close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 60. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velkavâ’idu mine-nnisâ-i-llâtî lâ yercûne nikâhan feleyse ‘aleyhinne cunâhun en yeda’ne śiyâbehunne ġayra muteberricâtin bizîne(tin)(s) veen yesta’fifne ḣayrun lehun(ne)(k) va(A)llâhu semî’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nikah ümidi kalmamış, kadınlık halinden kesilmiş kadınlar, ziynetlerini göstermemek şartıyla dış elbiselerini çıkarırlarsa suç yok onlara; fakat giyerlerse bu, daha da hayırlıdır onlara ve Allah, her şeyi duyar, bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kadınlardan (artık) evliliği ummayıp da (doğumdan kesildiklerinden ve yaşları ilerlediğinden dolayı evinde) oturmakta olanların, süslerini (mahrem yerlerini) açığa vurmaksızın (dış) elbiselerini çıkarmalarında (ve o vaziyette gezip dolaşmalarında) kendileri için bir sakınca yoktur. (Buna rağmen) Yine de iffetli (edepli ve erdemli) davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah, İşitendir, Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve bilin ki, cinsi arzu duymayacak kadar kocamış kadınların, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmak niyeti taşımaksızın, dış elbiselerini çıkararak dışarı çıkmalarında bir sakınca yoktur. Ama böylelerinin bile sakınmaları, kendileri için daha hayırlı olur. Allah sınırsız bilgi sahibi olup, herşeyi işitmektedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Evlenmekten ümidi kesmiş, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, cazibe ve güzelliklerini gösterme niyeti taşımaksızın bazı elbiselerini, dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. İffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Evlenme arzusu olmayan, (hayızdan kesilmiş) oturan kadınların süslerini açığa vurmaksızın dış giysilerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ancak iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah duyandır, bilendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kadınlardan evliliği ummayıp da oturmakta olanlar, süslerini açığa vurmaksızın (dış) elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nikâha ümidleri kalmıyan, hayız ve çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, bir bezenişle gösterişe çıkmamaları şartiyle (görünmesi haram olan yerlerini göstermemek üzre), dış elbiselerini bırakmalarında kendilerine bir günah yoktur. Bununla beraber dış elbiselerini bırakmakdan da sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah Semî'dir= her şeyi işitir, Alîm'dir= her şeyi bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Evlenme umudu olmayan, (aybaşı âdetinden ve çocuk yapmaktan kesilmiş olan) kadınların, kendilerini süsleyip teşhir etmedikleri takdirde, dış elbiselerini bırakmalarında bir günah yoktur. Eğer iffetli davranıp giyinirlerse, onlar için daha hayırlıdır. Şüphesiz Allah, işiten ve bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Evlenmeyi arzu etmeyen, çocuktan kesilmiş kadınlara, süslerini açığa vurmamak şartıyla, dış giysilerini çıkarmaktan ötürü sorumluluk yoktur; ama iffetli davranmaları kendileri için daha iyi olur. Allah her şeyi işitir; her şeyi bilir.
Besim Atalay
swap_vert close
Evlenmekten umudunu kesmiş olan kadınlar ziynetlerin göstermemek üzere, üstlüklerin çıkarsalar zarar yok, temiz kalmak onlar için hayırlıdır; Allah işitici, Allah bilici
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Evlenme arzu ve ümidi kalmamış (çocuktan kesilmiş ihtiyar) kadınların, ziynet yerlerini teşhir etmeksizin, dış giysilerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber sakınmaları (örtünmeleri), kendileri için daha hayırlıdır. Zira Allah (konuşulan) her şeyi işiten, (kalplerde olan) her şeyi bilendir.
Kur’an, toplumun çekirdeğini oluşturan kadın ve erkeği inançlarındaki ve ahlakî gelişimlerindeki mükemmelliği esas alarak namuslu, iffetli ve ahlaklı olmaları konusunda eğitmektedir. Her iki tarafı da “şehevi hisleri tahrik edecek ve cinsel arzuları harekete geçirecek davranışlardan uzak durmaları konusunda uyarmaktadır. Ayette, “evlenme arzu ve ümidi kalmamış (ihtiyar) kadınların” dikkat çekmeyecekleri için kılık kıyafet konusunda diğer kadınlara nazaran daha rahat olabilecekleri vurgulanmaktadır. Ziynet yerlerinden kasıt, kadınların cinselliklerini ön plana çıkaran ve erkeklerin şehevi hislerini tahrik eden uzuvlarıdır. Kadın, dişiliğine değil, kişiliğine önem vermelidir. İffetin muhafazası ve ırzın korunması Kur’ânî bir emirdir. Nur, 24/31. ayetine bakıldığında bu konu çok daha iyi anlaşılacaktır.   
Cemil Said
swap_vert close
Artık çocuk doğurmayan ve izdivâc idebilmek ümîdinde bulunmayan kadınlar zînetlerini göstermeksizin bilâ-mahzûr elbiselerini çıkarabilürler. Yapmazlar ise haklarında daha hayırlı olur. Allâh her şeyi işidir, her şeyi bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Evlenme ümidi kalmayan, ihtiyarlayıp oturmuş kadınlara, süslerini açığa vurmamak şartiyle, dış esvaplarını çıkarmaktan ötürü sorumluluk yoktur; ama sakınmaları kendileri için daha iyi olur. Allah işitir ve bilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Artık evlenme ümidi beslemeyen, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı kadınların zinetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama yine sakınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Evlenmekten umudunu kesmiş yaşlı kadınların, açılıp saçılmadan giysilerini çıkarmalarında onlar için bir sakınca yoktur, bununla beraber iffetlerini korumaya özen göstermeleri kendileri için daha hayırlıdır. Allah herşeyi işitip bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bir nikâh ümidi beslemeyen, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların, zinetleri (yabancı erkeklere) teşhir etmeksizin (bazı) elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. İffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.  
 Bu sûrenin 31. âyetinde kadınlar için örtünmenin gerekliliği ve bunun ne şekilde ve kimlere karşı olacağı, istisnalar verilmek suretiyle belirtilmişti. Ayrıca orada «zînet» tabirinden ne kasdedildiği hakkında tefsircilerin görüşlerine de kısaca yer verilmişti. Kadının, kocasına güzel görünmek için süslenmesi ve açılması dînen mübah, hatta tavsiyeye şâyan görülmüştür. Ancak, özellikle 31. âyette sıralanan yakınlar dışında kalan yabancı erkeklere güzel görünmek için süslenmek, hususiyle açılıp saçılmak, genç olsun yaşlı olsun, bütün müslüman ve hür kadınlara haramdır. Bununla beraber, bu âyette yaşlı kadınların da diğer kadınlar gibi davranmaları tavsiye edilmekle birlikte, giyim ve örtünme hususunda onlara, belli şartlara bağlı olarak daha serbest hareket etme imkanı getirildiği görülmektedir. Bu ruhsat, yaşlı kadınların kadınlık câzibelerini artık büyük ölçüde kaybetmiş olmalarından ve bir mefsedete yol açmaları ihtimalinin ortadan kalkmış bulunmasındandır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Evlenme beklentisi olmayan yaşlı kadınların, alımlı yerlerini açıp saçmamak koşuluyla dış elbiselerini bırakmalarında bir sakınca yoktur. İffetli davranmaları kendileri için daha iyidir. ALLAH İşitendir, Bilendir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir nikah ümidi kalmayan, çocuktan kesilmiş yaşlı kadınların ise, zinetlerini (yabancı erkeklere) göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nikâh ümidi kalmıyan oturmuş kadınlara ise bir ziynet ile gösterişe çıkmamaları şartıyle çarşaflarını bırakmamalarında kendilerine bir günah yoktur, maamafih afîfâne sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır ve Allah, semi'dir alîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Artık evlenme ümidi beslemeyen, (şehevî arzuları olmayan, hayızdan ve doğumdan kesilmiş) yaşlı kadınların, ziynetlerini göstermeksizin, dış elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir günah yoktur. Bununla beraber iffetli davranmaları (yabancı erkeklerin yanında dış elbiselerini giymeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Evlenme arzusu kalmamış yaşlı kadınların, cinsiyetlerini teşhir etme amacı gütmeden dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca yoktur. Sakınmaları daha hayırlıdır. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kadınlardan hayızdan, evlâddan kesilmiş, artık nikâha ümîdleri kalmamış (olan ihtiyarlara gelince: gizli) zînet (mahalleri) ni erkeklere göstermemeleri şartiyle (dış) rubalarını bırakmalarında onlar için bir günâh yokdur. (Bununla beraber bundan da) sakınmaları (ve örtünmeleri) kendileri için daha hayırlıdır. Allah, hakkıyle işiden, hakkıyle bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık evlenmeyi ümîd etmeyen (âcizlikten dolayı) oturmuş (kalmış, yaşlı)kadınların, ziynetlerini gösteren kimseler olmamak şartıyla, dış elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir günah yoktur. Fakat (daha da) iffetli davranmak istemeleri kendileri için daha hayırlıdır. Çünki Allah, Semî' (her konuştuğunuzu işiten)dir, Alîm (kalblerinizde olanı hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de evlenme ümidi (cinsel arzusu) kalymayıp da, (yaşlanıp) oturmuş kadınlardan; süslerini açığa vurmamak şartıyla, (evlerinde) dış elbiselerini çıkarmaktan ötürü bir sakınca yoktur; ama sakınmaları kendileri için daha iyi olur. Ve Allah (her şeyi) işitir, (her şeyi) bilir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kadınlarınızdan yaşlanıp da, artık evlenmeyi kimsenin istemediği yaşlı kadınların, cazibeli yerlerini (ziynetlerini, edep yerlerini) açığa çıkarmadan (dış) elbiselerini giymemelerinde onlar için bir sorumluluk yoktur. Ancak iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işiten ve her şeyi en iyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık doğuramaz, ere de varamaz olan kadınlar bezeneklerini göstermemek üzere hafif giyinecek olurlarsa onlara günah yoktur. Ancak bundan kaçınacak olurlarsa kendileri için yeydir. Allah işticidir, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ere varmak ümidi kalmamış [¹] kadınlar için çekidüzen verip endamını göstermemek üzere esvaplarını [²] bırakmalarında bir beis yoktur [³]. Maamafih onların iffette bulunmaları [⁴] haklarında daha hayırlı olur. Allah semi/dir, hakkıyle âlimdir [⁵].
[1] Hayızdan, nifastan kesilmiş, güzellikten eser kalmamış ihtiyar kadınlar.[2] Ferace, hırka, baş örtüsü gibi zâhir olan elbiselerini.[3] Çünkü töhmet yoktur.[4] O esvaplarını da bırakmamaları daha iyidir. Çünkü bu muamelede fesat kapısını kapamak vardır.[5] Her sözünüzü işitir, işlerinizi hakkıyle bilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Evlenme arzusu kalmamış yaşlı kadınların [kavâ’id], takılarını teşhir kastı olmaksızın, gömleklerini [siyâbehunne] çıkarmalarında bir sakınca/günah yoktur ama iffetli davranmaları onlar için daha hayırlıdır. Zira Allah Semî’dir, Alîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kadınlardan evliliği ummayıp da oturmakta olanların, süslerini açığa vurmaksızın (dış) elbiselerini çıkarmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah, işitendir, bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Artık evlenme çağları geçtiği için evlenme ümidi kalmamış ve hayızdan, çocuktan kesilmiş, cinsel arzu duymayacak kadar yaşlı kadınların,doğal câzibe ve güzelliklerini kasden teşhir etmemeleri şartıyla,ev dışında giymeleri gereken elbiselerini üzerlerine almamalarında bir sakınca yoktur. Bununla birlikte, bundan mümkün mertebe sakınmaları, kendileri için daha iyidir. Unutmayın ki, Allah her şeyi işitmekte, her şeyi bilmektedir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nikâh ummayan Kadınlar’dan Oturmuşlar’a (Yaşlılar’a) gelince; süslerini açığa vurmaksızın dış elbiselerini çıkarmalarında onlara bir günah yoktur. İffetli olmayı istemeleri kendileri için en hayırlıdır. Allah bilen işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Evlenme umut ve beklentisi olmayan yaşlı kadınların, Avret mahallerini göstermemek şartıyla çamaşırlarını çıkarmalarında herhangi bir sakınca yoktur. Ama çevrelerine saygı göstermeleri daha uygun olur. Allah her şeyi duyup bilmektedir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yaşı geçtiği için evlenme ümidi taşımayan, ay hali görmeyen, yaşlandığı için doğurganlığını kaybetmiş kadınların cinsel ziynetlerini göstermeksizin dış elbiselerini çıkarmalarında bir günah yoktur. Ama yine de sakınarak dikkat göstermeleri daha hayırlıdır. Allah hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nikâh ümidi kalmayan yaşlı kadınların, [*] ziynet(lerin)i açmaksızın elbiselerini çıkarmalarında kendilerine herhangi bir vebal yoktur. [*] (Her şeye rağmen) iffetli davranmaları, kendileri için hayırlı olandır. [*] Allah duyandır, bilendir.
Ayette geçen [el-kavâ‘ıdü mine’n-nisâi] ifadesi “oturan (yaşlı) kadınlar”, “oturmuş, çocuktan kesilmiş kadınlar” gibi anlamlara gelmekte, sonrasında gelen [ellâtî lâ yercûne nikâhan] ifadesi ise “cinsel cazibesini kaybetmiş”, “evlenme arzusu duymayan” anlamlarını içermektedir. Bu kullanımlar ayetteki ayrıcalıklı düzenlemenin toplumsal hayatta herhangi bir istismara kapı aralama ihtimali kalmayan yaşlı kadınlara özel olduğunu ortaya koymaktadır.,Bu ayette nikâh arzulamayan yaşlı kadınların dış elbiselerini çıkarabilecekleri, ancak her hâlükârda iffetli kalmalarının kendileri için çok daha hayırlı olacağı ifade edilmektedir.,Yüce Allah yaşlı kadınlara özel bir esneklik ortaya koysa da yine de bir sınırlandırma yapmakta, önceki cümlede olduğu gibi bu çerçevede “ziynetlerini açıp saçmamalarını” hükme bağlamakta, bu cümlede ise her şeye rağmen “iffetli davranmalarının kendileri için mutlak anlamda hayırlı olacağını” ifade etmektedir. Yaşlı kadınlar elbette gençlerden farklı olduğu için kendilerine alternatif bir hüküm getirilmekte, ancak temel hedef olan iffetli davranışın her durumda akıllarda ve gündemde bulunması gerektiği özellikle hatırlatılmaktadır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Evlenme arzusu kalmamış, oturan (ihtiyar) kadınların, süslerini teşhir¹ etmeksizin (evlerinden çıkarlarken giydikleri dış) elbiselerini çıkarmalarında² kendileri için bir sakınca yoktur. Yine de (bunları çıkarmayarak) iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Şüphesiz Allah, (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.
1 (مُتَبَرِّجَاتٍ) kelimesi lügatte göstermek, sergilemek anlamına gelir. Yani yabancı erkekler önünde güzellik ve süslerini sergilemek veya teşhir etmek demektir. Bir Müslüman kadının meşru yollarla ailesi içerisinde süslenmesi haram değil, bunları yabancı erkekler önünde sergilemesi, haramdır. 2 Yani bu, çıplak kalmak değil, vücutlarını ve ziynetlerini daha dikkatlice gizlemek için kullanılan dış elbiselerini giymemek demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE ⁸³ [BİLİNKİ] artık cinsî arzu duymayacak kadar ⁸⁴ kocamış kadınların, cazibe ve güzelliklerini açığa vurmak niyeti taşımaksızın [dış] giysilerini çıkarmalarında bir sakınca yoktur. Ama böylelerinin bile sakınmaları kendileri için daha hayırlı olur. Allah, mutlak ve sınırsız bilgi sahibi olarak, her şeyi işitmektedir.
83 Bu bağlaç, kanaatimizce, başında yer aldığı ayetin daha önce vahyedilen bazı pasajlarla, yani her ikisi de Müslüman kadınların giyim kuşamda gözetmeleri gereken iffet ve tevazu ölçülerine işaret eden yukarıdaki 31. ayetle ve 33. surenin 59. ayetiyle bağlantılı olduğunu belirtmek içindir; ve dolayısıyla bu pasaj, surenin bu kısmında ayrı bir “bölüm” olarak ele alınmalıdır.84 Lafzen, “cinsî birleşmeye arzu [ya da “umudu”] kalmamış olanlar” -nikâh’ın anlamı, bu anlam örgüsü içinde, açıkçası budur. Bu isim ve türemiş olduğu fiil her ne kadar Kur’an’da hemen her zaman “evlilik” ya da “evlenme” anlamında kullanılıyor olsa da, bunun şüpheye yer bırakmayan istisnaları vardır. Sözgelimi sözcüğün yenkihu fiil formunun bu surenin 3. ayetindeki geçiş tarzı bu istisnalardan biridir (bkz. yukarıda ilgili 5. not). Bu istisnalar Cevherî ya da Ezherî (sonraki Lisânu’l-‘Arab’da zikredilmektedir) gibi bazı Arap filologların “Arap konuşma dilinde nikâh’ın anlamı cinsî birleşme (vat’)dir” yolundaki görüşlerini doğrulamaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bir de nikâh ümidi kalmamış yaşlı kadınların, sokağa çıkarken açılıp saçılmamak şartıyla dış elbiselerinin bir kısmını giymemelerinde bir sakınca yoktur fakat iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitendir ve her şeyi bilendir. 23/5- 6, 24/31...33, 33/55- 59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BİR de, kadınlardan artık cinsel arzu[³⁰⁶²] duymayacak kadar yaşlanmış olanlar var; işte böylelerinin, bedeni[³⁰⁶³] teşhir amacı taşımaksızın, giysilerinden bir kısmını[³⁰⁶⁴] çıkarmalarında bir beis yoktur.[³⁰⁶⁵] Ama iffetleri üzerine titrerlerse bu kendileri için daha hayırlıdır: zira Allah (ağızlardan çıkan) her şeyi işitir, (kalplerde olan) her şeyi bilir.[³⁰⁶⁶]
[3062] Nikâh kelimesinin buna yakın bir karşılığı ve açıklaması için bkz: Âyet 3, not 7. [3063] Lafzen: “ziyneti”. Buna “dişiliği” veya “güzelliği” anlamları da verilebilir. Teberruc için bkz: 33:33, not 42. [3064] Lafzen: “Giysilerini”. Şa’bi’ye göre Ubey b. Ka‘b bu ibâreyi min siyabihinne şeklinde okumuştur (Taberî). Tercihimiz bu okuyuşa dayanır. [3065] İlk otoriteler tarafından farklı yorumlara konu olan bu âyette çıkarılmasına şartlı izin verilen giysi Süddî ve üstatlarına göre başörtüsüdür (Râzî). Daha başka müfessirlere göre de “giysilerinden bir kısmı” ile kastedilen başörtüsüdür (İbn atıyye ve Kurtubî). Bu âyet Ahzâb 59’daki cilbâb ile değil bu sûrenin 31. âyetindeki humur ile ilgilidir. Bu yaklaşım, başörtüsü emrinin gerekçeli bir emir olduğu görüşüne dayanır. Söz konusu gerekçe kadın cazibesini bireysel alanda tutup kamuya açmama, bu yolla hem kadın-erkek ilişkisine saygınlığı ihlal etmeyen bir mesafe getirme, hem cinsler arası ilişkinin dişilik değil kişilik üzerinden kurulmasını sağlamadır. [3066] Parantez içi ibâreler Taberî’nin Übey b. Ka’b’tan nakline dayanmaktadır. Belirsiz formla kullanılan sıfatları bu şekilde çevirimiz için bkz: Âyet 58, not 91. Bu âyet, konu itibarıyla 31. âyetin kapsamına dahildir. Fakat kendisinden sonraki âyet için de geçerli olduğu gibi, daha önce getirilen hükümlerin kapsamının gereksiz yere genişletilmesini de önleme amacı taşımaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Evlenme umudu kalmayan, yaşlanıp evlerinde oturan kadınlara -zinetlerini açığa vurmamak şartıyla- dış elbiselerini çıkarmalarında bir sakınca yoktur ama, iffetli davranmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah, herşeyi hakkıyle işitendir ve herşeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
Evlenme arzusu kalmamış, oturan (ihtiyar) kadınların, kasden süs göstermeğe çalışmadan, dış örtülerini bırakmalarında kendileri için bir günâh yoktur. Ama sakınmaları, kendileri için daha hayırlıdır. Allâh işitendir, bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Evlenme arzuları kalmayan oturmuş kadınların ise bir ziynet ile açılıvermemeleri halinde üst örtülerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Mamafih iffete ziyâdesiyle riayet etmeleri, kendileri için daha hayırlıdır ve Allah bihakkın işiticidir, hakkıyla bilicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Evlenme arzu ve ümidi kalmamış olan ihtiyar kadınların, zinet yerlerini teşhir etmeksizin, dış giysilerini çıkarmaları, günah değildir. Bununla beraber sakınmaları, kendileri yönünden daha iyidir. Allah her şeyi işitir, gizli âşikâr her şeyi bilir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Evlenme arzusu kalmamış, oturan (ihtiyar) kadınların, kasden süs göstermeğe çalışmadan, dış örtülerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama sakınmaları, kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve kadınlardan artık nikâhı düşünmez derecede ihtiyâr olub hânelerinde oturanlara, setri îcâb iden müzeyyinât ile süsli olmadıkları halde örtülerini çıkarmalarında günâh yokdur. Onlar iffet idüb örtülerini çıkarmakdan ictinâb iderlerse kendilerine daha hayırlıdır. Allâh işidir ve bilir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Oturup kalmış, evlenme umudu bitmiş kadınlar, süslerini gösterme gayreti olmadan elbiselerini çıkarırlarsa günaha girmezler. Kendilerine dikkat etmeleri, onlar için daha iyi olur. Allah işitir ve bilir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınların, süslerini açığa vurmaksızın dış elbiselerini çıkarmalarında bir günah yoktur. Örtünmeleri kendileri için daha hayırlıdır. Allah işitendir, bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Evlenme ümidi kalmamış yaşlı kadınların, ziynetlerini göstermemek şartıyla, dış elbiselerini çıkarmalarında bir günah yoktur—gerçi bundan kaçınmaları onlar için daha hayırlıdır. Allah ise herşeyi işitir, herşeyi bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Artık nikâh arzuları kalmamış, hayızdan ve evlattan kesilen kadınların, süslerini göstermek için ortalıkta dolaşmamaları şartıyla dış giysilerini bırakmalarında kendileri için bir günah yoktur. Ama sakınmak için titiz davranmaları, onlar için daha hayırlıdır. Allah, her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı oturucılar 'avratlardan anlar kim ümid dutmazlar çiftlenmeklige yoķdur anlaruñ üzere yazuķ kim ķoyalar ŧonlarını göründürmeyicilerken bezeklerini ya'nį küpe gibi bilezük gibi. daħı yıġlınmaķ istemeklikleri yigrekdür anlara daħı Tañrı işidicidür bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḥayżdan kesilen ‘avratlar ki ümīẕ keseler evlenmekden, yazuḳ yoḳduranlar üstine ḳumāşlarını çıḳarmaḳda. Ẓāhir eylemesünler zīnetlerini veeger ‘affāf eyleseler anlara ḫayrludur ve Tañrı Ta‘ālā işidicidür, bili‐cidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Heyzdən və doğuşdan kəsildikləri üçün) ərə getməyə ümidi qalmayan yaşlı qadınların qadağan olunmuş zinətlərini (zinət yerlərini naməhrəmə) göstərmədən üst paltarını (çarşab, niqab, bürüncək və s.) çıxarmasında günah yoxdur. Bununla belə, (həmin geyimləri soyunmaqdan) çəkinmələri onlar üçün daha yaxşıdır. Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
As for women past child bearing, who have no hope of marriage, it is no sin for them if they discard their (outer) clothing in such a way as not to show adornment. But to refrain is better for them. Allah is Hearer, Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Such elderly women(3040) as are past the prospect of marriage,- there is no blame on them if they lay aside their (outer) garments, provided they make not a wanton display of their beauty: but it is best for them to be modest: and Allah is One Who sees and knows(3041) all things.
3040 For elderly women in the home the rules of dress and decorum are not so exacting as for younger women, but they are also enjoined to study modesty, both because it is good in itself, and as an example to the younger people. 3041 Another example of a refrain: see n. 3039 above. Verses 58 and 59 were closer connected: their refrain was practically identical. This verse, though ancillary, is less closely connected; its refrain comes in like a half note melody.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالْقَوَاعِدُ
ve oturanlar
مِنَ النِّسَٓاءِ
kadınlardan
الّٰت۪ي
onlar ki
لَا يَرْجُونَ
ümit etmiyorlar
نِكَاحاً
nikâhı
فَلَيْسَ
artık yoktur
عَلَيْهِنَّ
kendilerine
جُنَاحٌ
bir günah
اَنْ يَضَعْنَ
bırakmalarında
ثِيَابَهُنَّ
elbiselerini
غَيْرَ مُتَبَرِّجَاتٍ
teşhirci olmadan
بِز۪ينَةٍۜ
ziynetlerini
وَاَنْ يَسْتَعْفِفْنَ
fakat iffetli davranmaları
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَهُنَّۜ
onlar için
وَاللّٰهُ
ve Allah
سَم۪يعٌ
Semî''dir
عَل۪يمٌ
Alîm'dir
Bir nikâh ümidi beslemeyen, (âcizlikten dolayı) oturmuş (kalmış, hayızdan ve doğumdan kesilmiş yaşlı) kadınların, ziynetlerini (yabancı erkeklere) teşhir etmeksizin (bazı) elbiselerini çıkarmalarında kendilerine bir günah yoktur. Yine de iffetli davranmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi ve herkesi işiten ve bilendir).
قَوَاعِد
İsim
ق ع د
Temeller, oturanlar
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَجَا
Fiil-I
ر ج و
Umdu, ümit etti, arzu etti, umut bağladı
نِكَاح
İsim
ن ك ح
Nikâh
لَيْسَ
Fiil-I
ل ي س
Değildir, yoktur
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
جُنَاح
İsim
ج ن ح
Günah
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
ثِيَاب
İsim
ث و ب
Elbiseler
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
مُتَبَرِّجَات
Etken fiil-V
ب ر ج
Teşhirci
زِينَة
İsim
ز ي ن
Ziynet, süs, ihtişam
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اِسْتَعَفَّ
Fiil-X
ع ف ف
Kaçındı, iffetini korudu, iffetli davrandı
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَهُنَّ
Zamir
لَهُنَّ
Onlar için, onlara, onların (لَهُمْ : Zamirinin müennes hâli)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim