close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 42. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul sîrû fî-l-ardi fenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kabl(u)(c) kâne ekśeruhum muşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Gezin yeryüzünde de bakın, görün önce gelip geçenlerin sonları neye varmış; onların çoğu müşrikti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: (Tarihi kalıntıları ve zalimlerin sonlarını görmek ve ibret almak üzere) "Yeryüzünde (seyahat ederek) gezip dolaşın da, daha önce (nankörlük ve hıyanet edenlerin) akıbetlerinin nasıl olduğuna (ibretle) bir bakın! Ki onların çoğu (yegâne kudret ve nimet sahibi olarak Allah’tan başkalarına meyleden) müşrikler (Allah’ın Zatında, İcraatında, Şeriatında ve Takdiratında O’na ortak koşan kimseler)di."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Yeryüzünü dolaşın ve sizden önce yaşamış olan günahkarların, sonlarının ne olduğunu görün. Onların çoğu, Allah'tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırmışlardı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Yeryüzünde gezin, dolaşın. Öncekilerin boylarınca, günaha, isyana, küfre batmış milletlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir bakın, inceleyin. Onların çoğu, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşan gizli şirki yaşayan, başka otoriteler kabul eden müşrikti.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl olmuş bir bakın!" Onların çoğu müşriklerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Yeryüzünde gezip dolaşın, böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm, Mekke'lilere) de ki: Yer yüzünde gezib dolaşın da, bundan evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş, bir bakın (ve nasıl helâk edildiklerini bir düşünün). Onların çoğu müşrikler idi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da, kendinizden öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görün! Onların çoğu, Allah’a eş koşanlardan idi.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşınız da öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna ibretle bakınız. Onların çoğu ortak koşuyordu.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Yeryüzünde gezerek göresiniz ki, önden geçenlerin sonu ne oldu? Onların pek çokları eş koşmuşlardı»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da (yaptıkları yüzünden) önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın!” Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: "Yer yüzini dolaşınız ekserîsi müşrik olan evvelki akvâmın ’âkıbeti ne oldığını göriniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerden çoğu ortak koşan (müşrik) olanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın.” Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da öncekilerin âkıbeti nice oldu bir bakın. Onların çoğu şirke sapmış kimselerdi.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin âkıbetleri nice oldu, görün. Onların çoğu müşrik idi.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Çokları ortak koşanlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki, yeryüzünde bir gezin de bakın, bundan öncekilerin sonu nasıl olmuş! Onların pek çoğu müşrik idiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki Arzda bir gezin de bakın: bundan evvelkilerin akıbeti nasıl olmuş? Onların ekserisi müşrik idiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O müşriklere) de ki: “Yeryüzünde dolaşın da önceki milletlerin (yaptıkları yüzünden) akıbetlerinin nasıl olduğuna bir bakın. Onların çoğu Allah’a ortak koşan kimselerdi.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde gezin de daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakın. Onların çoğu müşriklerdendi.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Arzda gezib dolaşın da daha evvel (geçen) lerin aakıbeti nice oldu, görün. Onların çoğu müşriklerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) De ki: Yeryüzünde dolaşın da, öncekilerin âkıbeti nasıl olmuş, bakın! Onların çoğu müşrik kimseler idi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: (Tarihi kalıntıları ve zalim ve azgınların sonlarını görmek ve ibret almak üzere) “Yeryüzünde (seyahat ederek) gezip dolaşın da, daha önce (zulüm, azgınlık, kötülük ve nankörlük edenlerin) akıbetlerinin nasıl olduğuna (ibretle) bir bakın. Onların çoğu (Allah’tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırarak) ortak koşan kimselerdi.*
(*) Onların çoğu, Allah’tan başka varlıklara ve güçlere tanrısal nitelikler yakıştırmışlardı. ve önceki toplumların başına gelenlerden ibret alınmasıyla ilgili ısrarlı teşvikinin yanına burada bir bilginin ilâve edildiği görülmektedir: “Onların çoğu şirke sapmış kimselerdi.” Bu, geride iz ve eserleri, harabeleri kalan toplumlarda çok tanrıcılık inancının hâkim bulunduğuna işaret olabilir. Kaynak: Kur’an Yolu Tefsiri) Geçmişte somut varlıklara yakıştırılan ilâhî vasıflar, modern zamanlarda ideoloji gibi soyut düşünce sistemlerine de yakıştırılmaktadır. (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) İşte onlar maddî refaha ve güce taptılar, böylece bütün manevî değerleri yitirdiler ve sonuçta kendi kendilerini yok ettiler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Yeryüzünde gezin dolaşın, çoğunluğu müşrik olan, önceki toplulukların sonları nasıl olmuş? Bakın bakalım.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki yeryüzünde dolaşın da bundan önce gelip geçenlerin sonu nice oldu, bir görün. Onların pek çoğu Allah’a eş koşan kimselerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Müşriklere de ki yeryüzünde gezin, tozun da evvel geçenlerin akıbeti nasıl oldu bir kere görün. Onların pek çoğu sizin gibi müşriktiler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) De ki: “Yeryüzünü gezip dolaşınız, daha öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakınız. Onların pek çoğu (Allah’a) ortak koşanlardı.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde gezip dolaşın da böylece daha öncekilerin nasıl bir sona uğradıklarını görün. Onların çoğu müşrikler idi.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunu daha iyi anlamaları için, onlara de ki: “Geçmişte helâk edilen kavimlerin yeryüzünde bıraktıkları harabeleri ve yerle bir olmuş şehir kalıntılarını gezip dolaşın da, pek çoğu Allah’ın egemenliğini reddederekmüşrik olan önceki zâlimlerin sonlarının ne olduğunu görün!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Yeryüzü’nde gezip dolaşın; bir bakın, daha öncekilerin sonu nasıl oldu? Onların çoğu müşrikti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! de ki: " yeryüzünü gezip dolaşın ve daha öncekilerin akıbeti n'olmuş bakın. " Bunların çoğu aratanrıcı idiler…
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın! Önceki milletlerin sonlarının nasıl olduğuna bakın!" Onların çoğu Allah’ın yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma yetkisini insanlara veren kimselerdi. Allah’ın yasalarını terk ederek, insanların yasalarına göre yaşıyorlardı. Üstelik Allah’ın yasalarına göre yaşamak isteyenlere karşı çıkıyor, onları cezalandırıyorlardı!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünde dolaşın da daha öncekilerin sonları nasıl oldu, bakın!” [*] Onların çoğu müşrikti.
İbret almak için yeryüzünde gezip dolaşmayla ilgili benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:137; En‘âm 6:11; Yûsuf 12:109; Nahl 16:36; Hacc 22:46; Neml 27:69; Rûm 30:9; Fâtır 35:44; Mü’min 40:21, 82; Muhammed 47:10.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlara): “yeryüzünde gezin de sizden önceki, çoğu müşrik olan (toplumların) sonunun nasıl olduğunu, bir görün!” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Yeryüzünü dolaşın ve [sizden] önce yaşamış olan [günahkar]ların sonlarının ne olduğunu görün: onların çoğu Allah’tan başka varlıklara veya güçlere ilahî sıfatlar yakıştırmışlardı.” ⁴⁰
40 Yani, onlar maddî refaha ve güce taptılar, böylece bütün manevî değerleri yitirdiler ve sonuçta kendi kendilerini yok ettiler.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Gezip dolaşın yeryüzünü de sizden öncekilerin akıbeti nasıl olmuş bir bakın! Onların çoğu Allah’a ortak koşan müşrikler idi. 22/42...44, 38/12- 13, 50/12...14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Dolaşın yeryüzünü! Bu sayede daha önce yaşamış (günahkârların) akıbeti nasılmış görüp inceleyin![³⁶⁰⁶] Çünkü onların çoğu, Allah’tan başkasına ilâhî vasıflar yakıştırmışlardı.”[³⁶⁰⁷]
[3606] Kur’an’da yedi yerde doğrudan gelen bu emir, zımnen gezip görmeyi bilgi vasıtalarından biri olarak kabul eder. [3607] Geçmişte somut varlıklara yakıştırılan ilâhî vasıflar, modern zamanlarda ideoloji gibi soyut düşünce sistemlerine de yakıştırılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) de ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da, daha öncekilerin sonunun nasıl olduğunu görün!" Onların çoğu müşrik idiler.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde gezin, öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın. " Onların da çoğu müşrik idi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Yeryüzünde gezip dolaşın da bakınız ki, bundan evvelkilerin akibeti nasıl olmuştur? Onların ekserisi müşrik kimseler idi.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Dünyayı gezin de daha önce geçmiş toplumların âkıbetlerinin nasıl olduğuna bakıp anlayın. Onların da ekserisi müşrik idiler. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde gezin, öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Onların da çoğu ortak koşanlardan idi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Arzda seyr u seyahat idin ve sizden evvel olanların 'âkıbetlerinin nasıl oldığına nazar iyleyin. Onların ekserîsi müşriklerdir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonu nasıl olmuş; bir görün. Onların çoğu müşrik kimselerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Yeryüzünde gezin de daha öncekilerin akibeti nasıl olmuş, bir bakın! Onların çoğu müşrik idi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Yeryüzünde gezin de, daha öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bir bakın. Onların çoğu Allah'a ortak koşan kimselerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bir bakın! Onların çoğu şirke sapan insanlardı."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “yüriñ yirde pes baķuñ nite oldı śoñ işi anlaruñ kim ilerü-y-idi ? oldı-y ıdı eyregi anlaruñ ortaķ eyleyiciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Seyr eyleñüz yir yüzinde, pes görüñüz nice oldı ṣoñla‐rı ol kişilerüñ ki sizden burun geçdiler. Anlaruñ çoġı müşrik kāfirler‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum! Məkkə əhlinə) de: “Yer üzünü gəzib-dolaşın və (sizdən) əvvəlkilərin axırının necə olduğuna baxın. Onların əksəriyyəti müşrik idi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say (O Muhammad, to the disbelievers): Travel in the land, and see the nature of the consequence for those who were before you! Most of them were idolaters.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Travel through the earth and see what was the end of those before (you): Most of them worshipped(3558) others besides Allah."
3558 If you contemplate history and past experience (including spiritual experience), you will find that evil and corruption tended to destroy themselves, because they had false idols for worship, false standards of conduct, and false goals of desire.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
س۪يرُوا
gezip dolaşın
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
فَانْظُرُوا
ve bakın
كَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عَاقِبَةُ
âkıbeti
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
مِنْ قَبْلُۜ
bundan öncedir
كَانَ
idi
اَكْثَرُهُمْ
onların çoğu
مُشْرِك۪ينَ
müşrik kimseler
(Resulüm!) De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da (sizden) öncekilerin âkıbetlerinin nasıl olduğuna (nasıl helâk edildiklerine bir) bakın!" Onların çoğu müşrik (Allah'a şirk koşan zalimler) idi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَارَ
Fiil-I
س ي ر
Dolaştı, yola çıktı, yürüdü, gezdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اَكْثَر
İsim
ك ث ر
Çoğu, daha çok, daha fazlası
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan