close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 53. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veaksemû bi(A)llâhi cehde eymânihim le-in emertehum leyaḣrucun(ne)(s) kul lâ tuksimû(s) tâ’atun ma’rûfe(tun)(c) inna(A)llâhe ḣabîrun bimâ ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Emredersen onlara, savaşa çıkacaklarına dair olanca kuvvetleriyle yemin ederler elbette Allah'a de ki: Yemin etmeyin, bu, zaten adet olan, gerekli bulunan bir itaatten ibaret; şüphe yok ki Allah, ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) Eğer Sen onlara emrettiğin takdirde, (cihad için hemen sefere) çıkacaklarına dair (münafıklar) yeminlerinin olanca gücüyle Allah’a and içmektedirler. De ki: "Boşuna yemin etmeyin, (sizden istenen sadece) bilinen (örf üzere beklenen) bir itaattir. Allah, (bütün) yaptıklarınıza (en ince ayrıntılarına kadar) Habîr’dir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İki yüzlü kimselere gelince böyleleri, kendilerine emredersen, savaş için mutlaka çıkacaklarına ve kendilerini bu işe adayacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: Yemin etmeyin, sizden istenen Allah'ın mesajına güzelce boyun eğmektir. Şüphesiz Allah, ne yaparsanız hepsinden haberdardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Münafıklar, sen, kendilerine emrettiğin takdirde, mutlaka savaşa çıkacaklarına dair peş peşe Allah'a büyük yeminler ettiler. “Yemin etmeyin, itaatiniz mâlûmdur, sizden istenen meşrû emir ve kararlara, sadakatle, samimiyetle itaattir. Allah işlediğiniz gizli-açık bütün amellerden haberdardır.” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine emrettiğinde (cihada) mutlaka çıkacakları üzere bütün güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. İtaat(ınız) bilinmektedir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Ali Bulaç
swap_vert close
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a and içtiler; eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: 'And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Allah, yaptıklarınızdan haberdârdır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de münafıklar, kendilerine emrettiğin takdirde, muhakkak (savaş ve hicrete) çıkacaklarına en kuvvetli yeminleriyle yemin ettiler. (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: (Yalan yere) yemin etmeyin. Sizden istenen halis bir itaattır. Şübhe yok ki Allah, bütün yaptığınız ve yapacağınız şeylerden haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Var güçleriyle Allah’a yemin ettiler ki: “Eğer onlara emredersen, onlar seninle beraber çıkacaklar” diye. Sen de ki: “Yemin etmeyin. Ne kadar itaat ettiğiniz işte görünüyor. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer, o ikiyüzlülere emredersen, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyiniz, itaatiniz bilinmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Emredersen onlara, herhalde savaşa gideceklerin - Allahın adına - katı katı ant ederler, diyesin ki: «Ant içmeyin, beklenilen iyi başeğmedir, Allah bilir yaptığınız şeyleri!»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Resul!) Senin kendilerine emretmen halinde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen münasip şekilde itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”
Cemil Said
swap_vert close
Sen ânlara muhârebeye gitmeği emr ider isen gideceklerine Allâh’ın nâmına ’alenen yemîn iderler. Ânlara: "Beyhûde kasem itmeyiniz, kıymeti olan itâ’atdir, Allâh yapdıklarınızı bilür" di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer kendilerine emredersen, o iki yüzlüler, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin; itaatiniz malumdur. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Münâfıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Emir verirsen mutlaka çıkacaklarına dair büyük yeminler ettiler. De ki: “Boşuna yemin etmeyin, itaat belli bir şeydir; Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malûmdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki, "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ötekiler (münafıklar), sen hakikaten kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair, en ağır yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. İtaatiniz malumdur! Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ötekiler Allaha en kuvvetli yemînleriyle kasem ettiler vallahi kendilerine emredensen behemehal bilâtereddüd çıkar giderlermiş, de ki: Yemîn etmeyin, ancak bir taati ma'rufe, her halde Allah bütün yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza habîrdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Munâfıklar,) sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (cihada) çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah (adın) a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! Sizden istenen (yaldızlı sözler ya da yemin etmeniz değil, emirlerimize) güzelce itaat etmenizdir. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Münafıklar, kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur.¹” Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
1- Yemine bağlılık, ancak iyi insanlara, erdemli kimselere ait bir davranıştır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Münafıklar) eğer kendilerine emr edersen (cihâda) behemehal çıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemîn etdiler. (Onlara) de ki: «(Bîhûde) yemîn etmeyin. (Bu), âdet (iniz) vech ile (sâde dilinizin gevelediği) bir itâatdır. Şübhesiz ki Allah, yapageldiğiniz şeylerden hakkıyle haberdârdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bir de (o münâfıklar), kendilerine emredersen, kesinlikle (savaşa) çıkacaklarına dâir bütün güçleriyle Allah'a yemîn ettiler. De ki: “Yemîn etmeyin! (Sizden istenen) bilinen(hâlis) bir itâattir. Şübhesiz ki Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdârdır.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de (o münâfıklar), kendilerine emrettiğin takdirde, mutlaka (saldırganlara karşı) savaşa çıkacaklarına dair, en ağır bir şekilde Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer sen onlara savaş için yola çıkın diye emredersen, çıkacaklarına dair bütün güçleri ile Allah’a yemin ediyorlar. Onlara deki “(Boşu boşuna) Yemin etmeyin. Sizin nasıl itaat ettiğiniz bilinmektedir ve Allah sizin ne yaptığınızı çok iyi biliyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onları çağıracak olursan, onlar savaşa çıkacakları üzerine bütün varlıklarıyla Allah’a ant ederler. De ki: " Ant etmeyin. Söz dinlemeniz yeter. Çünkü Allah işlediklerinizin hepsinden bilgilidir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Münafıklar «— * Eğer kendilerine gazayı emredersek mutlak gazaya çıkacaklarına dair Allah/a olanca yeminleriyle yemin ettiler. Onlara de ki yemin etmeyin, tanınmış bir itaat [³] yeter, çünkü Allah işlediklerinizden haberdardır.
[3] Hulûs ile itaat yeter.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Eğer sen onlara/münafıklara kesin emir verirsen, mutlaka savaşa çıkacaklarına dair Allah adına var güçleriyle yemin ederler. Onlara, “Yemin etmeyin! Sizden istenen güzelce bir itaattir. Muhakkak ki Allah, yapmakta olduğunuz şeylerden hakkıyla haberdar olandır” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer kendilerine emredersen, o ikiyüzlüler, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin; (Peygamber'e) itaat, (yeminden) daha iyidir. Allah yaptıklarınızdan şüphesiz haberdardır.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
İkiyüzlülere gelince; hem Kur’an’dan yüz çevirirler, hem de büyük bir pişkinlikle, eğer kendilerine emredersen sizinle birlikte savaşa çıkacaklarına dâir var güçleriyle Allah adına yemin ederler. Onlara de ki: “Boşuna yemin etmeyin! Çünkü davranışlarınız, bu iddianızda hiç de samîmî olmadığınızı açıkça gösteriyor. Şu hâlde sizin yapmanız gereken, yaldızlı sözlerle göz boyamak değil, Allah’ın hükümlerine içtenlikle ve güzelce itaat etmektir. Hiç kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdârdır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara emir verdiysen, (savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! Örfe uygun (bilindik) bir itaat! Allah, ne işliyorsanız haberlidir”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kimileri de: emrettiğin takdirde savaşabiliriz diyerek dillerinin ucuyla yemin billah ediyor. De ki: " hiç yemin etmeyin, zira örfen itaat etmek zorundasınız. Nasıl olsa Allah yapıp ettiklerinizi bilmektedir. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Münafıklar; gelin birlikte Allah yolunda savaşalım dediğinde seninle birlikte savaşacaklarına yemin ederler. Onlara de ki: "Yemin etmeyin! Sizden istenen, çağrıya inanarak itaat etmenizdir. Şüphesiz Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Münafıklar), sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (yanında savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: “Yemin etmeyin! [*] İtaatiniz bilinmektedir! [*] Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır.”
Bu buyruk, olur olmaz işlerde aceleyle yemin edilmemesi gerektiğine dikkat çekilmektedir.,[Tâ‘atün ma‘rûfetün] tamlaması “yapmanız gerekeni yapın”, “bilinen şekliyle itaat edin”, şeklinde anlaşılabileceği gibi “(sizden bütün istenen Allah’ın mesajına) güzelce boyun eğmektir”, “(sizden istenen yalan yere yemin etmek değil), güzel itaat etmektir” şeklinde de tercüme edilebilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlar, eğer sen, kendilerine emredersen; (savaşa) çıkacaklarına dâir olanca güçleriyle, Allah adına yemin ettiler. Sen de onlara: “(Yalan yere) yemin edeceğinize, emredilene itaat edin. Zâten Allah yaptıklarınızı hakkıyla bilmektedir.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
[İki yüzlü kimselere gelince,] böyleleri, kendilerine emredersen, [savaş için] mutlaka çıkacaklarına [ve kendilerini bu işe adayacaklarına] var gücüyle yemin ederler. ⁶⁹ De ki: “Yemin etmeyin! [Sizden bütün istenen, Allah’ın mesajına] güzelce boyun eğmektir. ⁷⁰ Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır!”
69 İkiyüzlü/münafık kimselerin, günlük hayatta Kur’an mesajına uygun bir hayat yaşamaya yanaşmadıkları halde, zaman zaman gösteriş için takındıkları geçici, aldatıcı heveskar tavırlarına, “kendini adama” vaadlerine işaret eden bir ifade.70 Bu vecîz, özlü ifade, Allah’ın insana gücünün üstünde yük yüklemeyeceği yolundaki, Kur’an’da sıkça tekrarlanan ilkeye işaret etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa katılacaklarına dair yemin üstüne yemin ediyorlar. De ki: – Yemin edip durmayın yapmanız gerekeni yapın, emre itaat edin zira Allah yaptığınız her şeyden haberdardır! 4/81, 10/21, 11/11, 13/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bir de kendilerine emredecek olsan, mutlaka (savaş için sefere) çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin edenlere de ki: “Yemin etmeyin! İtaat (herkesçe) bilinen ortak iyiyedir:[³⁰⁴⁹] şu da bir gerçektir ki, Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır.”
[3049] Veya kinayeli bir çağrışımla: “itaat(iniz) malumdur” (!). Fakat bu anlamın zamir takdiri gerektirmesi bir yana, âyetin son cümlesi tercihimize daha yatkın durmaktadır. Âyet ikiyüzlü aklın hastalığını ele vermektedir. Bu, iyi olmayı iyiliği emredene iyilik sanma ahmaklığıdır. Oysa ki iyilik iyi olduğu için yapılır ve en büyük yararı onu yapan kimseyedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Münafıklar) Emrettiğin takdirde savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle, Allah'a yemin ettiler. (Ey Muhammed) de ki: "Yemin etmeyin, sizin itaatınızın sözde kalacağı malumdur. (Çünkü daha evvel de çok kez yemin ettiniz, fakat verdiğiniz sözü yerine getirmediniz.) Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Osman Fırat
swap_vert close
Kesinlikle and olsun diye Allah’a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacağız dediler. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen), maruf üzere güzel itâ’attir. Şüphesiz Allâh, yaptıklarınızı haber almaktadır".
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah'a en ağır yeminleriyle kasem ederler ki, eğer onlara (cihad ile) emredersen elbette (cihada) çıkacaklardır. De ki: «Yemin etmeyin, (bu sözünüz) bilinmiş bir taattır. Şüphe yok ki, Allah yapar olduğunuz şeylerden bihakkın haberdardır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Senin kendilerine emretmen halinde hicret edeceklerine veya savaşa çıkacaklarına dair vargüçleriyle yemin billah ettiler. De ki: “Yemine ne hacet! Yemin etmeyin, sizden istenen makul bir itaattır. Elbette Allah yaptığınız ve yapacağınız her şeyi bilir”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yeminlerinin var gücüyle Allah'a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen, yalan yere yemin etmek değil), güzel ita'at etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır".
Veya: Yemîn etmeyiniz, itâatiniz bellidir (nasıl itâat ettiğiniz ortada).. Allah yaptıklarınızı bilmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Münâfıklar: "Eğer bize, 'Diyârımızdan çıkın' diye emr itsen çıkardık" diye kuvvetli yemînler iderler. Di ki: "Yemîn itmeyin, sizden matlûb olan hulûs ile itâ'atdir. Allâh Te'âlâ işlediğinizden haberdârdır."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Emir verirsen, mutlaka savaşa çıkacaklar” diye, olanca güçleriyle Allah’a yemin ederler. De ki: “Yemin etmeyin, güzel bir itaat yeter. Çünkü Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: -Yemin etmeyin! itaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sen emrettiğin takdirde seninle birlikte çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin ettiler. De ki: Yemin etmeyin. Sizden beklenen, münasip şekilde itaat etmektir. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar. De ki: "Ant içmeyin! Örfe uygun bir itaat yeterli! Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı and içdiler Tañrı’ya andlarınuñ ķavıraġın eger buyurur-iseñ anlara çıķalar ya'nį ġażaya. eyit “and içmen ŧa'atdur eyü bayıķ Tañrı bilürdür anı kim eylersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
And içdiler Tañrı Ta‘ālā adı‐y‐la and içmege güçleri yitişdügince ki anlarabuyursañ yā Muḥammed, ġazāya çıḳalar, eyit: And içmeñüz, sizüñ buy‐ruġa uymaġuñuz bellüdür. Tañrı Ta‘ālā bilicidür siz işlegen işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum, münafiqlər) onlara əmr etdiyin zaman mütləq (cihada) çıxacaqları haqda Allaha çox möhkəm and içdilər. Onlara de: “(Yalandan) and içməyin, itaətiniz mə’lumdur (yaxud sizdən tələb olunan and yox, adicə itaətdir). Həqiqətən, Allah nə etdiklərinizdən xəbərdardır!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They swear by Allah solemnly that, if thou order them, they will go forth. Say: Swear not; known obedience (is better). Lo! Allah is Informed of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They swear their strongest oaths by Allah that, if only thou wouldst command them, they would leave (their homes).(3029) Say: "Swear ye not; Obedience is (more) reasonable; verily, Allah is well acquainted with all that ye do."
3029 Some people, especially hypocrites, give hyperbolic assurances, as did the Madinah Hypocrites to the Holy Prophet, that they would do any bidding, even to the forsaking of their hearths and homes. To this they are ready to swear their strongest oaths, which mean nothing. They are asked to spare their oaths, and quietly do at least such unheroic duties as they are asked to do in everyday life. Idle words are not of the least value. Allah will judge by your actions, and He knows all, whether it is open or secret.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَقْسَمُوا
ve yemin ettiler
بِاللّٰهِ
Allah'a
جَهْدَ
en güç- lüsüyle
اَيْمَانِهِمْ
yeminlerinin
لَئِنْ
andol- sun eğer
اَمَرْتَهُمْ
onlara em- redersen
لَيَخْرُجُنَّۜ
mutlaka çıkacaklar
قُلْ
de ki
لَا تُقْسِمُواۚ
yemin etmeyin
طَاعَةٌ
itaat etmedir
مَعْرُوفَةٌۜ
iyilikle
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
خَب۪يرٌ
tamamen haberdardır
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
(Resulüm!) Bir de (o münafıklar), sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (savaşa) çıkacaklarına dair bütün çaba ve gayretleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden istenen yemin etmeniz değil, güzelce ve) İyilikle itaat etme(niz)dir. Bilin ki Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır."
اَقْسَمَ
Fiil-IV
ق س م
Yemin etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَهْد
İsim fiil
ج ه د
En güçlü, şiddetli
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَقْسَمَ
Fiil-IV
ق س م
Yemin etti
طَاعَة
İsim
ط و ع
İtaat etme
مَعْرُوفَة
Edilgen fiil
ع ر ف
İyilikle
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı