close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ messe-nnâse durrun de’av rabbehum munîbîne ileyhi śümme iżâ eżâkahum minhu rahmeten iżâ ferîkun minhum birabbihim yuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve insanlara bir zarar erişti mi dönüp Rablerini çağırırlar, sonra onlara, kendi katından bir rahmet tattırınca da onların bir bölüğü, Rablerine şirk koşarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
İnsanlara bir zarar ve sıkıntı dokunduğu zaman, "gönülden samimi bağlılar" olarak, Rablerine dua edip (yalvarmaktadırlar); sonra (Allah) Kendinden onlara bir rahmet (nimet ve rahatlık) tattırınca (bakarsın ki) onlardan bir fırka hemen (yine sapıtıp) Rablerine şirk koşmaktadırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnsanlar sıkıntıya uğradıklarında, Rablerine dönerek yardım için, O'na yalvarıp yakarırlar, fakat onlara bir nimet ve bolluk tattırılacak olursa, bir kısmı hemencecik başka güçleri, Rablerinin ilahlığına ortak koşmaya başlarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İnsanların başlarına bir felâket, bir sıkıntı gelince, ekonomik darboğaza düştükleri zaman, Rablerine yönelerek ibadet ederler, yalvarırlar. Sonra, Allah, katından onlara bir rahmet, nimet ve bolluk tattırınca, bakarsınız ki, onlardan bir grup Allah'ı unutarak, kurtuluşlarına başka vesileler icat edip, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rablerine ortak koşarlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnsanlara bir darlık dokunduğunda gönülden boyun eğerek Rablerine dua ederler. Sonra kendinden onlara bir rahmet tattırdığında hemen içlerinden bir grup Rablerine ortak koşarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, 'gönülden katıksız bağlılar' olarak, Rablerine dua ederler; sonra kendinden onlara bir rahmet taddırınca hemencecik bir grup Rablerine şirk koşarlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İnsanlara bir zarar değdiği vakit, (her şeyden geçerek yalnız) Rablerine dönüb yalvarırlar, dua ederler. Sonra (Allah), katından onlara bir nimet taddırınca, bakarsın ki, içlerinden bir kısmı Rablerine ortak koşuyorlar (putlara taparak, küfür yollarına saparak Allah'a eş ediniyorlar);
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rableri olan Allah’a yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Allah onlara bir rahmet tattırdığında, onlardan bir grup hemen Rablerine eş ve ortak koşmaya başlarlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, Rabblerine yönelerek yalnız O'na yalvarırlar. Fakat katından onlara bir rahmet/çözüm tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine Rabblerine ortak koşuyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
İnsanlar darlığa düştüklerinde —Tanrıya dönerek— dua ederler, sonra bir rahmet gördüklerinde, bir nicesi ayrılıp, hemen eş koşarlar Tanrılarına
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
33-34. İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra Rableri, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım, yakında (Allah'a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.
Cemil Said
swap_vert close
Bir zarara dûçâr oldukları vakit rablerine tevcîh iderek tazallüm iylerler ve rahmetine nâil oldukdan sonra bir çokları Allâh’a şirk koşarlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34. İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnsanların başına bir sıkıntı gelince yalnız rablerine sığınarak O’na yalvarırlar; sonra onlara kendi katından bir nimet tattırdığında bakarsın ki bir kısmı kalkıp rablerine ortak koşar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnsanların başına bir sıkıntı gelince, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra Allah, katından onlara bir rahmet (nimet ve bolluk) tattırınca, bakarsınız ki onlardan bir gurup yine Rablerine ortak koşuyorlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Halka bir zarar dokunduğu gün tümüyle Rab'lerine yönelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Rab'lerine ortak koşar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu zaman her şeyden geçerek Rablerine yalvarır, dua ederler; sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği zaman da bakarsın onlardan bir kısmı tutar, O Rablerine ortak koşarlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu vakıt her şeyden geçerek rablarına yalvarır, duâ ederler, sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği vakıt da bakarsın onlardan bir kısmı tutar o rablarına şirk koşarlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, (tevhid üzere, kalben) Rablerine yönelerek, (sıkıntılarının giderilmesi için) O’na dua ederler. Sonra Allah, (lütfu ile) onlara bir rahmet tattırınca (sıkıntılarını giderince), bir de bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine (şükretmeleri gerekirken, O’na) şirk koşmaktadırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca¹, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.
1- Sıkıntıları giderilince.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İnsanlara bir zarar isaabet etdi mi Rablerine, (yalınız) Ona, dönerek, düâ ederler. Sonra onlara kendi (cânib) inden bir rahmet tatdırdığı vakit da, bakarsınız ki, onlardan bir güruh Rablerine şirk koşub durmakdadırlar,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki insanlara bir zarar dokunduğu zaman, O'na yönelen kimseler olarak Rablerine yalvarırlar; sonra (Rableri) onlara katından bir rahmet tattırınca, bir de bakarsın ki, onlardan bir tâife Rablerine ortak koşuyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve insanlara bir sıkıntı (bela, musibet ve felaket) dokunduğunda, (fıtratıyla) Rablerine yönelerek yalnız ona yalvarırlar. Ama katından onlara bir rahmet tattırınca (onları, sıkınıtı, bela ve felaketten kurtarınca), bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine (Allah’tan başkasına dua edip yalvarmak suretiyle) Rablerine ortak koşuyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İnsana bir zarar dokunduğunda Rabblerine samimi, içinden gelerek dua ederler. Sonra Rabbi onlara kendinden bir rahmet tattırdığında, onlardan bir gurup hemen Rablerine ortaklar koşmaya başlarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İnsanlar başlarına bir sıkıntı geldi mi, çalaplarına dönüp yalvarırlar. Sonra Allah onlara kendiliğinden esirgeyicilik tattırdı mı, onlardan bir takımı hemen çalaplarına eş koşmıya başlarlar,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İnsanın başına bir sıkıntı gelse onlar Rablerine dönerek niyaz ederler, sonra öz rahmetinden onlara tattırıp sıkıntıyı kaldırsa onlardan birtakımları hemen Rablerine şerik koşarlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnsanlara bir sıkıntı/zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek yalvarırlar. Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden belli bir grup [ferîk], Rablerine ortak koşuyorlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, hemen O'na dönücüler olarak Rablerine dua ederler, sonra kendinden onlara bir rahmet tattırınca hemencecik onlardan bir grup rablerine şirk koşarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İnsanlar bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, tüm içtenlikleriyle Rab’lerine yönelerek O’na el açıp yalvarır. FakatAllah onlara kendi katından bir rahmet tattırınca, içlerinden bazılarıAllah’a şükredip O’na kulluk edecekleri yerde, “Kurtuluşumuz şunun sayesinde, bunun sayesinde gerçekleşti!” diyerek, Allah’ın lütfunu başkalarına isnat edip Rab’lerine ortak koşarlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnsanlar’a bir zorluk / sıkıntı / zor durum dokunduğu zaman O’na yönelenler olarak rabb’lerine yalvardılar. Sonra O’ndan bir rahmet tattırdığı zaman onlardan bir kısmı o anda rabb’lerine yine şirk koşuyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanların başlarına bir iş geldi mi, hemen gözünü Allah'a dikip yalvarır da yalvarır. Ama Allah, kendilerine azıcık ilgi gösterdi mi bir bakmışsın bir kısmı hemen tanrı ile aralarına birilerini oturtuvermiş.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek dua eder. Sonra Rabbin onları uğradıkları zarardan kurtarınca hemen yol değiştirirler. Rabbinin yasalarını terk ederek, insanların yasalarına uyarlar. Böylece yasa koyan insanları ilahlaştırarak müşrik olurlar! Hâlbuki Allah’tan başka yasa koyan, yasalarıyla yöneten yoktur demişler, yasalarımıza göre yaşayacaklarına söz vermişlerdi!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
33,34. İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. [*] Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.,Benzer mesajlar: Nahl 16:55; ‘Ankebût 29:66.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine gönülden bağlanarak duâ ederler, sonra da (Allah) onlara kendisinden bir rahmet tattırınca hemen onlardan bir grup Rablerine şirk koşarlar.¹
1 Şükredecek yerde, tutarlar da bu, şundan oldu, bundan oldu, benden oldu, senden oldu diyerek Allah’ın lütfunu başkalarına yamamaya kalkarlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ŞİMDİ [vaki olduğu üzere:] insanlar sıkıntıya uğradıklarında Rablerine dönerek [yardım için] O’na yalvarıp yakarırlar; fakat rahmetine nail olunca da bir kısmı, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak koş[maya başl]arlar, ³⁰
30 Bkz. 16:54, not 61.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İnsanların başına ne zaman bir sıkıntı gelse, hemen Rabblerine dönerek yalvarıp yakarırlar, sonra Allah onlara rahmetinden bir nebze tattırınca da, onlardan bir kısmı hemen başlarlar Rabblerine ortak koşmaya. 6/63- 64, 10/12, 16/51...56
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
NE ZAMAN insanlara bir zarar ilişse, (hemen) Rablerine yönelerek O’na yalvarıp yakarırlar; fakat ardından O, katından kendilerine bir rahmet tattırınca, hiç değilse bir kısmı başlarlar Rablerine şirk koşmaya;[³⁵⁹⁹]
[3599] Tattırılan rahmetin kaynağının Allah olduğunu unutup başkalarına yönelerek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İnsanlar genelde nankördür, nitekim) Onlara bir zarar dokunacak olsa; Rablerine yönelerek, O'na yalvarırlar, (zararı giderip) katından bir rahmet tattırdığında ise, bir de bakarsınız ki, içlerinden bir gurup -yine- Rablerine ortak koşup durmaktadır.
Osman Fırat
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onların bir kısmı Rablerine ortak koşarlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve insanlara bir ziyan dokunduğu vakit Rablerine dönerek O'na duada bulunurlar. Sonra onlara ondan bir rahmet tattırıverince o vakit onlardan bir gürûh Rablerine şerik koşarlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
33, 34. İnsanlar bir derde düşünce, başka her şeyi unutarak yalnız Rab'lerine gönülden yalvarırlar;Sonra Allah onlara nezdinden bir rahmet ve bolluk tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir kısmı Rab'lerine eş, ortak koşuyor ve böylece Allah'ın nimetlerine nankörlük ediyorlar. De ki: “Bir süre eğlenin bakalım, yakında öğrenirsiniz! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onlardan bir grup, Rablerine ortak koşarlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nâsa bir zarar ve belâ isâbet itse rablerine mutî' ve münkâd olarak du'â iderler. Sonra Allâh onlara tarafından bir rahmet tatdırsa onlardan bir fırka heman rablerine şirk iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu insanlara bir zarar gelse dönüp rablerine yalvarırlar. Sonra onlara iyiliğinden tattırsa bakarsın ki, bir kısmı Rablerine ortak koşarlar[*].
[*] Yardımın bağlandıkları kişiden geldiğini söylerler.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İnsanların başına bir sıkıntı gelse, Rab'lerine dönüp yalvarırlar, sonra onlara rahmetinden tattırınca, onlardan bır kısmı hemen Rab'lerine şirk koşarlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnsanlar sıkıntıya uğrayınca Rablerine yönelerek Ona yakarırlar. Sonra Rableri onlara kendi tarafından bir rahmet tattırdığında, bir de bakarsın, onlardan bir topluluk, Rablerine ortak koşmaya başlamıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O'na yakarırlar. Sonra onlara bir rahmet tattırınca bakarsın ki, içlerinden bir grup Rablerine ortak koşuyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan kim duta ādemįleri ziyān ya'nį ķaht oķıyalar çalabı’larını dönicilerken andın yaña. andan ķaçan kim ŧadura anlara andan ya'nį gendü ķatından raḥmet bir bölük anlardan çalabı’larına ortaķ eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan yitişse ādemīlere bir ziyān du‘ā iderler Tañrıya dönüp. Pesḳaçan ki anlara raḥmet daddursa, bir ṭāyife anlardan Tañrılarına şirkgetürürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İnsanlara bir ziyan toxunduğu zaman Rəbbinə tərəf dönüb Ona tövbə edərlər. Sonra (Allah) Öz mərhəmətindən onlara daddıran (onları möhnətdən qurtaran) kimi içərilərindən bir qismi Rəbbinə şərik qoşar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when harm toucheth men they cry unto their, Lord, turning to Him in repentance; then, when they have tasted of His mercy, behold! some of them attribute partners to their Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When trouble touches men, they cry to their Lord,(3545) turning back to Him in repentance: but when He gives them a taste of Mercy as from Himself, behold, some of them pay part-worship to other god´s besides their Lord,-
3545 Cf. 10:12- It is trouble, distress, or adversity that makes men realise their helplessness and turns their attention back to the true Source of all goodness and happiness. But when they are shown special Mercy-often more than they deservethey forget themselves and attribute it to their own cleverness, or to the stars, or to some false ideas to which they pay court and worship, either to the exclusion of Allah or in addition to the lip-worship which they pay to Allah. Their action in any case amounts to gross ingratitude; but in the circumstances it looks as if they had gone out of their way to show ingratitude.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o zaman ki
مَسَّ
dokundu
النَّاسَ
insanlara
ضُرٌّ
bir zarar
دَعَوْا
dua ettiler
رَبَّهُمْ
Rabb-lerine
مُن۪يب۪ينَ
yönelerek
اِلَيْهِ
O'na
ثُمَّ
sonra
اِذَٓا
o za- man ki
اَذَاقَهُمْ
onlara tattırdı
مِنْهُ
ken- dinden
رَحْمَةً
bir rahmet
اِذَا
birde bakarsın
فَر۪يقٌ
bir grup
مِنْهُمْ
onlardan
بِرَبِّهِمْ
Rabblerine
يُشْرِكُونَۙ
şirk koşarlar
İnsanlara bir zarar (bir sıkıntı) dokunduğu zaman (hemen) Rabbine yönelerek O'na (yalvarıp) dua ederler. Sonra (Allah) onlara kendinden bir rahmet tattırınca bir de bakarsın ki onlardan bir grup (yine) Rabblerine şirk koşarlar.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
ضُرّ
İsim
ض ر ر
Zarar, sıkıntı
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مُنِيب
Etken fiil-IV
ن و ب
Yönelen, yönelmiş
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
اَذَاقَ
Fiil-IV
ذ و ق
Tattırdı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu