close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Rahmân Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yu’rafu-lmucrimûne bisîmâhum feyu/ḣażu bi-nnevâsî vel-akdâm(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Suçlular, yüzlerindeki alametten tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Çünkü o gün) Suçlu-günahkârlar, simalarından tanınacak da alınlarındaki (saçlarından) ve ayaklarından yakalanacaklardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kıyamet günü suçlular, üzerlerindeki görünen alametleriyle tanınırlar. Melekler onları perçemlerinden ve ayaklarından yakalayıp cehenneme atarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İslâm'a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından tortop edilerek yakalanır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Suçlular simâlarından tanınırlar. Böylece perçemler(in)den ve ayaklar(ın)dan yakalanılır.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Çünkü o gün) Suçlu-günahkarlar, simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mücrimler (müşrikler) sîmalarından tanınır da yakalanır perçemleriyle ayaklarından...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
41, 42. (Sorguya lüzum kalmadan) mücrimler yüzlerinden tanınırlar; alınlarından ve ayaklarından alınıp götürülürler. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
41,42. Suçlular simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar. Şimdi, Rabbinizin adaletini nasıl inkâr edebilirsiniz?
Besim Atalay
swap_vert close
Günahlılar, kılığından tanınır, perçemleriyle, ayaklarından yakalanırlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(O gün) suçlular simalarından tanınacak ve (cehenneme atılmak için) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanacaktır.
Cemil Said
swap_vert close
Mücrimler vecihlerinin ’alâmetinden tanınacaklar ve saç ve ayaklarından tutılarak cehenneme atılacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınırlar da, alın saçlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınır da, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Günahkârlar simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Suçlular yüzlerinden tanınır ve yaka paça götürülürler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınır, alınlarından ve ayaklarından tutulur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Tanınır da mücrimler simalarından tutulur perçemlerile ayaklarından
Emrah Demiryent
swap_vert close
Suçlular (kâfirler) yüzlerindeki alâmetlerden tanınır da (melekler tarafından) perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınır. Alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.¹
1- Bu cümle Arapçada “yaka paça kıskıvrak yakalamak” anlamında bir deyimdir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Günahkârlar sîmâlariyle tanılacak da perçemlerinden ve ayaklarından tutulacak.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Günahkârlar sîmâlarıyla (yüzlerinin karalığıyla) tanınır, derhâl perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır (da Cehenneme atılıverirler)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O gün) suçlular simalarından tanınır da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar. *
(*)…Bu âyette ifade edildiği gibi suçlular simalarından tanınacaktır. İşin aslı böyle olmakla beraber, yine herkes kendi sevap ve günah durumuna göre haşrolunup hesap meydanına getirildikten sonra yargı süreci başlayacak; yüce Allah, bütün kullarının iyilik ve kötülüklerini eksiksiz kusursuz bilmesine rağmen adalet ve şefkatini ortaya koymak, her kulunun nasıl bir âkıbeti hak ettiğini ona da gösterip onaylatmak üzere herkesi ince bir hesaptan, sorgulama ve yargılamadan geçirecektir. Kaynak: Tefsir (Kur’an Yolu) İşte burada, onların aşağılanmalarına ve düşecekleri utanç verici durumlarına işarettir. Not: Rahman sûresinde geçen ayetlerdeki (آلَاء)’’âlâ’’ ifadesinin anlamı nimetler değil, yüce Allah’ın ‘’eşsiz gücünün ve azametinin delilleri’’ anlamındadır. Yoksa eğer ‘’nimetler’’anlamında ise, buradaki 41, 42, 43, 44 ve 45. ayetler arasında bir uyumsuzluk olmuyor mu? Evet, oluyor. Çünkü bu sûrenin her yerinde geçen (فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴾ ifadesindeki hitap mücrim olsun olmasın her iki cin ve insan türünedir. Eğer ki, (آلَاء) ’’âlâ’’dan maksat ‘’nimetler ise, o zaman ayetler arasından uyumsuzluk olur. Çünkü 41. ayette göre o gün, yani kıyamet günü/ mücrimler/suçlular/yaka paça yakalanır ve cehenneme atılırlar. Ve hemen ardında 42. ayette de (فَبِأَيِّ آلَاء رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ ﴿٤٢﴾) ifadesi geliyor. Peki, mevcut meallere göre 41, 42, 43, 44 ve 45 ayetlerin meallerini yan yana getirelim, bakalım nasıl bir uyumsuzluk ortaya çıktığını o zaman göreceğiz. Rahman-41: Suçlular simalarından tanınır da yaka paça yakalanırlar, yani ateşe atılırlar. Rahman-42: ‘’O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?’’ Peki, ateşe atılmak bir nimet midir? Ki, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz?’’ denilsin! Yine 43-44. ayetlerde cehennem ve orada azap görenlerden söz ediliyor! Peki, cehennem ve orada azap görmek bir nimet midir ki, hemen ardında 45. ayette ‘’O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? ‘‘şeklinde bir mesaj verilsin! Yani cehennemde azap görmek ile nimetler arasında nasıl bir münasebet olabilir? Hâlbuki (آلَاء) ’’âlâ’’ kelimesi yüce Allah’ın kudreti veya kudretinin delilleri anlamına da gelir. Bkz: (الجامع لاحكام القرآن) {فَبِأَيِّ آلاۤءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ} أي بأيّ قدرة ربّكما تكذبان)’’Kurtubi Tefsiri). İşte (آلاۤءِ)’’âlâ’’ kelimesine bu şekilde anlam verdiğimiz zaman ayetler arasında da tam bir münasebet/uyumluluk söz konusu oluyor.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’a karşı suç işlemiş olanlar o gün yüzlerinden tanınırlar. Sonra onlar alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü günahlılar yüzlerinden belli olacak, onlar saçlarından, ayaklarından yakalanacaklar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Günahkârlar kıyafetlerinden belli olacak da alınlarının saçlarından ve ayaklarından yakalanacak.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Suçlular/günahkârlar [mucrimûn] simalarından tanınırlar da alınlarından ve ayaklarından yakalanırlar.⁷
7 Başları ayaklarından bağlanarak cehenneme atılırlar demektir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Çünkü o gün) Suçlu günahkârlar simalarından tanınır da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanıverir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, o Gün günahkârlara günahları sorulmayacak; çünkü suçlular yüzlerinden tanınacak ve alınlarından ve ayaklarından tutularak yaka paça ateşe atılacaklar. Böylece mazlumların intikamı alınmış, hak yerini bulmuş olacak.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınır, Perçemler’den ve Ayaklar’dan yakalanırlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Simasıyla kendini ele veren suçlular, yaka paça edilip götürülürken
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü suçlular simalarından tanınır. Perçemlerinden ve ayaklarından yakalanıp hesaba götürülür. Arkasından cehenneme atılırlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Suçlular yüzlerinden tanınacaktır; perçemlerinden [*] ve ayaklarından alınacak (yakalanacak)lardır.
Bu ayet ‘Alak 96:15-16. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Çünkü o gün) günâhkârlar, simalarından tanınır ve derhal yaka-paça¹ yakalanırlar.
1 Bu bölüm, kelimelerin mecâzî anlamlarıyla değil de esas anlamlarıyla tercüme edilirse, tercüme: “ve derhal perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.” şeklinde olur.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bütün günahkarlar işaretlerinden tanınacak ve alınları ile ayaklarından yakalanacaklar! ²⁰
20 Bu, onların aşağılanmalarına ve düşecekleri utanç verici durumlara işarettir. Eski Araplar, birinin başka bir kimseye bağımlı oluşunu vurgulamak için “Onun perçemi/saçı, şunun-şunun elindedir” derlerdi. (Bkz. ayrıca 96:15-16 ve ilgili not 8.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira suçlular o gün simalarından tanınacak, yaka paça edilip cehenneme atılacaklar. 10/26-27, 67/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Zira) günahkârlar alâmetlerinden tanınacak; yaka paça yakalanıp ateşe atılacak:
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet onlara "Suçun nedir?" diye sormaya bile gerek kalmaz çünkü o) Günahkârlar yüzlerinden tanınırlar. (Alevden ateş yüzlerini kavurmuştur)) Alınlarından ve ayaklarından tutulup yakalanırlar. (Cehenneme sürülürler)
Osman Fırat
swap_vert close
(Çünkü) Suçlular, simalarından tanınır, allarından ve ayaklarından tutulur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Günahkarlar sîmalarıyla tanınırlar. Artık alınlarıyla ve ayaklarıyla yakalanırlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınırlar, perçemlerinden ve ayaklarından tutulup yaka paça cehenneme atılırlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Suçlular, simalarından tanınır, alınlar(ın)dan ve ayaklar(ın)dan tutulur.
Başları ayaklarına bağlanarak cehenneme atılırlar.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mücrimler sîmâlarından tanılub alınlarından, ayaklarından kavranılarak sürüklenir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Çünkü) Suçlular yüzlerinden tanınır; perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Suçlular simalarından tanınır, sonra da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Mücrimler yüzlerinden tanınır ve perçemleriyle ayaklarından yakalanıverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Suçlular, yüzlerinden tanınır da yakalanırlar perçemlerinden ve ayaklarından.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
biline yazuķlular 'alāmetleri-y-ile pes ŧutıla ya'nį yazuķlular pürçekleri-y-ile daħı ŧabanlarıyıla.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biline yaman kişiler, mücrimler yüzleri siyāh ve gözleri mā’ī sīmāları‐y‐la bi‐linüp alınlarından ve ayaḳlarından ṭutarak cehenneme ya[...]
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Günahkarlar üzlərindən (sifətlərinin qaralığından, gözlərinin göylüyündən) tanınacaq, kəkillərindən və ayaqlarından tutulub yaxalanacaqlar (başları öndən, yaxud arxadan ayaqlarına bənd ediləcəkdir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The guilty will be known by their marks, and will he taken by the forelocks and the feet.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(For) the sinners will be known by their Marks:(5201) and they will be seized by their forelocks and their feet.
5201 By their Marks: see last note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يُعْرَفُ
tanınır
الْمُجْرِمُونَ
mücrimler
بِس۪يمٰيهُمْ
simalarıyla
فَيُؤْخَذُ
ve yakalanır
بِالنَّوَاص۪ي
perçemleriyle
وَالْاَقْدَامِۚ
ve ayaklarıyla
(Çünkü o gün nefsinin hevâsına uyan) Mücrimler, simalarından tanınır da perçemlerinden ve ayaklarından yakalanı(p ateşe atılı)rlar.
عَرَفَ
Fiil-I
ع ر ف
Tanıyıp bildi, tanıdı, farkına vardı, arif oldu
مُجْرِم
Etken fiil-IV
ج ر م
Mücrim, suçlu
س۪يمٰ
İsim
س و م
Sima, yüz, alâmet
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
نَوَاص۪ي
İsim
ن ص ي
Perçemler
قَدَم
İsim
ق د م
Ayak, makam