close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ra'd Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elleżîne âmenû vetatme-innu kulûbuhum biżikri(A)llâh(i)(k) elâ biżikri(A)llâhi tatme-innu-lkulûb(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar, öyle kişilerdir ki Allah'ı anmakla yatışır, kuvvetlenir gönülleri. İyice bilin ki gönüller, Allah'ı anmakla yatışır, kuvvet bulur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hidayeti ve istikameti bulan) Şunlardır ki, onlar (tam ve sağlam) iman etmişlerdir ve kalpleri Allah’ın zikriyle itminana (huzur ve sükûnete) erişmiştir. Şunu kesinlikle biliniz ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle (O’nu devamlı hatırlayıverip, emir ve yasak çizgisinde hareket etmekle ve sürekli Kur’an-ı Kerim’i ve mealini okuyup düşünmekle) mutmain olup (huzur iklimine ve Hakke’l-yakin -kesin iman- derecesine yetişir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar ki, inanmışlar ve Allah'ı anmakla kalpleri huzur ve doyum bulmuştur. Çünkü bilin ki kalpler, gerçekten de, ancak Allah'ı anarak huzura erişir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunlar, iman edenler, Allah'ı zikirle, Kur'ân ile, Allah'ın övünç kaynağı kelâmını okuyarak, Allah'ın lütfuyla ilgisi sayesinde akılları ve kalpleri mutmain olanlar, huzura kavuşanlardır. Hatırınızdan çıkarmayın. Ancak Allah'ı zikirle, Allah'ın övünç kaynağı kelâmını okuyarak, Allah'ın lütfuyla ilgisi sayesinde, kalpler huzura kavuşur, sükûnet bulur.
bk. Kur’an-ı Kerim, 6/111; 10/101; 21/5.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar iman eden ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşan kimselerdir. İyi bilin ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalbler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunlar, Allah'ın zikri ile kalbleri huzura kavuşarak iman edenlerdir. Evet, bilin ki, ancak Allah'ı anmakla kalbler yatışır ve huzur bulur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Öyle dönüş yapanlar ki; inanırlar ve Allah’ın zikriyle kalpleri mutmain olur. Şüphesiz, kalpler ancak Allah’ın zikriyle huzur ve sükûn bulurlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikri ile doyuma ulaşanlardır. Bilesiniz ki kalpler, ancak Allah'ı anmakla doyuma ulaşır.[234]
[234] Allah’ı anmanın kalbe etkisi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, X, 89-91.  
Besim Atalay
swap_vert close
«Onlar inanmış olup da, Allahı anmakla gönülleri rahatlananlardır, iyi bilin, Allahı anmakla gönüller rahatlar»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O'na inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle huzur bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle huzur bulur.
Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak ki bu Kur'an senin ve halkın için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz.”(Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48“Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur'an (Allah'tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi bu ayetlerde de Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın zikri ile îmân idenlerin kalbleri tatmîn olunur. Ancak Allâh’ın zikri ile kalbler mutma’în olabilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar inanmışlar, kalbleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalbler ancak Allah'ı anmakla huzura kavuşur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunlar, iman edenler ve gönülleri Allah'ın zikriyle sükûnete erenlerdir. Bilesiniz ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar ki inanırlar ve kalpleri ALLAH'ı anmakla huzur bulur. Bilesiniz ki, kalpler ALLAH'ı anmakla yatışır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah'ın zikri ile yatışır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onlar ki iyman etmişlerdir ve kalbleri Allahın zikri ile yatışır, evet Allahın zikriyledir ki kalbler yatışır
Emrah Demiryent
swap_vert close
27-28. Kâfirler diyorlar ki: “Ona (Muhammed’e) Rabbinden bir mu‘cize indirilseydi ya!” (Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz Allah, (cüz’î irâdesiyle) ısrarla bâtılı tercih eden kimseyi, tercih ettiği sapkınlık üzere bırakır, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseyi ise, (lütfuyla) doğru yola iletir.” Onlar ki îmân edip, kalpleri Allah’ı zikretmekle huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki, kalpler ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, iman edenler ve kalpleri ¹ Allah'ın zikri ² ile tatmin olanlardır. Kalpler, ancak Allah'ın zikri ile tatmin olur.
1- Kalpten kasıt, kan pompalayan organ değildir. Kalp, “düşünmenin ve akletmenin” merkezidir. 2- Allah'tan gelen öğüt. “Kalpler, Allah'ı zikretmekle tatmin olur” şeklindeki çeviriler doğru değildir. Doğru çeviri, “kalpler Allah'ın zikri ile tatmin olur” şeklinde olmalıdır. “Allah'ın zikri,” Allah'tan gelen öğüt/vahiy demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunlar; îman edenlerdir, Allahın zikriyle gönülleri (vicdanları) huzuur-u sükûne kavuşanlardır. Haberiniz olsun ki kalbler ancak zikrullah ile oturaklaşır (olgunlaşır).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlar, îmân edenler ve kalbleri Allah'ın zikri ile mutmain olan kimselerdir. Bilesiniz ki, kalbler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur.(3)
(3)“Bütün ervah ve kulûbun (ruhların ve kalblerin) dalâletten (hak yoldan sapmaktan) neş’et eden(ortaya çıkan) ızdırâbât (sıkıntılar) ve keşmâkeş (kararsızlık) ve ızdırâbâttan neş’et eden ma‘nevî elemlerden kurtulmaları, bir tek Hâlık’ı (yaratıcıyı) tanımak ile olur. Bütün mevcûdâtı (varlıkları), bir tek Sâni‘a (san‘atkâra) vermek ile necat buluyorlar (kurtuluyorlar), bir tek Allah’ın zikriyle mutmain olurlar(huzur bulurlar). Çünki hadsiz mevcûdât bir tek Zât’a verilmezse, (...) o zaman her bir tek şeyi, hadsiz esbâba isnâd etmek (sayısız sebeblere dayandırmak) lâzım gelir ki, o hâlde bir tek şeyin vücûdu (varlığı), umum mevcûdât kadar müşkil olur. Çünki Allah’a verse, hadsiz eşyâyı (şeyleri) bir Zât’a verir. O’na vermezse, her bir şeyi hadsiz esbâba vermek lâzım gelir. (...) İşte mâhiyet-i insâniyedeki merak ve taleb-i hakīkat (hakīkati arama) cihetinden gelen nihâyetsiz ızdırabdan kurtaracak, yalnız tevhîd-i Hâlık ve ma‘rifet-i İlâhiyedir (yaratıcının bir olduğunu kabûl edip, O’nu tanımaktır).” (Mektûbât, 33. Mektûb, 317-318)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onlar (o Allah’a yönelenler) ki, inanmış olup Allah’ın zikriyle (Kur’an’la) gönülleri huzur ve doyum bulan (şüphelerden arınan, inkâr ve nifak hastalıklarından, ruhsal çalkantılardan kurtulan) kimselerdir. Dikkat edin, gönüller, ancak Allâh’ın zikriyle (Kur’an’la) huzur bulur.*
(*) Burada Allah’ın zikrinden kastedilen “Kur’an” dır. Zira barışın ve huzurun kaynağı, paylaşmanın ve dayanışmanın membaı olan Kur’an insanlar için bir öğüttür. Öğüt Kur’an’da “zikr” veya “zikr” kökünden gelen “zikrâ” ve “tezkire” kelimeleriyle anlatılmıştır. “Muhakkak bu Kur’an senin ve halkın/insanlar/ için bir öğüttür. Zamanı gelince hepiniz (ona karşı tutumunuzdan dolayı) hesaba çekileceksiniz. ”(Zuhruf 43/44) “Muhakkak ki bu Kuran, Allah’a karşı sorumluluk bilinciyle yaşayan herkes için bir öğüttür.” (Hakka 69/48) “Hayır, (düşündükleri gibi değil), Muhakkak ki Kur’an (Allah’tan) bir öğüttür.” (Müddessir 74/54) Görüldüğü gibi buralarda da Kur’an zikr kelimesiyle ifade edilmiştir. (C. Külünkoğlu Meali Rad-28. Ayet Açıklaması) Ayrıca kalbden kasıt; ‘’sevgi, istek, anış, düşünüş gibi duygu kaynağıdır, yani “düşünmenin ve akletmenin” merkezidir, bunun biyolojik kalpla hiçbir alakası yoktur. Allah’ın zikr ise,” Allah’tan gelen öğüt /vahiy demektir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte Allah’ın doğru yolu gösterdikleri o kimseler, iman ederler ve Allah’ın anılmasıyla kalpleri (imanla) iyice pekişir. Allah anıldığında, kalpler (deki iman) pekişmez mi?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar o kimselerdir ki inanırlar, Allah’ı ana ana gönüllerini dölendirirler. Bilin ki gönüller ancak Allah’ın adını ana ana dölenir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
27, 28. Kâfir olanlar «— Ona Rabbi bir mucize [⁶] indirmeliydi» derler. Onlara de ki Allah dilediğini sapıklığa düşürür. Hakka dönen kimseyi yani iman edip kalpleri zikrullah ile sükûnet bulan kimseyi kendisine [⁷] götürür. Haberiniz olsun ki Tanrı/yı anmakla kalpler sükûnet ve rahat bulur.
[6] Asa, yedibeyza gibi.[7] Dinine - İslâm yoluna veya taraf-ı ilâhisine.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzur bulanlardır [tatma’innu]. İyi biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla [zikr] huzur bulur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle güvene erenlerdir. Biliniz ki kalpler, yalnızca Allah'ın zikriyle güvene erer.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, Rab’lerine yürekten iman eden ve Allah’ın öğüt ve uyarılarla dolu Zikri ve en büyük mûcizesi olan Kur’an sayesinde akılları ve kalpleri doyuma ulaşan, huzura kavuşan kimselerdir. Onlar, Kur’an’dan daha açık, daha ikna edici bir mûcize olamayacağını bilen ve kalpleri ancak onunla tatmin bulup sükûnete kavuşan kimselerdir. Şunu iyi bilin ki, kalpler ancak Allah’ın Zikri ve en büyük mûcizesi olan bu Kur’an sayesinde şüphelerden arınır; inkâr ve nifak hastalılarından, ruhsal çalkantılardan kurtulur ve gerçek anlamda mutluluk ve huzura kavuşabilir! Allah’ı zikreden, O’nu duyumsayan gönüller, varlık âleminde yalnız olmadıklarını bilir, dâimâ O’nun yakınında ve himayesinde, güvence içinde olduklarını hissederler. Allah’ın zikriyle, O’nun gönderdiği Kur’an mûcizesiyle doyuma ulaşmayan kalplerin, başka bir şeyle huzur ve itmînân bulmasına imkân yoktur! Öyleyse:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş olup kalbleri Allah’ın zikriyle tatmin olanlar! Dikkat edin! Kalbler, Allah’ın zikri ile tatmin olur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah’ın bağrına bastıkları: inananlar ve huzuru Allah demekte bulanlardır. Kalpler, eğer Allah diyebiliyorsa huzur bulur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar öyle kimselerdir ki; Allah’a, Resule ve Kitaba inanırlar. Allah’ın yasalarına uydukça kalpleri huzur bulur. Çünkü görevlerini yerine getirmenin akli, kalbi dinginliğini yaşar. Biliniz ki kalpler ancak emirleri doğrultusunda Allah’ın yasalarına uydukça huzur bulur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunlar), iman edenler ve Allah’ı hatırlamayla kalpleri huzur bulanlardır. Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı hatırlamakla huzur bulur. [*]
Bu ayette hayatı Allah bilinciyle ve O’nun şahitliğinde yaşamanın ve kalp huzurunun Yüce Allah’ı anmayla, Kur’an’la elde edileceği bildirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bunlar, îman eden ve kalpleri Allah’ın zikriyle¹ huzur bulanlardır.² Şunu iyi bilin ki; kalpler sadece Allah’ı anmakla huzur bulur.
1 Burada zikirden maksat; (Enbiyâ: 21, Hicr: 9, Fussilet: 41.) âyetlerine göre de Kur’an’dır. Yani bunlar îman etmek için Allah’ın özel zikri olan Kur’an’dan daha büyük bir zikir, delil, âyet ve mûcize olamayacağını bilirler, kalpleri bununla huzur bulur ve Kur’an’ın dışında başka deliller, zikirler ve mûcizeler aramazlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar ki, inanmışlar ve Allah’ı anmakla kalpleri huzur ve doyum bulmuştur; çünkü bilin ki, kalpler gerçekten de ancak Allah’ı anarak huzura erişir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar ki, (Allah’ın ayetlerine) inanıp güvenenler ve akleden kalpleri Allah’ın zikri Kuran ile tatmin olanlardır. İyi bilin ki akleden kalpler ancak Allah’ın zikri Kuran ile tatmin olur. 15/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
işte onlar, iman eden ve kalpleri Allah’ın vahyi[¹⁹⁶⁷] ile tatmin olan kimselerdir: Bakınız: (akleden) kalpler[¹⁹⁶⁸] yalnızca Allah’ın vahyi ile tatmin olur!
[1967] Zikrullah ile kastedilen, Allah’ın vahiy ile hatırlatmasıdır. Anlamı yüklemine göre şekillenen zikr, Kur’an’da vahyin sıfatlarından biri olarak kullanılır (3:58; 7:63, 69; 15:91 vd.) Âyetin iç ve dış bağlamı da bunu doğrular. Hemen önceki âyette inkârcıların mucize talepleri gündeme getirilmiş, bu âyette ise mucize talep edenlerin dikkati vahiy üzerine çekilmiştir. Ayrıca bu pasajların ana teması da vahiydir. [1968] Bu açıklama, temel fonksiyonu akletmek olan bir kalpten söz eden âyetler göz önüne alınarak konulmuştur (22:46; krş: 7:179; 63:3).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar ki iman etmişlerdir ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşmuştur! (Ey iman edenler) Haberiniz olsun ki, kalpler ancak Allah'ı anmakla huzura eder.
Osman Fırat
swap_vert close
O iman eden kimseler, Allâh’ı anmakla kalpleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki kalpler, ancak Allâh’ı anmakla huzur bulunur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
(Onlar) O zâtlardır ki, Allah'ın zikriyle kalpleri mutmain olduğu halde imân etmişlerdir. Haberiniz olsun ki, Allah'ın zikriyle kalpler mutmain olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
27, 28. Yine o inkâr edenler diyorlar ki: “Peygambere Rabbi tarafından bir mûcize verilmeli değil miydi? ”De ki: “Allah dilediğini bu tür iddiaları sebebiyle saptırır. Kendisine yöneleni de hidâyete erdirir. İşte onlar iman edip gönülleri Allah'ı zikretmekle, O'nu anmakla huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller ancak Allah'ı anmakla huzur bulur. ” [21, 5; 10, 101; 6, 111]
Akıllı insanların üzerinde derinden derine düşünecekleri bunca harika eserler, Hz. Muhammed (a.s.)’ın peygamberliğine dair Allah tarafından bunca âyet ve delil varken, bunları delil saymıyorlar da, kimsenin karşı koyamayacağı bir musîbeti, bir belayı isteyip duruyorlar. Halbuki bu cebir ve zorlama, ilahî hikmete aykırıdır. Yukarıda geçen bu sözlerin bir daha tekrarlanması, kâfirlerin bu isteklerini inatla sürdürdüklerini göstermektedir. Demek Peygamberimize mûcize verilmemiş değildir. Âyet onların keyiflerine göre teklif ettikleri olağanüstü şeyleri reddetmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar inanan ve Allah'ı anmakla gönülleri huzur bulan kimselerdir. İyi bilin ki gönüller, ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'a îmân idenlerin zikrullah ile kalbleri mutma'în olur. Âgâh olun ki Allâh'ın zikriyle kalbler mutma'în olurlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O’na yönelenler, inanıp güvenen ve Allah'ın zikri (Kitabı) ile kalpleri[*] yatışanlardır. Kalpler ancak Allah'ın zikri ile yatışır.
[*] Kalpte (göğüste) olan ruhtur. Ruh sağlığı Kur'an'a uygun yaşam (takva) ile korunur veya Kur'an'a ve fıtrata uygun yaşam şekline ve Allah'a dönüş (tevbe) ile iyileştirilebilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edenlerin kalpleri Allah'ın zikriyle huzura kavuşmuştur. Dikkat edin, kalpler ancak Allah'ın zikri ile huzura kavuşur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar, iman eden ve kalpleri Allah'ı anmakla huzura kavuşan kimselerdir. Bilin ki kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Böyleleri, inanan ve gönülleri Allah'ın zikriyle/Kur'an'ıyla tatmin bulan kişilerdir. Gözünüzü açın! Gönüller yalnız Allah'ın zikriyle/Kur'an'la tatmin bulur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anlar kim įmān getürdiler daħı dölenür göñülleri Tañrı’yı añmaġ-ıla. iy, Tañrı’yı añmaġ-ıla dölenür göñüller!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlar kim inandılar, daḫı dölenür göñülleri Tañrıyı añmaġ‐ıla. Āgāh oluñTañrıyı añmaġ‐ıla dölenür göñüller.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O kəslər ki, Allaha iman gətirmiş və qəlbləri Allahı zikr etməklə aram tapmışdır. Bilin ki, qəlblər (mö’minlərin ürəkləri) yalnız Allahı zikr etməklə aram tapar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Who have believed and whose hearts have rest in the remembrance of Allah. Verily in the remembrance of Allah do hearts find rest!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Those who believe, and whose hearts find satisfaction in the remembrance of Allah. for without doubt in the remembrance of Allah do hearts find satisfaction.(1843)
1843 The Sign or Miracle is not something external: it is something internal, something in your mind, heart, and soul. It depends on your inner spiritual experience. If you turn to Allah, that light, that experience, will come. If you do not, Allah will not force you.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَّذ۪ينَ
o kimse- lerdir ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَتَطْمَئِنُّ
ve mutmain olur
قُلُوبُهُمْ
kalpleri
بِذِكْرِ
zikri ile
اللّٰهِۜ
Allah'
ın
اَلَا
dikkat edin
بِذِكْرِ
zikri ile
اللّٰهِ
Allah'ın
تَطْمَئِنُّ
mutmain
olur
الْقُلُوبُۜ
kalpler
Onlar ki iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olan kimselerdir. Dikkat edin! Kalpler ancak Allah'ın zikriyle mutmain olur.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِطْمَاَنَّ
Fiil-XII
ط م ن
Mutmain oldu, güvene kavuştu
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِطْمَاَنَّ
Fiil-XII
ط م ن
Mutmain oldu, güvene kavuştu
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek