close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 61. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Leyse ‘alâ-l-a’mâ haracun velâ ‘alâ-l-a’raci haracun velâ ‘alâ-lmerîdi haracun velâ ‘alâ enfusikum en te/kulû min buyûtikum ev buyûti âbâ-ikum ev buyûti ummehâtikum ev buyûti iḣvânikum ev buyûti eḣavâtikum ev buyûti a’mâmikum ev buyûti ‘ammâtikum ev buyûti aḣvâlikum ev buyûti ḣâlâtikum ev mâ melektum mefâtihahu ev sadîkikum(c) leyse ‘aleykum cunâhun en te/kulû cemî’an ev eştâtâ(en)(c) fe-iżâ deḣaltum buyûten fesellimû ‘alâ enfusikum tahiyyeten min ‘indi(A)llâhi mubâraketen tayyibe(ten)(c) keżâlike yubeyyinu(A)llâhu lekumu-l-âyâti le’allekum ta’kilûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Köre vebal yok, topala vebal yok, hastaya vebal yok size de vebal yok evlerinizde, yahut babalarınızın evlerinde. Yahut analarınızın evlerinde, yahut erkek kardeşlerinizin evlerinde, yahut kız kardeşlerinizin evlerinde, yahut amcalarınızın evlerinde, yahut halalarınızın evlerinde, yahut dayılarınızın evlerinde, yahut teyzelerinizin evlerinde, yahut anahtarlarına sahib olduğunuz evlerde, yahut da dostunuzun evlerinde yemek yemenizde; toplu olarak, yahut ayrıayrı yemek yemenizde de bir vebal yok. Evlere girince, Allah tarafından kutlu ve temiz bir sağlık, esenlik vesilesi olmak üzere selam verin ev halkına. İşte Allah, aklınız ersin, düşünüp anlayın diye delillerini böyle açıklar size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İslam’a göre, toplumsal görevlerde) Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. (Bunların dini ve içtimai sorumlulukları, mazeretleri ölçüsünde hafifletilir.) Sizin için de; gerek kendi evlerinizde, gerekse babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarına malik olduğunuz (anahtarları size bırakılan yerlerde) ya da sadık ve yakın dostlarınızın (evlerin)de (gidip sofraya oturup) yemenizde bir güçlük (sıkıntı) yoktur (bunlara izin verilmiştir. Nikâh düşmeyen yakın akrabalarla, erkek kadın) hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur (caizdir). Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu bir bereket ve güzel bir yaşama (sağlıklı ve saygın bir hayat) dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanır (disiplinli ve prensipli yaşamaya yönelirsiniz).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kör, topal ve hasta gibi özürlüler için, zayıflık ve acizliklerinden dolayı, savaştan geri kalmalarında bir sakınca yoktur, veya savaşa giden mücahitlerin evlerinin anahtarlarını teslim ettikleri kör, topal ve hastaların, mücahitlerin mallarından yemelerinde bir sakınca yoktur, veya kör, topal ve hasta kimseler için sıhhatli olan kimselerden yardım kabul etmekte bir sakınca yoktur. Sizin için de, gerek kendi, gerekse çocuklarınızın evlerinde, yahut babalarınızın evlerinde, yahut analarınızın evlerinde, yahut da erkek kardeşlerinizin evlerinde, yahut bacılarınızın evlerinde, yahut amcalarınızın evlerinde, veya halalarınızın evlerinde, veya dayılarınızın evlerinde, veya teyzelerinizin evlerinde, yahut anahtarı size emanet edilmiş olan evlerde, veya arkadaşınızın evinde izinsiz olarak yiyip içmenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya değişik zamanlarda ayrı ayrı yemenizde bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek, birbirinize mutlaka selam verin. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, belki aklınızı kullanmayı öğrenirsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Meşrûiyyet sınırları içinde, âmânın, topalın, hastanın teklifsiz, tekellüfsüz davranışlarında bir mahzur, bir günah olmadığı gibi, onlara güven, yardım ve dayanışma da, katı kurallara tâbi değildir. Onların ihtiyaçları esirgenmez. Sizin de, kendi evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya sahiplerinin bilgisi dâhilinde, anahtarları elinizde bulunan yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemek yemenizde bir günah, vebal yoktur. Grup halinde veya tek tek içeri girerek yemek yemenizde de bir vebal yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah katından bereket ve güzel bir yaşama dileği ile, mutluluk dileği ile birbirinize, kendinize selâm verin. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor. Aklınızı kullanarak Allah'ın âyetlerini anlamanıza, ihtiva ettiği hükümlerle amelinize vesile olur.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 58/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Kör için güçlük yoktur, topal için güçlük yoktur, hasta için güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerek babalarınızın evlerinden, gerek annelerinizin evlerinden, gerek kardeşlerinizin evlerinden, gerek kızkardeşlerinizin evlerinden, gerek amcalarınızın evlerinden, gerek halalarınızın evlerinden, gerek dayılarınızın evlerinden, gerek teyzelerinizin evlerinden, gerek anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerden ve gerekse yakın dostunuzun (evinden) yemenizde bir günah yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizden dolayı da üzerinize bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde Allah katından mübarek, güzel bir yaşama dileği olarak kendinize [8] selam verin. Belki akıl edersiniz diye, Allah ayetleri size böyle açıklamaktadır.
8.Veya birbirinize yahut sizden olanlara.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kör olana güçlük yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur; sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduğunuz (yerlerden) ya da dostlarınızın (evlerin)den yemenizde bir güçlük yoktur. Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklar, umulur ki aklınızı kullanırsınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
A'ma ile beraber yemek yiyene günah yoktur, topal ile yiyene bir günah yoktur, hasta ile yiyene bir günah yoktur (yahut özürlü bulunan bu üç sınıf kimsenin bekçi olarak bırakıldıkları evlerinizden ihtiyaçları kadar yemelerinde bir günah yoktur). Sizin de (çocuklarınız ve zevcelerinize ait) evlerinizden, yahud babalarınızın evlerinden, yahud annelerinizin evlerinden, yahud erkek kardeşlerinizin evlerinden, yahud kız kardeşlerinizin evlerinden, yahud amcalarınızın evlerinden, yahud halalarınızın evlerinden, yahud dayılarınızın evlerinden yahud teyzelerinizin evlerinden, yahud koruyucusu bulunduğunuzdan (yani gözetlediğiniz hayvan sütünden bağ ve bahçe mahsulünden), yahud sadık dostlarınızın evlerinden yemenizde size bir günah yoktur. Sizin topluca bir arada, yahud ayrı ayrı yemenizde de bir günah yoktur. Ancak evlere girdiğiniz zaman, Allah katından meşrû olan mübarek pek hoş sağlık dileyişiyle kendinizden olanlara (müminlere, yahut evde kimse olmadığı takdirde bizzat kendinize) selâm verin. İşte Allah âyetlerini (hükümlerini) size böyle açıklıyor, olur ki anlarsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Köre bir vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Size de bir vebal yoktur. Ki kendi evinizden, babalarınızın evlerinden, analarınızın evlerinden, kardeşlerinizin evlerinden, kızkardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarı elinizde olan evlerden veya dostunuzun evinden toplu olarak veya fert fert olarak yemenizde size bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, sizden olan ahalisine, Allah katından hoş, mübarek güzel bir selam ile selam verin. İşte Allah, ayetlerini böyle açıklıyor ki, akıl edip idrak edesiniz.(*)
(*) Burada, savaşa gidemeyen kör, topal ve hastalara sosyal yapı içinde sahip çıkılmasına, onların bir nevi akraba kabul edilmesine işaret ediliyor. Sosyal bağların geliştirilmesinin gerekliliğini, akrabalar ve samimi dostlar arasında yabancılığın olmayacağını açıklıyor.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Evlerinizde veya babalarınızın, annelerinizin, erkek kardeşlerinizin, kız kardeşlerinizin, amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin veya kahyası olup anahtarları elinizde olan evlerde ya da can arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde size de, kör olana da zorluk yok, topal olana da, hasta olana da zorluk yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı yemenizde de size bir zorluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, birbirinize Allah katından mutlu, hoş yaşam dileyerek selâm veriniz. Allah, hükümleri düşünürsünüz diye size böyle açıklıyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Köre, hastaya, topala güçlük yoktur, kendi evinizde atalarınızın, analarınızın, kardeşlerinizin, bacılarınızın, emmilerinizin, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin; kilitleri elinizde olanların; ya da dostunuzun evinde, yemekte bir günah yoktur, isterseniz birlikte, isterseniz ayrı ayrı yeyiniz; bir eve girerseniz, Allahça kutlu olan, arı olan selâmla selâmlayınız, sizin için âyetleri Allah böyle açıklar, ola ki anlayasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için de bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu olarak, isterse ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Bu evlerden (herhangi birine) her girdiğinizde Allah katından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selam verin. İşte Allah, aklınızı işletesiniz diye ayetlerini size böyle açıklıyor.
Bkz. 58/8Müslümanlar savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını özürleri sebebiyle geride kalan kör, topal ya da hasta olan kardeşlerine bırakırlardı. Bunlar da koruma görevini üzerlerine aldıkları evlerde yemek yemekten çekinirlerdi. Ayet, bunda bir sakıncanın olmayacağını ifade etmektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bir a’mâyı bir topalı bir hasta âdemi sofranıza almakda hiç bir günâh yokdur. Kezâlik sizin içün pederlerinizin, vâlidelerinizin, birâderlerinizin, hemşirelerinizin, ’amuca ve halalarınızın, dayı ve teyzelerinizin sofralarında ve anahtarı sizde bulunan hânelerde veyâ dostlarınızın hânesinde ta’âm itmek mübâhdır. Müctemi’an veyâ münferiden ta’âm itmenizde hiç bir mahzûr yokdur. Bir hâneye dâhil olur iken biribirinize selâm virüb biri birinize Allâh’dan sıhhat ve ’âfiyet temennî idiniz, Allâh âyâtını böyle îzâh ider tâ ki anlayasınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kör için bir sorumluluk yoktur. Topal için bir sorumluluk yoktur. Hastaya da bir sorumluluk yoktur. Evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya kahyası olup anahtarları elinde olan evlerde, ya da dostlarınızın evlerinde izinsiz yemek yemenizde bir sorumluluk yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir sorumluluk yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin. Allah size ayetleri, düşünesiniz diye böylece açıklar.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur.[390] Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, düşünesiniz diye âyetleri size böyle açıklar.
Müslümanlar, savaşa çıkarlarken evlerinin anahtarlarını savaşa çıkamayan kör, topal ve hastalara bırakırlar; bunların, evlerine göz kulak olmalarını isterlerdi. Bunlar, kolladıkları evlerde yiyip içmekten çekinirlerdi. Âyet bunda bir sakınca olmadığını ifade etmektedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gözleri görmeyen için bir sakınca yoktur, topal için bir sakınca yoktur, hasta için de bir sakınca yoktur. Sizin için de kendi evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarı elinizde bulunan evlerden ve arkadaşınızdan yiyip içmenizde bir sakınca yoktur. Birlikte veya ayrı ayrı yemenizde sizin için bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından mübarek ve güzel bir selâmlama ile kendinize birbirinize selâm verin. Düşünesiniz diye Allah size âyetlerini işte böyle açıklıyor.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Âmâya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. (Bunlara yapamayacakları görev yüklenmez; yapamadıklarından dolayı günahkâr olmazlar.) Sizin için de, gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, veya anahtarlarını uhdenizde bulundurduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetleri böyle açıklar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Siz, evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde, kızkardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin , anahtarlarına sahip olduğunuz ve arkadaşlarınızın evlerinde yemenizden dolayı kınanmazsınız. Aynı şekilde kör kınanmaz, topal kınanmaz, sakat ve hasta da kınanmaz. Topluca yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Bir eve girdiğinizde ALLAH'tan güzel, kutlu bir yaşam dileyerek selamlayınız. ALLAH size ayetleri böyle açıklar ki anlayasınız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
A'maya güçlük yoktur; topala güçlük yoktur; hastaya da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuz yerlerden, yahut dostlarınızın evlerinden yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu halde veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük ve günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
A'maya harec yok, topala harec yok, marazlıya harec yok, kendilerinize de kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya analarınızın evlerinden veya biraderlerinizin evlerinden veya hemşirelerinizin evlerinden veya amucalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına malik olduğunuzdan veya sadîkınızın evinden yemenizde harec yok, gerek toplu ve gerek dağınık yemenizde de beis yoktur, binaenaleyh evlere girdiğiniz vakıt Allah tarafından mübarek, hoş bir sağlık olmak üzere kendilerinize selâm veriniz, işte böyle size Allah âyetlerini beyan ediyor, gerek ki aklirdiresiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Mazeretlerinden dolayı, cihattan geri kalmalarında ve cihada giden mücahitlerin, evlerindeki yiyeceklerden yemelerinde) köre bir günah yoktur, topala bir günah yoktur, hastaya da bir günah yoktur. Kendi evlerinizde (çocuklarınızın evlerinde) veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde (razı olduklarını bilirseniz izinsiz olarak yemek yemenizde bir günah yoktur) veya (bakıp korumanız için) anahtarları size emânet edilen evlerde veya (onlar evde yokken, izinsiz olarak) dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde de sizin için bir günah yoktur. *Toplu olarak veya (farklı vakitlerde) ayrı ayrı (yemek) yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek, birbirinize selâm verin. İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklıyor.
* “Toplu olarak veya (farklı vakitlerde) ayrı ayrı (yemek) yemenizde bir günah yoktur”; Leys b. Amr oğulları, kişinin tek başına yemek yemesini günah olarak görüyorlardı. Bunun için bir adam gündüz yemek yiyeceği zaman, kendisi ile birlikte yemek yiyecek bir misafir bulamazsa, geceye kadar bekledikten sonra zaruret ölçüsünde bir şeyler yiyordu. Allah Teâlâ, bu âyet-i kerîme ile kişinin tek başına yemek yemesinde bir sakınca olmadığını bildirerek, câhiliye âdetini kaldırmıştır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Köre bir sınırlama yoktur. Sakat olana, hasta olana bir sınırlama yoktur.¹ Ve size de, evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz yerlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Toplu olarak veya ayrı ayrı olarak yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu ve temiz bir selam² ile selam verin. İşte Allah, size ayetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki böylece aklınızı kullanırsınız.
1- Bu kimseler diledikleri gibi hareket edebilirler. Size sıkıntı verecekler diye ayırımcılık yapmayın. 2- Esenlik ve sağlık dileğiyle, esenlik ve sağlık dileyin.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
A'maaya göre bir harec (darlık ve günâh) yok. Topala göre bir harec yok. Hastaya göre bir harec yok. Size göre de (gerek) kendi evlerinizden gerek babalarınızın evlerinden, gerek annelerinizin evlerinden, gerek biraderlerinizin evlerinden, gerek kız kardeşlerinizin evlerinden, gerek amcalarınızın evlerinden, gerek halalarınızın evlerinden, gerek dayılarınızın evlerinden, gerek teyzelerinizin evlerinden, gerek (başkasına âid olub da) anahtarlarına mâlik (ve hazinedarı) bulunduğunuz (evler) den, yahud da saadık dostlarınız (ın evlerinden) yemenizde de (bir harec yokdur). Hep bir arada toplu olarak da, dağınık dağınık da yemenizde dahi harec yok. (Şu kadar ki) evlere girdiğiniz vakit Allah tarafından mübarek ve pek güzel bir sağlık (dilemiş) olmak üzere kendinize selâm verin. İşte Allah âyetleri size böylece beyan eder. Tâki anlayasınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Başkalarıyla berâber yemek yemeleri husûsunda) köre bir zorluk yoktur, topala da bir zorluk yoktur, hastaya da bir zorluk yoktur. Size de kendi (çocuklarınıza âid)evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarları elinizde bulunan (evler)den veya dostunuz(un evin)den yemenizde (bir günah) yoktur.(Bu kişilerle) hep berâber veya ayrı ayrı yemenizde de size bir günah yoktur. Artık evlere girdiğiniz zaman, Allah katında mübârek ve güzel bir sağlık temennîsi olarak, kendinize (ve o evlerde bulunanlara) selâm verin! İşte Allah, size âyetleri böyle açıklıyor; tâ ki akıl erdiresiniz.(2)
(2)İbn-i Abbâs (ra)’dan mervîdir ki; Nisâ Sûresinin 29. âyeti nâzil olup da meâlen: “Aranızda birbirinizin mallarını haksız sebeblerle yemeyin!” buyurulunca Müslümanlar, kör, topal gibi özür sâhibleri ve hastalarla birlikte yemek yemekte zorluğa düştüler. Zîrâ kör, yemeğin iyisinin nerede bulunduğunu göremez; hasta ve sakat olan da rahatsızlığı sebebiyle yemeğini tam yiyemez. İster istemez haklarına tecâvüz edilmiş olur. Müslümanlar bu endişe ile, onlarla bir arada yemek yememeye başladılar. Bunun üzerine, “Köre bir mahzur yoktur” meâlindeki âyet-i kerîme nâzil oldu. (Celâleyn Şerhi, c. 9, 317)Said bin Müseyyeb’den de şöyle rivâyet edilmiştir: Resûlüllah (asm) ile sefere çıkan bâzı kimseler evlerinin anahtarlarını, (özürleri sebebiyle geride kalan) körlere, topallara, hastalara ve akrabâlarına bırakırlar ve onlara ihtiyaçları olduğu takdirde evdeki yiyeceklerden yiyebileceklerini söylerlerdi. Onlar ise, yemeleri hâlinde ev sâhibleri râzı olmayabilir düşüncesiyle yemek yemezlerdi. İşte bu sebeble bu âyet nâzil oldu. (Nesefî, c. 3, 228)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inananlar! İhtiyaç sahibi olan) âmâya (görme özürlüye), topala (yürüme özürlüye), hastaya (ve bunun gibi ihtiyaç sahiplerine sağlam ve hâli-vakti yerinde olanların evlerinden yemelerinde) bir güçlük (mahzur) yoktur. (Böyle muhtaç kimselerin yeme, içme, barınma ve bütün maddi ve manevi ihtiyaçları hususunda her türlü destek ve yardım sağlanmalıdır.) Ve sizin için kendi evlerinizden veya babalarınızın (ve dedelerinizin) evlerinden veya annelerinizin (ve ninelerinizin) evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduğunuz (yerler)den (kollamak amacıyla anahtarları size teslim edilen yerlerden) veya (sadık) dostlarınızın evlerinden (gidip sofraya oturup) yemenizde (sakınca yoktur). Birlikte veya ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. (Ayrıca) evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından bir esenlik, bereket, iyilik dileği olarak kendinize (ve evdekilere) selam verin! Allah, akıl edesiniz (düşünüp disiplinli ve prensipli yaşamaya yönelirsiniz) diye âyetleri size böyle açıklar. *
(*) Ayrıca konuyla ilgili birçok rivayet olmasına rağmen bu rivayetler içinde hem tarihî olguya hem de âyetin lafzına en uygun olanı şu yorumdur: O günlerde hem ihtiyaç bulunduğu hem de örf ve âdet haline geldiği için akraba ve dostların birbirinin evinden, sahibinin iznini almaksızın – yine örf ve âdet ölçüsünde – yiyip içmelerinin câiz olduğudur. İşte buna göre özellikle görme özürlü, topal/sakat, malül/ ve hasta olan, yani çalışamayan kimselere sağlam ve hâli-vakti yerinde (varlıklı) olan yakınlarının evlerinden örf ve âdet ölçüsünde yiyebilirler, yani bu konuda kendileri için hiçbir sakınca yoktur. Yine ayetin ilgili bölümü, iyi niyet ve ihtiyaç sınırları içinde kalındığı sürece bunların birbirlerinden ayrı olarak veya hepsi bir araya gelerek de yemenin câiz olduğunu göstermektedir. (الله اعلم) ومعناها: نَفْيُ الحرجِ عن الزَّمْنَى في أكْلِهم من بيوتِ أقاربهم أو بيوتِ مَن يدفعُ إليهم المفتاحَ إذا خرجَ للغَزْوِ وخَلَفَهُ بحفظِ ماله؛ لأنَّهم كانوا يتحَرَّجون أن يأكلُوا مما يحفظونَهُ، فأَعْلَمَهُمُ اللهُ تعالى أنه لا جُنَاحَ عليهم في ذلكَ - وكان الرجل لا يأكل من بيت أبيه، ولا من بيت أمه إذا لم يكونا فيه، وكذلك ما ذكر ... إلى آخره، حتى يكونوا فيه، وكذلك الصديق وهؤلاء، فأنزل الله هذه الآية في رخصة ذلك كله. (التفسير الكبير - الطبراني).وعلى تقدير أنه متصل به على قول الجمهور فاقتران الجميع في الحكم هو الرخصة للجميع في الأكل، فأذن الله للأعمى والأعرج والمريض أن يدخلوا البيوت للأكل لأنهم محاويج لا يستطيعون التكسب وكان التكسب زما نئذٍ بعمل الأبدان فرخص لهؤلاء أن يدخلوا بيوت المسلمين لشبع بطونهم (التحرير والتنوير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kör olan için bir sorumluluk yok, topal için, hasta için, sizin kendinize ait evlerinizde yemek yemenizde, bir sorumluluk yok. Yahut babalarınızın ve annelerinizin, erkek ve kız kardeşlerinizin, amca ve halalarınızın, dayılarınız ve teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarları sizde olan evlerde yahut arkadaşlarınızın evlerinde toplu veya ayrı ayrı yemek yemenizde de sizin için sorumluluk yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah’ın katından bereket ve iyilik dileyerek Allah’ın selamıyla (girdiğiniz evin halkını) selamlayın. Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki, belki aklınızı kullanırsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kör, topal, hasta olan kimselerin sizin evinizden yiyip içmesine, sizler içinde kendi evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, kardeşlerinizin evlerinde, kızkardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarı elinizde olanların, sevdiklerinizin evlerinde yiyip içmenizde hiçbir engel yoktur. Bir arada olsun, ayrı ayrı olsun, yiyip içmenizde hiçbir engel yoktur. Evlere girdiğiniz vakit de sizden olanları Allah’tan iyilik, güzellik dileyerek esenleyin. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar, düşünesiniz diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Köre, topala, hastaya beis yoktur [⁶]. Kendi evlerinizde, veya babalarınızın evlerinde veya analarınızın evlerinde veya kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya hazinedarı olduğunuz kimselerin [⁷] veya candan dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir beis yoktur. Hep birarada veya ayrı ayrı yemenizde de bir vebal yoktur. Evlere girdiğiniz zaman kendinize [⁸] Allah nezdinden bereketli olan ve hane halkını tatyip eden bir selâm ile selâm verin. İşte size Allah âyetleri, akıl erdiresiniz diye böyle belli ediyor.
[6] Sizin ile beraber yemek yemelerinde veya cihattan geri kalmada.[7] Bekçi, vekilharç, daire müdürü gibi kimselerin veya memlûklerinizin.[8] Kendiniz gibi olan akrabanıza, dindaşlarınıza.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey inananlar!) Gözleri görmeyene bir zorluk/güçlük yoktur, topal olana bir zorluk yoktur. Hasta olana da bir zorluk yoktur.²⁴ Sizin üzerinize de gerek kendi evlerinizden, gerek babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarı sizde olan evlerden ya da sadık arkadaşlarınızın evlerinden topluca veya ayrı ayrı yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve hoş bir esenlik dileği olarak selâm veriniz. İşte Allah aklınızı kullanasınız diye ayetleri size böyle açıklıyor.
24 Müslümanlar savaşa çıktıklarında, evlerinin anahtarlarını, savaşa çıkamayan kör, topal ve hasta kimselere bırakırlar ve onlardan göz kulak olmalarını isterlerdi. Bunlarda sorumluluklarını aldıkları evlerden yiyip içmekten çekinirlerdi. Bu ayet bunda bir sakınca olmadığını ifade etmektedir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kör olana güçlük (sakınca) yoktur, topal olana güçlük yoktur, hasta olana da güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarına malik olduklarınız evlerden ya da dostlarınızın evlerinden yemenizde bir güçlük (sakınca) yoktur. Hep bir arada veya ayrı ayrı yemenizde de bir güçlük (sakınca) yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübarek ve güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. İşte Allah, size ayetleri böyle açıklamaktadır; umulur ki aklınızı kullanırsınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey iman edenler! Bir başkasının evinde yeme içme konusunda köre, topala, hastaya ve bunun gibi ihtiyaç sahiplerine sorumluluk yoktur. Böyle muhtaç kimselere yeme, içme, barınma ve benzeri ihtiyaçları konusunda kolaylık gösterilmelidir. Onlar, açlıklarını gidermek için diledikleri yerde —sınırı aşmayacak şekilde— yemek yiyebilirler. Bir ailenin bireyleri gibi kardeşlik bağlarıyla birbirlerine kenetlenmiş olan İslâm toplumu, onlara bu ayrıcalığı tanımak zorundadır. Ayrıca, gerek kendi evlerinizde, gerekse eşlerinizin, çocuklarınızın, babalarınızın, annelerinizin, erkek veya kız kardeşlerinizin, amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin evlerinde ve korumanız için anahtarları size emânet edilmiş olan evlerde arkadaşlarınız ve samîmî aile dostlarınızın evlerinde yiyip içmenizde hiçbir sakınca yoktur. Misafirlerinizle birlikte veya ayrı ayrı yemek yemenizde de bir sakınca yoktur. Her sofraya mutlaka misafir çağırmak zorunda değilsiniz. Bir de, evlere girerken Allah katından bolluk, bereket, sağlık ve esenlik dileğiyle birbirinize güzelce selâm verin. Allah, ayetlerini size böyle açık ve net olarak bildiriyor ki, aklınızı kullanıp bu temel prensipler çerçevesinde yaşayasınız. İşte, böyle bir toplumu oluşturabilmek için uymanız gereken önemli bir kural:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kör’e sıkıntı yoktur. Topal’a da sıkıntı yoktur. Hasta’ya da sıkıntı yoktur. Aynı şekilde kendi evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarları sizde olan evlerden veya arkadaşlarınızın evlerinden, birlikte ya da ayrı ayrı yemenizde size bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah katından hoş mübarek bir tahiyyet / dirlik dileği olmak üzere kendinize selâm verin! Allah size Âyetler’i böyle açıklıyor. Umulur ki akledersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Görme engellilerin, yürüme engellilerin ve hastaların kendi evlerinizden herhangi birinde sizinle birlikte yemek yemelerinde sakınca yoktur. Babalarınızın ya da annelerinizin evlerinde, erkek ya da kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın ya da halalarınızın evlerinde, dayılarınızın ya da teyzelerinizin evlerinde, mülkiyeti size ait olan her yerde, ya da arkadaşınızda toplu ya da tekli olarak yemek yemenizde herhangi bir sakınca yoktur... Evlere girerken kendinize selâm verin, Allah'tan esenlik isteyin, her şeyin hayırlısını, temiz ve pak olanını dileyin. Allah, üzerinde kafa yormanız için ayetlerini gördüğünüz gibi sizlere açık açık anlatıyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Köre topala hastaya güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da dostlarınızın evlerinde yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Bir arada veya ayrı ayrı olarak yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize selam verin! Allah katından esenlik dileyin! İşte Allah düşünesiniz diye ayetleri böyle açıklar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Görme engelliye zorluk yoktur; topala zorluk yoktur; hastaya da zorluk yoktur. Sizin için kendi evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya kız kardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlarına sahip olduğunuz (yerler)den veya dostlarınızın evlerinden yemenizde (sakınca yoktur). Toplu hâlde veya ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. [*] Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından bir esenlik, bereket, iyilik dileği olarak kendinize (evdekilere) selam verin! [*] Allah akıl edesiniz diye ayetleri size işte böyle açıklıyor.
Bu ayet haremlik-selamlık uygulamasının zorunlu olmadığının delilidir.,Ayetteki [‘alâ enfüsiküm] “kendinize” ifadesi, bütün müslümanların birbirlerini kendileri gibi görmeleri ve dışlamamaları gerektiği anlamındadır. Bu ayet Nisâ 4:86 ve En‘âm 6:54. ayetlerle okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur.¹ Sizin için de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin evlerinden, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden, anahtarı size bırakılan evlerden ya da dostlarınızın (evlerin)den izinsiz yemek yemenizde bir sakınca yoktur. (Misafirlerinizle) birlikte² veya tek başınıza yemenizde de bir sakınca yoktur. Evlere girdiğiniz vakit, Allah tarafından mübârek, hoş bir sağlık dileği olmak üzere birbirinize selam verin.³ İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size âyetlerini böyle açıklamaktadır.
1 “Ey îman edenler! Birbirinizin mallarını haksız yolarla değil, karşılıklı anlaşmaya dayalı (meşru) ticaret yolu ile yiyin. Birbirinizin canına kıymayın. Şüphesiz Allah, size karşı çok merhametlidir.” (Nisâ: 29.) âyeti inince bazı Müslümanlar, arızalı insanları yemeğe başkalarının yanına tiksinmemeleri için götürmezlerdi. Bir de savaşa giden Müslümanlar sakatları evlerine bekçi bırakırlar onlar da o evlerden izinsiz yemekten sakınırlardı. Bu âyet bu konulardaki tereddütleri ortadan kaldırdı. (Vâhidî) Bu âyet, “Kör, topal ve hastaya gücünün üzerinde yük yüklenmez” anlamına da gelir.2 Bazı Müslümanlar misafirsiz yemek yemek istemezlerdi. Bu âyet, bu konuya da açıklık getirdi. 3 Boş evlere girilince de selam verilir ve bu selamı melekler alır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[EY MÜMİNLER, hepiniz birbirinizle kardeşsiniz; ⁸⁵ bunun içindir ki] kör için [sıhhatli olan kimselerden yardım kabul etmekte] bir sakınca yoktur; topal için bir sakınca yoktur; hasta için bir sakınca yoktur; sizin için de, [çocuklarınızın] evlerinde, ⁸⁶ yahut babalarınızın evlerinde, yahut analarınızın evlerinde, yahut karındaşlarınızın evlerinde, yahut bacılarınızın evlerinde, yahut amcalarınızın evlerinde, yahut halalarınızın evlerinde, yahut dayılarınızın evlerinde, yahut teyzelerinizin evlerinde yahut anahtarı size emanet edilmiş olan ⁸⁷ [evlerde], yahut bir arkadaşınızın [evinde] yiyip içmenizde bir sakınca yoktur. Bir arada yahut ayrı ayrı yemenizde de bir sakınca yoktur. Ama bu evlerden [herhangi birine] her girdiğinizde Allah katından bolluk, bereket ve esenlik dileyerek birbirinize mutlaka selâm verin. Allah mesajlarını size işte böyle açıklıyor ki, belki aklınızı kullanmayı [öğrenirsiniz].
85 Bu 61. ayetin tamamı öylesine yüksek bir îcâz (özlü söyleyiş) örneği ortaya koymaktadır ki, bu ayetin anlamı konusunda görüş farklılıkları hep süregelmiştir. Bununla birlikte, ilk müfessirlerce ileri sürülen açıklamaların tamamı gözönüne alındığında, görülecektir ki, bunların hepsinin ortak paydası, yukarıdaki pasajda güdülen en temel amacın, karşılıklı güven, esirgeme ve dayanışmada ve dolayısıyla ilişkilerde lüzumsuz ve yaramaz teşrifattan kaçınma tavrında kendini gösteren mümince kardeşliğe dikkat çekmek olduğu görüşüdür.86 Hemen bütün müfessirlerin ortak görüşüne göre, “evleriniz” ifadesi, bu anlam akışı içinde, “çocukların evleri” anlamına gelmektedir; çünkü, kişiye ait olan her şey, manen, ebeveynine de ait sayılmalıdır.87 Yani, “sorumlu olduğunuz”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Körlerin, topalların ve hastaların sizinle beraber yemek yemesinde bir sakınca yoktur. Sizin de kendi çocuklarınızın evlerinde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşleriniz evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarı sizde olan evlerde veya samimi dostlarınızın evlerinde beraber veya ayrı ayrı yemek yemenizde bir sakınca yoktur. Ancak evlere girdiğinizde Allah katından bir esenlik, bereket ve iyilik dileği olarak birbirinize selam verin. İşte Allah hükümlerini böylece açıklıyor umulur ki gereği gibi düşünürsünüz. 11/69- 73, 24/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Eğer güç gelecekse) görme özürlü zora koşulamaz, yürüme özürlü zora koşulamaz, hasta zora koşulamaz;[³⁰⁶⁷] ve (aile bireyleri olarak) sizin kendi evlerinizde[³⁰⁶⁸] veya[³⁰⁶⁹] babalarınızın evlerinde, veya annelerinizin evlerinde, veya erkek kardeşlerinizin evlerinde, veya kız kardeşlerinizin evlerinde, veya amcalarınızın evlerinde, veya halalarınızın evlerinde, veya dayılarınızın evlerinde, veya teyzelerinizin evlerinde, veya anahtarları size teslim edilmiş olan yahut da sadık arkadaşınıza[³⁰⁷⁰] ait olan (evlerde) yiyip (içmenizde) bir sakınca yoktur; hep birlikte ya da ayrı ayrı yemenizde de bir beis yoktur. Bundan böyle bir eve girdiğiniz zaman, birbirinize[³⁰⁷¹] Allah katından bir esenlik, bir bereket ve mutluluk dileğiyle selam veriniz: Bu mesajları Allah size işte böyle açıklamaktadır ki, akıllıca hareket edebilesiniz.[³⁰⁷²]
[3067] Özürlülerin ve hastaların hukukuyla ilgili olan bu ibâre, oldukça veciz bir üsluba sahiptir. Bu niteliği, ibârenin açılımında birden çok yoruma izin vermekte, belki de teşvik etmektedir (Krş. Taberî ve Râzî). Öyle anlaşılıyor ki bu ibâre, dinin emir ve talimatlarının “mümkin” ve “makul” olanla sınırlı olduğunu, kimseye gücünün üstünde bir sorumluluk yüklenemeyeceğini hatırlatmaktadır. Bunların başında da özürlü ve hasta olan insanlar gelmektedir. Parantez içi açıklamamızın gerekçesi budur. [3068] Lafzen: “evlerinizden”. Kişinin kendi evinden yiyip içmesine izin gerekmez. Bu izinle aynı evi paylaşan aile bireylerinin (‘ayal) kastedildiği dile getirilmiştir (Ferrâ). [3069] Buradaki ev bağlacı “ya da” vurgusuna değil, daha çok “ve/veya” vurgusuna sahiptir. [3070] Burada sadık arkadaşlığın (sadîk) tanımı da yapılmış oluyor: Evinin anahtarını size tereddütsüz verebilen kişi… [3071] Veya: “kendi kendinize”. ‘Alâ enfiusikum ibâresini Katâde ba‘dukum ‘alâ ba‘d (birbirinize) şeklinde yorumlamıştır (Taberî). Benzer bir kullanım için bkz: Âyet 12, not 16. [3072] Bu âyet Mücadile sûresinin 22. âyetini yumuşatır. Orada mü’minlerin kendi inançlarından olmayan aile fertlerine koydukları mesafe övülmüş, burada ise onlarla doğal insanî ilişkinin devamında bir beis olmayacağı dile getirilmiştir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kör'e, Topala ve Hastaya, (bakım ve yardım için kendilerine verilen yiyecekleri yemelerinde) bir sakınca yoktur. (Onlar bu yiyecekleri yerken kendilerini bir vebal altında kalmış hissetmesinler, afiyetle yesinler) (Ey iman edenler) Kendi -evlat ve eşlerinizin- babalarınızın, analarınızın erkek kardeşlerinin kız kardeşlerinizin amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın ve teyzelerinizin evlerinde (yemek yemenizde sizin için) sakınca yoktur. (Böyle bir durumda, kendinizi bir vebal altında kalmış hissetmeyin, onların evleri sizin eviniz sayılır. Sahiplerinin vekili olup) Anahtarları elinizde olan hanelerde (bulunan yiyeceklerden yemenizde sizin için) bir sakınca yoktur! (Kendinizi vebal altında kalmış hissetmeyin!.. Çünkü siz onların hizmetini görmektesiniz; o yiyeceklerde sizin hakkınız vardır) Samimi dostlarınızın evlerinde; (yemeğe kalmanızda da sizin için) bir sakınca yoktur!..(Kendinizi bir vebal altında kalmış hissetmeyin, çünkü; onlar da size geldiklerinde davetinizi kabul edip, yemeğe kalabilmektedir. Bir ziyafet sofrasında bulunduğunuz zaman) Toplu halde aynı kaptan veya ayrı kaplarda, (yemek yemenizde de) bir salanca yoktur!.. (Hatta aynı kaptan yemek müminler arasındaki birliği sağlar, sizin için daha hayırlıdır, içinizden buna alışmamış olup da, tiksinti duyanlar olursa ayrı ayrı kaplardan yiyebilirler) (Ey iman edenler) Evlerinize girdiğiniz zaman, Allah katından bereket, sağlık ve güzellik dileyerek ev halkına selam verin! (Böyle temennide bulunmak, Rabbiniz indinde makbul bir duadır) İşte Allah, ayetlerini anlayasınız diye böyle açıklıyor.
Osman Fırat
swap_vert close
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz evlerde ya da arkadaşlarınızın evlerinde yemek yemenizde gerek ayrı ayrı gerek birlikte yemenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman birbirinize, Allah katından mübarek ve bir esenlik dileği olarak, selâm verin. İşte Allah, akledesiniz diye size âyetleri böyle açıklar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Âma üzerine bir güçlük yoktur, topal üzerine bir güçlük yoktur ve hasta üzerine bir güçlük yoktur. Kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya validelerinizin evlerinde veya kardeşlerinizin evlerinde veya kızkardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde, veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına mâlik olduğunuz (evlerde) veya sâdık dostunuzun (evinde yemenizden dolayı) sizin üzerinize gerek toplu ve gerek dağınık bir halde yemenizden dolayı da bir günah yoktur. İmdi evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından mübarek, hoş bir sağlık dilemek üzere kendinize selâm veriniz. İşte Allah sizin için âyetleri böyle açıkça beyan buyuruyor, tâ ki, akıl erdiresiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Görme özürlü, topal veya hasta gibi özürlülerin sizin evlerinizden yemek yemelerinde mahzur olmadığı gibi, sizin de eşlerinize yahut çocuklarınıza ait evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerden veya arkadaşlarınızın evlerinden yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu, ister ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Evlerinize girdiğiniz zaman Allah katından kutlu, feyizli ve bereketli bir iyi dilek temennisi olarak birbirinize selâm verin! İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor. Umulur ki düşünüp hikmetini anlarsınız. [58, 8] {KM, Matta 10, 12}
Sefere çıkanlar, savaş gazilerine, yaralılara ve özürlü fakir kimselere evlerine sahip çıkmaları için evlerini teslim ederlerdi. Bunlar da çekindiklerinden dolayı, o evlerden yiyip içmezlerdi. Bunun mübahlığı böylece kesinleştirilmiş olmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Size de kendi evlerinizden, yahut babalarınızın evlerinden, yahut annelerinizin evlerinden, yahut kardeşlerinizin evlerinden, yahut kızkardeşlerinizin evlerinden, yahut amcalarınızın evlerinden, yahut halalarınızın evlerinden, yahut dayılarınızın evlerinden, yahut teyzelerinizin evlerinden, yahut anahtarları ellerinizde bulunan evlerden, yahut arkadaşınızın evlerinden yemenizde bir güçlük yoktur. Toplu olarak yahut ayrı ayrı yemenizde de üzerinize bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah tarafından kutlu, güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (kendinizden olan ev halkına) selam verin. İşte Allah, ayetleri size böyle açıklıyor ki düşünüp anlayasınız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
A'mâya, topala, hastaya ve kendi nefsinize kendi evinizden, babalarınızın, analarınızın, kardaşlarınızın, kız kardaşlarınızın, 'amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın, teyzelerinizin yâhud miftâhına mâlik olduklarınızın veyâ sâdık dostlarınızın hânelerinden yemek yimekde beis yokdur. [¹] Müctemi'an veyâ münferiden ta'âm itmekde günâh yokdur. [²] Bir hâneye girdiğinizde Allâh 'indinden güzel ve mübârek tahiyyet olarak ehline selâm virin. Allâh Te'âlâ size böylece âyâtını beyân ider. Tâ ki ta'akkul idesiniz..
[1] Aranızda emvâlinizi haksız olarak yimeyiniz emrini hâvî âyet-i kerîme nâzil oldukda sakat ve hastalar kimsenin malından yimeğe cesâret idemez oldılar. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olarak sakat ve hastaların ve her insânın ta'dâd olunan akrabâsı malından kifâf idecek kadar ekline müsâ'ade olundı. [2] Ba'zı kabâil-i 'arabın misâfirsiz yemek yimemek 'âdetleri oldığından misâfirleri bulunmadığı gün akşama kadar bekler ve aç yatarlardı. Bu âyet ile gerek misâfirle ve gerek yalnız yimekde beis olmadığı beyân buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Köre güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da size de güçlük yoktur; kendi evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarı sizde olan veya arkadaşınıza ait olan evde yiyip içebilirsiniz. Bir arada ve ayrı ayrı yiyip içmenizde de bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz vakit Allah’tan ömür ve güzel bir bereket dileği ile bir birinize selam verin. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar, belki aklınızı kullanırsınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
Köre bir günah yoktur; topala veya hastaya da bir günah yoktur; aynı şekilde size de evlerinizde, babalarınızın evlerinde, annelerinizin evlerinde, erkek kardeşlerinizin evlerinde, kız kardeşlerinizin evlerinde, amcalarınızın evlerinde, halalarınızın evlerinde, dayılarınızın evlerinde, teyzelerinizin evlerinde, anahtarları sizde olan evlerde veya arkadaşlarınızın evlerinde birlikte ya da ayrı ayrı yemek yemenizde bir günah yoktur. Evlere girdiğinizde, birbirinize selam verin. Allah katından esenlik, bereket ve iyilik dileyin. Allah, aklınızı kullanasınız diye size ayetlerini işte böyle açıklıyor.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Âmâya bir günah yoktur; topala bir günah yoktur; hastaya bir günah yoktur.(18) Sizin için de kendi evlerinizde,(19) babalarınızın evinde, annelerinizin evinde, erkek kardeşlerinizin evinde, kız kardeşlerinizin evinde, amcalarınızın evinde, halalarınızın evinde, dayılarınızın evinde, teyzelerinizin evinde veya anahtarları size emanet edilen evlerde yahut samimî dostlarınızın evinde yemenizde bir günah yoktur. Toplu halde de yeseniz, ayrı ayrı da, size bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, birbirinize Allah katından hoş ve bereketli bir sağlık ve esenlik dileği ile selâm verin. Akıl edesiniz diye, Allah size âyetleri böyle açıklıyor.(20)
(18) Diğer mü’minlerle birlikte savaşa çıkmak gibi, güç yetiremeyecekleri işleri yapmamalarından dolayı bir günah yoktur.(19) Eşinizin veya çocuklarınızın evinde.(20) Birbirlerinin evine girip çıkmak ve yemeklerini yemek gibi konularda birbirlerinin hakkına tecavüz etmek endişesiyle Müslümanlar arasında ortaya çıkan çekingenlikler söz konusu edilmektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Köre güçlük yoktur; topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden gerekse şu kişilerin evlerinden yemek yemenizde bir sakınca yoktur: Babalarınızın evleri yahut annelerinizin evleri yahut erkek kardeşlerinizin evleri yahut kız kardeşlerinizin evleri yahut amcalarınızın evleri yahut halalarınızın evleri yahut teyzelerinizin evleri yahut anahtarı size teslim edilmiş olan evler yahut arkadaşlarınızın evleri. Hep birlikte yahut ayrı ayrı yemenizde sizin için hiçbir sakınca yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bir esenlik, bir bereketlilik, bir temizlik dileği olarak kendinize de selam verin. Allah size ayetleri işte böyle ayan-beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yoķdur gözsüz üzere ŧarlıķ ne daħı aķsaķ üzere ŧarlıķ ne daħı śayru üzere ŧarlıķ ne daħı gendüzüñüz üzere kim yiyesiz evlerüñüzden ya'nį 'ayallaruñuz evinden yā avratlaruñuz evinden yā atalaruñuz evlerinden yā añalarunuz evlerinden yā evlerinden er ķardaşlaruñuzun yā ķız ķarındaşlaruñuz evlerinden yā atañuz er ķarındaşları evlerinden yā atañuz ķız ķarındaşları evlerinden yā ŧayılaruñuz evlerinden yā andan kim mālik olduñuz kilidi dillerine yā dostlaruñuz evlerinden. yoķdur sizüñ üzere yazuķ kim yiyesiz dirilüpken yā daġılmışlarken. ķaçan kim giresiz evlere pes selām virüñ gendüzüñüze selām virmek Tañrı ķatından bereketlü olmış aru. ancılayın beyān eyler Tañrı size āyetleri [191a] ola kim siz anlayasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gözsüz üstine yazuḳ yoḳdur, aḳsaḳ üstine daḫı yazuḳ yoḳdur, ḫasta üstinedaḫı yazuḳ yoḳdur, nefslerüñüz üstine daḫı yazuḳ yoḳdur yimekde evle‐rüñüzden ki oġul ḳız evidür, yā atalaruñuz evlerinden, yā analaruñuz ev‐lerinden, yā ḳardaşlaruñuz evlerinden, yā ḳız ḳarındaşlaruñuz evlerinden,yā atalaruñuz ḳardaşı evlerinden, yā atalaruñuz ḳız ḳardaşı evlerinden, yāanañuz ḳardaşları evlerinden, yā anañuz ḳız ḳardaşları evlerinden, yāmiftāḥları sizüñ elüñüzde olan evlerden, yā sizüñ dostlaruñuz evlerinden,yazuḳ yoḳdur sizüñ üstüñüze yimek, cem‘ olup yā müteferrıḳ. Pes ḳaçan evle‐re gir‐ señüz selām virüñüz biri birüñüze Tañrı Ta‘ālā selāmın kimübārekdür. Anuñ gibi beyān ider size Tañrı Ta‘ālā āyetlerini. Ola kimfehm eyleyesiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kora, çolağa, xəstəyə (başqaları ilə bir yerdə oturub yemək yeməkdə) günah yoxdur. Sizin özünüzə də öz evlərinizdə, yaxud atalarınızın evlərində, yaxud analarınızın evlərində, yaxud qardaşlarınızın evlərində, yaxud bacılarınızın evlərində, yaxud əmilərinizin evlərində, yaxud bibilərinizin evlərində, yaxud dayılarınızın evlərində, yaxud xalalarınızın evlərində, yaxud açarları əllərinizdə olan (səlahiyyətiniz çatan) evlərdə, yaxud dostlarınızın evlərində yemək yeməkdən heç bir günah gəlməz. Bir yerdə, yaxud ayrı-ayrılıqda yeməyinizdə də heç bir günah yoxdur. Evlərə daxil olduğunuz zaman özünüzü (bir-birinizi, qohum-əqrəbanızı, dostlarınızı və dindaşlarınızı) Allah dərgahından bərəkət və xoşluq diləyən bir salamla salamlayın. Allah ayələri sizə belə izah edir ki, düşünüb daşınasınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
No blame is there upon the blind nor any blame upon the lame nor any blame upon the sick nor on yourselves if ye eat from your houses, or the houses of your fathers, or the houses of your mothers, or the houses of your brothers, or the houses of your sisters, or the houses of your fathers' brothers, or the houses of your fathers' sisters, or the houses of your mothers' brothers, or the houses of your mothers' sisters, or (from that) whereof ye hold the keys, or (from the house) of a friend. No sin shall it be for you whether ye eat together or apart. But when ye enter houses, salute one another with a greeting from Allah, blessed and sweet. Thus Allah maketh clear His revelations for you, that haply ye may understand.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is no fault in the blind nor in one born lame, nor in one afflicted with illness,(3042) nor in yourselves, that ye should eat in your own houses, or those of your fathers, or your mothers, or your brothers, or your sisters, or your father´s brothers or your father´s sisters, or your mohter´s brothers, or your mother´s sisters, or in houses of which the keys are in your possession, or in the house of a sincere friend of yours: there is no blame on you, whether ye eat in company or separately. But if ye enter houses, salute each other - a greeting of blessing and purity as from Allah,(3043) thus does Allah make clear the signs to you: that ye may understand.(3044)
3042 There were various Arab superstitions and fancies which are combated and rejected here. (1) The blind, or the halt, or those afflicted with serious disease were supposed to be objects of divine displeasure, and as such not fit to be associated with us in meals in our houses: we are not to entertain such a thought, as we are not judges of the causes of people's misfortunes, which deserve our sympathy and kindness. (2) It was considered unbecoming to take meals in the houses of near relatives: this taboo is not approved. (3) A simple superstition about houses in our possession but not in our actual occupation is disapproved. (4) If people think they should not fall under obligation to casual friends, that does not apply to a sincere friend, in whose company a meal is not to be rejected, but welcomed. (5) If people make a superstition either that they should always eat separately, or that they must always eat in company, as some people weary of their own company think, either of them is wrong. Man is free and should regulate his life according to needs and circumstances. (R). 3043 The shades of meaning in Salam are explained in n. 2512 to 19:62. Here, we were first told that we might accept hospitality and good fellowship in each odier's houses. Now we are told what spirit should animate us in doing so. It should not be a spirit only of self-satisfaction in a worldly sense. It should rather be a spirit of good will in the highest spiritual sense of the term-purity of motives and purity of life, as in the sight of Allah. Cf. Dante in the Paradiso (iii. 85): "In His will is our Peace." 3044 See notes 3039 and 3041 above. The refrain comes again, in a different form, closing the argument from a different point of view.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَيْسَ
yoktur
عَلَى الْاَعْمٰى
âmâya
حَرَجٌ
bir güçlük
وَلَا
ve ne
عَلَى الْاَعْرَجِ
topala
حَرَجٌ
bir güçlük
وَلَا
ve ne
عَلَى الْمَر۪يضِ
hastaya
حَرَجٌ
bir güçlük
وَلَا
ve yoktur
عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ
kendinize
اَنْ تَاْكُلُوا
yemenizde
مِنْ بُيُوتِكُمْ
evlerinizden
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اٰبَٓائِكُمْ
babalarınızın
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اُمَّهَاتِكُمْ
annelerinizin
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اِخْوَانِكُمْ
erkek kardeş- lerinizin
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اَخَوَاتِكُمْ
kız kardeş- lerinizin
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اَعْمَامِكُمْ
amcalarınızın
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
عَمَّاتِكُمْ
halalarınızın
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
اَخْوَالِكُمْ
dayılarınızın
اَوْ
ve- ya
بُيُوتِ
evlerinden
خَالَاتِكُمْ
teyzelerinizin
اَوْ
ve- ya
مَا
o şey- den ki
مَلَكْتُمْ
sahip oldunuz
مَفَاتِحَهُٓ
anahtarlarına
اَوْ
ve- ya
صَد۪يقِكُمْۜ
dostunuzdan
لَيْسَ
yoktur
عَلَيْكُمْ
size
جُنَاحٌ
bir günah
اَنْ تَاْكُلُوا
yemenizde
جَم۪يعاً
hep beraber
اَوْ
veya
اَشْتَاتاًۜ
ayrı ayrı
فَاِذَا
artık o zaman ki
دَخَلْتُمْ
girdiniz
بُيُوتاً
evlere
فَسَلِّمُوا
hemen se- lam verin
عَلٰٓى اَنْفُسِكُمْ
kendinize
تَحِيَّةً
bir sağlık te- mennisi olarak
مِنْ عِنْدِ
katından
اللّٰهِ
Allah
مُبَارَكَةً
bereket
طَيِّبَةًۜ
temiz
كَذٰلِكَ
işte böyle
يُبَيِّنُ
açıklar
اللّٰهُ
Allah
لَكُمُ
size
الْاٰيَاتِ
âyetleri
لَعَلَّكُمْ
umulur ki siz
تَعْقِلُونَ۟
aklınızı kullanırsınız
(Bu hususta) Âmâya güçlük yoktur, topala güçlük yoktur, hastaya da güçlük yoktur (bunların, yanınıza izinsiz girmelerinde veya farkında olmadan üstlerinin açılmasında onlara bir günah yoktur. İzinsiz evlerde yemek yeme hususunda) Sizin kendi evlerinizde veya babalarınızın evlerinde veya annelerinizin evlerinde veya erkek kardeşlerinizin evlerinde veya kız kardeşlerinizin evlerinde veya amcalarınızın evlerinde veya halalarınızın evlerinde veya dayılarınızın evlerinde veya teyzelerinizin evlerinde veya anahtarlarına sahip olduğunuz (evler)de yahut dostlarınız(ın evlerin)de (yemek) yemenizde bir sakınca yoktur. (Bu kişilerle) Bir arada veya ayrı ayrı (yemek) yemenizde de size bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman Allah katından bereket, temiz ve bir sağlık temennisi olarak kendinize (ve birbirinize) selam verin. İşte, Allah size umulur ki aklınızı kullan(ır, düşünüp anl)arsınız diye âyetleri böyle açıklar.
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
حَرَج
İsim
ح ر ج
Sıkıntı, güçlük, zorluk
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَعْرَج
İsim
ع ر ج
Topal
حَرَج
İsim
ح ر ج
Sıkıntı, güçlük, zorluk
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَرِيض
İsim
م ر ض
Hasta
حَرَج
İsim
ح ر ج
Sıkıntı, güçlük, zorluk
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
اُخْت
İsim
ا خ و
Kız kardeş
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
عَمّ
İsim
ع م م
Amca
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
عَمَّة
İsim
ع م م
Hala
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
خَال
İsim
خ و ل
Dayı
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
خَالَات
İsim
خ و ل
Teyze
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
مَفَاتِح
İsim
ف ت ح
Anahtarlar
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
صَدِيق
İsim
ص د ق
Dost
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جُنَاح
İsim
ج ن ح
Günah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
جَمِيع
İsim
ج م ع
Bir araya gelenler, topyekün, cemaat,topluluk
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَشْتَات
İsim
ش ت ت
Ayrı ayrı, bölük bölük
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَخَلَ
Fiil-I
د خ ل
Girdi, (zifafa) girdi, dâhil oldu, sokuldu
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
سَلَّمَ
Fiil-II
س ل م
Teslim etti, teslim oldu, kurtardı, selam verdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
تَحِيَّة
Fiilimsi-II
ح ي ي
Selam vermek, temenni, hürmet, iltifat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُبَارَكَة
İsim
ب ر ك
Mübarek, bereketli
طَيِّبَة
Sıfat
ط ي ب
Temiz, hoş, tertemiz
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi