close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâffât Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ men ḣatife-lḣatfete feetbe’ahu şihâbun śâkib(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak (yüce makamlarda konuşulan sözün ve kader bölüşümünün bir kısmını hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen ’yakıcı bir alev’ izleyip (uzaklaştırmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak meleklerin konuşmalarından hırsızlama bir söz kapan olursa, hemen onun ardından da delici ve yakıcı bir ateş, ona peşinden yetişir ve onu yakar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Bu sebeple hiç fırsat vermeden, göğü yere doğru yırtarak akan kor halindeki alev yalımları onların peşlerini takip eder, işlerini bitirir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 15/8-12.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak (sözü hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak (o şeytanlar içinden, meleklerin sözünü) bir çalıb kapan olur. Onu da yakan parlak bir yıldız tâkib eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Meğer o meclisten bir söz kapan olursa, peşini delici bir alev takip eder.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yüce konseyden/topluluktan bir söz kapan olursa, onu da delice bir alev izler.
Besim Atalay
swap_vert close
Çalıp alan bulunursa, hemen düşen yıldızlar da onu kovalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Cemil Said
swap_vert close
Gizlice bir kaç söz kapmak içün yaklaşmak isteyene bir şihâb isâbet ider.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak, (o yüce topluluktan) bir bilgi kırıntısı kapan olursa onu da delip geçen bir ışık topu kovalar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir söz kapan olursa, onu, delici bir ışın izler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak bir çalıp çarpan, onun da peşine bir şihabı sâkıb takılır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, (hemen) onu delici (ve yakıcı) bir ateş izler (o şeytana yetişir ve onu yakarak yok eder).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Meğer ki (içlerinden) bir çalıb çarpan (ı) olsun. Fakat onu da delib geçen bir alev ta'kıyb etmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici, alevli bir yıldız ta'kib eder.(2)
(2)Şeytanların taşlanmaları hakkında bakınız; (Lem‘alar, 28. Lem‘a, 320-324; Sözler, 15. Söz, 44-50)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak (daha önce) içlerinden her kim bir söz kırıntısı kapmaya kalkışmışsa, derhal (yakıcı ve) delici (gözle görülmeyen manevi) bir ışın onun peşine düşüp kovalamıştır. (*)
(*) Bu olayın geçmiş zamanda olduğuna dair aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. ( (إِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ) من الملائكة في الزمن الماضي ، أما اليوم فلا يمكنهم ذلك . والشاهد على ذلك قوله تعالى في سورة الجن عن لسانهم {وَأَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِ فَمَن يَسْتَمِعِ الْآنَ يَجِدْ لَهُ شِهَابًا رَّصَدًا (المتشابه من القران )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak kim bir bilgi aldığını iddia ederse, parlak bir alev onun peşindedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hele bu şeytanlardan biri bir söz kapacak olsun, hemen ardından parlak bir alev yetişir de onu yakıverir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki biri bir kere söz kapabilsin [⁶], hemen pek parlak bir ateş şûlesi onun peşinden yetişip onu yakar [⁷].
[6] Veya nüfus u habiseden (kötü kimseler) biri peygamberden Allah sözünü sür'atle alıp kaçan gibi almış olup onu garazına uydurarak başkalarını iğvaya kalkışsın.[7] Veya nuranî bir şu'le kalbi yakar, o sözü unutturur, iğvaya kaadir olamaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak onlardan söz kapan olursa, yakıcı/delici [sâkıb] parlak bir kıvılcım [şihâb] onu takip eder.⁴
4 Krş. Hicr, 15/18  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Demek ki cinler, göklerde diledikleri gibi gezemez, fizik âlemin sınırlarını aşarak gelecek hakkındaki bilgilere ulaşamazlar. Ancak melekler arasında geçen konuşmalardan bir kırıntı kapan olursa, onun da peşine derhal yakıcı bir alev olarak bir yıldız takılır ve onu yakıp küle çevirir. Şu hâlde: Geleceği bildiğini iddia eden kahinler, medyumlar, falcılar kesinlikle yalan söylüyorlar.Bu Kur’an, hiçbir cin veya şeytanın müdâhalesine maruz kalmadan, orijinal şekliyle insanlığa ulaştırılmıştır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kapılan’ı kapan kimse hariç! Delip geçen bir alev onu takip eder.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama yine de şeytan bilgi aşıracak olursa delici bir ışın peşine takılıp onun işini bitirir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Meleklerin konuşmalarından bir söz kapmaya kalkan olursa; onu da delici bir alev takip ederek yok eder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz çalmaya kalkışan olursa, onu hemen delip geçen parlak bir ışık takip eder. [*]
Bu ayetler Hicr 15:18 ve Cinn 72:9 ile birlikte okunmalıdır. Buradaki amaç, Allah katından bilgi hırsızlığının ne kadar imkânsız olduğunu ve böyle bir girişimin akıbetini ortaya koymaktır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak söz hırsızlığı yapan olursa, onu da parlak bir ateş izler. ¹
1 Şihâb: Ateş alevi demektir. Parıltılarından dolayı yıldızlara ve süngüye de şihâb denilir. Özellikle gökyüzünde yıldız kayıyor gibi görünen parıltıya da “şihâb” denilmiştir. Yukarıdaki âyetler; semavî olarak vahyolunan Kur’an’a ve Hz. Muhammed (a.s)’a yapılabilecek şeytanlıkların ve Peygambere karşı rekabete kalkışıp din uydurmağa çalışan dinsizlerin uğrayacakları maddî ve manevî hezimet ve perişanlıklarını temsili olarak anlatmaktır. 8. âyette “İlahi haberlerin”, 7. âyette de “semanın” korunacağı ifâdelerinden aralarında bir teşbih düşünülebilir. Buna göre; İlahi mesaj olan Kur’an “sema” gibidir, “yıldızlar ve burçlar” gibi âyet ve surelerle süslenmiştir. Ve bu Kur’an her tür şeytan ve şeytanî fikirlerden korunmuştur. Bu şeytanlar ona normal bir şekilde bakamazlar ve ondan istifâde edemezler. Olsa olsa göz ucuyla bakar, yalan yanlış bilgilerle şeytanlık yapmak isterler. Bunları da şihâb gibi “nebiler, âlimler” yok eder veya âhirette cehennem onları yakar. Bk. (Hicr: 17-18)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ama eğer birisi ⁵ [bu bilgiden] bir kırıntı koparmayı başarırsa, [bundan dolayı] yakıcı bir alevin pençesine düşsün. ⁶
5 Lafzen, “... başaran bir kimse dışında” [yahut “... başaran kimse hariç”]. Ancak bazı otoritelerin (mesela Muğnî) işaret ettiği gibi, illâ edatı bazan, burada olduğu gibi, “fakat/ama” anlamına sahip olan ve bağlacı ile eş anlamlı kullanılmaktadır.6 Bu ifadenin anlamı için bkz. 15:18, not 17. Ayet 4-5’de Allah’ın birliği vurgulandıktan sonra, 6-10. ayetlerden oluşan pasajda, insanoğlunun O’nun yarattığı evrenin zenginliğini ve derinliğini tam olarak kavramaktan aciz bulunduğu gerçeğine işaret eder. Biz burada 34:9’un bir yankısını görmekteyiz: “Onlar, göğün ve yerin ne kadar az kısmının önlerine serildiğini, ne kadarının da gizlendiğini görmezler mi?” Böylece, ayetin devamında dolaylı bir soru biçiminde ifade edilmiş olan yeniden dirilme temasına yeni ve dolaylı bir yaklaşımda bulunulmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ancak, onlardan biri oradan bir bilgi kırıntısı kapacak olursa yakıcı bir alev topu yetişip onu hemen yok eder. 26/210...212
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ancak bir (bilgi) kırıntısı kapanlar olursa, onlar da delik deşik eden bir ateş korunun pençesine düşsünler.[³⁹⁹¹]
[3991] Sâkıb, “oyan, delik deşik eden, yakan, kalbura çeviren bir kor alev” (Lisân). Kelimenin belirsiz olması, bu kor alevin gördüğümüzün dışında veya ender görülen şaşırtıcı mahiyetine delâlet eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığı yapan olabilir, onu da, delip geçen bir alev takip eder! (Ve yakalar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihâb (ışın) izler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ancak bir çalıp çarpan müstesna. Ona da hemen bir parça ateş parçası ulaşıverir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne var ki içlerinden birisi bir söz kırıntısı kapmayı başarırsa, derhal yakıcı ve delici bir ışın onu kovalar. [15, 8-12]
Cahiliye Arapları arasında kehanet pek yaygın idi. Kâhinlerin cinlerle irtibatlı olarak gaybî haberler getirdiklerine inanırlardı. Hz. Peygamber (a.s.)’ı da öyle nitelendirdiler. Allah, şeytanların Mele-i Âlaya yaklaşır yaklaşmaz, delici bir ışın tarafından kovalandıklarını bildirir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yalnız (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihab (ışın)izler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak şeytânlardan ba'zıları semâya yaklaşarak bir söz çalar ki onı da derhâl parlak bir şihâb ta'kîb ider.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan kim bilgi hırsızlığı yaparsa, delici bir ateş parçası hemen onun peşine düşer.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak kulak hırsızlığıyla birşey kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler.(6)
(6) 15:18’in açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yüce konseyden bir söz çalıp çarpan olabilirse de onun peşine hemen delici, alevli bir yıldız takılır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā ol kim ķapdı bir ķapmaķ ya'nį firişteler sözinden pes ardınca oldı anuñ ılduz rūşan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İllā ol kimse ki bir kelime ḳapa anlardan, pes ardınca atılur bir ḳatı odluılduz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ancaq (şeytanlar içərisində mələklərin söhbətlərindən bir sözü, bir xəbəri) çırpışdıran (oğrun-oğrun öyrənən) olsa, onu da dərhal yandırıb-yaxan bir ulduz (hər şeyi dəlib keçən bir mə’şəl) tə’qib edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Save him who snatcheth a fragment, and there pursueth him a piercing flame.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Except such as snatch away something by stealth, and they are pursued by a flaming(4039) fire, of piercing brightness.
4039 See last note and Cf. 15:18 and notes 1953-54.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
an- cak
مَنْ
o kim- se ki
خَطِفَ
kaptı
الْخَطْفَةَ
kaparak
فَاَتْبَعَهُ
hemen onu takip etti
شِهَابٌ
bir ışık
ثَاقِبٌ
delip ge- çen yakıcı
Ancak (o meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen yakıcı bir ışık takip eder.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
خَطِفَ
Fiil-I
خ ط ف
Kapıverdi, kaptı, yakaladı
خَطْفَة
İsim
خ ط ف
Kaparak yakalayış
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
شِهَاب
İsim
ش ه ب
Yakıcı bir ışık, bir kor
ثَاقِب
Etken fiil
ث ق ب
Delip geçen, delen