close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul atî’û(A)llâhe veatî’û-rrasûl(e)(s) fe-in tevellev fe-innemâ ‘aleyhi mâ hummile ve’aleykum mâ hummiltum(s) ve-in tutî’ûhu tehtedû(c) vemâ ‘alâ-rrasûli illâ-lbelâġu-lmubîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: İtaat edin Allah'a ve itaat edin Peygambere. Gene de yüz çevirirlerse ona düşen, ancak kendisine yüklenen vazifedir ve size düşen de, size yüklenen ve eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz ve Peygambere, apaçık tebliğden başka bir şey düşmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "(Her hususta sarih ayetleri ve sahih hadisleri esas alarak) Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin. Eğer yine yüz çevirip dönerseniz, artık Onun (Peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer Ona (Peygambere) itaat eder (sünnetine uyup izinden gider)seniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir." ("Kur’an bize yeterlidir, Peygamber sünneti ve öğretileri gereksizdir" diyenlerin hidayetleri kararıverecektir!)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, peygamberin sorumluluğu, kendisine yüklenen tebliğ görevidir, sizin sorumluluğunuz da, size yüklenen itaattir. Eğer O'na itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Allah'a itaat edin, kitabındaki hükümleri uygulayın. Rasulüne itaat edin, sünnetini uygulayın. Kitaptan ve sünnetten yüz çevirip, halkı istediğiniz istikamette yönlendirmiş olsanız bile, elçiye zarar veremezsiniz. Peygamberin sorumluluğu kendisine yüklenen tebliğ görevini yapmaktır. Sizin sorumluluğunuz da size emredilenlere itaattir.” de. Eğer Rasulullah'a itaat eder, tebliğine, teşriine, sünnetine uyup uygularsanız, doğru, hak yola girmiş, İslâm'da sebat etmiş olursunuz. Allah'ın Rasulüne düşen, yalnız apaçık bir tebliğdir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 13/40; 88/21-22; Tibyân ve Mevâkib tefsirleri; Siyasetnâme, s. 112.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirseniz ona düşen kendine yüklenen size düşen de size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygambere düşen apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Allah'a itaat edin, Resûl'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), de ki: Allah'a itaat edin, Rasûl'e itaat edin. Eğer bunlara itaat etmekten yüz çevirirseniz, peygambere düşen ancak O'na yükletilen tebliğdir. Sizin üzerinize de, size yükletilendir (icabet etmektir). Eğer O'na itaat ederseniz hidayete erersiniz. Peygamber üzerine icab eden, ancak açık bir tebliğdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Allah’a da, Resulüne de itaat edin. Eğer sırt çevirirseniz, onun yükü ona, sizin yükünüz size. Fakat O’na itaat ederseniz, (faydanıza olur) doğru yolu bulursunuz. Ve Allah Resulünün üstündeki görev, mesajı apaçık ulaştırmaktan başka bir şey değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Başeğin Allaha ve peygambere, eğer yüz dönerseniz, ona yükletilen onun ödevi, size yükletilen de sizin ödevinizdir; başeğerseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen ancak açıkçana ulaştırmak»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah'a itaat edin, resule itaat edin! Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluk yalnız ona aittir; size yüklenen sorumluluk da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Resulün görevi ancak apaçık bir tebliğdir.
Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ve rasûlüne itâ’at idiniz. Eğer yüz çevirir iseniz netîcesi size ’âid olur. Rasûlden kendi a’mâli ve sizden kendi a’mâliniz sorılır. İtâ’at ider iseniz hidâyet bulursunuz. Rasûlün vazîfesi yalnız vâzıh sûretde tebliğdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Allah'a itaat edin; Peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirseniz, bilin ki o Peygamber, kendisine yükletilenden ve siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer O'na itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz, Peygambere düşen sadece, apaçık tebliğdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Allah’a itaat edin, peygambere itaat edin” de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat edin, resule itaat edin.” Yine de (ey müşrikler!), söz dinlemezseniz onun (peygamberin) sorumluluğu ona, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz; resule düşen yalnızca apaçık bildirip anlatmaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah'a itaat edin; Peygamber'e de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamber'in sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygamber'e düşen, sadece açık-seçik duyurmaktır.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki, "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: Allah'a itaat edin; Peygambere de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, Peygamberin sorumluluğu kendine yüklenen, sizin sorumluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece açık açık duyurmaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm! O munâfıklara) de ki: “Allah’a itaat edin, Peygamber’e de itaat edin. Eğer (itaatten) yüz çevirirseniz şunu bilin ki, peygamberin sorumluluğu, kendisine yüklenen (tebliğ) görevidir, sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (itaattir). Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bir tebliğdir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Allah'a itaat edin. Resûl'e itaat edin.” Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resûl'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Allaha itaat edin, peygambere itaat edin». Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazîfe) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere âid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Allah'a itâat edin; Peygambere de itâat edin! Eğer yüz çevirirseniz artık ona (o peygambere) düşen, ancak kendisine yüklenen (tebliğ)dir; size düşen de size yüklenen (itâat)dir.” Eğer ona itâat ederseniz, hidâyete erersiniz. Peygambere düşen ise, ancak apaçık tebliğdir.(1)
(1)“Üstâd-ı Mutlak ve Muktedâ-yı Küll (herkesin kendisine uyduğu) ve Rehber-i Ekmel (en mükemmel rehber) olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: وَماَ عَلَي الرَّسُولُ اِلَّا الْبَلاَغُ* [Peygambere düşen, ancak tebliğdir!] olan fermân-ı İlâhiyeyi kendine rehber-i mutlak ederek, insanların çekilmesiyle ve dinlememesiyle daha ziyâde sa‘y (çalışma) ve gayret ve ciddiyetle teblîğ etmiş. Çünki:اِنَّكَ لَاتَهْد۪ي مَنْ اَحْبَبْتَ وَلَكَنَّ اللّٰهَ يَهْد۪ي مَنَ يَشاَءُ [Şübhesiz ki sen sevdiğin kimseyi hidâyete erdiremezsin; fakat Allah, dilediği kimseyi hidâyete erdirir] sırrıyla anlamış ki, insanlara dinlettirmek ve hidâyet vermek, Cenâb-ı Hakkın vazîfesidir. Cenâb-ı Hakk’ın vazîfesine karışmazdı.” (Lem‘alar, 17. Lem‘ a, 137)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: Allah’a itaat edin; (tebliğ ettiği mesajları hususunda) elçi’ye de itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki, elçi’nin sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak), sizin sorumluluğunuz da size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. Eğer (tebliğ ettiği vahiy konusunda) ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Ayrıca, Resul’e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.*
(*) Hz. Muhammed’in görevi Allah’tan aldığı öğretileri, insanların anlayacağı dilden onlara aktarmak ve pratize etmek yani örnek olmaktır. “Açık tebliğ” diye adlandırdığımız bu çağrının muhatabı olan insanın sorumluluğu da aldığı emirleri pratik hayatta uygulamaktır. Allah’a ve resule itaatin temelinde yatan mana budur. Aldığı direktifleri yerine getirmeyen bir Müslümanın itaatinden söz etmek mümkün değildir. Çünkü insan sadece inanmakla değil aynı zamanda inandıklarını hayata geçirmekle de yükümlüdür. Resule itaat, onun hayatıyla övünmek, onu diğer peygamberlerle yarıştırmak, ona mucizeler isnat etmek ve isnat edilen mucizelerle insanüstü bir varlık olarak onu bulutların üzerine taşımak değil, onun beslendiği kaynaktan beslenerek onun gibi yaşamaya gayret etmek, örnek almaktır. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması.) وَعَدَ  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Allah’a ve elçisine itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, sorumluluk yüz çevirenin üzerine yüklenir ve sizin sorumluluğunuz da size yüklenir. Eğer elçiye itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz. Elçiye düşen yalnızca açıkça tebliğ etmektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: " Allah’a boyun eğin, elçisine boyun eğin." Yine de yüz çevirecek olursanız elçiye düşen, yalnız kendine yükletilen ödevdir. Eğer elçiye boyun eğecek olursanız doğru yolu tutmuş olursunuz. Elçiye düşen, yalnız apaçık bir bildiridir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Allah/a da itaat edin, resûl/üne de itaat edin, eğer siz itaatten yüz çevirirseniz peygambere ne, çünkü ona yükletilen tebliğ-i risalet, size yükletilense itaattir. Ona itaat ederseniz hidayet bulursunuz. Peygambere aşikâr bir surette tebliğden başka vazife yoktur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat ediniz, elçiye de itaat ediniz. Eğer yüz çevirirseniz (bilin ki), elçi ancak kendine yüklenen görevden, siz de size yüklenen görevden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçinin üzerine apaçık bir tebliğden başka bir şey düşmez.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Allah'a itaat edin, peygambere de itaat edin. Eğer yine de yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yükletilen, sizin de sorumluluğunuz size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Peygambere düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! Müslüman olduğunu iddia eden, ama Kur’an’ın ve sünnetin hükümlerinden yüz çeviren bu insanlara de ki: “Allah’a itaat edin ve Elçisine itaat edin! Allah’ın Kitabına ve bu Kitabın pratik hayata uygulanmasında mükemmel bir örnek olan Peygamberin sünnetine sımsıkı sarılın!”Ey münâfıklar! Eğer Elçinin bu çağrısından yüz çevirecek olursanız,şunu iyi bilin ki, o ancak, kendi üzerine düşen tebliğ görevini yapmakla yükümlüdür; siz de kendi üzerinize düşen itaati yerine getirmekle yükümlüsünüz! Eğer kibir, bencillik, inatçılık engellerini aşarakona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz fakat yüz çevirirseniz, İslâm’dan uzaklaşmakla sadece kendinize zarar vermiş olursunuz. Zira Elçinin görevi sizi zorla Müslüman yapmak değil, ancak Allah’ın emirlerini size açıkça tebliğ etmektir. Bu tebliğe kulak verdiğiniz takdirde, sadece ahirette değil, dünyada da kazanan siz olacaksınız:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat edin, Rasûl’e de itaat edin! Yüz çevirirseniz, doğrusu onun yüklendiği onadır; sizin yüklendiğiniz de sizedir. Ona itaat ederseniz, hidayete erersiniz / doğru yolu bulursunuz. Rasûl’e düşen görev Açıkça Tebliğ Etmek’ten / Bildirim’den başkası değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
De ki: " Allah'a ve resulüne itaat edin. Eğer reddederseniz, resul verilen görevini yapmıştır. Siz de size düşeni yapmalısınız. İtaat ederseniz, selâmete erersiniz. Resulün görevi sadece açık duyurudur. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Allah’ın hükümlerine itaat edin! Resulün Allah’ın yasalarına göre verdiği hükme itaat edin!” Bu çağrıya karşı çıkarsanız, bilin ki Resule yüklenen sorumluluk Resule aittir. Resulümüz yasalarımıza göre hükümlerini vermiş ve sizi hükme itaate çağırmıştır. Onun sorumluluğu budur. Eğer siz de Resule itaat ederseniz doğru yola girmiş olursunuz. Resulümüzden çıkarlarınız doğrultusunda hüküm istemeyin! Resulümüze düşen şey gerçekleri açıkça bildirmektir. Çıkarlarınıza göre hüküm vermek değil!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat edin; Elçi’ye de itaat edin! [*] Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir. [*] Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz! [*] Elçi’ye düşen, sadece apaçık tebliğdir.” [*]
Yüce Allah’a ve Elçisine itaatle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:32, 132; Nisâ 4:59; Mâide 5:92; Enfâl 8:1, 20, 46; Nûr 24:52, 54; Ahzâb 33:71; Muhammed 47:33; Fetih 48:17; Mücâdele 58:13; Teğâbun 64:12. Nisâ 4:80’de ifade edildiği gibi Hz. Muhammed’e itaat Yüce Allah’a itaat demektir.,Bu cümlede sorumlulukların şahsiliğine dair bir mesaj verilmektedir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:84; Mâide 5:105 Bu ayet mahşerde kurtuluşa erebilmek için dünyada Hz. Muhammed’e tabi olmak gerektiğinin delilidir. Bu ayet Âl-i İmrân 3:31 ve A‘râf 7:158. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Ra‘d 13:40; Nahl 16:35, 82; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!): “Allah’a itaat edin ve Peygambere itaat edin”¹ de. Eğer (bu itaatten) yüz çevirirseniz, Peygamberin sorumluluğu kendisine yükletilen,² sizin sorumluluğunuz ise size yükletilen³ (görevler)dir. Eğer ona itaat ederseniz, hak yolu bulmuş olursunuz. Zâten Peygamber’e düşen de apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.
1 Konuyla ilgili olarak Bk. (Âlu İmrân: 32, 132, Nisâ: 59, Mâide: 92, Enfâl: 1, 20, 46, Muhammed: 33, Mücadele: 13, Haşr: 7, Teğabün: 12) 2 Allah’tan aldığı emir ve yasakları tebliğ etmek...3 Allah’a ve Peygambere tam itaat etmek…  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat edin ve Rasûl’e itaat edin”. Ve eğer [Rasûl’den] yüz çevirirseniz [bilin ki] o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o’na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasûl’e düşen yalnızca [kendisine indirilen mesajı] açıkça duyurmaktır.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Allah’a itaat edin, mesajlarını tebliğ eden elçiye itaat edin. Eğer yüz çevirir itaat etmezseniz bilin ki o kendi görevinden sorumludur, siz de yüklendiğiniz görevden sorumlusunuz. O’na itaat etmeniz durumunda doğru yolu tutmuş olursunuz zira elçiye düşen ilahi mesajı apaçık bir şekilde tebliğ etmekten ibarettir. 5/92, 13/40, 16/35, 2/120, 6/153, 12/108
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah’a itaat edin, dolayısıyla Rasul’e itaat edin!”[³⁰⁵⁰] Bundan böyle de, eğer (Rasul’den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız.[³⁰⁵¹] Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul’e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.[³⁰⁵²]
[3050] Lafzen: “Allah’a ve Rasul’e”. Vav edatının sadece iki ayrı unsuru birbirine iliştiren değil, aynı zamanda hiyerarşi bildiren yapısına dayanarak. Allah’a itaatin, ancak Elçisi aracılığıyla bildirdiği iradesine itaatle mümkün olduğu “Kim Rasul’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur” (4:80) âyetiyle ifade edilmiştir (Krş: Âyet 47, not 73). Rasul’e itaatin Allah’a itaat anlamına geldiğinin delillerinden biri de bu âyettir. Âyetin girişinde “Allah” ve “Rasul” ayrı ayrı anıldığı halde, âyetin devamında söz sadece Rasul üzerinde odaklanacak ve itaat/izleme emri de ikili değil tekli zamirle (tutî‘ûhu) ifade edilecektir. Ve nihayet, Rasul’e itaatin de ilâhî bir inşâ projesi olan vahye boyun eğmek olduğu âyetin sonunda dile gelecektir. [3051] Krş: “Hem kendilerine ilâhî mesaj gönderilenleri hem de (onlara) ilâhî mesajı iletmekle görevli olanları elbet hesaba çekeceğiz” (7:6). [3052] Âyetin başında dile gelen “Rasule itaat” ile vahye itaatin kastedildiği bu ibâreyle sabittir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, onlara) De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin, Şayet itaatten yüz çevirirseniz bilin ki, Peygamber, kendisine verilen tebliğ görevinden, siz de kendinize yükletilen, ona itaatten sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen apaçık tebliğden başkası değildir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: ’Allah’a itâ’at edin, Resule itâ’at edin. " Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilendir, size gereken de size yükletilen (itâ’at görevini yapmak)dır. Eğer ona itâ’at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resule düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Allah'a itaat edin ve Peygambere itaat edin.» İmdi eğer yüz çevirirseniz artık O'nun üzerine olan, (O'na) yükletilmiş olandır ve sizin üzerinize düşen de, size yükletilmiş, olandır ve eğer O'na itaat ederseniz hidâyete erersiniz ve Peygamber üzerine (ait olan vazife) ise apaçık tebliğden başka değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin! Eğer sırtınızı dönerseniz bilin ki Peygamber kendi görevinden, siz de kendi yükümlülüğünüzden sorumlu olursunuz. Ama ona itaat ederseniz, doğru yolu bulmuş olursunuz. Yoksa, peygamberin görevi, açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir. ” [13, 40; 88, 21-22]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen(duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen(ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Âyetteki èîäñîèòÇ fi'li, mâzînin çoğulu olabileceği gibi, muzâri' fi'lin çoğulu da olabilir: èîäñîèòæî âyetin siyâkına daha uygun olduğu için bu şekli tercih ettik.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Allâh ve rasûlüne itâ'at idin. Eğer bundan i'râz ider iseniz O'na zarar viremezsiniz, kendinize zarar virirsiniz. Eğer O'na itâ'at iderseniz hidâyet bulursunuz. Rasûle vâcib olan ancak âşikâr teblîğdir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: “Allah’a boyun eğin, elçisine de boyun eğin.” Eğer yüz çevirirseniz elçiye düşen, kendine yüklenen görev, size düşen de size yüklenen görevdir. Ona boyun eğerseniz yola gelmiş olursunuz. Elçinin görevi, açık bir bildirimde bulunmaktan başkası değildir.
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Hem Allah'a itaat edin, hem Peygambere itaat edin. Yüz çevirirseniz, onun yüklendiği sorumluluk kendisine, sizin yüklendiğiniz de kendinizedir. Ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen ise açıkça tebliğden başka birşey değildir.(16)
(16) 16:44 ve açıklamasında da belirtildiği gibi, Peygamberin tebliğ görevi, açıklama görev ve yetkisini de kapsamaktadır ki, bu âyetteki “açıkça bir tebliğ” deyimi de bunu ifade etmektedir. Bu görev ve yetkinin karşılığında, mü’minlerin de Peygambere itaat sorumluluğu vardır ki, bu ve önceki âyetlerde bu husus defalarca vurgulanmıştır, az ileride tekrar vurgulanacaktır. Onun için, “Peygambere düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir” ifadesinin, “Peygamber Kur’ân’ı getirir, gerisine karışmaz” şeklinde anlaşılmasına hiçbir şekilde imkân yoktur. Bu ifadenin anlamı şudur: Peygamber Kur’ân’ı size tebliğ eder, söz ve fiilleriyle açıklar; uymanız ve sakınmanız gereken şeyleri size öğretir. Buna rağmen siz Peygambere uymazsanız, sizin günahınızdan ona bir sorumluluk yüklenmez. Çünkü o görevini yerine getirmiştir. 3:32, 4:64-65, 16:44 ve açıklamalarına da bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “muŧį' oluñ Tañrı’ya daħı muŧį' oluñ yalavacına.” eger yüz döndürür iseñüz pes bayıķ üzeredür yüklendügi nesene daħı sizüñ üzeredür ol kim yüklendüñüz daħı eger muŧį' olursañuz aña ŧoġru yol dutasız. daħı degül yalavaç üzere illā degürmeklıķ bellü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Uyuñuz Tañrı Ta‘ālāya, daḫı uyuñuz peyġambere.Pes eger yüz ḳaytarsalar, pes Muḥammed resūlu’llāh üstine risāleti degür‐mekdür ve sizüñ üstüñüze vācib ṭā‘atdür. Eger uysañuz nebīye hidāyet ṭapar‐sız. Daḫı peyġamber üstine yoḳdur, illā risāleti bellü degürmek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Allaha itaət edin, Peyğəmbərə itaət edin. (Çünki Peyğəmbərə itaət etmək elə Allaha itaət etməkdir). Əgər (Peyğəmbərin əmrindən) üz döndərsəniz, (bilin ki) onun vəzifəsi ancaq ona tapşırılanı, sizin də vəzifəniz ancaq sizə tapşırılanı yerinə yetirməkdir. Əgər ona itaət etsəniz, doğru yolu tapmış olarsınız. Peyğəmbərin öhdəsinə düşən isə yalnız (dini, Allahın hökmlərini, risalətini) açıq-aşkar təbliğ etməkdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Obey Allah and obey the messenger. But if ye turn away, then (it is) for him (to do) only that wherewith he hath been charged, and for you (to do) only that wherewith ye have been charged. If ye obey him, ye will go aright. But the messenger hath no other charge than to convey (the message), plainly.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Obey Allah, and obey the Messenger. but if ye turn away, he is only responsible for the duty placed on him and ye for that placed on you. If ye obey him, ye shall be on right guidance. The Messenger.s duty is only to preach the clear (Message).(3030)
3030 'If you disobey Allah's commands as explained by His Prophet, you are not going to be forced. The Prophet's mission is to train your will and explain clearly all the implications of your conduct. The responsibility for your conduct rests entirely on yourselves.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَط۪يعُوا
itaat edin
اللّٰهَ
Allah'a
وَاَط۪يعُوا
ve itaat edin
الرَّسُولَۚ
resule
فَاِنْ
fakat eğer
تَوَلَّوْا
yüz çe- virirseniz
فَاِنَّمَا
artık ancak
عَلَيْهِ
onun üzerinedir
مَا
o şey- dir ki
حُمِّلَ
(ona) yüklendi
وَعَلَيْكُمْ
ve sizin üzerinizedir
مَا
o şey ki
حُمِّلْتُمْۜ
yükletildiniz
وَاِنْ
ve eğer
تُط۪يعُوهُ
ona itaat ederseniz
تَهْتَدُواۜ
hidâyete erersiniz
وَمَا عَلَى
ve üzerine değildir
الرَّسُولِ
resulün
اِلَّا
ancak
الْبَلَاغُ
tebliğ
الْمُب۪ينُ
apaçık
De ki: "Allah'a itaat edin, resul(ün)e de itaat edin!" Eğer yüz çevirirseniz şunu bilin ki o (resul)ün sorumluluğu kendisine yüklenen (tebliğ görevi)dir, sizin de sorumluluğunuz size yüklenen (ona itaat)dir. Eğer ona itaat ederseniz hidâyete erersiniz. Resule düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حُمِّلَ
Fiil-II
ح م ل
Yüklendi, yükletildi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
حُمِّلَ
Fiil-II
ح م ل
Yüklendi, yükletildi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
بَلَاغ
İsim
ب ل غ
Tebliğ
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan