close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vele-in erselnâ rîhan feraevhu musferran lezallû min ba’dihi yekfurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve andolsun ki bir rüzgar yolladık da nebatları sararmış gördüler mi ardından hemen nankörlüğe başlarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, eğer Biz bir (kavurucu) rüzgâr göndersek de onu(n yeryüzünün ekinlerini olgunlaşmadan kuruyup) sararmış görseler, mutlaka ardından hemen (Rablerini itham ve itiraz ile) nankörlük yapacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şayet bir rüzgar göndersek de, mahsüllerinin sararıp olgunlaşmaya başladığını görseler, bolluk içine gireceklerini zannederek, şımarıp bizi inkâr etmeye kalkışırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, bir sam yeli estirsek de, bitkileri, ekinleri sararmış görseler, ardından nankörlüğe başlarlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 56/63-67.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Andolsun ki biz bir rüzgar göndersek de onu(n etkisiyle ekini) sararmış görseler ardından hemen nankörlük etmeye başlarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz bir rüzgar göndersek de onu(n ekinini) sararmış görseler, mutlaka ardından nankörlük ederler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu biz, (ekinleri üzerine kurutucu veya dondurucu) bir yel göndersek de, o ekini sararmış görseler, muhakkak ardından Allah'ı ve nimetlerini inkâra koyulurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Fakat eğer (ekinlerini) kurutacak bir rüzgâr göndersek, ekinlerini sararmış olarak görseler, o müjdelenmekten sonra nankörlüğe başlarlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz onlara bir rüzgâr göndersek de o bitkileri sapsarı olmuş görseler, kesinlikle inkârlarını sürdürürler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeli biz gönderirsek, ekini sararmış gördüklerinde, yine de küfrederler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şayet (topraklarını kavuran) bir rüzgâr göndersek ve (böylece) ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, hemen (kudretimizi ve rahmetimizi) inkâr etmeye kalkışırlar!
Cemil Said
swap_vert close
Sıcak bir rüzgâr gönderdiğimiz vakit mezrû’âtın sarardığını görirler ise bak nasıl kâfir olurlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bir rüzgar göndersek de yeşilliklerin sarardığını görseler hemen nankörlüğe başlarlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, hemen nankörlük etmeye başlarlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki, bir rüzgâr göndersek de onu (ekini) sararmış görseler, ardından muhakkak nankörlüğe başlarlar.  
 Âyetteki «onu sararmış görseler» diye meâli verilen cümlede yer alan «onu» manasındaki zamir, şu şekillerde tefsir edilmiştir: a) Maksat, Allah’ın rahmetinin yani yağmurun eseri olan ekin ve yeşilliktir, b) Maksat, buluttur; sararınca yağmur yağmaz.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler hemen inkar ve nankörlük etmeye başlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Andolsun ki biz, bir rüzgâr göndersek de onu (rahmetin eseri olan ekini) sararmış görseler, mutlaka onun arkasından nankörlüğe başlarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Celâlim hakkı için bir rüzgâr göndersek de onu - o eseri - sararmış görseler mutlak onun arkasından küfrana başlarlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki, eğer (ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek de o ekini sararmış görseler, ardından mutlaka nankörlük etmeye başlarlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer rüzgâr göndersek, ekini ve bitkileri sararmış görseler, nankörlük etmeye başlarlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, biz bir rüzgâr gönderir de Onu (n eserini) sararmış görürlerse ardından muhakkak ki küfraana başlarlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, eğer (zararlı) bir rüzgâr göndersek de onu (o bitkileri) sararmış(solmuş) görseler, bundan sonra elbette nankörlük etmeye başlarlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer (ekinleri üzerine zararlı, kurutucu veya dondurucu) bir rüzgâr göndersek ve (böylece olgunlaşmadan) onu (o rahmetin eseri olan ekinleri) sararmış (solmuş) görseler, (bundan önce sanki kendilerine hiçbir nimet verilmemiş gibi) hemen nankörlük etmeye kalkışırlar!*
(*) Ayetteki “onu” anlamına gelen zamirin, bitkinin ve rüzgârın, bulutun veya yağmurun yerini tuttuğuna dair görüşler vardır (Şevkânî, IV, 265). Bütün bu yorumların ortak noktası şudur: yüce Allah insanları sınamak üzere onlara bazı sıkıntılar verdiğinde, meselâ onlara zarar veren bir rüzgâr gönderdiğinde hemen tavırları değişir, kendilerine verilen nimetleri unutup nankörlüğe kalkışırlar.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer biz, bir rüzgâr gönderdiğimizde, ürünlerini sararmış halde görürlerse, ondan sonra doğrulara inkârcı kesilirler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz bir yel göndeririz, onlar da ekinlerinin saradığını görürlerse, bunun ardından ne de olsa tanımazlık ederler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz, rüzgârı göndeririz, onlar ekinin rüzgârdan sarardığını görürlerse bu halden sonra mutlak nankör olurlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz (kavurucu) bir rüzgâr [rîh] göndersek, onlar yeşillikleri/ekinleri sararmış görseler, elbette hemen ardından nankörlük etmeye başlarlar.¹⁵
15 Krş. Hûd, 11/9  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz biz bir rüzgâr göndersek de onu (rahmetin eseri olan ekini) sararmış görseler, mutlaka onun ardından nankörlük ederler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şâyet onların bağlarını, bahçelerini tarumar eden bir fırtına göndersek ve ürünlerin kuruyup sararmış olduğunu görseler, hemen nankörlüğe başlarlar. Sahip oldukları her şeyin onlara Allah tarafından bağışlandığını, bu dünyanın bir imtihân dünyası olduğunu ve hepsinin bir gün mutlaka geri alınacağını, düşünmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yemin olsun, rüzgâr gönderdiğimizde onu sararmış görselerdi, bunun ardından nankörlük etmeye başlarlardı!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer, bir rüzgâr daha göndersek de ekinlerinin olgunlaştığını bizzat görselerdi, nankörlüğe yine de devam ederlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Ekinlerini zararlı bir rüzgâr tahrip etse hemen nankörlük ederek isyan ederler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki bir rüzgâr göndersek de onu (ekinleri) sararmış görseler, ardından elbette nankörlüğe başlarlar.
Mehmet Türk
swap_vert close
Yemin olsun Biz bir rüzgâr göndersek de onlar, yeryüzündeki (bitkilerinin) sarardığını görseler hemen onun ardından (önceki rahmetimizi) inkâr ederler.
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte böyle: şayet ⁴⁵ [topraklarını kavuran] bir rüzgar göndersek ve ekinlerinin sararmaya başladığını görseler, [kısa süre önceki sevinçlerinden] vazgeçip [kudretimizi ve rahmetimizi] inkar etmeye kalkışırlar! ⁴⁶
45 Le-in edatı (lafzen, “gerçekten, şayet ...”), Kur’an’da, daha çok, vurgulanan tavrın veya durumun tipik vasfını ve ana özelliğini ifade etmek için kullanılmaktadır; böyle durumların tümünde, en uygun karşılık olarak, “işte böyle: şayet ... ” karşılığı kullanılmıştır.46 Bu ayetin tam bir açıklaması için bkz. 11:9, not 16-19.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama eğer biz kavurucu bir rüzgâr göndersek de onlarda ekinlerinin sararıp solduğunu görseler onun ardından hemen nankörlük etmeye koyulurlar. 14/32...34, 41/49- 50, 57/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama Biz eğer bir sam yeli[³⁶¹⁶] göndersek ve bu yüzden ekinlerinin sararıp solduğunu görseler, bunun ardından derhal inkârda ayak diremeye başlarlar.
[3616] İstisnaları olmakla birlikte, galibiyetle Kur’an’da riyah rahmet taşıyan rüzgâr, rîh ise bela taşıyan rüzgâr için kullanılır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, bir rüzgar göndersek de, ekini sararmış görseler, muhakkak nankörlüğe başlarlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Şayet bir rüzgar, göndersek de o (eki)ni sararmış görseler, ondan sonra da (eski) nankörlükleri devam eder.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun eğer bir rüzgar göndersek de onu o rüzgar ile ekinleri sararmış (solmuş) görseler, elbette ki onun ardından nankörlüğe başlarlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer Biz onlara sıcak, kavurucu bir rüzgâr göndersek, onlar da o yeşillikleri sararmış, kavrulmuş görseler, ondan sonra nankörlük etmeye koyulurlar. [56, 63-67]
Daha önce Allah’ın kendilerine ihsan ettiği sayısız nimetleri unuturlar. Menfaatlerinin zedelendiğini görünce hemen o yüce Yaratıcıyı itham etmeye kalkışırlar.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun bir rüzgar, göndersek de o(eki)ni sararmış görseler, ondan sonra nankörlük etmeğe başlarlar.
Oysa bolluk zamanında şükretmeleri, darlık zamanında sabretmeleri, sarsılmamaları, Allah'ın her şeyi bir hikmete göre yaptığını anlamaları gerekirdi. Fakat onlar, henüz bu seviyeye gelmemişlerdir, seni anlayamazlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer biz semûm rüzgârı gönderir ve onlar da ekinlerini sapsarı olmuş görirler ise derhâl Allâh'ın ni'metine küfür iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara bir rüzgar göndersek de, bitkinin sarardığını görseler tutar nankör kesilirler.
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir rüzgar göndersek de yeşillikleri sararttığımızı görseler hemen bunun ardından nankörlüğe başlarlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz onlara bir rüzgâr göndersek de ekinlerini sararmış görseler, ardından yine nankörlüğe saparlar.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, bir rüzgâr göndersek de o yeri sararmış görseler, arkasından hiç şaşmadan nankörlük etmeye başlarlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger viribiyevüz yili pes görseler anı ya'nį ekini śararmış olalar andan śoñra küfr eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve eger bir yil göndersevüz, anı görseler ṣararmış, andan ṣoñra kāfir olur‐lardı, i‘tibār itmezlerdi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz (onların əkinlərinin üstünə) bir yel əsdirsək və (o yel nəticəsində əkinlərin) saralıb-solduğunu görsələr, bundan sonra mütləq nankor olmağa başlayarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if We sent a wind and they beheld it yellow; they verily would still continue in their disbelief.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And if We (but) send a Wind from which(3569) they see (their tilth) turn yellow,- behold, they become, thereafter, Ungrateful (Unbelievers)!
3569 Another Parable from the forces of nature. We saw how the Winds gladdened, vivified, and enriched those who utilised them in the right spirit. But a wind might be destructive to tilth in certain circumstances: so the blessings of Allah may—by the wrongdoers resisting and blaspheming—bring punishment to the wrongdoers. Instead of taking the punishment in the right spirit—in the spirit in which Believers of Allah take their misfortunes—the Unbelievers curse and deepen their sin!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَئِنْ
ve andol- sun eğer
اَرْسَلْنَا
göndersek
ر۪يحاً
bir rüzgâr
فَرَاَوْهُ
ve onu görseler
مُصْفَراًّ
sararmış
لَظَلُّوا
elbette olurlar
مِنْ بَعْدِه۪
onun ardından
يَكْفُرُونَ
nankörlük ediyorlar
Andolsun eğer Biz, (onların ekinlerine zararlı) bir rüzgâr göndersek ve onu sararmış görseler ardından muhakkak nankörlük etmeye başlarlar.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
مُصْفَرّ
Etken fiil-IX
ص ف ر
Sararmış
ظَلَّ
Fiil-I
ظ ل ل
Oldu, devam etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı