close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnemâ kâne kavle-lmu/minîne iżâ du’û ila(A)llâhi verasûlihi liyahkume beynehum en yekûlû semi’nâ veeta’nâ(c) veulâ-ike humu-lmuflihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman inananların sözü, ancak duyduk ve itaat ettik sözüdür, böyle der onlar ve onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Aralarında hükmedip (karar vermesi) için Allah’a ve Elçisine (Kur’an ve Sünnet kaynaklı hükümlere ve düzene) çağrıldıkları zaman mü’min olanların sözü: "(Hay hay, başımız üstüne!) İşittik (kabul ve) itaat ettik" demeleridir. İşte ancak bunlar (ve böyle davrananlar) kurtuluşa ereceklerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Aralarında ilâhî kitap hüküm versin diye, Allah'a ve O'nun elçisine çağırıldıkları zaman, mü'minlerin söyleyeceği tek söz, işittik ve itaat ettik olmalıdır. Gerçek kurtuluşa erenler, işte böyleleridir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi, hakem olması, idarî düzen uygulamaları için, Allah'a ve Rasûlüne, Kur'ân ve sünnetin uygulayıcılarının huzuruna davet edildiklerinde, sevk edildiklerinde mü'minlerin sözü kesinlikle: “- Kararını duyduk, kabul ettik. Kur'an'a, sünnete ve devletin kararlarına itaat ettik.” demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamberine çağrıldıklarında mü'minlerin sözleri: "Duyduk ve itaat ettik" demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve elçisine çağrıldıkları zaman mü'min olanların sözü: 'İşittik ve itaat ettik' demeleridir. İşte felaha kavuşanlar bunlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Müminler, aralarında hüküm vermek için, Allah'ın kitabına ve peygamberine çağrıldıkları vakit, onların sözü ancak: “-Dinledik ve itaat ettik.” demeleridir. İşte bunlar, zafer bulacak olanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Müminler, Allah ve Resulü tarafından yargılanmak için çağrıldıkları zaman, dedikleri şey yalnızca; “işittik ve itaat ettik” sözüdür. İşte asıl kurtuluşa erenler onlardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygamberine çağırıldıkları vakit “İşittik, itaat ettik” demek, ancak inananların sözüdür. İşte başarıya erenler onlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Hükmolunmak üzere aralarında - Allah ile peygamberine- inanmış olanlar çağrıldığında: «İşittik, başeğdik» demektedirler, işte bunlar kurtulurlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Aralarında hüküm verilmesi için Allah'a ve Resulüne dâvet edilen mü'minlerin söyleyeceği tek söz: “Duyduk ve itaat ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Onların “duyduk ve itaat ettik” demeleri, duyduklarımızı kabul ettik ve hayata geçireceğiz demektir. Bir emre itaat, o emri layıkıyla yerine getirmekle olur. 53. Ayette de görüldüğü gibi Allah sadece itaat ettik demeyi değil, itaat edeceklerine dair yemin etmeyi bile doğru bulmuyor ve “sizden istenene münasip şekilde uyun” diyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Beynlerinde bir hüküm virilmek üzere Allâh’ın ve rasûlünün huzûrına da’vet olundukları vakit mü’minlerin sözleri "İşitdik ve itâ’at ideceğiz"dir. Bunlar felâh bulurlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Peygambere çağırıldıkları vakit: "İşittik, itaat ettik" demek, ancak müminlerin sözüdür, işte saadete erenler onlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Aralarında hüküm vermek için Allah’a (Kur’an’a) ve Resûlüne davet edildiklerinde, mü’minlerin söyleyeceği söz ancak, “işittik ve iman ettik” demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aralarındaki anlaşmazlıkları çözüme bağlasın diye Allah’a ve resulüne çağrıldıklarında müminlerin sözü, “Dinledik ve boyun eğdik” demekten ibarettir. İşte kurtuluşa erenler de bunlardır!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin sözü ancak «İşittik ve itaat ettik» demeleridir. İşte asıl bunlar kurtuluşa erenlerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Aralarında hüküm vermek üzere, ALLAH'a ve elçisine çağrıldıkları zaman inananlar yalnızca şunu söylerler: "İşittik ve uyduk." Kazananlar işte bunlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resulüne davet edildiklerinde müminlerin sözü ancak "işittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte bunlar asıl kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Aralarında hukmetmesi için Resulü ile Allaha da'vet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak «semi'na ve ata'na» demeleridir, işte bunlar felâh bulacak olanlardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a (Kur’ân’a) ve Peygamberine çağrıldıklarında, mü’minlerin sözleri, duyduk ve itaat ettik, demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resul'üne çağrıldıkları zaman inananların sözü ancak, “İşittik ve itaat ettik.” demeleri oldu. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Mü'minlerin — aralarında hükmetmek üzere Allahın resulüne da'vet olundukları vakit — sözü ancak: «Dinledik, itaat etdik» demeleridir. İşte asıl muradlarına erenler bunlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Resûlüne çağırıldıkları zaman, mü'minlerin sözü ancak: “İşittik ve itâat ettik!” demeleridir. İşte bunlar, gerçekten kurtuluşa erenlerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Aralarında (ilahi kitapla) hüküm versin diye Allah’a (onun kitabına) ve elçisine (onun hakemliğine) davet edildiklerinde, inananların söyleyeceği söz, ancak işittik (kabul ettik) ve uyduk sözü olmalıdır. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.*
(*) Burada onların arasında Resulün Allah’ın kitabıyla hükmetmesine vurgu yapılıyor, bunun sünnetle hiçbir alakası yoktur. Çünkü resul kendi görüş ve içtihatlarıyla değil, insanlar arasında kendisiyle hükmetsin diye gönderilen Kur’an’la hükmeder. Zira yüce Allah ona Nisa-105. ayette (إِنَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ ٱلْكِتَٰبَ بِٱلْحَقِّ لِتَحْكُمَ بَيْنَ ٱلنَّاسِ بِمَآ أَرَىٰكَ ٱللَّهُ ۚ) (Ey Resulüm!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana (Kur’an’da) öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.’’ şeklinde emir vermektedir. Yani Resul sadece Allah’ın kitabıyla hükmeder, kendi görüş ve içtihahadıyla değil. وَمَن يُطِعِ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيَخْشَ اللَّهَ وَيَتَّقْهِ فَأُوْلَئِكَ هُمُ الْفَائِزُونَ ﴿٥٢﴾  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Aralarında hükmedilmesi için Allah’a ve Elçisine çağrıldıklarında inananların sözü, yalnızca “İşittik ve itaat ettik” demeleri gerekir. İşte bunu söyleyenler mutluluğa erenlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Aralarını yargılamak üzere Allah ile peygamberine çağırıldıkları vakit inananların sözü: " Dinledik, boyun eğdik" demek olur. İşte onanlar bunlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler, peygamber aralarında hükmetmek üzere Allah ve resûl/üne çağrıldıkları zaman onların sözleri «— İşittik, itaat ettik» demekten ibarettir. İşte bunlardır ki umduklarına ermişlerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve elçisine çağrıldıkları zaman, mü’minlerin sözü ancak, “İşittik ve itaat ettik” demelerinden ibarettir. İşte onlar kurtuluşa/mutluluğa erenlerin tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve resulüne çağrıldıkları zaman mümin olanların sözü, “İşittik ve itaat ettik” demeleridir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa gerçek inananlar, aralarında Kur’an ve Peygamber hakem olsun diye Allah’a ve Elçisine çağrıldıkları zaman, ancak ve ancak “İşittik ve itaat ettik!” diye cevap verirler. İşte kurtuluşa erecek olanlar, yalnızca bunlardır. Diğer bir deyişle:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların arasında hüküm vermesi için Allah’a ve O’nun rasûlüne çağrıldıkları zaman, Müminler’in sözü: -“işittik ve itaat ettik!” demeleridir. İşte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Çünkü aralarında karar vermesi için Allah ve resulüne başvurmaları istendiğinde, inanan kesim hemen: " baş üstüne " demeliydiler. Böyle yapanlar kurtulmuştur.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Aralarında hüküm vermek için Allah’ın yasalarına, yasalara göre hüküm veren Allah Resulünün hükmüne davet edildiklerinde, Müminlerin söyleyeceği söz ancak, "İşittik ve iman ettik!" demeleridir. İşte onlar hesap günü kurtuluşa erenlerdir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a ve Elçisine davet edildiklerinde, müminlerin sözü sadece “İşittik ve itaat ettik!” demeleridir. İşte onlar kurtulanların ta kendileridir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Aralarında hükmetmesi için, Allah’a ve Rasûlüne çağrıldıkları zaman mü’min-ler, sadece: “işittik ve itaat ettik.” derler.¹ İşte bunlar da gerçekten kurtuluşa erenlerdir.
1 Yahûdîler gibi, “işittik ve isyan ettik” demezler. Bk. (Bakara: 93, Nisâ: 46)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Aralarında [ilahî kitap] hüküm versin diye Allah’a ve O’nun Elçisi’ne çağırıldıkları zaman müminlerin söyleyeceği tek söz: “İşittik ve itaat ettik!” sözü olmalıdır; ⁶⁸ kurtuluşa, esenliğe ulaşan kimseler de işte böyleleridir:
68 Lafzen, “Müminlerin (söyleyeceği) tek söz ... demeleridir” -yani, herhangi bir art niyet taşımaksızın; kavl terimi burada, 47. ayette bahsi geçen sözlü ikrarın ötesinde gerçek ve yürekten “katılma”yı ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa gerçek müminler, aralarında Allah’ın kitabına uygun hüküm vermesi için elçinin huzuruna çağrıldıklarında şöyle derler “İşittik ve itaat ettik.” İşte bunlardır kurtuluşa erenler. 8/2- 3, 28/53...55, 49/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Aralarında hüküm vermesi için Allah’a, dolayısıyla O’nun Rasulü’ne[³⁰⁴⁷] çağrıldıkları zaman mü’minlere düşen söz, “İşittik ve itaat ettik” demekten ibâret olmalıdır; zira böyleleri gerçek kurtuluşa eren kimseler olacaklar.
[3047] Yani: “Allah’ın Elçisi aracılığıyla gönderdiği vahye”.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Oysa, aralarında hükmetmesi için, Allah'a ve peygamberine çağırıldıklarında müminlerin sözü sadece, "İşittik ve itaat ettik'' demek olur, İşte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Aralarında hüküm vermek için Allah’a ve Resûlüne davet edildiklerinde, müminlerin söyleyeceği söz ancak, "işittik ve iman ettik" demeleridir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Aralarında hükmetmek için Allah'a ve Peygamberine dâvet olundukları zaman mü'minlerin sözü ancak, «İşittik ve itaat ettik» demeleridir ve işte felâha ermiş olanlar da onlardan ibarettir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Haklarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve Resulüne dâvet edilen müminlerin söyledikleri tek söz: “Hay hay! Baş üstüne! ” demek olmuştur. İşte felaha erenler onlar olacaklardır.
Gerçek müminin başlıca özelliği, karşı karşıya kaldığı her durumda Allah’ın rızasını gözetmek, Allah ve Resulünün Kur’ân ve hadislerde varid olan hükümlerine gönül rızası ile uymaktır. Aksine davranış münafıkların vasfıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Elçinin, aralarında hükmetmesi için Allah'a ve Elçisine çağırıldıkları zaman inananların sözü ancak: "İşittik ve ita'at ettik" demeleridir. İşte umduklarına erenler bunlardır, bunlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Aralarında hüküm olunmak zere Allâh ve rasûlüne da'vet olundukda mü'minlerin sözleri: "İşitdik ve itâ'at itdik" dimekdir. İşte onlar felâha irmişlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Müminler ise, aralarında hüküm versin diye Allah’a ve elçisine çağrıldıklarında sadece şu sözü söylerler “dinledik ve boyun eğdik”. Umduklarına kavuşacak olanlar işte bunlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Aralarında hüküm verilmek üzere Allah'a ve peygamberine çağrılan müminlerin sözü sadece “işittik ve itaat ettik”dir. İşte kurtuluşa erenler bunlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Aralarında hüküm vermek için Allah'a ve Resulüne çağırıldıkları zaman, mü'minlerin sözü, ancak “İşittik ve itaat ettik” demekten ibarettir. İşte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a ve aralarında hüküm vermek üzere O'nun resulüne çağrıldıklarında, müminlerin sözleri sadece şunu söylemeleridir: "İşittik, itaat ettik." İşte bunlardır kurtuluşa erenler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ oldı mü’minler sözi ķaçan oķınılalar Tañrı’dın yaña daħı yalavacındın yaña tā hükm eyleye aralarında kim eyideler “işittük daħı muŧį' olduķ”. daħı anlardur anlar ķurtılıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Degül‐idi mü’minler ḳavli, illā eyitmek; ḳaçan da‘vet olsalar Tañrıya veresūline ḥükm eylemeg‐içün ortalarında. Eydürler ki işitdük ve uy‐duḳ, dirler. Anlar dünyā ve āḫiret[e] yitişüpdürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Aralarında hökm vermək üçün Allahın (Allahın kitabının) və Peyğəmbərinin yanına çağırıldıqları zaman mö’minlərin sözü ancaq: “Eşitdik və itaət etdik!” – deməkdən ibarətdir. Nicat tapanlar da məhz onlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The saying of (all true) believers when they appeal unto Allah and His messenger to judge between them is only that they say: We hear and we obey. And such are the successful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
The answer of the Believers, when summoned to Allah and His Messenger, in order that He may judge between them, is no other than this: they say, "We hear and we obey":(3027) it is such as these that will attain felicity.(3028)
3027 Cf. 2:285. Contrast with it the attitude of the Unbelievers or Hypocrites, who say aloud, "we hear", but intend in their hearts to disobey (2:93). 3028 True happiness, whether here or in the Hereafter, is not to be attained by fraud or duplicity: it is the privilege of those who listen attentively to good counsel and carry it out in their lives.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّمَا
ancak
كَانَ
oldu
قَوْلَ
sözü
الْمُؤْمِن۪ينَ
mü'minlerin
اِذَا
o za- man ki
دُعُٓوا
davet edildiler
اِلَى اللّٰهِ
Allah'a
وَرَسُولِه۪
ve resulüne
لِيَحْكُمَ
hüküm ver- mesi için
بَيْنَهُمْ
aralarında
اَنْ يَقُولُوا
demeleridir
سَمِعْنَا
işittik
وَاَطَعْنَاۜ
ve itaat ettik
وَاُو۬لٰٓئِكَ
ve işte onlar
هُمُ
onlardır
الْمُفْلِحُونَ
felaha erenler
Aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve resulüne davet edildiklerinde mü'minlerin sözü ancak, "işittik ve itaat ettik" demeleridir. İşte onlar felaha (kurtuluş ve saadete) erenlerdir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُفْلِحُون
Etken fiil-IV
ف ل ح
Felaha erenler