close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Sâd Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn kullun illâ keżżebe-rrusule fehakka ‘ikâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Her biri, peygamberleri ancak yalanladılar da azabı hak ettiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanlamış (ve Hakk’tan ayrılmışlardı), böylece azapla (cezala)ndırmam (onlara) haktı (bunlar gazabıma müstahaktı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar. Hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, peygamberlere ve kutsal kitaplara itibar etmedikleri için, onları suçlarına denk adâletle cezalandırmam gerekçeli olarak gerçekleşti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onların hepsi de peygamberleri yalanladılar, böylece cezam hak oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar, böylece azabla-sonuçlandırmam (onlara) hak oldu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kavimlerin her biri, peygamberlerini tekzib etmeleriyle azabım onlara vacib oldu.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hepsi de peygamberleri (mesajları) yalanladılar. Bunun üzerine Benim büyük azabım gerçekleşti.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onların her biri, gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden azabım hak oldu.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunların hepsi de peygamberleri yalanlamıştı, azabım da hak oldu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Hepsi de resulleri yalanladılar ve bu yüzden azabı hak ettiler.
Cemil Said
swap_vert close
Rasûllerimi tekzîb idenlerin kâffesi ’azâbıma dûçâr oldılar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hakettiler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(O grupların) her biri peygamberleri yalanladı da onları cezalandırmam hak oldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalancılıkla suçladılar, bu yüzden de kendilerini cezalandırmam hak oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onların her biri gönderilen peygamberleri yalanladılar da bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar ve cezamı hakkettiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hepsi de gönderilen peygamberleri yalanladılar da azabım böyle hak oldu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Başka değil, hepsi gönderilen elçileri (Resulleri) tekzib etti de öyle hak oldu azâbım
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bu toplulukların) hepsi peygamberlerini yalanladılar da azabıma müstahak oldular.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların hepsi de resûlleri yalanladı. Bu nedenle azabımı hak ettiler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onların herbiri, başka değil, gönderilen (o peygamber) leri tekzîb etdi (ler) de (bu yüzden onlara) azabım hak oldu.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Doğrusu hepsi peygamberleri yalanladı da azâbım (onların üzerine) hak oldu.(2)
(2)“Kavm-i Nûh ve Semûd ve Âd ve Fir‘avun ve Nemrûd gibi bütün muârızlar (karşı çıkanlar) gadab-ı İlâhîyi (Allah’ın gazabını) ve azâbını ihsâs edecek (hissettirecek) bir tarzda gaybî tokatlar yedikleri gibi, kāfile-i kübrânın (bu büyük kāfilenin) Nûh, İbrâhîm, Mûsâ, Muhammed Aleyhimüssalâtü Vesselâm’lar gibi bütün kudsî kahramanları dahi, hârika ve mu‘cizâne (mu‘cize olarak) ve gaybî bir sûrette mu‘cizelere ve ihsânât-ı Rabbâniyeye (Allah’ın ihsanlarına) mazhar olmuşlar. Bir tek tokat, hiddeti; bir tek ikram, muhabbeti (sevgiyi)gösterdiği gibi, binler tokat muârızlara (karşı tarafdakilere) ve binler ikram ve muâvenet (yardım) kāfileye gelmesi, bedâhet derecesinde (apaçık) ve gündüz gibi zâhir (görünen) bir tarzda o kāfilenin hakkāniyetine(haklılığına) ve sırât-ı müstakīmde (doğru yolda) olduğuna şehâdet ve delâlet eder.” (Şuâ‘lar, 6. Şuâ‘, 92)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bunların hepsi, (mesajlarımızı kendilerine tebliğ etmek üzere gönderdiğimiz) elçileri (ve getirdikleri hakikatleri) yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Bu yüzden (kendilerine) azabım hak oldu.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak bunların hepsi (kendilerine gönderilmiş) elçileri yalanladılar. Sonra da azabım üzerlerine hak oldu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunların hepsi de elçileri yalancı saymakla kaldılar. Onun için üzerlerine azabım gerekti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunlar hep peygamberleri yalancı saymadan başka bir şey yapmadılar da ukubetime müstahak oldular.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar. Böylece cezayı [ıkâb] hak ettiler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hepsi peygamberleri yalanladı da azabımı hak ettiler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve hepsi de Elçilerimi yalanlamış, böylece vereceğim cezayı hak etmişlerdi.Bunlardan ibret almayan çağdaş zâlimlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hepsi, Rasûller’i ancak yalanladı; benim ikabımı / ceza vermemi / azabımı hak ettiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hepsi de elçilerimi yalanladıkları için cezamı hak etmişlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hepsi kendilerine gönderilen elçilerimizi yalanladılar. Böylece cezalandırmamız üzerlerine hak oldu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hepsi elçileri elbette yalanlamışlardı ve (kendilerine) azabım gerçekleşmişti. [*]
Benzer mesaj: Hacc 22:42-44.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bunların tamamı, Peygamberleri yalanladılar ve Benim cezâmı hak ettiler.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar; ve bu nedenle cezamızı hak ettiler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu toplumların hepsi de elçileri yalancılıkla suçlamışlar bu yüzden azabımı hak etmiştiler. 39/71
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
hepsi de elçileri yalanladılar: Bu yüzden cezamızı hak ettiler.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Hepsi de peygamberleri yalanladılar da, bu yüzden azabı hak ettiler.
Osman Fırat
swap_vert close
Hepsinin de yaptıları tek şey elçileri yalanlamak.. Ve böylece cezâyı hak ettiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Başka değil, hepsi de peygamberleri tekzîp ettiler de artık azabım hak oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunların her biri peygamberlere yalancı demiş ve cezalarını hak etmişlerdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hepsi de elçileri yalanladılar, benim cezamı hak ettiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu kavimlerin cümlesi üzerlerine, rasûllerini tekzîb itdiklerinden 'azâb hak oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar elçilerimi yalanladı ve azabımı hak ettiler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Hemen hepsi de elçileri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hepsi de peygamberleri yalanladı ve hepsi cezayı hak etti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
degül dükeli illā yalan duttılar yalavaçları pes vācib oldı 'aźābum.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ dükelisi yalanladılar peyġamberleri. ‘Aẕāb vācib oldı üstlerine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Hər biri peyğəmbərləri ancaq yalançı saymışdı. Buna görə də əzabım (onlara) vacib oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Not one of them but did deny the messengers, therefor My doom was justified,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Not one (of them) but rejected the messengers, but My punishment came justly and inevitably(4163) (on them).
4163 Cf. 15:64, n. 1990; and 22:18 .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
değil-dir
كُلٌّ
hepsi
اِلَّا
an-cak
كَذَّبَ
yalanladı
الرُّسُلَ
resulleri
فَحَقَّ
ve hak oldu
عِقَابِ۟
azabım
(Onlardan) Her biri resulleri(ni) yalanladı da bu yüzden (onlara) azabım hak oldu.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
حَقَّ
Fiil-I
ح ق ق
Hak oldu, hakikat oldu, hakkını verdi
عِقَاب
İsim
ع ق ب
Ceza, azap, sona erdirme, cezalandırma