close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 46. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnâ aḣlasnâhum biḣâlisatin żikrâ-ddâr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Biz onları, daima yurtları olan ahireti anma huyuyla yarattık da özleri temiz, ihlas sahibi kullar ettik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Biz onları (ve elbette her asırdaki sadık ve sağlam Müslümanları) tam bir hulusiyetle (samimiyet ve gayretle) YURDU düşünüp-anan (dünyada bağımsız memleket şuuru, ahirette ise cennet huzuru ve arzusu taşıyan) ihlas sahipleri kıldık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onları ahireti sürekli hatırlama özelliğiyle samimi, halis kullar yaptık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz onları samimiyetle, asıl yurt, âhiret düşüncesine rağbet eden ve insanları âhiret hayatına inanmaya teşvik eden has kullarımızdan kıldık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz onları (ahiret) yurdu(nu) anmaktan ibaret halis bir özellikle ihlaslı kimseler kıldık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten biz onları, katıksızca (ahiretteki asıl) yurdu düşünüp-anan ihlas sahipleri kıldık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü biz, onları, ahiret yurdunu anmaktan ibaret pak bir hasletle hâlis (insanlar) kıldık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onları, ahireti sürekli hatırlama özelliğiyle, samimi halis kullar yaptık.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onları daima âhireti düşünen ihlâslı kullar kıldık.
Besim Atalay
swap_vert close
Özden olarak ahreti anmaları yüzünden onları katıksız kullar eyledik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler kabul ettik.
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânlara dâimâ âhireti zikr itdirerek kalblerini tasfiye iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz biz onları, ahiret yurdunu düşünme özelliği ile (temizleyip) ihlâslı kimseler kıldık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Âhiret yurdunu hatırda tutmadaki samimiyetleri sayesinde onları günahlardan arındırdık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz onları özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlâslı kimseler kıldık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Salt ahireti düşündükleri için onları salt/dupduru kıldık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Çünkü biz onları temiz bir hasletle, hâlis yurt (ahiret) düşüncesine ermiş has kullarımızdan kılmışızdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Çünkü biz onları temiz bir hassa, halîs yurd düşüncesiyle halîslerimizden kılmışızdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onları (tam bir samimiyet ve gayretle) âhiret yurdunu düşünen, ihlâslı kimseler kıldık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz, onları sürekli ahiret yurdu düşüncesiyle arınmış, samimiyet sahibi kimseler yaptık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Çünkü biz onları katkısız (şaibesiz) bir hasletle — ki (bu dâima) yurd (ları) nı hatırlama (ları ve onun için çalışmaları) dır — haalis (insanlar) yapdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Çünki biz onları, hâlis (bir haslet) olan âhiret düşüncesiyle ihlâslı (kimseler) kıldık.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) kabul ettik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların bu özelliklerinden dolayı, onları ahiret yurduna örnek kullar olarak seçtik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Biz onları hep yarınki yurtlarını düşünme özü ile özleştirdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz onları halis bir hasletlerinden dolayı halis kul yaptık, bu da dâr-ı âhireti anıp ölümden gafil bulunmamalarından dolayı idi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Muhakkak ki Biz onları içi tertemiz/ihlâslı, kimseler yaptık ki, özellikle ahiret yurdunu (devamlı) hatırda tutsunlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten biz onları, (ahiretteki asıl) yurdu hatırlatan katışıksız (bir haslet ile) halis kıldık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz onları, âhiret yurdunu sürekli gündeme getirerek hatırlama ve buna uygun davranışlar geliştirme gibi üstün meziyetlerinden dolayı, özel bir makâma yücelttik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onları Gerçek Yurd’u hatırlatan ihlâslılar kıldık.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hepsi de öbür dünya aşkıyla yanıp tutuşurdu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz onlar ahireti düşünerek hareket ediyor. Yasalarımıza uyarak yaşıyorlardı. Böylece onlar; samimi, gönülden bize bağlı insanlar olarak tertemiz bir hayat yaşadılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki onları ahiret yurdunu hatırlama duygusuyla arı duru bir özellikle saflaştırmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz onları, âhiret yurdunu düşünen, (Bize) gönülden bağlı kullar yaptık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz onları arı-duru bir düşünce aracılığıyla temizledik: öteki dünyayı ⁴² gözetme [düşüncesiyle].
42 Lafzen, “[nihaî] yurdunu”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar bizim özellikle ahiret yurdunu düşünüp önemseyen, ihlâslı kullarımız. 60/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz onların şahsiyetlerini arı duru bir tasavvurla saflaştırdık (ki, ebedî) yurdu hep hatırda tutsunlar;
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kuşkusuz biz onları daima ahiret yurdunu düşünen ihlas sahibi kimseler kıldık.
Osman Fırat
swap_vert close
Şüphesiz biz onları bir arınmayla arındırdık ki O diyarı (ahireti) hatırlasınlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Şüphe yok ki, Biz onları dar-ı ahireti düşünme hasletiyle mümtaz, ihlâs sahipleri kılmıştık.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz onları özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kişiler kıldık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz onları ahiret yurdunu düşünme özelliğiyle temizleyip, kendimize halis (kul) yaptık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz onları, dâimâ âhireti zikr ider ihlâs-ı tâm ile muhlis kıldık.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Samimiyetle ahirete odaklanmalarına karşılık onları bize karşı samimi kişiler saydık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz onları gerçek yurdu düşünen, tam olarak arınmış, ihlaslı kimseler kılmıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onları, özellikle âhiret yurdunu düşünen ihlâslı kullar kıldık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onları, yurdu düşünme özellikleriyle yücelen tertemiz kullar yaptık.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ biz ħālis eyledük anları ħālis olmaġıla [243b] āħiret sarāyın aramaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz anları muḫliṣ ḳılduḳ iḫlāṣ‐ıla, āḫiret evini añmaġ‐ıla.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz yurdu (axirət yurdunu) anmaq xislətini onlara məxsus elədik. (Onlar naz-ne’mətə, şan-şöhrətə uymayıb ömürlərini Allaha ibadət və itaət içində keçirdər, dünyalarından daha çox axirətləri haqında düşünərdilər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! We purified them with a pure thought, remembrance of the Home (of the Hereafter).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Verily We did choose them for a special (purpose)- proclaiming the Message of the Hereafter.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَخْلَصْنَاهُمْ
onları ihlâslı kıldık
بِخَالِصَةٍ
samimi bir şekilde
ذِكْرَى
zikreden
الدَّارِۚ
yurdu
Şüphesiz Biz onları samimi bir şekilde (asıl varılacak yer olan âhiret) yurdu(nu) zikreden (ve onun hesabını yapan) ihlâslı (kullar) kıldık.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَخْلَصَ
Fiil-IV
خ ل ص
Has kıldı, ihlâslı kıldı
خَالِصَة
Etken fiil
خ ل ص
Sadece, has, mahsus, samimi
ذِكْرٰى
İsim
ذ ك ر
Hatırlama, zikir, ihtar, öğüt, nasihat, uyarı, anma
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev