close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veleta’lemunne nebeehu ba’de hîn(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Onun haberinin (ve hükümlerinin gerçek ve geçerli olduğunu) bir zaman sonra kesinlikle bilip anlayacaksınız (ama iş işten geçmiş olacaktır.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Kur'ân'ın verdiği haberlerin doğruluğunu, bir süre sonra bilip anlayacaksınız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Onun verdiği haberin doğruluğunu, Kur'ân'a sahiplenenlerin hâkimiyetini, ilgisiz kalanların hata ettiğini, bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/19; 11/17.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun haberini bir süre sonra muhakkak bileceksiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gerçekten onun haberini bir zaman sonra öğreneceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak onun haberini (verdiği haberlerin doğruluğunu) bir zaman sonra, (öldükten sonra) bileceksiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve çok kısa bir zaman sonra, haberini (gerçekliğini) kesinkes öğreneceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onun verdiği haberlerin gerçek olduğunu, bir zaman sonra çok iyi anlayacaksınız.[485]
[485] Sâd sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVI, 309-311.  
Besim Atalay
swap_vert close
86,87,88. Diyesin ki: «Sizden hiçbir ödül istemiyorum, size bir şey öne sürmem de, ancak bu âlemlere öğüttür, bir zaman sonra haberini herhal öğrenirsiniz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
Bkz. 6/67  
Cemil Said
swap_vert close
Bir vakit sonra büyük haberi öğreneceksiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra öğreneceksiniz."*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Onun haberlerinin doğruluğunu bir süre sonra mutlaka öğreneceksiniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve onun bildirdiklerinin gerçekliğini bir zaman sonra öğreneceksiniz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir zaman sonra çok iyi öğreneceksiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ve onun haberlerini bir süre sonra öğreneceksiniz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Herhalde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her halde onun haberini bir zaman sonra bileceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve onun (Kur’ân’ın) verdiği haberlerin doğruluğunu, bir zaman sonra (kiminiz dünyada, kiminiz âhirette) gâyet iyi bilip anlayacaksınız.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onun haberini bir zaman sonra kesinlikle bileceksiniz.¹
1- Onun verdiği haberin, mutlaka doğru olduğunu, zamanı gelince görüp anlayacaksınız.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Her halde onun mühim haberini bir zaman sonra (hepiniz) bileceksiniz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Ve onun haberini bir zaman sonra mutlaka bileceksiniz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!" *
(*) Son âyette geçen nebe’ kelimesi “haber” anlamına gelir. Haber, “realiteye uygun bildirim” demektir; nitekim asılsız bildirime “yalan haber”denir. Şu halde haberde asıl olan, duyurulan bilginin gerçekliğidir…“Onun bildirdiklerinin gerçekliğini bir zaman sonra öğreneceksiniz” ifadesi müslümanlar için gelecekte İslâm’ın başarıya ulaşacağını bildiren bir müjde, inkârcılar için de bir uyarı anlamı taşımaktadır. Nitekim müşriklerin bütün karşı çabalarına, mücadelelerine, zulüm ve baskılarına rağmen bu müjde adım adım gerçekleşmiş; daha Resûlullah aleyhisselâm hayattayken Arap yarımadasında şirkin kökü kazınmış; nihayet bir asır gibi kısa bir zamanda İslâm üç kıtaya yayılan, çeşitli milletlerce benimsenen evrensel bir din haline gelmiştir. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 593)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Bu uyardığım haberlerin doğruluğunu, bir müddet sonra (kıyamet gününde) öğreneceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun her dediği çıkacaktır, sonra anlarsınız."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Bir zaman sonra haberinin doğru çıktığını herhalde bilmiş olacaksınız.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onun haberini bir müddet sonra mutlaka öğreneceksiniz.³²
32 Krş. Nebe’, 78/1-5  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onun (gaybi) haberlerini (doğruluk açısından) bir zaman sonra bileceksiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onun dünya ve âhiretle ilgili haber verdiği her olayın, verdiği her sözün bir bir gerçekleştiğini, kısa bir süre sonra —kimini dünyada, kimini âhirette— kesinlikle göreceksiniz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onun uyarıcı haberini bir süre sonra elbette bileceksiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onun doğruluğunu zamanla anlayacaksınız. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Okunan ayetlerin mutlak doğrular, mutlak gerçekler olduğunu bir gün mutlaka öğreneceksiniz. Sizler istediğiniz kadar yalanlayın! Bilim şöyle der, ilim böyle der deyin! İstediğiniz kadar biz görmediğimize inanmıyoruz deyin! Sanki her şeyi görüyormuş biliyormuş gibi hareket edin! Unutmayın ki sizler ancak görme sınırlarınız içindekileri görebilirsiniz. Onun için anlatılanlar başınıza geldiği gün eyvahlarınız hiçbir işe yaramayacaktır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Haberini bir süre sonra öğreneceksiniz. [*]
Bu “haber”ler muhatapların inkâr durumuna göre bir tehdit olarak da düşünülebilir. Nebe’ suresinin ilk ayetlerinde ve Tekâsür suresinde de bu konuya dikkat çekilmektedir. Nitekim bu gerçekleri bazı müşrikler dünyada ölümleri anında, bazıları Bedir’de, bazıları da mahşerde anlamış olacaklardır; ancak bunun onlara herhangi bir faydası olmayacaktır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten onun verdiği haberlerin doğruluğunu bir süre sonra çok iyi öğreneceksiniz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onun anlamını bir süre sonra mutlaka kavrayacaksınız!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onun bildirdiği haberlerin doğru olduğunu bir gün anlayacaksınız. 6/67, 67/29
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ama onun verdiği haberin (gerçek olduğunu) bir zaman sonra mutlaka öğreneceksiniz!”[⁴⁰⁹⁹]
[4099] Zımnen: Ey insan! Öldükten sonra ne olmayı düşünüyorsun? İblis mi, Âdem mi?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki onun haberini, (dünya ve ahiretle ilgili olarak haber verdiği, va’ad, tehdit ve azabı) bir zaman sonra öğreneceksiniz.
( Haberlerinin tümünün -yalan değil- gerçeğin ta kendisi olduğunu anlayacaksınız.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Bir süre sonra "Onun haberi (nin doğru!uğu)nu gâyet iyi bileceksiniz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, onun haber verdiğini bir müddet sonra elbette bilmiş olacaksınız.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onun verdiği haberin doğruluğunu bir süre sonra siz de pek iyi öğrenirsiniz. [6, 19; 11, 17]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bir süre sonra "Onun haberi(nin doğruluğu)nu gayet iyi bileceksiniz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bir zamân sonra onun haberini anlar ve bilirsiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Onun) verdiği haberi, bir süre sonra kesinlikle öğreneceksiniz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onun haberini bir süre sonra öğreneceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onun verdiği haberin gerçek olduğunu bir süre sonra siz de öğreneceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, bir süre sonra onun haberini bileceksiniz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“daħı bilesiz ħaberini bir zamāndan śoñra” ya'nį bedr güni yā ölüm vaķti yā ķıyāmet güni.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı bileceksin anuñ ḫaberini bir zamāndan ṣoñra.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz onun verdiyi xəbəri (Qur’anda deyilənlərin doğru olduğunu) bir müddətdən (öləndən, yaxud qiyamət qopandan) sonra mütləq biləcəksiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And ye will come in time to know the truth thereof.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"And ye shall certainly know the truth of it (all)(4241) after a while."
4241 There may be many things which we in our "muddy vesture of decay" may not fully understand or take in. If we only follow the right Path, we shall arrive at the Goal in the Hereafter, and then everything will be clear to us.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَتَعْلَمُنَّ
ve mutlaka bileceksiniz
نَبَاَهُ
onun haberini
بَعْدَ
sonra
ح۪ينٍ
bir zaman
"Ve onun haber(ler)ini(n doğruluğunu kısa) bir zaman sonra mutlaka (hepiniz) bil(ip öğren)eceksiniz!"
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
نَبَأ
İsim
ن ب ا
Haber
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
حِين
İsim
ح ي ن
Süre, vakit, an