ama eğer birisi ⁵ [bu bilgiden] bir kırıntı koparmayı başarırsa, [bundan dolayı] yakıcı bir alevin pençesine düşsün. ⁶
5 Lafzen, “... başaran bir kimse dışında” [yahut “... başaran kimse hariç”]. Ancak bazı otoritelerin (mesela Muğnî) işaret ettiği gibi, illâ edatı bazan, burada olduğu gibi, “fakat/ama” anlamına sahip olan ve bağlacı ile eş anlamlı kullanılmaktadır.6 Bu ifadenin anlamı için bkz. 15:18, not 17. Ayet 4-5’de Allah’ın birliği vurgulandıktan sonra, 6-10. ayetlerden oluşan pasajda, insanoğlunun O’nun yarattığı evrenin zenginliğini ve derinliğini tam olarak kavramaktan aciz bulunduğu gerçeğine işaret eder. Biz burada 34:9’un bir yankısını görmekteyiz: “Onlar, göğün ve yerin ne kadar az kısmının önlerine serildiğini, ne kadarının da gizlendiğini görmezler mi?” Böylece, ayetin devamında dolaylı bir soru biçiminde ifade edilmiş olan yeniden dirilme temasına yeni ve dolaylı bir yaklaşımda bulunulmaktadır.