close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 50. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efî kulûbihim meradun emi-rtâbû em yeḣâfûne en yehîfa(A)llâhu ‘aleyhim verasûluhu bel ulâ-ike humu-zzâlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gönüllerinde hastalık mı var, yoksa şüphe mi ediyorlar, yoksa Allah'ın ve Peygamberinin, onlara bir haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlardır zalimlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ama Kur’an’ın va’ad ettiği zaferden kuşku duyanların, Allah’ı ve Hakk davayı bırakıp dünyadaki zalim ve şeytani güçlere dayananların; acaba) Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye (ve ümitsizliğe) mi kapıldılar? Veya, Allah’ın ve Elçisinin, kendilerine "hayf"=hükümde haksızlık ve vefasızlık yapacağından (ümit ve gayretlerini karşılıksız bırakacağından) mı korkup çekiniyorlar? (Oysa, Allah asla adaletsiz değildir.) Asıl zalim olan kendileridir!..
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa bunun ilâhî bir mesaj olduğundan şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah ve elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, kendilerine haksızlık yapanlar, onların kendileridir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kalpleri mi kararmış, akıllarından zorları mı var, hasta ruhlu mudurlar, yoksa senin peygamberliğin ve doğru icraatlar yaptığın konusunda şüphe mi ediyorlar, şüphelerini destekliyecek hususlar mı arıyorlar, yahut Allah ve Rasulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi endişe ediyorlar? Doğrusu, asıl zâlim olanlar kendileridir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Yoksa Allah'ın ve Peygamberinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlar zalimlerin kendileridir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa kuşkuya mı kapıldılar? Yoksa Allah'ın ve elçisinin kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalim kimselerdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bunların kalblerinde bir maraz (küfür ve nifak) mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler, yahut Allah'ın ve Rasûlünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlar zalim kimselerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüphe içinde midirler, yoksa Allah ve Resulünün onlardan intikam alacaklarından mı korkuyorlar? Hayır! Onlar, yalnızca zalimlerdir. (Hakkı bile bile inkâr ediyorlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah'ın ve Peygamberinin onlara haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır! Onlar sadece haksızlık etmektedirler.
Besim Atalay
swap_vert close
Yürekleri hasta mıdır? Yoksa şüphedeler mi? Ya da, Allah ile, peygamberinin onlara kıymasından mı korkarlar? Evet onlar zalimdirler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah'ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, (kendilerine) haksızlık yapan onların kendileridir!
Cemil Said
swap_vert close
Kalblerinde bir maraz mı var? Veyâ şübhe mi idiyorlar? Ve yâhud Allâh ve rasûli kendilerini aldatacak mı zan idiyorlar? Hayır, ânlar zâlimdirler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kalplerinde hastalık mı var, yoksa şüphelenmişler midir, yahut Allah'ın ve Peygamberinin onlara haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Hayır; onlar sadece zalimdirler.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var, yoksa şüphe ve tereddüde mi düştüler? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine karşı zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, işte onlar asıl zalimlerdir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunların kalplerinde çürüklük mü var, yoksa şüpheye mi düştüler ya da Allah’ın ve resulünün kendilerine haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl haksızlık edenler kendileridir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var; yoksa şüphe içinde midirler, yahut Allah ve Resûlünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zalimler kendileridir!
Edip Yüksel
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var? Kuşku mu duyuyorlar? ALLAH'ın ve elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Aslında onlar zalimlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe ve tereddüd içinde midirler? Yoksa Allah ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zalimler kendileridir!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kalblerinde bir maraz mı var? yoksa Allah ile Resulünün onlara haksızlık edeceğinden kuşkulandılar veya korktular mı? Hayır kendileri zalimler
Emrah Demiryent
swap_vert close
*Onların kalplerinde (nifak gibi büyük bir manevi) hastalık mı var? Ya da (Resûlümüzün peygamberliği hakkında) şüphe mi ediyorlar? Yoksa Allah ve Resûlü’nün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? (Hayır! Allah ve Resûl’ü adaletsizlik yapmaz.) Bilakis (îmândan ve itaatten yüz çevirmekle) zâlim olan kendileridir.
Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ’nın, bu âyet-i kerîmedeki sormuş olduğu sorular, esasında munâfıkları, kınama ve azarlama ifadeleridir. 47, 48, 49 ve 50. âyet-i kerîmeler munâfıklar hakkında nâzil olmuştur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yoksa Allah ve Resûlünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar, zalimlerin ta kendileridir!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kalblerinde bir (küfür) maraz (ı) mı var bunların? Yoksa (onun hak peygamberliğinden) şübhe mi etdiler? Yahud Allahın ve resulünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, asıl zaalimler (haksızlar) kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kalblerinde bir hastalık (nifak) mı var? Yoksa (onun peygamberliğinde) şübhe mi ettiler? Yâhut Allah'ın ve Resûlünün kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! İşte onlar zâlimlerin ta kendileridir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onların kalblerinde (akıl, duygu ve düşüncelerinde) bir hastalık mı var? Yoksa (bunun ilahi mesaj olduğundan) şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve elçisi’nin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Bilakis, (kendilerine) haksızlık yapan onların (yine) kendileridir. *
(*) Allah ve Resûl’ü taraf tutmaz. Sadece hakkı ifade eder. Zaten resûl karar vermek yetkisinin sahibi değildir. Resûl ya da nebî mutlaka Allah’ın emrini tebliğ eder. Hüküm ve kararı veren Allah’tır. ِ Ayrıca ayette geçen (قُلُوبِ)’’kulub’’, biyolojik kalp değildir. Zaten Kur’an’ın hiçbir yerinde bu anlamda bir ifade yoktur. Yani Kur’an da geçen kalb ifadesiyle, akıl, duygu, gönül, düşünce, vicdan vb. beynin fonksiyonlarına veya direk beyne vurgu yapılıyor. Aşağıdaki tefsir metinlerinde de kalbtan maksat beynin bir fonksiyonu olan akıldır deniliyor. القَلْبُ الفؤاد وقد يعبر به عن العقل (قاموس المعاني. قاموس عربي عربي ) وقد يعبر بالقلب عن العقل ( (التحرير والتنوير ) وقد يعبر بالقلب عن العقل هذا استفهام ذم وتوبيخ ، أي  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa Allah’ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar tam tersine kendilerine zulmedenlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların yüreklerinde bir yamukluk mu vardır? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yoksa Allah’ın, elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Yok, kıyıcı olanlar onların kendileridir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kalplerinde şüphe ve nifak, zulme meyl hastalığı mı vardır? Yoksa peygamberliğinde şüpheye mi düştüler? Yahut Allah ve resûl/ü kendilerine haksızlık edecekler diye mi korkuyorlar? Ne öyle, ne böyle, belki onlar zalim kimselerdir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa korkuyla karışık bir tereddüt [irtâbû] içinde midirler? veyahut Allah’ın ve elçisinin kendilerine bir haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Bilakis, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa kuşkuya mı kapıldılar? Yoksa Allah'ın ve resulünün kendilerine karşı haksızlık yapacağından mı korkmaktadırlar? Hayır, onlar zalim olanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunların kalplerinde bir vicdan bozukluğu, bir hastalık mı var? Yoksa Kur’an’ın Allah sözü olduğundan şüphe mi duyuyorlar? Yoksa Allah’ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, aslında haksızlık edenler, bizzat kendileridir. Allah’ın en âdil hükmü vereceğini pekâlâ bilir, ama işlerine gelmediği için onu kabul etmezler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onların kalblerinde hastalık mı var; yoksa şüpheye mi düştüler? Yoksa Allah ve O’nun rasûlü onlara haksızlık yapar diye mi korkuyorlar? Aksine onlar gerçekten Zâlimler’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onların kalplerinde hastalık mı var? yoksa Allah ve resulünün kendilerine haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Aslında haksızlık eden kendileridir:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Yoksa Allah’ın ve Resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır! Onlar sadece çıkarlarına uyarak zalimlik yapıyorlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa (vahiy konusunda) şüphe içinde mi kaldılar? Veya Allah’ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! Onlar zalimlerin ta kendileridir!
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah ve Peygamberinin kendilerine haksızlık yapacağından¹ mı korkuyorlar? Oysa onlar zalimlerin² ta kendileridir.
1 Bir kimsenin işine gelince ilâhî kanunları, işine gelmeyince, beşerî kanunları tercih etmesi münâfıklıktır.2 İnandığı Allah ve Peygamber’in haksızlık ve yanlış yapacağından korkmak küfürdür.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa [bunun ilahî mesaj olduğundan] şüphe mi ediyorlar? Yahut Allah’ın ve Elçisi’nin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? ⁶⁷ Hayır, [kendilerine] haksızlık yapan onların (yine) kendileridir!
67 Yani onları, “meşru” gördükleri birtakım özgürlüklerden, birtakım zevklerden ya da “çağa uygun eğilimlerinden” alıkoyacağından mı korkuyorlar. Geçen 47-48 ve aşağıda 51. ayette olduğu gibi, “Allah ve Rasûlü” ifadesi burada da Rasûl’e vahyedilen ilahî mesajla eş anlamlıdır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa onların kalplerinde bir hastalık mı var yoksa senin elçiliğinden şüphe mi ediyorlar ya da Allah’ın ve mesajlarını tebliğ eden elçisinin onlara haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, aslında onlar kendileri yanlışta ısrar edip zalimlik yapıyorlar! 3/7, 6/114, 10/94, 57/14
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Şimdi sen söyle ey bu hitabın muhatabı!)[³⁰⁴³] Bunların kalplerinde bir hastalık mı vardır,[³⁰⁴⁴] yoksa kuşkuya mı kapılıyorlar!?[³⁰⁴⁵] Yahut da Allah’ın, dolayısıyla O’nun Elçisi’nin[³⁰⁴⁶] kendilerine haksızlık yapmasından mı korkuyorlar!? Hayır, aksine asıl haksızlık edenler kendileridir.
[3043] Cevabı Allah tarafından bilinen bu soruların amacı, muhatabı, inkârcı aklın tutarsızlığı üzerinde düşünmeye davettir. Parantez içi açıklamanın gerekçesi budur. [3044] Bu zümreyle ilgili istikraî bir okuma için bkz: 74:31, not 26. [3045] İrtâbûnun kendisinden türetildiği rayb/rîbe, “inkârcı kuşku” anlamına gelen şekk’ten farklı olarak “korkulu kuşku”, yani “kuşkusunda haksız çıkma korkusunu içinde barındıran kuşku” anlamına gelir (Bkz: 9:110, not 140). Kuşku, münafığın niteliği olan “kalp hastalığı” ve kâfirin niteliği olan “Allah ve Rasulü’ne güvensizlik” dışında, ayrı bir kategori olarak ele alınmıştır. Bu da vahyin, en temel inanç ilkelerine yönelik dahi olsa, kuşkuyu nifaktan ve küfürden ayrı olarak değerlendirdiği anlamına gelir. Allah Rasûlü, sahibini mutlak hakikate yaklaştıran bir tür kuşku için “zâke sarîhu’l-iman: işte bu da imanın ta kendisidir” buyurmuştur (Müslim, İman, 209). [3046] Ve bağlacını “dolayısıyla” şeklinde çevirimiz için bkz: Âyet 3, not 6.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kalplerinde bir hastalık mı var onların!.. Yoksa kuşkuları mı var onların, Allah’ın ve peygamberlerinin, kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, sebeb bu değil, onlar zalimlerin ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Kalblerinde bir hastalık mı var, yoksa tereddütleri mi var? Yoksa Allâh’ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zâlimlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık var mıdır? Yoksa şüphe mi ediyorlar? Yoksa onlar, Allah'ın ve Peygamberinin haksızlık edeceklerinden mi korkuyorlar? Hayır. Onlar zalim kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sahi, kalplerinde bir inkâr hastalığı mı var bunların? Yoksa imanda şüpheye mi düştüler yahut Allah'ın ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık yapacağından mı endişe ediyorlar? Doğrusu, asıl zalimler hem de kendi kendilerine haksızlık edenler, onların ta kendileridir!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kalblerinde bir hastalık mı var, yoksa şühpe mi ettiler? Yoksa Allah'ın ve Elçisinin kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalimlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların kalbinde hastalık mı vardır yâhud şek mi idiyorlar? Yâhud Allâh ve rasûlünün kendilerine zulüm itmesinden mi korkarlar? Hayır ne öyle ve ne de böyledir, belki onlar nefislerine zulüm ile küfür idenlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Ya da Allah’ın ve elçisinin kendilerine haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır, onlar yanlış yoldadırlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var; yoksa şüpheye mi düştüler; yoksa, Allah'ın ve peygamberinin kendilerine haksızlık yapacaklarından mı korkuyorlar? Hayır, onlar zalimler de ondan!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onların kalplerinde bir hastalık mı var? Yoksa şüpheye mi düştüler? Veya Allah ve Resulünün kendilerine haksızlık etmesinden mi korkuyorlar? Aslında zulmedenler onların tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kalplerinde maraz mı var bunların, yoksa kuşkuya mı düştüler, yoksa Allah'ın ve resulünün kendilerine haksızlık yapacağından mı korkuyorlar? Hayır, hayır! Bunlar zalimlerin ta kendileri...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
göñülleri içinde śayrulıķ mı var yā gümānlü mi olurlar kim yā ķorķarlar mı kim ḥayf eyleye Tañrı anlaruñ üzere daħı yalavacı? belki anlardur anlar žālimler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anlaruñ yüreklerinde küfr mi vardur, yā şek mi iderler, yā ḳorḳarlar mı ki ḥayf eyle[ye] anlara Tañrı Ta‘ālā, peyġamber daḫı? Bel ki anlar ẓālimlerdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onların qəlblərində mərəzmi (şəkk, nifaq mərəzimi) var? Yaxud Allahın və Peyğəmbərinin onlara cövr, haqsızlıq edəcəklərindən qorxurlar? Xeyr, onlar özləri zülmkardırlar! (Allaha asi olmaqla özləri-özlərinə zülm edirlər!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Is there in their hearts a disease, or have they doubts, or fear they lest Allah and His messenger should wrong them in judgment? Nay, but such are evil doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Is it that there is a disease in their hearts? or do they doubt, or are they in fear, that Allah and His Messenger will deal unjustly with them? Nay, it is they themselves who do wrong.(3026)
3026 The real fact is that their conscience smites them. They know their own iniquity, and do not wish to go before a just judge who would be open to no influence and would be sure to give a righteous decree.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَف۪ي قُلُوبِهِمْ
kalplerinde var mı
مَرَضٌ
bir hastalık
اَمِ
yok- sa
ارْتَابُٓوا
şüphe mi ettiler
اَمْ
yahut
يَخَافُونَ
korkuyorlar mı
اَنْ يَح۪يفَ
haksızlık etmesinden
اللّٰهُ
Allah'ın
عَلَيْهِمْ
kendilerine
وَرَسُولُهُۜ
ve resulünün
بَلْ
hayır
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlardır
الظَّالِمُونَ۟
zalimler
Onların kalplerinde (şeytanın verdiği vesveseyle) bir hastalık mı var, yoksa onlar (âyetlerimizden ve resulümüzden) şüphe içinde midirler, yahut Allah ve resulünün kendilerine (zulüm ve) haksızlık edeceğinden mi korkuyorlar? Hayır! İşte onlar, (nefislerine zulmeden) zalimlerin ta kendileridir!
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَلْب
İsim
ق ل ب
Kalp, yürek
مَرَض
İsim
م ر ض
Hastalık
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
اِرْتَابَ
Fiil-VIII
ر ي ب
Şüpheye düştü, şüphe etti
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
خَافَ
Fiil-I
خ و ف
Korktu
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
حَافَ
Fiil-I
ح ي ف
Haksızlık etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
بَل
Edat
بَل
Bilakis, hayır ancak, doğrusu, aksine
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden