Başkalarını yalan yere iffetsizlikle suçlayanlar içinizden bir güruhtur; ¹² [fakat, siz, bu haksız suçlamaya maruz kalanlar,] bunu kendiniz için kötü bir şey sanmayın; tersine bu sizin için hayırdır! ¹³ [İftiracılara gelince,] onların her biri (böyle yaparak) işledikleri günahın yükünü taşıyacaklardır; ve onlardan bu [günahın] işlenmesinde başı çekenleri ¹⁴ vahim bir azap beklemektedir!
12 Lafzen, “iftirayı (ifk, burada asılsız zina/iffetsizlik suçlaması) ortaya atanlar sizin içinizden bir gruptur”. ‘Usbeh belirli bir amaç için bir araya gelmiş sayıları belli olmayan bir grup insan demektir (Tâcu’l-‘Arûs). Bütün müfessirlere göre, 11-20. ayetleri içine alan bu pasaj, Hz. Peygamber’in Hicret’in 5. yılında Benî Mustalik kabilesine karşı giriştiği seferden dönerken cereyan eden bir olayla ilgilidir. Bu sefer sırasında Hz. Peygamber’in yanında bulunan zevcesi Hz. Ayşe, bir gün şafak vaktinden önce Müslümanlar bulundukları konak yerinden ayrıldıklarında elde olmayan sebeplerden ötürü ya da dalgınlık yüzünden arkada bırakılmıştı. Hz. Ayşe, böylece saatlerce yalnız kaldıktan sonra, Sahâbîlerden biri tarafından bulundu ve sonraki konak yerine getirildi. Bu olay Hz. Ayşe hakkında kötü zanlara, kötü niyetli söylentilere yol açtı; ama bu söylentiler kısa ömürlü oldu ve Hz. Ayşe’nin masumiyeti hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir biçimde ortaya kondu. Tarihî olaylara ilişkin bütün Kur’ânî atıflarda olduğu gibi, burada da bütün çağlarda ve bütün toplumsal şartlarda geçerli bir ahlakî önerme ortaya konulmaktadır. Yukarıdaki pasajın, 11-16. ayetlerde olduğu üzere, geçmiş zaman kipinde kullanılan fiillerin şimdiki zamana işaret edecek şekilde anlamlandırılmasını mümkün kılan, ya da, bize göre öyle anlamlandırılmasını gerektiren bir gramatik yapıda olması da bu sebepledir.13 Yani, Allah katında; çünkü, zulüm ve haksızlıkların yol açtığı sıkıntı ve mutsuzluk, hak edilmediği halde sabırla göğüs gerildiği sürece, buna maruz kalan kişinin manen yücelmesine vesile olmaktadır. Karş. Buhârî ve Müslim tarafından rivayet edilen Hadis: “Bir mümin ne zaman bir sıkıntıya, bir acıya, bir çıkmaza, bir zorluğa, bir keder ya da ızdıraba maruz kalsa, Allah bununla o kulunun hatalarından bir kısmını giderir”.14 Yani, hukuken ve ahlaken makul olmayan birtakım yollarla, yanıltıcı belirtilere, “arızî” ayrıntılara dikkat çekerek asılsız iddia ve isnadları inanılır kılmaya çalışarak kötü zanların yayılmasında öncülük edenleri.