close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve’ada(A)llâhu-lleżîne âmenû minkum ve’amilû-ssâlihâti leyestaḣlifennehum fî-l-ardi kemâ-staḣlefe-lleżîne min kablihim veleyumekkinenne lehum dînehumu-lleżî-rtedâ lehum veleyubeddilennehum min ba’di ḣavfihim emnâ(en)(c) ya’budûnenî lâ yuşrikûne bî şey-â(en)(c) vemen kefera ba’de żâlike feulâ-ike humu-lfâsikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, sizden inanıp iyi işlerde bulunanlara, onlardan önce gelip geçenleri nasıl yeryüzüne sahip ve hakim kıldıysa onları da mutlaka yeryüzüne sahip ve hakim kılmayı ve onlara, razı ve hoşnut oldukları dini nasip edip o dini, bütün dinlerden üstün etmeyi, korkularını emniyete tebdil eylemeyi vaadetmiştir; bana kulluk etsinler ve hiçbir şeyi eş tutmasınlar bana; ve bundan sonra kim kafir olursa o çeşit adamlardır, buyruktan çıkanların ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, içinizden iman edenlere ve (taat, cihad, hayrü hasenât gibi) salih ameller işleyenlere (şunları) va’ad etmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl ‘güç ve iktidar sahibi’ kıldıysa, bunları da yeryüzünde ‘güç ve iktidar sahibi’ kılacak, kendileri için seçip beğendiği (Hakk) dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak (İslami hükümleri tatbik imkânı ve iktidarı sağlayacak) ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirip (huzura ulaştıracaktır. Çünkü) Onlar, yalnızca Bana ibadet (ve kulluk) yaparlar (her hususta Kur’ani kuralları ve Nebevi düsturları esas alırlar) ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. (Artık) Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah iman edip, dürüst ve faydalı işler yapanlara, tıpkı kendilerinden önce, gelip geçen bazı toplumları, yeryüzüne hakim kıldığı gibi, onları da yeryüzüne mutlaka hakim kılacağına ve onlar için hoş görüp, razı olduğu dini, sağlam temellere oturtup, yerleştireceğine ve korkularının ardından onları, mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Çünkü böyleleri, yalnız bana kulluk eder, benden başkasına tanrısal güçler yakıştırmazlar. Artık bundan sonra, kim inkâr yolunu seçerse, işte onlar ilâhî sınırları aşmış kimselerdir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, içinizden imanda kemale erip hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, kesinlikle başkalarının yerine geçirip yeryüzüne sahip ve hâkim kılacağını, onlardan öncekileri sahip ve hâkim kıldığı gibi, sahip ve hâkim kılacağını; kendilerine lâyık görerek beğenip seçtiği dinlerini, şeriatlarını, medeniyetlerini, İslâm'ı yeryüzüne yerleştirip, kök saldıracağını, kuvvetlendireceğini; güçlü ve itibarlı hale, iktidara getireceğini; korkularının ardından emniyet ve güven sağlayacağını onlara va'detti. Onlar beni ilâh tanırlar, candan müslümanlar olarak bana bağlanırlar, saygıyla bana kulluk ve ibadet ederler. İlâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda bana kanunlarımın üzerinde câri olduğu hiçbir varlığı ortak koşmazlar, gizli şirke düşmezler, başka otoriteler kabul etmezler. Kimler bundan sonra, inkâr eder, küfre saplanır, bu nimetlere nankörlük ederse, işte onlar doğru ve mantıklı düşünmenin, hak dinin dışına çıkan âsilerin, fasıkların, bozguncuların, günahkârların, ta kendileridir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/30; 6/165; 7/69, 129; 8/26; 14/14; 21/105; 27/16; 28/6; 38/26.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah sizden iman edip salih ameller işleyenlere, kendilerinden öncekileri hükümran kıldığı gibi onları da yeryüzüne hükümran kılacağını vaad etti. [7] Kendileri için seçip beğendiği dinlerini onlar için güçlendirip yerleştirecek ve korkularından sonra onları güvene kavuşturacaktır. Onlar bana ibadet eder, hiçbir şeyi bana ortak koşmazlar. Bundan sonra kimler inkar ederse işte onlar yoldan çıkmış olanlardır.
7.Kendilerinden öncekileri inkarcıların yerlerine yerleştirerek güç ve iktidar sahibi kıldığı gibi onları da kâfirlerin yerlerine yerleştirerek güç ve iktidar sahibi kılacaktır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara va'detmiştir: Hiç şüphesiz onlardan öncekileri nasıl 'güç ve iktidar sahibi' kıldıysa, onları da yeryüzünde 'güç ve iktidar sahibi' kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracak ve onları korkularından sonra güvenliğe çevirecektir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim bundan sonra inkâr ederse, işte onlar fasıktır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sizden iman edib de salih ameller işliyenlere Allah şöyle vaad buyurdu: “- Yemin olsun ki, kendilerinden evvel gelen İsrail oğullarını nasıl kâfirlerin yerine getirdi ise, onları da kâfirlerin arazisine getirecek (hakim kılacak) ve onlara, kendileri için seçtiği dinlerini (İslâm'ı) kuvvetlendirib icra imkânı verecek, onları korkularının arkasından muhakkak emniyete kavuşturacaktır (Allah müslümanların düşmanlarını helâk edecektir). Böylece bana hiç bir şeyi ortak koşmıyarak hep bana ibadet edecekler. Kim de bundan sonra nankörlük ederse, işte onlar asıl fasıklardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah sizden iman edip yararlı işler yapanlara vaadetti ki; onlardan öncekileri halife bıraktığı gibi, onları da yeryüzünde halife (idareciler olarak) bırakacaktır. Onlardan beğenip razı olduğu dinlerini, onlar için (yeryüzüne) yerleştirecektir. Ve onların korkusunu emniyete çevirecektir. Onlar, Bana hiçbir şey eş koşmadan, yalnızca Bana ibadet edecekler. İşte bundan sonra kimler inkâr ederse, onlar, (İslami) yasaları çiğneyenlerdir.(*)
(*) Bu ayette gaybi bir ihbar var. İslam devleti Medine’de her taraftan kuşatma altında iken, İslam dininin yeryüzüne hâkim olacağını, Müslümanların putperestliği tamamıyla temizleyeceğini haber vermektedir.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, onlardan öncekilere yaptığı gibi, sizden inanıp iyi amellerde bulunanları da yeryüzünde iktidar sahibi kılacağını, kendileri için seçtiği dini yerleştireceğini ve korkularından sonra onları güvene kavuşturacağını vaad etmiştir. “Onlar bana kulluk eder ve hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar yoldan çıkmışlardır.”
Besim Atalay
swap_vert close
İçinizden inanarak yararlı iş görenlere Allah söz verdi ki, yeryüzünde bunları arda kılacaktır, nitekim bunlardan öncesini arda kalmıştı; onlar için beğendiği dini de pekleştirecektir, korkuların emniyete çevirir, bana tapanlar, eş koşmazlar bana bir şeyi, bundan sonra küfredenler buyrumdan dış olanlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, iman edip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara, tıpkı kendilerinden önce gelip geçen (bazı toplumları) egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ve çektikleri korkulardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına dair söz vermiştir. Onlar, yalnızca bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi asla ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim(ler) inkâr ederse, işte onlar günahkârların ta kendileridir.
Bu ayette, inandıktan sonra dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın yolu; ayetin muhatabının iman ettikten sonra ilahi direktifleri dikkate alarak Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer. Bu ayete ne kadar muhatap olup olmadığımızı merak ediyorsak, Allah’ın verdiği söze mazhar olup olmadığımıza bakmalıyız.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizden evvel gelenleri ânlardan evvel gelen kâfirlere halef yapdığı gibi Allâh îmân idenleri ve a’mâl-i sâlihada bulunanları bu arzın vârisleri yapmağı ve kabûl itdikleri bu dînin tahkîmini ve havflerini izâle iylemeği dahî va’d iylemişdir. Bana ’ibâdet idecekler ve hiç bir vecihle şirk koşmayacaklardır. Yine küfürde devâm idenler fâsıkdırlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, içinizden inanıp yararlı iş işleyenlere, onlardan öncekileri halef kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kılacağına, onlar için beğendiği dini temelli yerleştireceğine, korkularını güvene çevireceğine dair söz vermiştir. Çünkü onlar Bana kulluk eder, hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra inkar eden kimseler, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri egemen kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, yaşadıkları korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağına dair vaadde bulunmuştur. Onlar bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, içinizden iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapan kimselere vaad etti ki, kendilerinden öncekilere verdiği gibi onlara da yeryüzünde hâkimiyet verecek, onlar için hoşnutluğuna vesile kıldığı dinlerinin yerleşip yayılmasını sağlayacak, şu andaki korkularını güvenliğe çevirecektir; çünkü onlar bana hiçbir şeyi ortak koşmaksızın kulluk etmektedirler. Bütün bunlardan sonra kim inkâra saparsa yoldan çıkmış kimseler işte bunlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi onları da yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve (geçirdikleri) korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağını vâdetti. Çünkü onlar bana kulluk ederler; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkârlardır.  
 Bu âyet, özel olarak, Hz. Peygamber (s.a.) tarafından İslâm’ın tebliğ edilmeye başlandığı devirde henüz çok zayıf ve mağdur durumda bulunan müslümanların bir zaman sonra müşrikleri altederek hakimiyeti ele alacaklarını müjdelemekte; genel olarak da, -Enbiyâ sûresinin 105. âyeti münasebetiyle işaret edildiği gibi- inkârcılığın, kötülüğün ve her türlü bâtılın ârızî olduğunu; inancın, iyiliğin, güzelliğin ve hakkın temel ve gerçek hayat kanunu olduğunu ifade etmekte; böylece, bazı zamanlarda inkârcılığın ve kötülüğün yaygınlaşmış olmasına bakarak ümitsizliğe ve kötümserliğe kapılmanın doğru olmadığını ortaya koymaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, inanıp erdemli davrananlarınızı, kendilerinden öncekileri egemen kıldığı gibi onları da egemen yapacağına, kendileri için seçtiği dini yerleştireceğine ve korkularını güvene çevireceğine söz vermiştir. Çünkü onlar bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra inkar edenler, yoldan çıkmış olanlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah, sizlerden iman edip iyi davranışlarda bulunanlara, kendilerinden öncekileri sahip ve hakim kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzüne sahip ve hakim kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini (İslâm'ı) onların iyiliğine yerleştirip koruyacağını ve geçirdikleri korku döneminden sonra, bunun yerine onlara güven sağlayacağnı vaad etti. Çünkü onlar bana kulluk ederler. Hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte bunlar asıl büyük günahkarlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sizden iyman edip salih ameller işliyenlere Allah şöyle va'd buyurdu: kasem olsun ki onlardan evvelkileri istıhlâf ettiği gibi kendilerini Arzda mutlak ve muhakkak istıhlâf edecek ve behemehal onlara kendileri için marzıysi olan dinlerini kuvvetle icra kudreti verecek ve behemehal onları korkularının arkasından emne erdirecek, hakkımda hiç bir şeyi şerik koşmıyarak hep bana ıbadet edecekler, kim de bundan sonra küfranda bulunursa artık onlar hep fasıklardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, içinizden, îmân edip de sâlih ameller işleyenlere, kendilerinden önce yaşamış olan (toplum) ları hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka hükümran kılacağını, (bütün ümmetler ve) onlar için razı olduğu dini, (İslâm’ı yeryüzüne) iyice yerleştireceğini ve yaşadıkları korku döneminden sonra, onları kesinlikle güvene kavuşturacağını vadetti. Onlar (öyle mü’minlerdir ki) sadece bana kulluk ederler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık, bundan sonra (içinizden) kim inkâr ederse, (verilen bu nimetlere nankörlük ederse) işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, sizden iman eden ve salihatı yapanlara¹, tıpkı kendilerinden öncekileri halife kıldığı gibi, kendilerini de yeryüzünde halife kılacağını, onlar için beğenip seçtiği dini mutlaka sağlamlaştıracağını ve endişelerinden sonra onları mutlaka güvene kavuşturacağını vaat etti. Onlar, Bana kulluk ederler ve hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra da kim küfrederse, işte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir.²
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek. 2- Allah'ın verdiği söz ortada. Bu söze rağmen, eğer bugün İslam Dünyası (!) denilen dünya bu durumdaysa; “bu durum”, bu dünyanın aslında gerçek imana sahip olmadığını, şirk içinde olduğunu, Allah'ın dini yerine kendi yanından uydurduğu dine tabi olduğunu ve yapılması gerekeni yapmadığını açıkça ortaya koymaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah, içinizden îman edib de güzel güzel amel (ve hareket) de bulunanlara yemîn ile va'd etdi ki kendilerinden evvel gelenleri nasıl (kâfirlerin) yerine getirdi (haakim kıldı) ise onları da yer (yüzün) de muhakkak (müşriklerin) yerine geçir (ib hükümran ede) cek, onlara kendileri için beğendiği dîni (Islâmı) her halde pâydâr kılacak, onların korkuların (ı üzerlerinden kaldırdık) dan sonra (hallerini) kat'î bir emînliğe çevirecekdir. (Tâki) onlar (bu güvenlik içinde) bana ibâdet etsinler, bana hiçbir şey'i ortak tutmasınlar. Kim bundan sonra nankörlük ederse artık onlar faasıkların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Allah, içinizden îmân edip sâlih ameller işleyenleri, kendilerinden öncekileri (İsrâiloğullarını, Fir'avun ehlinin) yerine geçirdiği (hâkim kıldığı) gibi onları (o berâberindeki mü'min leri) de mutlakā yeryüzünde (kâfirlerin) yerlerine geçire(rek hâkim kıla)cağını va'd etmiştir. Ve (Allah) onlar için râzı olduğu dinlerini (İslâm'ı) mutlakā kendilerine sağlamlaştıracak (onlara imkânlar verecek) ve korkularından sonra kendilerini mutlakā güvenli bir hâle çevirecektir.(2) (Böylece onlar) bana ibâdet edecekler; hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
(2)“Yeis ve ümidsizlikle zannediyorsunuz ki, dünya herkese ve ecnebîlere terakkī (yükselme)dünyasıdır, fakat yalnız bîçâre ehl-i İslâm için tedennî (gerileme) dünyası oldu diye pek yanlış bir hatâya düşüyorsunuz. (...) Beşerin -zulüm ve hatâsıyla- başına çabuk bir kıyâmet kopmazsa; istikbâlde(gelecekte) hak ve hakīkat, âlem-i İslâmda -nev‘-i beşerin (insanoğlunun) eski hatîâtına (hatâlarına)keffâret olacak (örtecek)- bir saâdet-i dünyeviyeyi de gösterecek inşâallah. (...) Her kıştan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah olduğu gibi, nev‘-i beşerin dahi bir sabâhı, bir bahârı olacak inşâallah. Hakīkat-ı İslâmiye’nin güneşi ile, sulh-ı umûmî (umûmî barış) dâiresinde hakīkī medeniyeti görmekliği, rahmet-i İlâhiyeden bekleyebilirsiniz.” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 409-410)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, içinizden inanıp yararlı iş yapmış olanlara, onlardan öncekileri halef kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halef kilacağına, onlar için beğendigi dini temelli yerleştireceğine, korkularını güvene çevirecegine dair söz vermiştir. Onlar (yalnız) bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kim nankörlük ederse, işte onlar artık yoldan çıkmış olanlardir. *
(*) Sâlih ameller işlemekten maksat, sadece namaz kılmak, oruç tutmak, hacca gitmek gibi ibâdetler değil, aynı zamanda dünyanın huzur, düzen, refah ve barışı için çalışmak ve dünyanın imarına yardımcı olacak her türlü işi Allah’ın rızâsına uygun tarzda ve en güzel şekilde yapmaktır. Kâinatın fizik, matematik, sosyolojik, psikolojik tüm kanunlarından istifade ederek bize ihsan edilen tüm dünya nimetlerini İslâm’ın yüceltilmesi ve hakkın galip gelmesi için kullanmaktır ve bunları İnsanlığın hizmetine sunmaktır vs. Ayrıca burada, dürüst ve erdemli davranışlar sergileyenlere ciddi bir müjde var. Bu müjdeye mazhar olmanın tek yolu; ayetin muhatabının gerçekten iman ettikten sonra Kur’an’daki yüce Allah’ın direktifleri dikkate alarak her konuda Kur’an yörüngeli bir hayat ortaya koymasından geçer.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah sizden iman edip salih ameller yapanlara, daha öncekileri yeryüzünün sahipleri yaptığı gibi, onları da yeryüzünün sahipleri yapacağını, onlar için razı olduğu dinini yerleştireceğini ve onların korkularını da, güven içinde yaşamaları için değiştireceğini vaat etmiştir. Bana hiçbir şeyi ortak koşmadan kulluk etsinler. Kim bu açıklamalardan sonra Allah’ın doğrularını inkâr ederek yüz çevirirse, işte onlar doğru yoldan çıkmış olanlardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah içinizden inanıp iyilik edenlere söz verdi, kendilerini yeryüzünde onların yerine geçirecek. Nasıl ki kendilerinden önce gelenleri de onlardan önce gelenlerin yerine geçirmişti. Onlar için seçtiği dini iyice yerleştirecek, bundan sonra onların korkularını kesin olarak güvenliğe çevirecektir ki Bana tapsınlar, hiçbir nesneyi Bana eş koşmasınlar. Herkim bundan böyle tanımazlık edecek olursa işte bu gibiler karıştırıcıların kendileridir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah içinizden iman edip iyi amel işleyenlere vaadetmiştir: * Evvel gelen İsrail oğullarını kâfirlerin yerine getirdiği gibi onları da yeryüzünde müşriklerin yerine getirecek; onlara, kendileri için beğendiği din-i İslâmî yer yüzünde sabit kılıp neşredecek, onlardan korkuyu kaldırıp yerine emniyet verecektir ki bana tapsınlar, bana hiçbir şeyi şerik koşmasınlar. Bundan sonra her kim nankör olursa işte onlar fasık kimselerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah, içinizden inanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanları, kendilerinden öncekileri egemen/hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzüne egemen/hükümran kılacağına, onlar için seçip beğendiği dini sağlamca yerleştireceğine ve (yaşadıkları) korkularının ardından onlara güven/ emniyet sağlayacağına dair söz vermiştir. (Çünkü onlar) Bana kulluk eder ve hiçbir şeyi de Bana ortak koşmazlar. Bundan sonra kim inkâr edecek olursa işte onlar yoldan çıkanların tâ kendileridirler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah içinizden iman edenlere ve salih amellerde bulunanlara; mutlaka onlardan öncekileri nasıl güç ve iktidar sahibi kıldıysa, onları da yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacağını, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine egemen kılıp sağlamlaştıracağını ve onları korkularından sonra güvenliğe çevireceğini vaat etmiştir. Onlar, yalnızca bana ibadet ederler ve bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Kim de bundan sonra küfre saparsa, işte onlar fasık olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanlar! Allah, içinizden iman eden ve bu imanın gereği olarak dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyanlara söz vermiştir: Onlardan önce gelip geçen dürüst ve erdemli milletleri egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde egemen kılacak, onlar için beğendiği inanç sisteminive bu inanca bağlı hayat tarzını hem gönüllerde, hem de yeryüzünde sapasağlam yerleştirecek ve yaşadıkları sıkıntıların, korkuların ardından onları güvenlik ve esenliğe kavuşturacaktır. Onlar ki, yalnızca Bana kulluk eder, hiç kimseyi ve hiçbir şeyi Bana ortak koşmazlar. Bütün bunlardan sonra, her kim inkâra saplanacak olursa, kesinlikle yoldan çıkmış demektir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, sizden iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlara vaad etti ki: “Onlardan öncekileri halef yaptığı gibi onları da Yeryüzü’ne halef yapar. Onlar için razı olduğu dinlerini yerleştirir; onları korkularının ardından güvene çevirir. Bana bir şeyi ortak koşmayarak bana kulluk ederler. Bundan sonra kim inkâr ettiyse, işte Fâsıklar (Yoldan Çıkıp Sapmışlar) onlardır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah, içinizden inananlarla, yapıcı ve kalıcı işler yapanlara söz verdi ve: daha öncekileri yaptığı gibi bu sefer de yeryüzüne, onları hakim kılacağına söz verdi. onlar için beğendiği dini, yine onlar için güç kaynağı yapacağına ve korkularını güvene dönüştüreceğine yemin etti. Çünkü insanlar, ancak böyle bir güven ortamında bana, aracısız ibadet edebilirler. Buna rağmen elindeki nimetin kadrini bilmeyenler nankörün tekidirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah önceki toplumlardan inananları egemen kıldığı gibi sizden de iman edip güzel işler yapanları egemen kılar. Çünkü Rabbin inanıp güzel işler yapanlara söz vermiştir. İman edenler yasalarıma uyarak emirlerimi yerine getirir. Hiçbir varlığı yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma yetkilerinde kendine ortak yapmaz. İman edenler bilir ki yasama, yönetme, yargılama, cezalandırma yetkisi ilah olarak sadece Allah’a aittir. Onun için iman edenler insanların koyduğu çıkar yasalarına uymazlar. Bu gerçeklerden sonra kimler inkâr ederse işte onlar bozgunculardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah sizden iman edip iyi işler yapanlara, kendilerinden öncekileri halife (sorumlu) kıldığı gibi onları da yeryüzüne halife (sorumlu) kılacağını, [*] onlar için uygun gördüğü dini (İslam’ı) güçlendireceğini ve (geçirdikleri) korkularından sonra kendilerine güven sağlayacağını vadetmiştir. (Çünkü) onlar, bana kulluk eder; hiçbir şeyi bana eş tutmazlar. Artık bundan sonra kim inkâr ederse, işte onlar yoldan çıkanların ta kendileridir.
Benzer mesajlar: A‘râf 7:129, 137; İbrâhîm 14:14; Enbiyâ 21:105; Kasas 28:5.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah, içinizden (kendisinin istediği gibi) îman edenlere ve (inandığı) iyi işleri yaşayanlara; kendilerinden öncekileri güç ve iktidar sahibi kıldığı gibi¹ kendilerini de kesinlikle yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacağını, kendileri için seçtiği dinlerini kuvvetle icra etme gücü vereceğini ve onların korkularını güvene çevireceğini vâdetmiştir. (Çünkü) onlar, yalnız Bana ibâdet ederler ve Bana hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra Kim de küfre saparsa işte onlar, hak yoldan çıkanların tâ kendileridir.
1 Allah hilafeti/iktidarı kendisine inanan kullarına, onlar îmanda samimi, amelde muttaki, şirkin her türlüsünden uzak ve ihlâslı oldukları sürece verir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlarda bulunanlara, tıpkı kendilerinden önce gelip geçen [bazı toplumları] egemen kıldığı gibi, onları da yeryüzünde mutlaka egemen kılacağına; ⁷¹ onları üzerinde görmekten hoşnut olduğu dini onlar için kuvvetle kökleştireceğine ⁷² ve çektikleri korkulardan, kaygılardan sonra onları mutlaka güvenli bir duruma kavuşturacağına ⁷³ dair söz vermiştir; çünkü (böyleleri yalnız) Bana kulluk eder, Benden başkasına tanrısal güçler ve nitelikler yakıştırmazlar. ⁷⁴ Artık [bütün] bu [açıklamalardan] sonra da hakkı inkar yolunu seçenler, günaha gömülüp gitmiş olanların tâ kendileridir!
71 Lafzen, “onları yeryüzünde işbaşına getireceğine” -yani, onların güç ve emniyet kazanmalarını sağlayıp böylece dünyevî ihtiyaçlarını karşılayabilir duruma getireceğine. Allah’ın müminlere olan “vaad”ine ilişkin bu atıf, ahlakî keyfiyetlerine bağlı olarak toplumların yükselmesinde ya da çöküşünde âmil olan, Allah’ın koyduğu değişmez tabiat kanunlarıyla ilgili belirgin bir îma taşımaktadır.72 Karş. 5:3 -“Bana teslimiyeti (el-islâm) sizin dininiz olarak belirledim” -dinin “kuvvetle kökleştirilmesi” (temkîn) hem müminlerin imanının güçlendirilmesiyle, hem de İslam’ın manevî/ahlakî nüfûzunun genişlemesiyle ilgilidir.73 Lafzen, “korkularından [ya da “girdikleri tehlikelerden”] sonra onlar için (bunun yerine) güven ve emniyeti koyacağına”. Belirtmek gerekir ki, emn terimi sadece haricî ve maddî emniyet değil, fakat kelimenin aslı itibariyle daha çok “korkudan sıyrılıp, kurtulma”yı ifade eder (Tâcu’l-‘Arûs). Dolayısıyla, yukarıdaki cümle sadece o ilk zayıflık ve tehlike döneminden sonra (ki, tarihin bize söylediğine göre, her gerçek dinî hareketin gelişim sürecinde böyle bir başlangıç dönemi mutlaka yaşanmıştır) toplumsal bir emniyet dönemine ulaşılacağına dair bir vaad değil, fakat aynı zamanda bireyin ulaşacağı içsel bir güven duygusuyla -gerçek bir mümini karakterize eden, Bilinemeyen’e ilişkin her türlü korkudan kurtulmuş olma haliyle- ilgili, bireye yönelik bir vaad de ifade etmektedir. (Bkz. bundan sonraki not.)74 Yani, inanan kişinin korkularından kurtulması, duygu ve zihin planında, Allah’tan başka kimseye, kaderine ya da hayatına hükmedici olarak tanrısal nitelikler yakıştırmaktan kaçınmasının dolaysız bir sonucudur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, sizden iman edip iyi ve yararlı işler yapanlara, kendilerinden öncekilere güç ve iktidar imkânı verdiği gibi onları da ülkelerinde hükümran kılacağını, onlar için seçip razı olduğu dinlerini güçlendireceğini, korku ve kaygı içinde geçen dönemlerin ardından onları güven ve esenlik dolu bir hayata kavuşturacağını vaat etmiştir. Çünkü onlar yalnızca Allah’a kulluk ederler ve O’na hiç bir şeyi ortak koşmazlar. Artık kim bundan sonra nankörlük edip küfre saplanırsa işte onlar yoldan çıkmış fasık kimselerdir. 3/55, 4/141, 5/3, 9/32, 40/14, 61/9, 32/18...20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah, içinizden iman edenlere ve ıslah edici iyilikler işleyenlere, onlardan öncekileri hâkim kıldığı gibi kendilerini de hâkim kılacağına,[³⁰⁵³] onlar için hoşnut ve razı olduğu dini yine onlar için sağlamlaştıracağına,[³⁰⁵⁴] endişelerinin (baskın olduğu) bir dönemin ardından onları güvenli bir konuma kavuşturacağına söz vermiştir:[³⁰⁵⁵] “(değil mi ki) onlar Bana kulluk ediyorlar ve Bana hiçbir şeyi ortak koşmuyorlar!” (diyerek). Fakat kim de bunun ardından inkâra saplanırsa, işte onlardır asıl yoldan sapmış olanlar.
[3053] Öncekileri hakim kıldığını şu âyet beyan eder: 28:5. [3054] Bkz: Mâide 3. [3055] Allah’ın mü’min ve salih kimselere verdiği bu sözü İbrahim sûresinin 13-14 ve Kasas sûresinin 5-6. âyetlerinde ayan açık görüyoruz. Bedir’de Nebi “Allah’ım! Şu bir avuç insanın yok olmasına izin verirsen, yeryüzünde sana kulluk eden kalmayacak!” diye dua ediyordu (Duanın tamamı için bkz: Müslim, Cihad 58).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Allah içinizden iman edip sâlih amel işleyenlere yemin ile va'ad etti ki O, kendilerinden evvel gelenleri (İsrailoğullarını) nasıl (Firavun hanedanının) yerine getirdi ise; onları da yeryüzünde muhakkak (müşriklerin) yerine geçirecek onlar için beğenip seçtiği dini (İslam’ı) muhakkak pâyidar kılacak ve onların güvenlik içinde O'na ibadet etmelerini, O'na hiçbir şeyi ortak koşmamalarını sağlamak için de; onların korkularını üzerlerinden kaldırıp yerine emniyet (ve selamet) verecektir! Artık kim bundan sonra (Rabbinin bu nimetlerine karşı) nankörlük ederse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir!
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, içinizden, iman edip de salih ameller işleyenlere, kendilerinden önce geçenleri hakim kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka hakim kılacağına, onlar için hoşnut ve razı olduğu dinlerini iyice yerleştireceğine, korkılarının ardından kendilerini mutlaka güvene kavuşturacağına dair vaad’de bulunmuştur. Onlar( mü’minler) bana kulluk eder ve bana hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Artık bundan sonra kimler inkâr ederse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah sizden imân eden ve sâlih sâlih amellerde bulunanlara vaadetmiştir ki, elbette onları yer yüzünde halife kılacaktır. Nasıl ki, onlardan evvelkileri halife kılmıştır ve elbette onlara kendileri için razı olduğu dinlerini temkin edecektir. Ve muhakkak ki, onları korkularından sonra bir eminliğe çevirecektir. Bana ibadet ederler, Bana bir şeyi şerik koşmazlar, ve bundan sonra kim kâfir olursa artık fâsıklar olan, onların kendileridir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah içinizden iman edip makbul ve güzel işler işleyenlere kesin olarak vaad buyurur ki: Daha önce müminleri dünyada hakim kıldığı gibi kendilerini de hakim kılacak, kendileri için beğenip seçtiği İslâm dinini tatbik etme gücü verecek ve yaşadıkları korkulu dönemin arkasından, kendilerini tam bir güvene erdirecektir. Çünkü onlar, yalnız Bana ibadet edip hiçbir şeyi Bana şerik yapmazlar. Artık bundan sonra kim küfrana saparsa, işte onlar yoldan çıkıp Allah'a karşı gelmiş olurlar. [2, 30; 38, 26; 27, 16; 21, 105; 14, 14; 28, 6; 6, 165; 7, 69; 8, 26; 7, 129; 22, 41]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah sizden, inanıp iyi işler yapanlara va'detmiştir: Onlardan öncekileri nasıl hükümran kıldıysa, onları da yer yüzünde hükümran kılacak ve kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine sağlamlaştıracak ve korkularının ardından kendilerini (tam) bir güvene erdirecektir. Bana kulluk edecekler ve bana hiçbir şeyi ortak koşmayacaklar. Ama kim(ler) bundan sonra da nankörlük ederse işte onlar, yoldan çıkanlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ sizden îmân iden ve a'mâl-i sâliha işleyenlere kendilerinden evvelkilerin istihlâf iyledikleri gibi istihlâf ideceklerini, onlar içün râzı oldığı dîni kuvvetlendireceğini ve korkudan sonra onları emne tebdîl iyleyeceğini va'd itmiş, "Bana 'ibâdet idin ve bana bir şeyi şerîk itmeyin" dimişdir. Bundan sonra küfür idenler fâsıklardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Allah’ın, içinizden inanan ve iyi iş yapanlara sözü vardır; öncekilere verdiği gibi o yeri de kesinlikle onlara verecek, razı olduğu dini onlar için kökleştirecek ve korkularının ardından onları güvene kavuşturacaktır. Onlar bana kulluk eder, bir şeyi ortak koşmazlar. Bundan sonra da kendini doğrulara kapatanlar olursa yoldan çıkmış olurlar.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, sizden iman eden ve doğruları yapanlara, kendilerinden öncekileri hükümran kıldığı gibi, onları da yeryüzüne halifeler kılacağını vaat etmiştir. Kendileri için hoşnut olduğu dinlerini güçlendirecek, korkularını güvene çevirecektir. Çünkü onlar yalnız bana kulluk ederler, bana hiçbir şeyi şirk koşmazlar. Bundan sonra kim küfrederse, işte onlar, fasık olanlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizden iman edip güzel işler yapanlara Allah şunu vaad etmiştir: Kendilerinden öncekileri nasıl başkalarının yerine getirdiyse, onları da başkalarının yerine getirerek yeryüzünde egemen kılacak; onlara, kendileri için razı olduğu dinlerini uygulama imkânı verecek; korkularını güvene çevirecektir. Zira onlar hiçbir şeyi ortak koşmadan yalnız Bana kulluk ederler. Bundan sonra kim nankörlük ederse, işte onlar yoldan çıkmışların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah; sizin, iman edip hayra ve barışa yönelik iyilikler yapanlarınıza şu vaatte bulunmuştur: Onlardan öncekileri halef kıldığı gibi onları da yeryüzünde mutlaka halef kılacak. Onlar için beğenip seçtiği dinlerini yine onlar için güç kaynağı yapacak, onları korkularının arkasından mutlaka güvene ulaştıracak. Bana kulluk/ibadet edecekler, hiçbir şeyi bana ortak koşmayacaklar. Bundan sonra nankörlük edenlerse, yoldan sapanların ta kendileridir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
va'de eyledi Tañrı anlara kim įmān getürdiler sizden daħı işlediler eyü işler [190a] ħalįfe eyleye bayıķ anları yirde nite kim ħalįfe eyledi anları kim anlardan ilerüdi. daħı yirlendüre anlara dinlerini ol kim begendi anlaruñ içün. daħı bedel eyleye anlara ķorķularından śoñra iminligi. ŧaparlar baña şirk eylemezler baña nesene. daħı her kim nā sipās lıķ eyledi-se andan śoñra anlardur anlar 'aśılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Va‘de eyledi Tañrı Ta‘ālā ol kişilere ki īmān getürdiler sizden, daḫı ‘amel‐iṣāliḥ işlediler ki anları ḫalīfe ide yir yüzinde. Nite kim ḫalīfe itdi öz‐lerinden burun geçenleri ki Benī İsrā’īldür. Daḫı ẟābit ide anlara özleri‐çün be‐gendügi dīni ki İslām dīnidür. Daḫı degşüre anlara ḳorḳularından ṣoñraiminligi, baña ‘ibādet eylesünler, hīç baña şirk getürmesünler. Kim ki kāfirolsa andan ṣoñra, pes anlar fāsıḳlardur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah aranızdan iman gətirib yaxşı işlər görənlərə - yalnız Mənə ibadət edərlər, heç nəyi Mənə şərik qoşmazlar deyə - onları özlərindən əvvəlkilər kimi yer üzünün varisləri edəcəyini (İsrail övladını yer üzündə kafirlərin yerinə gətirdiyi kimi onları da müşriklərin yerinə gətirəcəyini), onlar (mö’minlər) üçün onların Allahın Özü bəyəndiyi dinini (islamı) möhkəmləndirəcəyini (hər tərəfə yayacağını) və onların qorxusunu sonra əmin-amanlıqla (arxayınçılıqla) əzəv edəcəyini və’d buyurmuşdur. Bundan sonra küfr edənlər, şübhəsiz ki, (Allahın itaətindən çıxmış) əsl fasiqlərdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah hath promised such of you as believe and do good works that He will surely make them to succeed (the present rulers) in the earth even as He caused those who were before them to succeed others); and that He will surely establish for them their religion which He hath approved for them, a will give them in exchange safety after their fear. They serve Me. They ascribe no thing as partner unto Me. Those who disbelieve henceforth, they are the miscreants.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Allah has promised, to those among you who believe and work righteous deeds, that He(3031) will, of a surety, grant them in the land, inheritance (of power), as He granted it to those before them; that He will establish in authority their religion - the one which He has chosen for them; and that He will change (their state), after the fear(3032) in which they (lived), to one of security and peace: ´They will worship Me (alone) and not associate aught with Me. ´If any do reject Faith after this, they are rebellious and wicked.
3031 Three things are promised here, to those who have Faith and obey Allah's Law: (1) that they will inherit power and authority on the land, not for any selfish purposes of theirs by way of favouritism, but in order that they may maintain Allah's Law; (2) that the Religion of Right, which Allah has chosen for them, will be openly established, and will suppress all wrong and oppression; (3) that the righteous will live in peace and security, instead of having to suffer persecution, or leave their hearths and homes for the cause of Allah, or practise the rites of their Faith in secret. 3032 If this verse was revealed about the time of the Battle of the Ditch (al Khandaq), also called the Battle of the Confederates ( al Ahzab), A.H. 4-5, we can imagine the comfort it gave to the Muslims who were besieged in Madinah by a force ten times their number. The Muslims then lived in a state of great suspense and danger, and under arms for days on end. (See 33:9-20). The security and authority they were promised came to them subsequently in abundant measures.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَعَدَ
vaad etti
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kimse- lere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مِنْكُمْ
sizden
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
لَيَسْتَخْلِفَنَّهُمْ
mutlaka onları halife kılacak
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
كَمَا
o şey gibi ki
اسْتَخْلَفَ
halife kıldı
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
مِنْ قَبْلِهِمْۖ
kendilerinden öncedirler
وَلَيُمَكِّنَنَّ
ve mutlaka sağlamlaştıracak
لَهُمْ
onlar için
د۪ينَهُمُ
dinlerine
الَّذِي
o ki
ارْتَضٰى
razı oldu
لَهُمْ
onlar için
وَلَيُبَدِّلَنَّهُمْ
ve mutlaka onları çevirecektir
مِنْ بَعْدِ
ardından
خَوْفِهِمْ
korkularının
اَمْناًۜ
emniyete
يَعْبُدُونَن۪ي
Bana âbd oluyorlar
لَا يُشْرِكُونَ
şirk koşmuyorlar
ب۪ي
Bana
شَيْـٔاًۜ
hiçbir şeyi
وَمَنْ
ve kim
كَفَرَ
inkâr ederse
بَعْدَ
sonra
ذٰلِكَ
bundan
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
هُمُ
kendile- ridir
الْفَاسِقُونَ
fâsıklar
Allah, sizlerden iman edip sâlih ameller işleyenlere; kendilerinden öncekileri yeryüzünde halife kıldığı gibi mutlaka onları da halife kılacağını ve onlar için razı olduğu dinlerini mutlaka kendilerine sağlamlaştır(ıp bu dini yaşamalarına imkân ver)eceğini ve (yaşadıkları) korkularının ardından kendilerini mutlaka emniyete kavuşturacağını vaad etti. Çünkü onlar Bana âbd ol(up kulluk ed)erler, hiçbir şeyi de Bana şirk koşmazlar. Artık bundan sonra kim (âyetlerimi ve resulümü) inkâr ederse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
اِسْتَخْلَفَ
Fiil-X
خ ل ف
Yerine getirdi, halife kıldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَخْلَفَ
Fiil-X
خ ل ف
Yerine getirdi, halife kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِرْتَضٰى
Fiil-VIII
ر ض و
Razı oldu
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
خَوْف
İsim
خ و ف
Korku
اَمْن
İsim
ا م ن
Güven, emniyet, emin olmak
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
ب۪ي
Zamir
ب۪ي
Benle, bana
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık