close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veemmâ-lleżîne keferû vekeżżebû bi-âyâtinâ velikâ-i-l-âḣirati feulâ-ike fî-l’ażâbi muhdarûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve fakat kafir olanlara ve delillerimizi ve ahirete kavuşacaklarını yalanlayanlara gelince: Artık onlardır azap için hazırlananlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Amma inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azap için (cehenneme atılmaya) hazır bulundurulacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekleri reddedip, mesajlarımızı inkâr edenlere ve böylece ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, artık onlardır azap için hazırlananlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, âyetlerimizi ve âhirette, ebedî yurtta hesaba çekilmeyi mükâfat ve cezayı yalanlayanlar, işte onlar da, azaptadırlar, ihzarlı getirilmişlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İnkar eden, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, işte onlar da azabın içine getirilirler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlar ise; artık onlar da azab için hazır bulundurulurlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kâfir olup da âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenler ise, işte bunlar azap içinde (Cehennem'de) hazır bulundurulurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kâfir olup da ayetlerimizi ve ahiret hayatı ile buluşmayı inkâr edenler ise, işte onlar azap içinde bırakılacaklar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını inkar edenlere gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacaklardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizim âyetlerimizi tanımayanlar, ahret günü kavuşmayı yalanlayanlar, İşte bunlar azaba hazırlanırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ayetlerimizi inkâr eden ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.
Cemil Said
swap_vert close
Fakat küfür idenler ve âyâtımızı tekzîb ve âhiretde huzûrımıza çıkacaklarını inkâr idenler ’azâba dûçâr olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edip, ayetlerimizi ve ahirette Bana kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabla yüzyüze bırakılırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azabın içine atılacaklardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İnkâr edenlere, âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayanlara gelince, onlar da azabın içine bırakılırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İnkâr edenler, âyetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalan sayanlar ise, işte onlar azapla yüzyüze bırakılacaklardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edip, ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar da azabın içine sokulurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalan sayıp da küfredenlere gelince, işte onlar o zaman azab içinde hazır bulundurulurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Âyetlerimize ve Âhıret likasına yalan deyib de küfredenlere gelince işte bunlar o vakıt azâb içinde ihzar olunurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak (hakkı) inkâr ederek, âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince... Artık onlar da azap için (cehennemde) hazır bulundurulurlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayarak nankörlük eden, ayetlerimizi ve ahiret kavuşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar, azap içinde hazır bulundurulurlar.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Amma küfr (ve inkâr) edib de âyetlerimizi ve âhiret mülâkaatını yalan sayanlar, onlar da azâbda (kalmak üzere) ihzaar olunmuşlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azâb içinde hazır bulundurulacak olan kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama (hakikati) inkâr edip, ayetlerimizi (mesajlarımızı) ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise; işte onlar da (o gün) azap içinde hazır tutulurlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Doğruları inkâr edenler, ayetlerimizi ve ahiret gününe kavuşmayı yalanlayanlara gelince, onlar, azab içinde hükümlerinin verilmesi için, hazır durumda bekletileceklerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Tanımazlık edip de belgelerimizi, bize kavuşmayı yalan sayanlar, işte onlar da azaba çarpılmak için getirileceklerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfir olup âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalan sayanlara gelince onlar azaba hazırlanacaklar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Fakat inkâr edip ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar azapla yüz yüze bırakılacak [muhdarûn] olanlardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ancak küfre sapıp ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan sayanlar (var ya), artık onlar da azap için hazır bulundurulanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hakikati inkâr ederek ayetlerimizi ve dolayısıyla, âhiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince; onlar da korkunç bir azâbın içine atılacaklar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her neyse inkâr etmiş ve Âhiret’in buluşmasını ve bizim âyetlerimizi yalanlamış kimselere gelince; işte onlar Azap’ta hazır tutulmuşlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
vaktiyle ayetlerimizi ve ahretteki sorgulamayı inkar edenler ise, ceza duruşmasına tutuklu getirileceklerdir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi ve ahireti inkâr edenlere gelince; onlar azabın içine atılacaklardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar (yani) ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise işte onlar azapta hazır bulundurulacaklardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayarak, kâfir olanlara gelince; onlar da azapla yüz yüze bırakılırlar.
Muhammed Esed
swap_vert close
Hakikati reddedip mesajlarımızı inkar edenlere -ve [böylece] öteki dünyanın varlığını yalanlayanlara- gelince, ¹² onlar azabın içine atılıvereceklerdir.
12 Bkz. 7:147, not 111.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ama gerçeği örtbas ederek ayetlerimiz karşısında yalana sarılan ve ahiret buluşmasını hesaba katmayan kâfirler; işte onlar da azabın içinde, yaptıklarıyla yüzleşirler. 39/68...7243/74...80
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ama inkâr eden, âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayan kimselere gelince: işte böyleleridir azabın içerisinde (yaptıklarıyla) yüzleşecek olanlar.[³⁵⁷³]
[3573] Muhdarûnu çevirimiz için bkz: 34:38, not 53.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kafirler! Ayetlerimizi ve ahirete kavuşmayı (haşr, mahşer ve hesabı) yalan sayanlar ise; azapta kalmak üzere, yakalanıp getirilmişlerdir.
Osman Fırat
swap_vert close
Fakat inkâr edip âyetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da azâbın içine getirilirler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat o kimseler ki, kâfir olmuşlar ve Bizim âyetlerimizi ve ahirete kavuşmayı yalan saymışlardır, artık onlar da azap içinde kalmaya hazırlanmış olurlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İnkâr edip âyetlerimizi ve öldükten sonra dirilmeyi, Allah'ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar ise, azaba atılmak üzere getirilirler.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fakat inkar edip ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar da (tutuklanıp) azabın içine getirilirler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Küfür iden ve âyetlerimizi ve âhireti tekzîb iyleyenler 'azâbda hâzır bulundırılur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Görmezlikten gelerek ayetlerimiz karşısında ve Ahiretteki yüzleşme konusunda yalan söyleyenler var ya, onlar azab içinde tutuklu kalacaklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ya birde inkar etmiş ve ayetlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlamış olanlar ise; işte onlar da azap içinde hazır tutulurlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr eden ve âyetlerimizi ve âhiret gününe kavuşmayı yalanlayanlar ise azap için getirilmişlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İnkâr edip ayetlerimizi ve âhiret buluşmasını yalanlayanlara gelince, onlar azabın içinde hazır bulundurulurlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim kāfir oldılar daħı yalan duttılar āyetleremüzi daħı görmegi āħireti anlar 'aźāb içinde ḥāżır olınmışlardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ammā ol kişiler ki kāfir oldılar ve yalanladılar bizüm āyetlerümüzi veāḫiret görmegini. Anlar ‘aẕāb içinde ḥāżır olurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kafir olub ayələrimizi və axirətə qovuşacaqlarını (qiyamət günü dirilib haqq-hesab üçün hüzurumuzda duracaqlarını) inkar edənlər isə əzab verilmək üçün hazırlanacaqlar (gətiriləcəklər).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But as for those who disbelieved and denied Our revelations, and denied the meeting of the Hereafter, such will be brought to doom.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who have rejected Faith and falsely denied our Signs and the meeting of the Hereafter,- such shall be brought forth to Punishment.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَمَّا
ve fakat
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
وَكَذَّبُوا
ve yalanla- dılar
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
وَلِقَٓائِ
ve kavuş- mayı
الْاٰخِرَةِ
âhirete
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
فِي الْعَذَابِ
azap içinde
مُحْضَرُونَ
hazır bulunduru- lacak kimselerdir
Fakat inkâr edenlere, âyetlerimizi ve âhirete kavuşmayı yalanlayanlara gelince, işte onlar da (cehennemde) azap için hazır bulundurulacaklardır.
اَمَّا
Edat
اَمَّا
Fakat, ama, ancak, öyleyse
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لِقَٓاء
Fiilimsi-III
ل ق ي
Kavuşma, karşılaşma
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مُحْضَر
Edilgen fiil-IV
ح ض ر
Hazır edilmiş, hazır bulundurulan