” “Babacığım, ne emrediliyorsa sen onu yap. İnşaallah sabırlılardan olduğumu göreceksin.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Çocuk, onunla çalışacak, yürüyecek bir yaşa gelince, ona dedi ki;-Oğulcuğum, bak, rüyamda seni kurban ettiğimi görüyorum. Ne dersin? Oğlu;-Babacığım, sana emrolunanı yap! dedi. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın!.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kendisiyle beraber iş yapacak çağa geldiğinde, İbrahim oğluna dedi ki: “Oğulcuğum, rüyamda seni kurban ederken gördüm. Buna ne dersin?” Oğlu “Sana emredileni yap, baba,” dedi. “İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Çocuk onunla birlikte koşacak yaşa gelince, İbrahim dedi: "Yavrucuğum, uykuda/düşte görüyorum ki ben seni boğazlıyorum. Bak bakalım sen ne görürsün/sen ne dersin?" "Babacığım, dedi, emrolduğun şeyi yap! Allah dilerse beni sabredenlerden bulacaksın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim irdi ya'nį ismā'il anuñ-ile yürimege eyitti “iy oġlancuġum! bayıķ ben görürin düşde kim bayıķ ben boġazların seni pes baķ ne nesene görürsin.” eyitti “iy atam! işle anı kim buyrılursın tįz bulasın beni eger Tañrı diler-ise śabr eyleyicilerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt ki özi‐y‐le yürümege yitişdi. Eyitdi: İy oġlum, ben düşde görür‐men ki seni boġazlayorur‐men. Pes gör ne görürsin, didi. İsmā‘īl eyitdi: Yāatacuġum, işle her ne buyrulsa saña, didi. İnşā’allāh beni ṣabr idicilerdenṭaparsın, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O, yüyürüb qaçmaq (atasına kömək edə bilmək) çağına (on üç yaşına) çatdıqda (İbrahim) dedi: “Oğlum! Yuxuda gördüm ki, səni qurban kəsirəm. Bax gör (bu barədə) nə fikirləşirsən!” O dedi: “Atacan! Sənə nə əmr olunursa, onu da et. İnşallah, mənim səbirlilərdən olduğumu görəcəksən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when (his son) was old enough to walk with him, (Abraham) said: O my dear son, I have seen in a dream that I must sacrifice thee. So look, what thinkest thou? He said: O my father! Do that which thou art commanded. Allah willing, thou shalt find me of the steadfast.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then, when (the son) reached (the age of) (serious) work with him, he said: "O my son! I see in vision(⁴⁰⁹⁸) that I offer thee in sacrifice:(⁴⁰⁹⁹) Now see what is thy view!" (The son) said: "O my father! Do as thou art commanded: thou will find me, if Allah so wills one practising Patience and Constancy!"
4098 Where did this vision occur? The Muslim view is that it was in or near Makkah. Some would identify it with the valley of Mina, six miles north of Makkah, where a commemoration sacrifice is annually celebrated as a rite of the Hajj on the tenth of Dhu alHijjah, the 'Id of Sacrifice, in memory of this Sacrifice of Abraham and Ismail (see n. 217 to 2:197). Others say that the original place of sacrifice was near the hill of Marwah (the companion hill to Safa, 2:158), which is associated with the infancy of Ismail. 4099 At what stage in Abraham's history did this occur? See n. 2725 to 21:69. It was obviously after his arrival in the land of Cannan and after IsmaTl had grown up to years of discretion. Was it before or after the building of the Kab'ah (2:127)? There are no data on which this question can be answered. But we may suppose it was before that event, and that event may itself have been commemorative.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّا
ve ne zaman ki
بَلَغَ
erişti
مَعَهُ
onunla beraber
السَّعْيَ
yürüme çağına
قَالَ
dedi
يَا
ey
بُنَيَّ
yavru- cuğum
اِنّ۪ٓي
şüphe- siz ben
اَرٰى
görü- yorum
فِي الْمَنَامِ
uykuda
اَنّ۪ٓي
şüphe- siz ben
اَذْبَحُكَ
seni boğaz- lıyorum
فَانْظُرْ
artık bak
مَاذَا
ne
تَرٰىۜ
görü- yorsun
قَالَ
dedi
يَٓا
ey
اَبَتِ
baba- cığım
افْعَلْ
yap
مَا
o şe- yi ki
تُؤْمَرُۘ
sana em- rediliyor
سَتَجِدُن۪ٓي
beni bulacaksın
اِنْ شَٓاءَ اللّٰهُ
inşAllah
مِنَ الصَّابِر۪ينَ
sabredenlerden
Ne zaman ki (çocuk) onunla beraber yürüyecek çağa erişince (İbrâhîm ona), "yavrucuğum! Ben uykumda seni kes(ip Allah'a kurban et)tiğimi görüyorum, bir bak (düşün), sen ne görüyorsun (ne düşünüyorsun)?" dedi. (O da cevaben) "Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
سَعْي
İsim
س ع ي
Koşma, gayret, çalışma, çaba
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
بُنَيَّ
İsim
ب ن ي
Oğulcuğum, yavrucuğum. بَن۪ٓي , بَنُٓوا: Oğullar, evlatlar.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَنَام
İsim
ن و م
Uyku, uyuma
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
ذَبَحَ
Fiil-I
ذ ب ح
Kesti, boğazladı
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
مَاذَا
Soru eki
مَاذَا
Ne, neye, hangi şey
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَبٌ
İsim
ا ب و
Baba
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
صَابِر
Etken fiil
ص ب ر
Sabreden