close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Mine-lleżîne ferrakû dînehum vekânû şiye’â(an)(s) kullu hizbin bimâ ledeyhim ferihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O şirk koşanlardan ki dinlerinde aykırılığa düşmüşler de bölükbölük olmuşlardır ve her zümre, kendisinde bulunana razı olup gitmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O müşrikler ki) Onlar dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her hizip (parti, ekip, taife) kendi elindekiyle övünüp sevinç duymakta (ve oyalanıp avunmaktadır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yahut o müşrikler gibi de olmayın; onlar dinlerini paramparça edip, bölük pörçük oldular ve bölünen her gurup ta, kendi sahip olduğu ilkelerle övünüp, sevinip durmaktadırlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Dinlerinden ayrılanlar, dinlerini, düzenlerini, kültürlerini, medeniyetlerini, birliklerini parçalayanlar, tefrika içinde etkisiz, itibarsız yaşayanlar gibi olmayın. Hizipleşerek, gruplaşarak, ayrılık davası güderek, birbirlerine düşmanca davranan, dinî ve insanî ilişkilerini kesen bölünmüş, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş, Allah'ın kitabından, sünnetten ve ümmetten ayrılan kapalı cemaatler, toplumlar haline gelmeyin. Bütün müslümanlar, İslâm'a, Kur'ân'a, sünnete, müşterek ilkelere sarılarak Allah'ın lütfunu bekleyecekleri yerde, her hizip Kur'ân'dan, müşterek ilkelerden ayrılarak, kendi düşünceleri ve anlayışlarıyla, sahip oldukları geçici menfaatlerle avunurlar, sevinirler.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/159.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılanlardan (olmayın). Her grup kendi yanında olanla sevinmektedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O müşriklerden ki, (emredildikleri) dinlerini (terk edib ihtilâfa düştüler ve onu) parçalara ayırdılar; böylece öbek öbek olmuşlardır. Her din sahibi (grup), kendindeki dine güvenmektedir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O müşrikler ki, dinlerini dağıtmışlar, parti parti olmuşlar… Her parti kendi elindeki şey ile sevinmektedir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Besim Atalay
swap_vert close
Dinlerinde ayrılarak, bölük bölük olanlardan olmayın, her bir bölük, kendisinde bulunanla sevinir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bir de birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!
Cemil Said
swap_vert close
Dînlerini tefrîk idüb muhtelif mezhebler teşkîl idenlerden ve kendi teşkîl itdiği mezhebin hak oldığına i’tikâd ile ferahlananlardan olmayınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
31,32. Allah'a yönelerek O'na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
31-32. Gönülden O’na yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın ve şirke sapanlardan, dinlerinde ayrılığa düşüp -her bir grubun kendindekini beğendiği- fırkalara ayrılanlardan olmayın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir.
Falanın veya filanın mezhebini Tanrı'nın dini diye sunan dinadamları bu ayetlerle mahkum edilir. Maalesef, tarih boyunca, profesyonel dinadamları Gerçek olan Tanrı'nın ve monoteismin en büyük düşmanları olmuşlardır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O müşriklerden (olmayın ki) onlar, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlardan ki dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır, her hizib kendilerindekine güvenmektedir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(İslâm dininin, itikâdî esaslarını bozan, peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr eden, Allah’ın vahyettiği kitapları, tahrif eden ya da kendi uydurdukları sahte ilâhlara taparak) inanç (esas) larında, ayrı ayrı fırkalara ayrılan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir fırka kendi sahip olduğu (bâtıl inanç) ile övünür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dinlerini parçalara bölen¹, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
1- Dinin tamamını almak yerine, işine gelen kısmını alarak, dinin bütünlüğünü bozan; dini mezhebe, tarikata, cemaate dönüştüren.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(O müşriklerden) ki onlar dînlerini darma dağınık etmişler, fırka fırka olmuşlardır. (Bunlardan) her zümre, nezdlerinde olanla böbürlenicidirler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O (müşrik) kimselerden ki, dinlerini parçalayıp kısım kısım oldular. (Ve üstelik onlardan) her tâife, kendi yanlarında olan (din) ile sevinen kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlardan (o Allah’tan başkasına dua edip yalvaranlardan olmayın) ki onlar dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her grup kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Dinlerinde ayrı ayrı gruplara bölünüp, o gurupların taraftarı olanlardan ve her gurup ta kendi taraftarı olmakla övündüğü kimseler den de olmayın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dinlerini darmadağın edenlerden, bölüklere parçalananlardan, yalnız kendinin olanla övünenler takımından olmayın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
31, 32. O/na dönerek yüzünüzü doğrultun, O/ndan sakının. Namazı dosdoğru kılın. Müşriklerden, dinlerini darmadağın edip fırka fırka ayrılanlardan olmayın. Her bir güruh kendi diniyle sevinir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Dinlerinde ayrılığa düşerek taraf taraf oldular [şiye’an]. Her grup [hizib] kendi inancından dolayı sevinçlidir/ memnundur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın). Her fırka, kendilerinde olan ile sevinip ferahlamaktadır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yani, Allah’ın tüm insanlık için ortaya koyduğu bu evrensel inanç sisteminden yalnızca bir bölümünü alıp geri kalanı inkâr ederek dinlerini paramparça eden ve bunun sonucunda, her grubun kendi sahip olduğu bilgi kırıntıları ile övündüğü düşman gruplara ayrılan kimselerden olmayın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dinlerini parçalamış ve gruplar olmuş kimselerden de (olmayın)! Her bir hızip / takım / parti kendi yanındakilerle ferahlanmaktadır / sevinmektedir / övünmektedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sakın ola, dinlerini bölük pörçük edip halkı kutuplara ayıran, sonra da, kendilerinden başka alkışlayanı olmayan particiler gibi olmayın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnançlarını, fikirlerini, yaşadıkları düzeni parçalayan ve ayrılıp birbirine düşenlerden olmayın! Bunlardan her fırka kendi kendileriyle böbürlenir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlardan (olmayın! [*] Bunlardan) her grup, kendi yanında bulunanla sevinmektedir. [*]
Benzer mesajlar: Âl-i İmrân 3:103, 105; En‘âm 6:159; Enfâl 8:46; Mü’minûn 23:53 Benzer mesaj: Mü‘minûn 23:53.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bir de sakın) o, dinlerini bölük pörçük eden, kendileri param parça olmuş ve her biri de kendi elindekiyle övünüp duran kimselerden de olmayın.¹
1 Dinlerini ayıran, parça parça olan, yani fıtratı kavrayacak bir ruh ve vicdanla hareket etmeyip her biri, kendi kuruntusuna veya birilerinin kendilerine dayattığı sapkın yollara, dünya menfaatlerine, şöhret davasına göre bir heva ile dînini ayırıp ayrı bir önder arkasına düşerek fırka fırka olan ve her biri kendilerindekine güvenen ve kendilerinden başka doğru kabul etmeyenlerden olmayın.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[yahut] inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu [ilkelerle] övündüğü kimselerden olma! ²⁹
29 Bkz. 6:159, 21:92-93, 23:52-53 ve ilgili dipnotlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O müşrikler ki dinlerini paramparça ederek çeşitli gruplara bölündüler. O grupların her biri kendi inancı ve görüşü ile övünür. 3/103, 6/159, 21/92- 93, 23/52- 53, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Bir de) şunlardan olmayın ki, onlar dinlerini paramparça ettiler de (birbirine karşıt) taraftarlar haline geldiler;[³⁵⁹⁷] (artık) her hizip kendi elindekiyle övünmekte.[³⁵⁹⁸]
[3597] Şiye‘an: “Yayılmak ve güçlenmek” anlamındaki eş-şiya‘ mastarından türetilmiştir. “Yandaş ve taraftar” anlamını kazanmıştır. Dildeki kullanımı nötr olan kelime bu bağlamda olumsuz vurgu taşısa da olumlu mânada da kullanılır (37:83). Parantez içi açıklamamızın gerekçesi budur. Bunlar önceki vahyin takipçileri oldukları halde Yahudileşerek ve Hıristiyanlaşarak kendilerine gönderilen İslâm vahyinden kopan örgütlü din mensuplarıdır. Aynı hakikatin farklı bir ifadeyle En‘âm sûresinin 159. âyetinde de dile geldiğini görüyoruz. Bu âyet 30. âyetle birlikte okunmalıdır. Buna göre Allah katında tek din olan İslâm’ı parçalamak, sadece dine değil o dinin zemini olan fıtrata da ihanettir. [3598] Zımnen: Parçalanan hakikat, hakikat olmaktan çıkar. Esas olan hakka tâbi olmaktır, hakkı kendine tâbi kılmaya kalkmak hakka zulümdür.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fırka fırka olup, dinlerini darmadağınık edenlerden de olmayın. Ki her fırka kendi yanında olanla -kendi inancı ile, böbürlenmektedir.
("Oysa onlar ancak dini yalnız Allah’a has kılarak kulluk etmek namazı dosdoğru kılmak ve zekatı vermekle emrolunmuşlardı ki dosdoğru din de budur." Beyyine/5)  
Osman Fırat
swap_vert close
Dinlerini parçalayıp, fırka fırka olanlardan olmayın. Her fırka yanındakiyle sevin(ip övün) mektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O kimselerden ki, dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. (Onlardan) Her tâife, kendi yanlarında olan ile sevinicidirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
31, 32. Başka her şeyden geçerek O'na tam gönül verin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı hakkıyla ifa edin! Ve asla dinlerini parça parça edip kendileri de öbek öbek olan o müşriklerden olmayın! Öyle ki her hizip, kendi yanındakiyle böbürlenmektedir [6, 159].
Süleyman Ateş
swap_vert close
(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Dînlerini tefrîk idüb tâife tâife olanlardan da olmayın. Her tâife kendi nezdindeki dîn ile ferahnâk olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Birilerine bağlanarak dinlerini bölenlerden olmayın. Her cemaat kendinde olanla övünüp durur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O müşrikler ki, dinlerini parçalayıp bölük pörçük olmuşlardır; her topluluk kendisininkiyle övünür, durur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlardan kim ayırdılar dinlerini daħı oldılar bölükler her bölük ķatlarındaġı nesene-y-ile sevinicilerdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ki dīnlerini ayırup terk itdiler. Daḫı bölük oldılar. Her tāyife özleri ḳatındaolan ‘ilm‐ile sevinürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslərdən ki, öz dinini parçalayıb firqə-firqə oldular (bə’zisi bütlərə, bə’zisi günəşə və aya, bə’zisi ulduzlara səcdə etməyə başladılar). Hər bir firqə öz dininə (öz dininin haqq olduğuna) sevinər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Of those who split up their religion and became schismatics, each sect exulting in its tenets.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who split up their Religion, and become (mere) Sects,- each party rejoicing in that which(3544) is with itself!
3544 A good description of self-satisfied sectarianism as against real Religion. See n. 3542 above.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
فَرَّقُوا
parça parça ayırdılar
د۪ينَهُمْ
dinlerini
وَكَانُوا
ve oldular
شِيَعاًۜ
grup grup
كُلُّ
her
حِزْبٍ
grup
بِمَا
o şey- le ki
لَدَيْهِمْ
yanındadır
فَرِحُونَ
sevinenlerdir
Onlar ki dinlerini parça parça edip gruplara ayrıldılar. Her grup kendi yanındaki (parça)yla sevin(ip kibirlen)mektedir.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
فَرَّقَ
Fiil-II
ف ر ق
Ayırdı, parçaladı, ayrılık çıkardı
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
شِيعَة
İsim
ش ي ع
Fırka, grup, topluluk, zümre, kabile. Çoğulu: اَشْيَاعُ
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
حِزْب
İsim
ح ز ب
Taraftar, topluluk, grup
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَدَي
Mekan zarfı
لَدَي
Yanında, -de, -da
فَرِح
İsim
ف ر ح
Sevinen, sevinçli, şımarık, böbürlenen