(O gün) suçlular simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar. *
(*)…Bu âyette ifade edildiği gibi suçlular simalarından tanınacaktır. İşin aslı böyle olmakla beraber, yine herkes kendi sevap ve günah durumuna göre haşrolunup hesap meydanına getirildikten sonra yargı süreci başlayacak; yüce Allah, bütün kullarının iyilik ve kötülüklerini eksiksiz kusursuz bilmesine rağmen adalet ve şefkatini ortaya koymak, her kulunun nasıl bir âkıbeti hak ettiğini ona da gösterip onaylatmak üzere herkesi ince bir hesaptan, sorgulama ve yargılamadan geçirecektir. Kaynak: Tefsir (Kur’an Yolu) İşte burada, onların aşağılanmalarına ve düşecekleri utanç verici durumlarına işarettir. Not: Rahman sûresinde geçen ayetlerdeki (آلَاء)’’âlâ’’ ifadesinin anlamı nimetler değil, yüce Allah’ın ‘’eşsiz gücünün ve azametinin delilleri’’ anlamındadır. Yoksa eğer ‘’nimetler’’anlamında ise, buradaki 41, 42, 43, 44 ve 45. ayetler arasında bir uyumsuzluk olmuyor mu? Evet, oluyor. Çünkü bu sûrenin her yerinde geçen (فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴾ ifadesindeki hitap mücrim olsun olmasın her iki cin ve insan türünedir. Eğer ki, (آلَاء) ’’âlâ’’dan maksat ‘’nimetler ise, o zaman ayetler arasından uyumsuzluk olur. Çünkü 41. ayette göre o gün, yani kıyamet günü/ mücrimler/suçlular/yaka paça yakalanır ve cehenneme atılırlar. Ve hemen ardında 42. ayette de (فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٢﴾) ifadesi geliyor. Peki, mevcut meallere göre 41, 42, 43, 44 ve 45 ayetlerin meallerini yan yana getirelim, bakalım nasıl bir uyumsuzluk ortaya çıktığını o zaman göreceğiz. Rahman-41: Suçlular simalarından tanınır da yaka paça yakalanırlar, yani ateşe atılırlar. Rahman-42: ‘’O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?’’ Peki, ateşe atılmak bir nimet midir? Ki, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?’’ denilsin! Yine 43-44. ayetlerde cehennem ve orada azap görenlerden söz ediliyor! Peki, cehennem ve orada azap görmek bir nimet midir ki, hemen ardında 45. ayette ‘’O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? ‘‘şeklinde bir mesaj verilsin! Yani cehennemde azap görmek ile nimetler arasında nasıl bir münasebet olabilir? Hâlbuki (آلَاء) ’’âlâ’’ kelimesi yüce Allah’ın kudreti veya kudretinin delilleri anlamına da gelir. Bkz: (الجامع لاحكام القرآن) {فَبِأَيِّ آلاۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ} أي بأيّ قدرة ربّكما تكذبان)’’Kurtubi Tefsiri). İşte (آلاۤءِ)’’âlâ’’ kelimesine bu şekilde anlam verdiğimiz zaman ayetler arasında da tam bir münasebet/uyumluluk söz konusu oluyor.