close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rûm Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Śumme kâne ‘âkibete-lleżîne esâû-ssû-â en keżżebû bi-âyâti(A)llâhi vekânû bihâ yestehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonra da Allah'ın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra kötülük yapanların (fenalık ve fesatlıkla uğraşanların) uğradıkları akıbet, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinip şımarmış olmaları dolayısıyla çok kötü (ve ürkütücü) oldu (ve olacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onları alaya alıp, eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu ne fena olmuştur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bir kez daha ifade edelim: Kötü icraatlar yapmayı planlı hale getirenlerin, kötülük yapmakta, işlerini kötü yapmakta, günah işlemekte, isyanda, inkârda ısrar edenlerin, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenlerin âkıbetleri ne dehşet verici oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalanlamışlardı, onlarla alay ediyorlardı.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 5/49; 6/110; 61/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük edenlerin sonları çok kötü oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra fenalık yapanların akıbeti cehennem oldu. Çünkü onlar Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve onları eğlenceye alıyorlardı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sonra Allah’ın ayetlerini yalanladıklarından ve onlarla alay ettiklerinden, o kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonra, kötülük yapanların sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalanlıyorlar ve alaya alıyorlardı.
Besim Atalay
swap_vert close
Sonra da kötülük eyliyenlerin, sonları çok kötü oldu, Allahın âyetlerin yalanladılar, onunla alay ettiler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonra, Allah'ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.
Cemil Said
swap_vert close
Seyyiâtda bulunanların ’âkıbeti fenâ oldı. Bizim âyâtımızı tekzîb ve hedef-i istihzâ iyledilerdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra Allah'ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonunda, Allah’ın âyetlerini yalan saymak ve onları alaya almak suretiyle kötülükte ileri gidenlerin âkıbeti pek fena oldu.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kötülük işleyenlerin sonu kötü oldu. Çünkü ALLAH'ın ayet ve mucizelerini yalanladılar ve onlarla eğlendiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sonra o kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalan saydılar ve onlarla alay ediyorlardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra o fenalık yapanların akıbeti en fenası oldu, çünkü Allahın âyetlerini tekzib ettiler ve onlarla eğleniyorlardı
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek, kötülük yapanların akıbeti, çok kötü oldu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra kötülük eden (o ümmet) lerin aakıbeti ateş oldu. Çünkü onlar Allahın âyetlerini tekzîb etmişlerdi. Onları eğlenceye alıyorlardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonra, o kötülük edenlerin âkıbeti çok kötü oldu. Çünki Allah'ın âyetlerini yalanladılar ve onlarla alay ediyorlardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sonra (azgınlık, zulüm ve) kötülük yapanların vardıkları sonuç, ancak Allah’ın ayetlerini yalanlamak ve eğlenceye almak olmuştur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra kötülük yapanların başlarına gelenler, Allah’ın ayetlerini yalanlamaları ve eğlenceye almalarının kötü sonucudur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sonra bu kötülük edenlerin sonu kötünün kötüsü oldu. Çünkü onlar Allah’ın belgelerini eğlence yerine koymuşlardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bundan sonra fenalık edenlerin sonu çok fena oldu. Onlar Allah/ın âyetlerini yalan sayıp istihza etmişlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Sonra, Allah’ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenlerin sonu (cehennemi boylayarak) daha da kötü oldu.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalan saymaları ve onları alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama neticede, kötülük yapanların sonu da kötü oldu! Çünkü onlar, Allah’ın ayetlerini bile bile yalan sayıyor ve onları alaya alıyorlardı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonra onlarla alay ediyorlarken, ‘Allah’ın âyetlerini yalanlamak, Kötülükler’i yapmış kimselerin akıbeti (sonu) oldu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kötülük edenlerin akıbetine uğradılar. Çünkü onlar, Allah'ın sözlerini inkar etmekle yetinmeyip, bir de bunlarla alay etmişlerdi...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sonra Allah’ın ayetlerini yalanladıkları, ayetlerle alay ettikleri için cezalandırıldılar. Bak! Kötülük işleyenlerin sonu ne oldu!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonunda Allah’ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra en kötü cezâ (olan cehennem,) Allah’ın âyetlerini yalanlamaları ve onlarla alay etmeleri sebebiyle, kötülük yapanların oldu.¹
1 Bu âyet, “Sonra, Allah’ın âyetlerini yalanlayıp, onlarla alay ederek kötülük yapanların sonu, pek kötü oldu.” diye tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bir kez daha (söyleyelim:) ⁸ Allah’ın mesajlarını yalanlayarak ve onları alaya alıp eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu hüsran olacaktır.
8 Sümme’nin bu özel anlamı için bkz. sure 6, not 31.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonuçta, Allah’ın ayetleri karşısında yalana sarılan ve onları hafife alıp alay konusu yaparak kötülük edenlerin akıbeti beterin de beteri oldu. 7/4-5, 23/99, 42/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nihayet böylelerinin akıbeti, Allah’ın âyetlerini yalanlamaları ve onları alaya almaları nedeniyle beterin de beteri oldu.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Evet!.. Allah’ın ayetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük edenlerin sonu çok feci oldu!
Osman Fırat
swap_vert close
Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allâh’ın âyetlerini yalanladılar. Ve onlarla alay ediyorlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra fenalık yapanların akibeti, pek fena oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini tekzîp ettiler ve onlar ile istihzâda bulunur olmuşlardı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sonra, o fenalık yapanların âkıbetleri, en fena bir âkıbet oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalan saydılar. Bir taraftan da onlarla eğleniyorlardı. [6, 110, 61, 5; 5, 49]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanladılar. Ve onlarla alay ediyorlardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonra 'isyân idenlerin 'âkıbeti Allâh'ın âyetlerini tekzîb idüb onlarla istihzâ iylediklerinden pek fenâ bir 'ukûbet oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra Allah’ın ayetleri karşısında yalan söyleyerek ve onları hafife alarak kötülük yapan bu kişilerin sonu daha kötü oldu.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onu eğlence edinerek kötülükler yapanların akibeti de kötü olmuştur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra âkıbetleri pek kötü oldu; çünkü Allah'ın âyetlerini yalanlıyor ve onlarla alay ediyorlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve o ayetlerle alay ediyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
andan, oldı śoñı işi, anlaruñ kim yavuzlıķ eylediler: yavuzıraķ ya'nį cehennem anuñ-içün kim Tañrı āyetlerini daħı oldılar aña yañśularlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Andan ṣoñ işi ol kişilerüñ ki yamanlıḳ işlediler, yalanlamaḳ idi TañrıTa‘ālā āyetlerini, daḫı ḳıyāmet ḳopduġı gün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra da Allahın ayələrini yalan hesab edib onları məsxərəyə qoymaqla pislik edənlərin aqibəti lap pis oldu!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then evil was the consequence to those who dealt in evil, because they denied the revelations of Allah and made a mock of them.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
In the long run evil in the extreme(3516) will be the End of those who do evil; for that they rejected the Signs of Allah, and held them up to ridicule.
3516 The Arabic superlative feminine, referring to the feminine noun 'Aqibah, I have translated by "Evil in the extreme". In this life good and evil may seem to be mixed up, and it may be that some things or persons that are evil get what seem to be good rewards or blessings, while the opposite happens to the good. But this is only a temporary appearance. In the long run Evil will have its own evil consequences, multiplied cumulatively. And this, because Evil not only rejected Allah's Message of Good but laughed at Good and misled others.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ثُمَّ
sonra
كَانَ
oldu
عَاقِبَةَ
âkibeti
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اَسَٓاؤُا
kötülük yaptılar
السُّٓوٓاٰى
kötülüklerle
اَنْ كَذَّبُوا
çünkü yalanladılar
بِاٰيَاتِ
âyetlerini
اللّٰهِ
Allah'ın
وَكَانُوا
ve idiler
بِهَا
onlarla
يَسْتَهْزِؤُ۫نَ۟
alay ediyorlar
Sonunda Allah'ın âyetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların âkıbeti çok kötü oldu.
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَاقِبَة
İsim
ع ق ب
Âkıbet, son
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَسَٓاءَ
Fiil-IV
س و ا
Kötülük yaptı
سُّٓواٰى
İsim
س و ا
Kötülük
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti