close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
E-unzile ‘aleyhi-żżikru min beyninâ(c) bel hum fî şekkin min żikrî(s) bel lemmâ yeżûkû ‘ażâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kur'an, aramızdan ona mı indirildi? Hayır, onlar, benim vahyimden şüphedeler; hayır, onlar daha tatmadılar azabımı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Haydi yol gösterici bir kitap gerekliydi diyelim, ama bu) "Zikir (Kur’an), içimizden (kala kala) Ona mı (Hz. Muhammed’e mi) indirildi?" demişlerdi. Hayır, belli ki, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmadıklarından (böyle hareket etmektedirler).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İçimizde ilâhî uyarı O'na mı indirildi?” dediler. Hayır, onlar benim mesajıma karşı şüphe içindeler, evet onlar henüz azabımı tatmadılar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?” dediler. Aksine, onların, Muhammed'in güvenilir birisi olduğundan şüpheleri olmadığına göre, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur'ân'ın benim tarafımdan indirildiğinden bir kuşkuları var. Aslına bakarsanız, onlar benim azâbımı tatmadılar.
bk. Kur’an-ı Kerim, 43/31-32.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Zikir (Kitap) aramızdan ona mı indirildi." Hayır onlar benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tatmadılar.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?' Hayır, onlar Benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz Benim azabımı tatmamışlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O Kur'an, aramızdan O'na mı indirilmiş!” (dediler). Doğrusu o kâfirler, benim Kur'an'ımdan şübhededirler. Doğrusu onlar henüz azabımı tadmadılar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Aramızda neden zikir (mesaj) ona insin?” (dediler.) Fakat onlar, mesajımız hakkında tereddüt içindedirler. Daha doğrusu onlar, henüz azabımızı tatmış değiller.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Kur'ân içimizden sadece ona mı indirildi?” Doğrusu onlar, gönderdiğimiz Kur'ân hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.
Besim Atalay
swap_vert close
Aramızdan yalnız ona mı Kur'an gelmiş?» derler; hayır, onlar kitabımızdan şüphelidirler; hayır, onlar azabımı hiç tatmamışlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ne yani! İçimizden (başka kimse bulunamamış da) Kitap ona mı inmiş?” Hayır, hayır! Onlar, (sırf kibir ve gururları sebebiyle) Benim mesajım konusunda şüphe içinde bocalamaktadır. Gerçekte onlar, henüz azabımı tatmadılar, (tatsalardı böyle yapmazlardı).
Cemil Said
swap_vert close
6,7,8. Reisleri birbirlerinden ayrılırken diyorlardı ki: "Gidiniz yine ma’bûdlarınızın dîninde sebât idiniz, istenilen şey sizin bu dîni terk itmenizdir. Biz evvelki dînde böyle bir şey işitmedik, Muhammed’in dîni uydurmadır. Böyle bir ilhâm içimizden yalnız âna mı gelir idi?" Evet bizim ihbârâtımızdan şübhe diyorlar, ’azâbıma dûçâr olmadılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
6,7,8. Onlardan ileri gelenler: "Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Başka dinde de bunu işitmedik; bu ancak bir uydurmadır. Kuran, aramızda ona mı indirilmeliydi?" dediler. Hayır, bunlar Kuran'ımızdan şüphededirler. Hayır, azabımızı henüz tatmamışlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
6,7,8. İçlerinden ileri gelenler, “Gidin, ilâhlarınıza tapmaya devam edin. İşte bu istenen şeydir. Biz bunu son dinde (en son dinî inanışlarda) duymadık. Bu ancak bir uydurmadır. O zikir (Kur’an) içimizden ona mı indirildi?” diyerek kalkıp gittiler. Hayır, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) şüphe içindedirler. Hayır, henüz azabımı tatmadılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İlâhî uyarı içimizden ona mı indirildi şimdi!” İşin doğrusu onlar benim uyarım karşısında kuşku içindedirler. Hayır, azabımı henüz tatmadılar!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
6, 7, 8. Onlardan ileri gelenler: Yürüyün, tanrılarınıza bağlılıkta direnin, sizden istenen şüphesiz budur. Son dinde de bunu işitmedik. Bu, ancak bir uydurmadır. Kur'an aramızdan ona mı indirildi? diyerek kalkıp yürüdüler. Hayır! Onlar kitabım hakkında şüphe içindedirler. Hayır! Azabımı henüz tatmadılar.  
 Bu âyetlerde, Hz. Peygamber’in de davet edildiği Ebu Talib’in evindeki toplantı ve onun neticesi haber verilmektedir. Kur’an-ı Kerim’i inkâr edenler, babalarının dinlerinde böyle bir şey duymadıklarını iddia ediyorlardı.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Mesaj, neden aramızdan ona indirildi?" Aslında, onlar mesajımdan kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabı henüz tatmadılar.
Kuran'ın bir ismi de Mesaj (Zikir) dir. Burada sözü edilen mesaj, hem Kuran'a ve hem de ilk ayette bildirildiği gibi Kuran'ın içerdiği bir mesaja da işaret ediyor. Bir başka deyişle, Mesaj, bu çağın insanına yeni bir mesaj içermektedir. Kuran, mesaj içinde mesaj, nur içinde nurdur (24:35). Mesajın niteliği için bak 74:30-35.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Kur'ân aramızdan ona mı indirilmiş?" dediler. Doğrusu onlar benim Kur'ân'ımdan bir kuşku içindeler. Ve doğrusu onlar henüz azabımı tatmadılar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O zikr aramızdan ona mı indirilmiş? doğrusu onlar benim zikrimden bir kuşkulu şekk içindeler, doğrusu henüz azâbımı tatmadılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zikir (Kur’ân), içimizden (başka kimse kalmamış da) ona mı gönderilmiş” (dediler). (Resûlüm!) Doğrusu onlar, (aslında) benim zikrimden şüphe içindedirler. Hayır! Onlar henüz azabımı tatmadılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Zikir¹, aramızda ona mı indirildi? Oysaki onlar Benim zikrimden kuşku içindedirler. Hayır, onlar azabımı henüz tatmadılar.
1- Öğüt, vahiy.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«O Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş»?! Hayır, onlar benim vahyimden şübhededirler. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
6,7,8. Onların ileri gelenleri ise: “Yürüyün ve ilâhlarınızın üzerine sabredin (onlara bağlı kalın); çünki bu, elbette (sizden) istenen şeydir. (Biz) bunu (bize anlatılan tevhid inancını) son dinde (Îsâ'nın dîninde de) işitmedik. Bu, uydurmadan başka birşey değildir! Zikir (Kur'ân) aramızdan (ine ine) ona mı indirildi?” diye kalkıp gittiler. Hayır! Onlar benim zikrimden (Kur'ân'ımdan) şübhe içindedirler. Hayır! (Onlar) benim azâbımı henüz tatmadılar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
"O Zikir (uyarı, ilahi mesaj ve doğru bilgi başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı (Muhammed’e mi) indirildi?" (Resulüm!) Doğrusu, onlar benim Zikrimden (Kur’an’dan) yana şüphe içindedirler. Doğrusu, onlar henüz (Kur’an’da vaad edilen) azabımı tadmış değillerdir!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Zikir (Kur’an), aramızdan ona mı indirilmesi gerekiyordu?” dediler. Hayır, onlar (senden değil) benim öğüdümden şüphe içerisindeler. Ayrıca henüz azabımı da tatmadılar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kur’an bizim aramızda yalnız ona mı bildirildi?" diyorlar, besbelli ki onlar Benim Kitap’ıma karşı şüphe içindedirler. Besbelli ki onlar Benim azabımı henüz tatmamışlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Aramızdan yalnız ona mı Kur/an inzâl olundu [⁷]» dediler. Hayır, onlar Kur/an hakkında şek içindedir. Belki hâlâ azabımı tatmamışlardır.
[7] Niye eşraf ve büyüklerimizden Velit bin Muğîr'e veya Urvetü bin Mes'uda nâzil olmuyor  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Bu zikr/Kur’an içimizden sadece ona mı indirildi?” (dediler). Bilakis onlar Kur’an [zikr] konusunda ikilemdedirler [şekk]. Bilakis onlar (henüz) azabımı tatmadılar.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Zikir (Kur'an), içimizden ona mı indirildi?” Hayır, onlar benim zikrimden bir kuşku içindedirler. Hayır, onlar henüz benim azabımı tatmamışlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Haydi Allah bir kitap gönderdi diyelim; peki bu uyarı, aramızdan yalnızca ve özellikle ona mı indirildi? İçimizde Muhammed’den daha zengin, daha güçlü ve daha akıllı adam yok muydu? Allah madem emirlerine uymamızı istiyor, neden hepimize ayrı ayrı melek göndermiyor?” Hayır; onlar aslında, Benim uyarım olan Kur’an’dan yana şüphe içindeler! Daha doğrusu onlar, Benim azâbımı henüz tatmadılar! Bu yüzden küstahça başkaldırıyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Aramızdan, Zikir ona mı indirildi?”. Aksine, onlar benim zikrimden şüphe içindedir. Henüz benim azabımı tatmadılar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Biz var iken Söz, ona mı düşmüş " dediler. Onlar benim Söz'ümden kuşkudalar. Çünkü henüz benim acımı tatmadılar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Bize içimizden elçi olarak bu mu seçildi? Onun elçilikte ne hakkı olabilir? İçimizde elçiliğe ondan daha layık olanlar var!” dediler. Onlar gönderdiğimiz elçiyi, gönderdiğimiz ayetlerimizi inkâr ettiler. Yaptıklarından dönmezlerse azabımızı hak edecekler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
[Zikr] (Kur’an), aramızdan ona (Muhammed’e) mi indirildi?” [*] Aslında (onlar) [zikr]imden (Kur’an’dan) şüphe içindedir. Aslında onlar azabımı henüz tatmadılar.
İnkârcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü’minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
7,8. (Ve devamla): “Biz böyle bir şeyi daha önceki hiç bir dinde¹ duymadık. Bu, tamamen uydurmadan başka bir şey değildir.² Hem bu zikir içimizden (başka kimse kalmadı da) ona mı indirildi?” dediler. Doğrusu, onlar esas benim zikrim (olan Kur’an’dan) şüphe ediyorlar ve onlar henüz Benim azabımı tatmadılar.
1 Burada son dinden kastedilen büyük ihtimâlle Hıristiyanlıktır. Ancak; diğer dinlerin de anlaşılma ihtimâli vardır. Yukarıdaki tercüme bu sebeble yapılmıştır. Bu âyet, “Biz, böyle bir şeyi son dinde bile duymadık.” şeklinde de tercüme edilebilir.2 Ebû Talib hastalandığı zaman Kureyş’ten içlerinde Ebû Cehil’in de bulunduğu bir heyet geldi. Onun yanına girdiler ve: “Kardeşinin oğlu bizim ilâhlarımıza hakaret ediyor, şöyle şöyle diyor, ona haber göndersen de onu böyle söylemekten men etsen” dediler. Ebû Tâlib, Efendimize haber gönderdi. Peygamber (s.a.v.) geldi ve odaya girdi, Ebû Talibin yanında bir kişilik yer vardı. Oraya oturmasın diye Ebû Cehil sıçradı ve oraya oturdu. Rasulullah (s.a.v.) amcasının yakınında oturacak yer bulamayınca kapının yanında oturdu, Ebû Talib: “Ey kardeşimin oğlu! Kavmin yine senden şikâyet ediyorlar, sen onların ilâhlarına hakaret ediyor ve şöyle şöyle diyormuşsun” dedi, Rasulullah (s.a.v.) de: “Ey amcam! Ben onlardan bir kelimeyi söylemelerini istiyorum. Bir kelime ki onunla Arap onlara bağlanacak, Acem onlara cizye verecek” dedi. Bunun üzerine müşrikler sevindiler ve: “Babanın aşkına ondan fazlasını veririz, ne o kelime?” dediler. Rasulullah (s.a.v.): “O bir tek kelime, (لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ)’dır der demez telâş ile kalktılar ve elbiselerini çırparak: “Bu pek çok ilâhı, bir tek ilâh mı yapıyor? Bu, kesinlikle tuhaflıktan da öte bir şey.” dediler. Bu olay üzerine sâd suresinin ilk yedi ayeti nazil oldu. (Tirmîzî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ne yani! [İlahî] uyarı, içimizden bir tek o’na mı indirildi?” Evet, onlar yalnız Benim uyarıma karşı şüphe içindeler. ¹¹ Evet, onlar henüz Benim azabımı ¹² tatmadılar.
11 Lafzen, “onlar ...den şüpheye düşmüşlerdir”: Yani, onların güvensizliğine yol açan şey, Hz. Peygamber’in kişiliği değildir, tersine o’nun tebliğ ettiği mesajın özü’dür, ve özellikle de onların düşünce tarzlarına ve sosyal geleneklerine ters düşen Allah’ın mutlak birliği ve benzersizliği konusundaki ısrarıdır.12 Zımnen, “hakikati inkar edenlere gösterdiğim azabı”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Hem bu Kuran, içimizden başka kimse yokmuş gibi ona mı indirilmiş? Aslında onlar benim zikrimden şüphe etmektedirler. İşin doğrusu onlar benim azabımı henüz tatmamışlar. 43/31
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ne yani, aramızdan ilâhî mesajın indirileceği bir o mu kaldı?” Ama hayır, onlar asıl Benim uyarıma karşı şüpheyle yaklaşıyorlar; dahası, belli ki onlar henüz azabımı tatmamışlar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
O Kur'an aramızdan ona mı indirilmiş?" (Aramızda buna çok daha layık olan yok muydu.) diyerek karşı çıktılar. Hayır. Onlar benim vahyimden kuşku içindedirler, çünkü azabımı henüz tatmadılar.
Osman Fırat
swap_vert close
O Zikir (Kur’an) aramızdan ona mı indirildi? Doğrusu, onlar benim Zikr’im’den yana şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azâbımı tadmadılar!..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«O Kur'an, bizim aramızda O'nun üzerine mi indirilmiştir?» (dediler). Hayır. O münkirler Benim vahyimden tereddütler içindedirler. Hayır. Azabımı henüz tatmadılar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz bu kadar eşraf dururken, kitap gönderilecek bir o mu kalmış! ” Hayır, hayır! Onlar Benim buyruklarım hakkında tam bir şüphe içindedirler, doğrusu onlar azabımı henüz tatmadılar. [43, 31-32]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O Zikr (uyarı, başka kimse kalmadı da) aramızdan ona mı indirildi? Doğrusu, onlar benim Zikr'imden yana şüphe içindedirler. Hayır, onlar henüz azabımı tadmadılar!..
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Bizim aramızdan (eşrâf ve ruesâmız var iken) ona mı kitâb inzâl olundı?" didiler. Evet. O kâfirler vahyimizden ve inzâl iylediğimiz kitâbdan şekdedirler. Henüz bizim 'azâbımızı tadmamışlardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bu bilgi aramızdan ona mı indirildi?” derler. Aslında bunların benim bilgimden şüpheleri var. Yok yok... Henüz azabımı tatmadılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kur'an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır, onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar!
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Aramızdan ona mı kitap inmiş?” Doğrusu onlar Benim kitabımdan kuşku içindeler. Fakat henüz azabımı tatmadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Öğüt ve uyarı, içimizden ona mı indirildi?" Hayır, onlar benim zikrimden/Kur'an'ımdan kuşkudadırlar. Hayır, onlar benim azabımı henüz tatmadılar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“ay, indürinildi mi anuñ üzere kitāb aramuzdan?” belki anlar şek içindedür kitāb’umdan belki datmadılar 'aźābumı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ üstine mi indi Ḳur’ān bizüm ortamuzda? dirler. Bel ki anlar şekiçindedürler menüm ẕikrümden. Bel ki benüm ‘aẕābumı dadmadılar henüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər Qur’an aramızdan onamı nazil olmuşdur?! (Halbuki o, yaşca bizdən kiçik, özü də kasıbdır)”. Doğrusu, onlar Mənim Qur’anım barədə şəkk-şübhə içindədirlər. Doğrusu, onlar hələ Mənim əzabımı dadmamışlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Hath the reminder been revealed unto him (alone) among us? Nay, but they are in doubt concerning My reminder; nay but they have not yet tasted My doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"What! has the Message been sent to him -(4154) (Of all persons) among us?"...but they are in doubt concerning My (Own) Message!(4155) Nay, they have not yet tasted My Punishment!
4154 Here comes in envy. 'If a Message had to come, why should it come to him, the orphan son of 'Abd Allah, and not to one of our own great men?' 4155 They have no clear idea of how Allah's Message comes! It is not a worldly thing to be given to anyone. It is a divine thing requiring spiritual preparation. If they close their eyes to it now, it will be brought home to them when they taste the consequences of their folly!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ءَاُنْزِلَ
indirildi mi
عَلَيْهِ
ona
الذِّكْرُ
zikir
مِنْ بَيْنِنَاۜ
aramızdan
بَلْ
bila-kis
هُمْ
onlar
ف۪ي شَكٍّ
bir şüphe içindedir
مِنْ ذِكْر۪يۚ
Benim zikrimden
بَلْ
bila-kis
لَمَّا يَذُوقُوا
henüz tatmadılar
عَذَابِۜ
azabımı
"Zikir (olan Kur'ân) aramızdan ona mı indirildi?" (dediler.) Hayır! Onlar Benim Zikrim (olan bu Kur'ân) hakkında şüphe içindedirler. Doğrusu onlar, henüz Benim azabımı tatmadılar!
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
شَكّ
İsim
ش ك ك
Şüphe
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
ذَاقَ
Fiil-I
ذ و ق
Tattı, hissetti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza