(Resulüm!) De ki: (Tarihi kalıntıları ve zalim ve azgınların sonlarını görmek ve ibret almak üzere) “Yeryüzünde (seyahat ederek) gezip dolaşın da, daha önce (zulüm, azgınlık, kötülük ve nankörlük edenlerin) akıbetlerinin nasıl olduğuna (ibretle) bir bakın. Onların çoğu (Allah’tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırarak) ortak koşan kimselerdi.*
(*) Onların çoğu, Allah’tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırmışlardı. ve önceki toplumların başına gelenlerden ibret alınmasıyla ilgili ısrarlı teşvikinin yanına burada bir bilginin ilâve edildiği görülmektedir: “Onların çoğu şirke sapmış kimselerdi.” Bu, geride iz ve eserleri, harabeleri kalan toplumlarda çok tanrıcılık inancının hâkim bulunduğuna işaret olabilir. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Geçmişte somut varlıklara yakıştırılan ilâhî vasıflar, modern zamanlarda ideoloji gibi soyut düşünce sistemlerine de yakıştırılmaktadır. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) İşte onlar maddî refaha ve güce taptılar, böylece bütün manevî değerleri yitirdiler ve sonuçta kendi kendilerini yok ettiler.