close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyekûlu-lleżîne keferû leste murselâ(en)(c) kul kefâ bi(A)llâhi şehîden beynî vebeynekum vemen ‘indehu ‘ilmu-lkitâb(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kafirler, sen peygamber değilsin derler; de ki: Sizinle aramda tanık olarak Allah ve kitap bilgisine sahip olan yeter.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O inkâr edenler: "Sen gönderilmiş (Allah’ın bir Elçisi) değilsin." (Kendini öyle gösterip üstünlük sağlama ve istismar peşindesin) diyorlar ve diyeceklerdir. Onlara de ki: "Benimle sizin aranızda şahit (tanık ve kanıt) olarak Allah yeterlidir ve yanlarında kitabın (Tevrat, İncil ve Kur’an’ın) ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilmektedirler)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler: “Sen peygamber değilsin” derler. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak, Allah ve kitaptan bilgi sahibi olanlar yeter.” Başka şahit aramaya gerek yoktur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler : “- Sen Rasul olarak gönderilmiş bir kimse değilsin” diyorlar. “- Benimle sizin aranızdaki konularda, benim hak peygamber olduğuma, sizin de yalancı olduğunuza şâhit olarak Allah, kutsal kitaplarda Allahın vahyettiği bilgilere vakıf olanlar ve Kur'ân'ı anlayanlar yeter” de.
bk. Kur’an-ı Kerim, 7/156-157; 26/197.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kâfirler: "Sen gönderilmiş değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kendilerinde Kitap'tan ilim bulunanlar yeter."
Ali Bulaç
swap_vert close
İnkâr edenler şöyle derler: 'Sen gönderilmiş (Allah'ın bir elçisi) değilsin.' De ki: 'Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter ve yanlarında kitabın ilmi bulunanlar da (bu gerçeği bilir).'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kâfir olanlar, sen Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamber değilsin, diyorlar. De ki: “- Benimle sizin aranızda, doğruluğuma şâhid Allah yeter; bir de yanında kitap ilmi bulunan (Levh-i Mahfuz ilmi bulunan Cebraîl yeter)...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler, “sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kitaptan bilgisi olanlar yeter.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benim ile sizin aranızda tanık olarak Allah ve kitabı bilenler yeter.”[237]
[237] Ra‘d sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 139-141.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sana: «Peygamber değilsin!» diyor kâfir olanlar, diyesin ki: «Sizinle aramızda, kitabı bilenlerle, Allah yeter tanıklığa»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnkârcılar: “Sen gönderilmiş (hak bir nebi) değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitap hakkında bilgi sahibi olanlar (bu gerçeği bilir).”
Ellerinde Tevrat ve İncil gibi önceki kitaplar bulunanlar, ilahi kitaplara vukufiyetleri olduğu için bu Kur’an’ın da Allah’ın kitabı olduğuna şahitlik edecekler. Çünkü Kur’an ayetlerini okuyup içeriğini, mesajını anlayanlar, diğer kitaplarda olduğu gibi Kur’an’daki belagati, anlatım üslubunu ve ayetlerin birbirleriyle olan bağlantısını görünce onun da Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğunu anlayacaklardır.  
Cemil Said
swap_vert close
Kâfirler "Sen Allâh tarafından gönderilmedin." dirler. Allâh’ın ve ânın kitâbını bilenler sizinle benim beynimde şâhid olsunlar bana kifâyet ider" cevâbını vir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnkar edenler: "Sen peygamber değilsin" derler; de ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve Kitap'ı bilenler yeter."*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İnkâr edenler, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında kitap (Kur’an) bilgisi bulunanlar yeter.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O inkârcılar, “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak bir Allah, bir de kitap bilgisine sahip olanlar yeter.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kâfir olanlar: Sen resûl olarak gönderilmiş bir kimse değilsin, derler. De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitab'ın bilgisi olan (Peygamber) yeter.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnkar edenler, "Sen bir elçi değilsin!," diyorlar. De ki, "ALLAH ve kitabın bilgisine sahip olanlar benimle sizin aranızda şahit olarak yeter."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kâfirler: "Sen Allah tarafından gönderilmiş bir peygamber değilsin" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında kitap ilmi bulunan (yeter)."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O küfretmekte olanlar, sen bir mürsel değilsin diyorlar? de ki benimle sizin aranızda şahid olarak Allah yeter bir de nezdinde kitab ılmi bulunan?
Emrah Demiryent
swap_vert close
O kâfir olmuş kimseler (Ka‘b b. Eşref ve yahûdîlerin bazı ileri gelenleri,) “Sen gönderilmiş bir peygamber değilsin!” derler. (Resûlüm!) De ki: (“Benim peygamberlik iddiâmdaki doğruluğuma dair) Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de yanında Kitâb’ın (Tevrât ve İncîl’in) bilgisi bulunanlar (dan Abdullah b. Selâm ve Necâşî Ashame gibi İslâm dinini kabul ederek, îmân ehli olanlar) yeter.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gerçeği yalanlayan nankörler, “Sen gönderilmiş¹ değilsin.” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda en iyi tanık olarak Allah ve yanlarında Kitap'ın bilgisi olanlar yeter.”
1- Elçi, nebi.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O küfredenler şöyle der: «Sen (Hak tarafından) gönderilmiş bir peygamber değilsin». De ki: «Benim aramla sizin aranızda (hakikî) şâhid olarak Allah yeter ve (bunu) nezdinde kitab ilmi bulunanlar dahi (bilirler).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Buna rağmen inkâr edenler: “Sen (peygamber olarak) gönderilmiş bir kimse değilsin” der. De ki: “Benimle sizin aranızda şâhid olarak Allah yeter! Ve yanında kitab ilmi bulunanlar (yahudi ve hristiyanlardan mü'min olanlar) da (benim nübüvvetimi bilirler)!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
O İnkâr etmiş olanlar; “Sen gönderilmiş (bir elçi) değilsin” diyorlar. De ki: Benimle sizin aranızda benim (elçi olduğuma) şahit (hüküm verici) olarak Allah ve yanında kitap (Kur’an ve tahrif edilmeden önce Tevrat ve İncil) bilgisi olanlar (bunları gerçekten anlayanlar ve son kitap Kur’an’a da inanıp şahitlik edenler) yeter.*
(*) Onceki kitaplarda, yani Tevrat ve İncîl’de O’nun peygamberliğini haber veren, belge niteliğinde cümleler vardır. Bunları hakkıyla bilen ve taassup göstermeyen insaflı Ehl-i kitap âlimleri de buna şahitlik ederler. Aşağıdaki tefsir metninde geçtiği gibi burada Allah’ın şahitliğinden kasıt, Allah’ın bu konuda hüküm verici olmasıdır. Aşağıdaki tefsir metnine de bkz: ويصح أن تقول: (شهيدا) معناه حاكم، لأن الشهادة تجيء بمعنى الحكم، كما في قوله تعالى: وشهد شاهد من أهلها والمعنى وكفى بالله حاكما بيني وبينكم، ويرشح لهذا المعنى عبارة بيني وبينكم فالحكم هو الذي يكون بين اثنين، وأما الشهادة فتكون لأحد الفريقين على الآخر. وقوله تعالى: ومن عنده علم الكتاب الكتاب إما أن يراد جنس الكتاب، ومن عنده علم الكتاب هو العالم بالكتب السماوية قبل تحريفها، فإنها تشهد بنبوة محمد - صلى الله عليه وسلم - وتحكم بأنه رسول، هذا التبشير بالنبي - صلى الله عليه وسلم - في التوراة والإنجيل، [ ص: 3975 ] ولا تزال آثاره معها باقية إلى اليوم تعرف برموزها لمن عنده علم بالكتاب، هذا إذا كان المراد جنس الكتاب،الخ (زهرة التفاسير) ﴿قل كفى بالله شهيدًا بيني وبينكم﴾ أي لا يهمني إنكاركم لرسالتي وحسبي أن يكون الله شاهدًا على أنني قد بلغتكم رسالة ربي وأبيتم الاعتراف بها: ﴿ومن عنده علم الكتاب﴾ أي وكل من آمن بإعجاز القرآن وتدبر في آياته وعلم بما حواه من فصاحة وبلاغة وما اشتمل عليه من علوم الغيب ومختلف العلوم الكونية أيضًا يشهد برسالتي عن الله جل وعلا (تفسير الخطيب المكي) .  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hakikati inkâr edenler “Sen gönderilmiş elçilerden değilsin” dediler. Deki “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter ve bir de kitabın bilgisini doğru anlamış olanlar da (elçi olduğuma) şahittir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki tanımazlar, şöyle derler: "Sen gönderilmiş bir elçi değilsin." Onlara de ki: "Benimle sizin aranızda Allah’ın bir de kendilerinde Kitap bilimi olanların tanık olması yeter."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kâfirler sana peygamber değilsin derler. Sen de onlara «— Benim ile sizin aramızda Allah/ın, bir de nezdinde Kitaba ait ilim bulunan kimsenin [¹] şehadeti elverir.» dersin.
[1] Kur'an İlmi bulunanların, mü'minlerin veya Tevrat ilmi bulunan Yehut'tan olan mü'minlerin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnkâr edenler, “Sen elçi değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve bir de yanında Kitab’ın/Kur’an’ın bilgisine sahip olanlar yeter.”
Kadri Çelik
swap_vert close
O küfre sapanlar şöyle derler: “Sen gönderilmiş (Allah'ın bir elçisi) değilsin.” De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında kitabın ilmi bulunan kimse yeter!”
(Bir takım rivayetlerde “yanında kitabın ilmi bulunan”dan maksadın Hz. Ali olduğu belirtilmiştir.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Hakikati inkâr edenler, “Sen Allah tarafından gönderilmiş bir elçi değilsin!” diyorlar. Onlara de ki: “Benimle sizin aranızda şâhit olarak Allah yeter; bir de Kitap hakkında bilgi sahibi olanlar! Allah, bana indirdiği Kur’an gibi apaçık bir mûcizeyle, benim Peygamber olduğuma şâhitlik etmektedir. Dolayısıyla, Kur’an’ı inceleyip gereği gibi anlayanlar, kaçınılmaz olarak onun Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olduğuna şâhitlik edeceklerdir. Nitekim, Tevrat ve İncil’de de Hz. Muhammed’in Peygamberliğini müjdeleyen ayetler vardır. Bunları hakkıyla bilen Yahudi ve Hıristiyanlar da bu hakîkati kabul ve itiraf etmektedirler.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İnkâr etmiş olanlar: “Bir gönderilmiş (rasûl) değilsin” diyorlar. De ki: “Benim ve sizin aramızda şahid olarak Allah yeter; kendi katında Kitab’ın bilgisi olan kimseler de!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnkarcılar: " Sen elçi falan değilsin " diyorlar. Onlara şunu söyle: " aramızda şahit olarak Allah yeter, ayrıca içimizde kitap bilgisi olanlar da var. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnkâr edenler, "Sen Resul değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve size okuduğum ayetler yeter!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kâfir olanlar “Sen elçi değilsin.” derler. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitabın bilgisi olan yeter.” [*]
Bu ayete göre ümmetin Hz. Muhammed’e karşı en önemli görevlerinden birisi onun peygamberliğine şahit olmalarıdır. Bunun yolu Kur’an’ı doğru anlamaktan ve onu hayatında yaşamaktan geçer.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O kâfirler: “Sen (Allah’ın gönderdiği) bir Peygamber değilsin.” derler. (Sen de onlara): “Benimle sizin aranızda benim (Peygamber olduğuma) şâhit olarak Allah ve bu kitabı gerçekten anlayan kimseler¹ yeter.” de.
1 Kur’an ilmine sahip olmak; Kur’an’ın dilini, edebiyatını anlamak, ifâde ettiği ilimleri bilmek ve onun hak olduğunu gönülden kabul ederek emirleri doğrultusunda yaşamak demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve hakkı inkara şartlanmış olan o kimseler, [ey Peygamber, sana]: “Sen [Allah tarafından] gönderilmiş değilsin!” diyorlar; de ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter; bir de bu ilahî kelâmı gerçekten anlayan kimse(ler)!” ⁸⁴
84 Lafzen, “ve kitap/vahiy hakkında bilgi sahibi olan biri (men ‘indehû)” -Kur’an’ı gereği gibi anlamanın insanı, kaçınılmaz biçimde, onun Allah tarafından vahyedilmiş olduğu inancına ulaştıracağını îma eden bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerçekleri örtbas eden kâfirler, “Sen, gönderilmiş bir elçi değilsin.” diyorlar. De ki: “Sizinle benim aramda şahit olarak Allah yeter, bir de bu Kuran/mesajın bilgisine sahip olan kimse.” 6/19, 22/54, 34/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi, inkârda ısrar eden kimseler; “Sen, Allah tarafından gönderilmiş değilsin”[¹⁹⁸²] diyorlar. Sen (de) de ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter; bir de, dağarcığında ilâhî mesajın bilgisi bulunan kimseler.”
[1982] Mekke egemenlerinin bu itirazı, peygamberlik kurumunu kökten inkârdan çok Allah Rasûlü’nün peygamberliğini inkâra yönelik gibidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O kafirler aynı zamanda "Sen (Allah tarafından gönderilmiş) peygamber değilsin" de derler. (Ey Muhammed) De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, aynı zamanda yanında kitap bilgisi olanların şahitliği de yeterlidir! (Nitekim kitap ehlinden nice bilginler -kendi kitaplarında Resulullah s.a.s'ın vasıflarını okumuşlar- ve teşriflerinde onun risâletini tasdik etmişlerdir.)
Osman Fırat
swap_vert close
İnkâr edenler: "Sen gönderilmiş bir resul değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allâh yeterlidir. Ve yanında kitap bilgisi bulunanlar (ayrıca) buna şahittir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve kâfir olanlar der ki: «Sen gönderilmiş bir peygamber değilsin.» De ki: «Benim aramla sizin aranızda şahit olarak Allah Teâlâ ve kendisinde kitaba bilgi bulunan (kimseler) kifâyet eder.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dini inkâr edenler: “Sen Peygamber değilsin” diyorlar. De ki: “Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter, bir de nezdinde kitap ilmi bulunanlar. ” [26, 197; 7, 156-157]
Kitap ilmine vakıf olanlar Kur’ân-ı Kerimi lâyıkıyla anlayanlardır. Kur’ân’ı tanıyanlar, onun beşer sözü olmasının mümkün olmayıp ancak Rabbülâleminin sözü olduğunu, dolayısıyla Hz. Muhammed’in de O’nun elçisi olduğunu anlarlar. Ve hatta daha önceki kitaplarda ezcümle Tevrat ve İncîl’de O’nun peygamberliğini haber veren, belge niteliğinde cümleler vardır. Bunları hakkıyla bilen ve taassup göstermeyen insaflı Ehl-i kitap âlimleri de buna şahitlik ederler.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnkar edenler: "Sen gönderilmiş bir elçi değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda Allah'ın ve yanında Kitap bilgisi bulunanların şahid olması yeter.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler: "Sen rasûl değilsin" dirler. Di ki: "Sizinle benim aramda şâhid olarak Allâh ve kitâb 'ilmi 'indinde olan kâfîdir.[¹]
[1] 'İndinde kitâb 'ilmi olandan murâd ehl-i kitâbdan risâlet-i Ahmediyeyi tasdîk idenlerdir. Onlar Tevrât'da cenâb-ı peygamberin vasfını görüb okudukları cihetle nübüvvetini tasdîk ve ona şehâdet iderler.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler): “Sen elçi olarak gönderilmiş değilsin” derler. De ki “Aramızda Allah’ın ve o Kitab’ın[1] bilgisine sahip olanların[2] şahit olması yeter.”
[1] Daha önce indirilmiş kitaplar [2] Ellerinde önceki kitaplar olup ta bu konuda bilgin ve ehil olanlar bu kitabın da Allah'ın kitabı olduğuna şahitlik ederler. Çünkü Allah'ın indirdiği bütün kitaplarda ayetlerin ayetleri açıkladığı özel bir düzen vardır. İşte bu özellik Kitab'ın ancak Allah'ın kitabı olduğunun delilidir. Bu özellik sayesinde sınırlı sayıda ayet sınırsız sayıda soruya cevap verecek bereketi ve hikmeti içerir. Daha detaylı bilgi için Bkz. Al-i İmran 3/7 ve dipnotları  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kafir olanlar: -Sen peygamber değilsin, derler; de ki: -Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve kitap ilmine sahip olanlar yeter.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İnkâr edenler “Sen peygamber değilsin” diyorlar. De ki: Sizinle benim aramda şahit olarak Allah ile Onun kitapları hakkında bilgi sahibi olanlar yeter.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Küfre sapanlar: "Sen gönderilmiş bir elçi değilsin." diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda tanık olarak Allah, bir de yanında kitap bilgisi bulunanlar yeter."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eydür anlar kim kāfir oldılar “degülsin viribinilmiş.” eyit “ŧapdur Tañrı ŧanuķ aramda daħı arañuzda daħı ol kim ķattadadur kitāb įlmi ya'nį 'abdullāh bin selām yaranları yā cebreyil yā lavḥ
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı dirler anlar kim kāfir oldılar degülsin viribinilmiş. Eyit: Ṭapdur Tañrıṭanuḳ, aramda daḫı arañuzda. Daḫı ol kim ḳatındadur kitāb ‘ilmi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Kafirlər: “Sən peyğəmbər deyilsən!” – deyirlər. (Onlara) belə cavab ver: “Mənimlə sizin aranızda (doğruluğuma) Allahın və kitabı bilənlərin (Tövratı, İncili bilən mö’min yəhudi və xaçpərəstlərin, yaxud Qur’ana bələd olan mö’min müsəlmanların və ya lövhi-məhfuzdan xəbərdar olan Cəbrailin) şahid olması yetər!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They who disbelieve say: Thou art no messenger (of Allah). Say: Allah, and whosoever hath true knowledge of the Scripture, is sufficient witness between me and you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The Unbelievers say: "No messenger(1867) art thou." Say: "Enough for a witness between me and you is Allah, and such as have knowledge of the Book."(1868)
1867 The enemies of Islam have to acknowledge that Al Mustafa was a great and noble character, but they deny his Prophethood. He could point to his credentials from Allah in the work which he achieved, and the Qur'an which he brought. 1868 That is, those who have knowledge of revelation generally will recognise Allah's revelation in the Holy Qur'an. An alternative reading is "min 'indihi", which is written the same in Arabic, with only three vowel points different. If we adopt that, the last clause will be: "and from Him is (all) knowledge of the Book": i.e., 'as all knowledge of the Book comes from Allah, the Qur'an also bears witness to me.'  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَقُولُ
ve der
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
كَفَرُوا
kâfir oldu
لَسْتَ
değilsin
مُرْسَلاًۜ
gönderilmiş
قُلْ
de ki
كَفٰى
yeter
بِاللّٰهِ
Allah
شَه۪يداً
şahid olarak
بَيْن۪ي
aramda
وَبَيْنَكُمْۙ
ve aranızda
وَمَنْ
ve o kimse ki
عِنْدَهُ
yanında bulunur
عِلْمُ
bilgisi
الْكِتَابِ
kitabın
Buna rağmen kâfirler, "sen (Allah tarafından bize) gönderilmiş (bir resul) değilsin" diyorlar. (Resulüm!) De ki: "Benimle sizin aranızda şahid olarak Allah ve yanında kitabın (vahyin) bilgisi bulunanlar yeter."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
مُرْسَل
Edilgen fiil-IV
ر س ل
Resuller, gönderilenler, elçiler
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
كَفٰى
Fiil-I
ك ف ي
Yetti, kâfi oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup