Her bir dişinin neye gebe olduğunu ve rahimlerin neyi ne kadar erken bırakacağını, neyi ne kadar [olağan süresinden] fazla bekleteceğini bilen Allah’tır. ¹⁸ Çünkü [yarattığı] her şey O’nun katında bir ölçüye ve bir amaca bağlı kılınmıştır. ¹⁹
18 Unsâ terimi, insan için de, hayvan için de dişi varlığı belirtir. “Erken düşürme/erken bırakma” sözü ister gebelik süresinin beklenenin altına düşmesini ifade etsin, ister gebeliğin teşekkülündeki eksikliği, yani düşük yapmayı ifade etsin, belirtmek gerekir ki, ğayd ismi insan türü için kullanıldığında, “vaktinden önce vaz‘edilen cenini” yani, yedi aylıktan küçük cenini işaret eder (Tâcu’l-‘Arûs). “Artırmak” ya da “fazla bekletmek” sözüne gelince, bu da ya “erken düşürmeye” göre daha uzun bir süreyi belirtmek üzere gebeliğin tamamlanmasını, ya da gebeliğin olağan sürenin üstünde gerçekleşmesini ifade ediyor olabilir. (Çünkü, insan türü için gebelik bazan 280 günlük olağan süresinin üstüne çıkarak 305 güne ve bazı tıp otoritelerine göre de 307 güne varabilmektedir.) Buna ilaveten, Allah’ın “her bir dişinin neye gebe olduğunu” bilmesi, açıktır ki, hem henüz doğurulmamış olan dölün cinsiyetiyle, hem de rahimde taşınan dölün sayısıyle ilgilidir. Sonraki ayetin de gösterdiği gibi, Allah tarafından künhüyle bilindiğinden şüphe olmayan gebelik olgusunun sırlarına ilişkin bu atıf, O’nun rahimlerde olanı bildiği gibi, insanın en derindeki yatkınlıklarını da, gelişmesinde göstereceği yön ve doğrultuyu da bildiğini îma etmek içindir.19 Lafzen, “bir ölçüye göre” (bi-mikdârin) -yani, yaratıldığı özel amaca, var olmasının gerektirdiği şartlara ve Allah’ın yaratma planında oynaması öngörülen role uygun olarak.