close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rahmân Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-ssemâe rafe’ahâ ve vada’a-lmîzân(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve göğü yüceltti ve ölçüyü koydu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gökyüzünü de O yükseltti ve (bütün âlemde) mizanı (mükemmel ve muhteşem dengeyi) yerleştirdi.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gökleri yüceltip, yükseklere kaldıran da O'dur. Her türlü denge ve düzeni, ölçü ve tartıyı da ortaya koyan yine O'dur
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göğü denge ve çekim kanunu işleterek Allah yükseltip tuttu. Yoğunluğunu hararetini, basıncını, çekimini düzenleyerek gökteki dengeyi O kurdu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Göğü de yükseltti ve mizanı (ölçüyü) koydu.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gökyüzü, Onu da yükseltti ve mizanı koydu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göğü ise, yükseltti ve ölçüyü koydu,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
5, 6, 7, 8, 9. “Güneş ve ay dakik bir hesap iledirler. Necm (bitki ve yıldız) ve ağaçlar devamlı secde ederler. Göğü de Allah yükseltmiş; tartı ve ölçü (denge) koymuş ki, kendi mizanınızı (dengenizi) bozmayasınız. Adalet terazisini doğru tutunuz, (alışverişlerde) kâr terazisini zarara uğratmayınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Göğü yükseltti ve teraziyi/ölçüyü koydu.
Besim Atalay
swap_vert close
Göğü yükselterek ölçüyü koydu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.
Bkz. 25/2, 54/49, 87/3  
Cemil Said
swap_vert close
Semâyı arzın üzerinde ref’ ve mîzân-ı ’adli vaz’ itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
7-8. Göğü O yükseltti, denge ve ölçüyü O koydu ki dengeden sapmayasınız;
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.  
 Geçen âyetlerde belirtildiğine göre, kendisine konuşma ve düşünme özelliği verilen insan, diğer canlılardan ayrılmıştır. Ay ve güneş, belirlenen ve bilinen bir ölçüye göre kendi yörüngelerinde akıp gitmektedirler. Gök ve yer yaratılmış, aralarında denge ve düzen sağlanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizânı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah kudretiyle) göğü yükseltti ve (dünya hayatının selâmeti, âhirette de rızasına kavuşmanız için size) teraziyi (ölçüyü) koydu.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve sema; onu yükseltti. Ve ölçüyü¹ koydu.
1- Düzen verdi. Dengeyi koydu.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Gök (e gelince:) Onu da (Allah) yükseltdi. Bir de mîzânı koydu,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göğe gelince, onu yükseltti ve mîzânı (umum kâinâtta adâlet ve dengeyi) koydu.(2)
(2)“İsm-i Adl’in cilve-i a‘zamından (en büyük icrâatlerinden) olan kâinâttaki adâlet-i tâmme (tam adâlet), umum eşyânın müvâzenelerini idâre ediyor ve beşere de adâleti emrediyor. Sûre-i Rahmân’da وَالسَّمَاءَ رَفَعَهاَ وَوَضَعَ الْم۪يزَانَ [Göğe gelince, onu yükseltti ve mîzânı (umum kâinâtta adâlet ve dengeyi) koydu]اَلَّا تَتْغَوْا فِي الْم۪يزَانَ [Tâ ki tartıda haddi aşmayın!] وَاَق۪يمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْم۪يزَانَ[Ve tartmayı adâletle dosdoğru yapın, hem tartıda eksiklik etmeyin!] âyetindeki dört mertebeye, dört nevi‘ mîzâna işâret eden dört def‘a ‘mîzân’ zikretmesi, kâinâtta mîzânın derece-i azametini ve fevkalâde pek büyük ehemmiyetini gösteriyor. Evet hiçbir şeyde isrâf olmadığı gibi, hiçbir şeyde de hakīkī zulüm ve mîzansızlık yoktur.” (Lem‘alar, 30. Lem‘a, 368)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve semaya gelince; (zatım olan Allah) onu yükseltti (astrofizik kurallara göre büyük patlama teorisi gereğince içten dışa bir genişleme ve yükselme olayını gerçekleştirdi) ve mizanı (hem uzaydaki bütün gök cisimlerini yörüngelerinde tutup dengeyi sağlayan çekim kanununu, hem de herşeyi ve her konuda ölçü, ağırlık ve dengeyi) koydu. *
(*) Ay ve güneş, belirlenen ve bilinen bir ölçüye göre kendi yörüngelerinde akıp gitmektedirler. Bu ikisinin hareketinden de takvim hesabı yapılır. Gök ve yer yaratılmış, aralarında denge ve düzen sağlanmıştır. Mîzan, Semanın yükseltilmesi münasebetiyle zâhir olan mana, bütün eşya arasındaki genel denge kanunudur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah gökyüzünü yükseğe kaldırdı ve (yeryüzü yaratıldığı ilk günden beri) ölçüyü var etti ki.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Göğü de yükseltti, bir de tartıyı koydu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göğü O kaldırdı, teraziyi O kurdu [⁵].
[5] Adalet terazisini veya muvazene-i âlemi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Kadri Çelik
swap_vert close
Göğü yükseltti ve mizanı (ölçüyü) koydu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Rahmân ki, şu uçsuz bucaksız evreni yarattı, göğü yükseltti ve evrendeki mükemmel dengeyi sağlayan ölçüyü koydu.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Göğe gelince; onu kaldırdı, Mîzân’ı koydu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, göğü yükseltmiş ve tam dengesine oturtmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Rabbiniz göğü yükseltti ve gökyüzüne yasa koydu. Gökyüzü Allah’ın belirlediği yasaya göre düzen içinde dengede durmaktadır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
7,8. (Allah) göğü yükseltmiş ve dengeyi bozmayasınız diye (oraya) bir denge koymuştur. [*]
Benzer mesaj: Kamer 54:49. Bu ayetlerde evrendeki denge ve adaletin toplumsal hayatta da devam ettirilmesi gerektiğine, varlıkları yaratanın tevhidine yani tekliğine uygun olarak hayatta azgınlık ve taşkınlıktan kaçınılmasına özen gösterilmesine dikkat çekilmektedir.   
Mehmet Türk
swap_vert close
7,8. O (Allah, dünya) göğünü yükseltti ve (aralarına) sınırını asla aşamayacağınız, bir genel denge kanunu¹ koydu.
1 Mîzan: Ölçü aleti, terazi demektir. Vezin, eşyanın yekdiğerine nispetle miktarı veya miktarının tanınmasıdır ki esasen ağırlık için kullanılır. Bu suretle vezin, daima bir denkleşme nispetini ifade ettiğinden adalete ve adaletin ölçüsü olan şeriata da “mizan” tabir oluna gelmiştir. Onun için burada mîzan, eşyanın gerek ağırlık itibariyle ve gerek diğer suretle miktarlarının tanınmasına ölçü olarak herhangi bir alet manasına kullanılabileceği gibi daha şümullü olmak üzere adalet manasına kullanılmış, şeriat ile de tefsir edildiği olmuştur. Burada mîzan kelimesinin üç kere zikredilmesi tavsiyeyi takviye için bir tekrardır ve birkaç manaya gelmektedir. 1. Mîzan, Semanın yükseltilmesi münasebetiyle zâhir olan mana, bütün eşya arasındaki genel denge kanunudur. 2. Her şeyi, eşya arasında lâyık olduğu mevki ve mertebeye koymak demektir. 3. Ahiretteki amel terazisi de olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve O, gökleri yükseltti ve [her şey için] bir ölçü koydu ³
3 Genellikle “terazi”yi gösteren mîzân ismi, burada, kelimenin hem somut hem de soyut anlamıyla herhangi bir araçla ölçme veya “ölçü” genel içeriğine (Zemahşerî) sahiptir. (Karş. mîzân teriminin 42:17 ve 57:25’deki temsîlî kullanımı.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O, gökyüzünü yükseltti ve kâinatta şaşmaz bir denge ve düzen kurdu. 13/2, 54/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yine göğü özenle O yükseltti, bir denge ve ölçü koydu:[⁴⁸³⁸]
[4838] Kaderin tam karşılığı “ölçü”dür. Ve ölçüsüzlük de kadersizliktir. O’nun ölçülerini aşan, kaderini, yani haddini aşar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göğü O, yükseltmiş ve mizanı (adaleti) O koymuştur!
(Evrende o mizan -denge kanunu- hükmünü yürütmektedir. Macrocosmos'da gök cisimleri, microcosmos'da electron bu denge kanunu sayesinde kıl payı şaşmadan yörüngelerinde seyretmektedir. Cenâb-ı Hak, -insan hariç- diğer yaratıklarını küllî iradesi ve bu mizan ile idare etmektedir. Onların Rablerinin takdirine karşı gelmeleri beklenemez, fakat insanlara cüz'i de olsa bir hür irâde emâneti de ihsan buyurmuş, onlara akıl ve vicdan vermiş ve adaleti -denge kanununu- aralarında uygulayarak şerefli mahlûk pâyesini yitirmemelerini murâd etmiştir ve kendilerini sorumlu tutabilmek için de katından semâvî kitaplar ve sahîfeler indirerek onlara doğru yolu göstermiştir. Nitekim, Hadîd suresinin 25. ayetinde "Andolsun ki peygamberlerimizi belgelerle gönderdik, insanların doğru hareket etmeleri için peygamberlerle kitap ve mizan -gereken hüküm emir ve yasakları- indirdik buyurulmuştur)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Semayı yükseltti ve mizanı vaz'etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
7, 8. Göğü bu âhenkle O yükseltti ve bu mîzânı koydu ki siz de ders alıp ölçü dışına taşmayasınız. [57, 25; 26, 182]
Muazzam kâinat içinde uzayda dolaşan ve hızları, kütleleri, yörüngeleri farklı milyonlarca gök cismi, pek ince bir nizama tâbi olmasalardı, bu kâinat bir saniye bile varlıkta kalamazdı. Oysa milyonlarca yıldan beri bu muazzam hareket ve faaliyete rağmen, hiçbir aksaklık olmamıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göğü yükseltti ve mizanı koydu.
Mîzân, ölçü ve denge anlamına gelir. Gök cisimleri arasında itme ve çekme güçleri vardır. Bunların birbirine denk oluşu, cisimlerin birbiri üzerine düşmesini veya birbirinden sonsuzca uzaklaşmasını önler. Kâinâtın düzeni, Allah'ın koyduğu bu denge sayesinde sağlanmaktadır. Herşey bu dengeye uymuştur. O halde insanların da dengeye uymaları, doğru ölçüp tartmaları ve haksızlıktan kaçınmaları gerekir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
7,8. Semâyı yüksettdi. Hadd-i tecâvüzle zulüm itmemeniz içün 'adâlet mîzânını vaz' itdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göğü yükseltti ve dengeyi (mizanı) kurdu[*].
[*] Ayet iki şeyden bahsetmektedir Göğün yükseltilmesi ve denge (mizan). Bu iki konunun geçtiği benzeşik (müteşabih) ayetleri de değerlendirmeye alırsak, göğün yükseltilmesinin zikredildiği diğer ayet Ra'd 13/2'dir. Şura 42/17'de Allah, kitabı ve mizanı indirdiğini bildirir. Hadid 57/25 bu kitap ve dengenin elçiler ile gönderildiğini bildirir. Pek çok ayette de "biz kitabı ve hikmeti" verdik buyrulmaktadır. Bir kısmı burada referans gösterilen, bir kısmı gösterilemeyen bütün benzeşik ayetler kümesi bir arada değerlendirildiğinde; hem tabiataki ayetlerin hem de kitaptaki ayetlerin bir mizana göre düzenlendiği anlaşılır. (Bkz: Al-i İmran 3/7 ve dipnotu). Öyleyse hikmet de bu düzenin(mizanın) yöntemini kullanarak doğru hüküme ulaşmaktır ve Allah tarafından yaratılmış ve indirilmiştir. Öyleyse Allah'ın aşırılık yapmamızı yasakladığı şeyler hem doğadaki mizanı bozmak hem de Kitap'taki mizanı (hikmeti) bozmaktır. Bizim yapmamız gereken şey bunları öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir. Allah, bu gelişim yolunu (onun kurduğu düzenin ilmini anlama hikmetini), gerekli çalışmayı yapana verir. (Bkz: Bakara 2/269)  
Şaban Piriş
swap_vert close
(Allah) Göğü yükseltip, ona da bir ölçü koydu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göğü yükseltti ve ölçüyü koydu.(2)
(2) Göklerin yaratılışında ve düzene konuşundaki dengeye dikkat çekiliyor. Bu denge, çekim kuvveti, elektromanyetik kuvvet, nükleer kuvvet, zayıf kuvvet başta olmak üzere pek çok etkileşmeyi içine alan ve son derece ince ve duyarlı bir hesap üzerine kurulmuştur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı gögi götürdi anı. daħı ķodı terāzūyı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gökleri daḫı yüceltdi ve ‘adli vaż‘ eyledi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göyü. O ucaltdı, tərəzini (ədalət tərəzisini) O qoydu!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the sky He hath uplifted; and He hath set the measure,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Firmament has He raised high, and He has set up the Balance (of Justice),(5177)
5177 The "balance of justice" in this verse is connected with "the Balance" in the next two verses, that men may act jusdy to each other and observe due balance in all their actions, following the golden mean and not transgressing due bounds in anything. But the Balance is also connected figuratively with the heavens above in three symbols: (1) Justice is a heavenly virtue; (2) the heavens themselves are sustained by mathematical balance; and (3) the constellation Libra (the Balance) is entered by the sun at the middle of the zodiacal year.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالسَّمَٓاءَ
ve gök ki
رَفَعَهَا
onu yük- seltti
وَوَضَعَ
ve koydu
الْم۪يزَانَۙ
ölçüyü
Göğü de O yükseltti, (her şeye bir denge ve) ölçü koydu. (İnsana da onu yaratılmış en şerefli varlık kılarak Allah'a âbd olma ölçüsünü koydu.)
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
رَفَعَ
Fiil-I
ر ف ع
Kaldırdı, yükseltti, yüceltti
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
مِيزَان
İsim
و ز ن
Tartı, terazi, mizan, ölçü