(O mutlu sonuç) Adn cennetleri (ebedî huzur ve mutluluk diyarı olan bahçeleri)dir ki; oraya babalarından, eşlerinden ve çocuklarından sâlih olanlarla beraber girecekler, melekler de her kapıdan onların yanına varacaklardır. *
(*) Onlar Adn cennetlerine yerleşeceklerdir. عدن (‘adn) kelimesi sözlükte “devamlı ikamet edilen yer, bir şeyin merkezi ve ortası, bir cevher veya madenin aslı” gibi mânalara gelir. Kur’an-ı Kerîm’de جَنَّاتُ عَدْنٍ (cennâtü adn) şeklinde cennet kelimesiyle birlikte âhirette “müminlerin sonsuza kadar kalacağı çeşitli cennetleri tasvir etmek üzere” zikredilir… Bahsedilen Adn cennetlerine yerleşen mü’minlerin huzur ve mutluluklarının tam olması için, baba, eş, evlat ve torunların da onlarla birlikte o cennetlere girecekleri müjdesi verilir. Ancak bunun için “salah” şartı getirilmektedir. Bunun mânası, iman, sâlih amel, güzel ahlâk ve iyiliklerle buna layık olmak demektir. Bu şart gerçekleşmeden, sadece cennetlik kimsenin akrabası olmak, onlarla birlikte cennete girmeye kâfi gelmeyecektir. Cennetlikler nimet, huzur ve mutluluk içinde hoş vakit geçirirken melekler de, o bahtiyar kulların yanına her kapıdan girecek, onlara selam vereceklerdir. Onlara, dünyada ilâhî emirlere uymaya, yasaklardan sakınmaya, her türlü belâ ve musibete, fakirlik ve yoksulluğa, Allah yolunda cihada sabrettiklerinden dolayı bu güzel neticeye ulaştıklarını söyleyeceklerdir. (Ö. Çelik Tefsiri)