close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 25. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feġafernâ lehu żâlik(e)(s) ve-inne lehu ‘indenâ lezulfâ ve husne meâb(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve biz de onun bu.suçunu örttük ve şüphe yok ki onun, katımızda bir yakınlık derecesi ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Biz de şüphe ve endişesinden dolayı) Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun (Davud’un) Bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir makamı (bulunmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz de O'nu bağışladık, çünkü O katımızda bize yakın olanlardandır, O'nun dönüp geleceği yeri de güzeldir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu davranışından dolayı onu bağışladık. Yanımızda onun bir yakınlığı, bir değeri; aydınlık bir ömürlük güzel bir yolu, güzel bir hayatı var.
Ahmet Varol
swap_vert close
Biz de onun bu (hatası)nı bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda bir yakınlığı ve güzel bir varış yeri (veya geleceği) vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun Bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz de onun bu hatasını bağışladık. Gerçekten onun, bizim katımızda bir yakınlığı ve güzel bir akıbeti (cenneti) vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz onun bu korkusunu sildik. Kesin olarak onun bizim yanımızda yüce bir makamı ve güzel yeri vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz de onu, verdiği bu hükümden dolayı bağışladık. Katımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz de onu bağışladık, yanımızda yakınlığı, güzelce de bir döneyi var onun
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz de onun bu husustaki hatasını bağışladık. Çünkü onun yanımızda yüksek bir değeri (kredisi) ve dönüp geleceği güzel bir makamı vardı.
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânı ’afv itdik yanımızda bir mahal ve güzel bir mekân virdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Böylece onu bağışlamıştık. Katımızda onun yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz de bunu ona bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz de onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı, güzel bir geleceği vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonra bu tutumundan dolayı onu bağışladık. Kuşkusuz yanımızda onun yüksek bir makamı ve güzel bir geleceği vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Böylece onu bağışladık. Yanımızda onun yakınlığı ve güzel bir yeri vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz de o zannettiği şeyi kendisine bağışladık. Şüphesiz yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz de onu kendisine mağrifet buyurduk ve hakıkat ona ındimizde kat'î bir yakınlık ve bir akıbet güzelliği vardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz de ona mağfiretimizi lütfettik, Şüphesiz onun, nezdimizde değerli bir makamı ve onun için güzel bir dönüş yeri (olan cennet) vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece onu bundan dolayı bağışladık. Onun yanımızda yüksek konumu ve iyi bir sığınağı vardır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz de onu saalih (bir zât olarak) intihab etdik. Nezdimizde onun muhakkak bir yakınlığı ve bir akıbet güzelliği vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine (biz de) ondan bunu (bu zellesini) affettik. Ve şübhesiz ki katımızda onun için elbette bir yakınlık ve güzel bir âkıbet vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz de onun için bunu (onun bu hatasını) bağışladık. Ve muhakkak ki, onun katımızda bir yakınlığı ve güzel bir dönüş yeri de (ağırlanışı) vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizde bunu ona bağışladık. Dâvud bizim katımızda bize yakın olup ve güzel bir yere sahip idi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz de onu yarlıgadık. Çünkü onu katımızda Bize yakın kıldık, ona güzel bir yer ayırdık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz de onun bu hâlini [¹¹] yarlıgadık, çünkü o, nezdimizde bize yakın bulunacak, dönüp geleceği yeri de güzel olacaktır.
[11] Mücerret dâva ile zulüm ettiğine hükmetmesini. Yahut, başkasının, Urya'nın talip olduğu bir kadını, ehli ona nikâhtan vazgeçtikten sonra alması hususunu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz de onu bundan dolayı bağışladık. Muhakkak ki Biz’im katımızda onun bir saygınlığı [zulfâ] ve güzel bir sonu/ geleceği [me’âb] vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz de, bu samîmiyetinden dolayı ona mağfiretimizi lütfettik, kararını ve kulluğunu kabul ettik. Doğrusu o, katımızda büyük bir dereceye sahiptir ve onun için âhirette de güzel bir gelecek vardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu işte böyle bağışladık. Onun için, katımızda elbette bir yakınlık ve akıbetin güzeli vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz de onun bu dikkatsizliğini bağışladık. Çünkü değerli kulumuz Davûd, bizim hüsnü kabulümüzü hak etmiştir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Davut’un yaptığı tefekkürü kabul ettik. O’nun tövbesini kabul ederek bağışladık. Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık, dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz de bu işte onu bağışlamıştık. Şüphesiz ki yanımızda onun için (özel) bir yakınlık ve güzel bir varış yeri vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz de imtihanı ondan kaldırdık. Bu (olayın aslı) böyledir. Şüphesiz onun, yanımızda yüksek bir makamı ve (âhirette) güzel bir geleceği vardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Biz de bu [günahı]nı bağışladık: [öteki dünyada] o’nu Bizim yakınlığımız ve menzillerin en güzeli beklemektedir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz de onun bu hatasını bağışladık. Zira onun bizim katımızda özel bir yeri ve güzel bir geleceği vardı. 20/82, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve Biz de bu (hatasını) bağışladık: elbet onu, Bizim katımıza yakınlık ve güzel bir son beklemektedir.[⁴⁰⁶⁶]
[4066] Bu pasajda anlatılan kıssa sonraki müfessirler tarafından peygamberleri masum kılan karakter temizliğinin doğuştan mı, yoksa ahlâkî bir gayret ve mücahede sonucunda mı gerçekleştiği tartışmaları ekseninde ele alınmıştır. İlk tefsir otoritelerinin kelâmî polemikten uzak tavrı bu konuda 20:121-122 ve 28:15-16’da belirginleşen Kur’anî prensibe daha uygun düşmektedir. Bu pasajın arka planını Mukâtil ve Taberî gibi müfessirler şöyle naklederler: Hz. Dâvud’un gönlü evinin damından zaman zaman gördüğü güzel bir hanıma meyleder. Araştırınca hanımın Uriyah adlı bir askerin eşi olduğunu öğrenir. Uriyah Hz. Dâvud’un emriyle gönderildiği bir savaşta ölmüştür. Hz. Dâvud dul eş ile evlenir ve bu evlilikten Hz. Süleyman olur. Eski Ahid’deki anlatım Hz. Dâvud’a iftira niteliğindedir. Bir peygambere zina isnat eden bu versiyon kesinlikle reddedilmelidir (II Samuel, 11:4-5). Hz. Ali bu iftirayı taşıyana iki kat iftira cezası tatbik edeceğini söylemiştir (Keşşaf). Kur’an burada hikâyenin iftiradan arındırılmış şeklini îmâ ederek, Hz. Dâvud’a gelen iki dâvâcı üzerinden ahlâkî bir öğüt verir. Zımnen: Doksan dokuzu elinde tutanlar, başkalarının elindeki bire göz dikmesinler!  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz de onu bağışladık. Kuşkusuz onun katımızda yüksek bir makamı ve güzel bir sonu vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz de böylece onu bağışladık Şüphesiz katımızda onun için bir yakınlık ve dönüp geleceği güzel bir yer vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık bunun için O'nu yarlığadık, ve şüphe yok ki, O'nun için Bizim katımızda elbette bir yakınlık vardır ve bir akıbet güzelliği vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onun bu hatasını bağışladık. Muhakkak ki onun Bize yakınlığı ve güzel bir âkıbeti vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz de ondan bunu affettik. Yanımızda onun bir yakınlığı ve güzel bir geleceği vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz ona mağfiret itdik ve onun içün 'indimizde kurbiyet ve güzel bir merci' vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Biz de onun hatasını bağışladık. Katımızda bize daha yakın olma ve mutlu son onun hakkıdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte böylece biz onu bağışlamıştık. Katımızda onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek hazırlamıştık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz de onu bağışladık. Onun için katımızda bir yakınlık ve güzel bir âkıbet vardır.(4)
(4) Bu âyetlerde anlatılanlardan çıkarabileceğimiz anlam şudur: Hz. Davud, mescidde Rabbiyle baş başa iken, alışılmışın dışında bir yolla içeri giren iki kişinin bu hali onu ürkütmüştü. Onlardan biri, aralarındaki meseleyi anlatır anlatmaz Hz. Davud kanaatini beyan etti; hadisenin doğruluğunu araştırmak için daha ötede bir çaba gösterildiğine dair âyette bir ifade göremiyoruz. Fakat Hz. Davud sınandığını anlamakta da gecikmedi; derhal Rabbine yönelerek bağışlanma istedi. Onun bağışlanma istediği kusurunun ne olduğunu öğrenmek için, âyetin gösterdiği şey bundan ibarettir. Şu da unutulmamalıdır ki, Kur’ân, kendisinden önce gelen kitapları hem doğrulayıcı, hem de tashih edicidir; onlara karıştırılmış olan yalan ve iftiraları ayıklar ve kıssaları bize öylece sunar. Buna rağmen, gerek eskilerden, gerekçe çağdaş yorumculardan, Yahudi efsanelerinin cazibesinden kurtulamamış niceleri vardır ki, hadiseye tamamen ters yönden yaklaşır ve eski kıssaları Kur’ân’a arz edeceği yerde, Kur’ân’ın—hâşâ!—eksik bıraktığını onlarla tamamlamaya çalışır; bu uğurda da aklın, hayalin alamayacağı şekilde üretilmiş ve Peygamberleri tezyif etme kastı taşıdığında hiçbir kuşku olmayan senaryolardan medet umarlar. Bu durum, daha Sahabe döneminden itibaren ümmetin başına dert olmuş bir “kıssacılar” sınıfının üremesine yol açmıştır ki, Sahabenin önde gelenlerinin ve Hulefâ-i Râşidînin bu konudaki duyarlılıkları meşhurdur. Hz. Ali’nin “Kim Davud hadisesini kıssacıların anlattığı gibi anlatırsa ona yüz altmış değnek vurdururum” dediği bilinmektedir. Nitekim âyet de kıssanın sonunda “Onun için katımızda bir yakınlık ve güzel bir âkıbet vardır” ifadesiyle, bu tür uydurmaların kapısını kesin bir şekilde kapatmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz de ondan o günahı affettik. Katımızdan onun için bir yakınlık ve güzel bir gelecek var.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yarlıġaduķ aña anı. daħı bayıķ anuñdur bizüm ķatumuzda yaķınlıķ daħı dönecek yir görklüligi ya'nį uçmaķ.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes baġışladuḳ aña ol günāhı. Daḫı Dāvūda bizüm ḳatumuzda yaḳınlıḳvardur ve yaḫşı menziller vardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bunu (o biri iddiaçını dinləməyərək onu zülmkar adlandırmasını və ya belə bir səhv zənnə düşməsini) ona bağışladıq. Həqiqətən, o, (qiyamət günü) dərgahımıza yaxın olacaq və onun qayıdıb gələcəyi yer də gözəl olacaqdır (yaxud onu dünyada çoxlu ne’mət, axirətdə isə gözəl sığınacaq – Cənnət gözləyir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So We forgave him that; and lo! he had access to Our presence and a happy journey's end.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So We forgave him this (lapse): he enjoyed, indeed, a Near Approach to Us, and a beautiful place of (Final) Return.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَغَفَرْنَا
ve mağfiret ettik
لَهُ
onu
ذٰلِكَۜ
bundan
وَاِنَّ
muhak-kak ki
لَهُ
ona vardır
عِنْدَنَا
katımızda
لَزُلْفٰى
elbette bir yakınlık
وَحُسْنَ
ve güzel
مَاٰبٍ
bir va-rış yeri
Bunun üzerine Biz de bu konuda (yaptığı hatadan dolayı) onu mağfiret ettik. Muhakkak ki Bizim katımızda onun için elbette bir yakınlık ve varılacak güzel bir yer vardır.
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
زُلْفٰىٓ
İsim
ز ل ف
Yakınlık, yaklaşma
حُسْن
İsim
ح س ن
Güzellik
مَـَٔاب
İsim
ا و ب
Varılacak yer, dönüş yeri, varış yeri