close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Levlâ iż semi’tumûhu zanne-lmu/minûne velmu/minâtu bi-enfusihim ḣayran ve kâlû hâżâ ifkun mubîn(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bunu duydukları zaman inanan erkeklerle kadınlar, kendilerine nasıl hüsnü zanda bulunuyorlarsa öylece hüsnü zanda bulunsalardı da bu, apaçık bir iftira deselerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ne olurdu, onu (masum bir kadın ve erkeğe iftira suçunu) işittikleri zaman, erkek mü’minler ile kadın mü’minlerin kendi nefisleri (vicdanları) adına hayırlı bir zanda bulunup: "Bu, açıkça uydurulmuş iftira ve yalandır" deselerdi ya!.. (Böyle davranmaları gerekmez miydi?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Böyle bir söylenti işittiğiniz zaman, siz mü'min erkekler ve mü'min kadınların birbirleri hakkında iyi zan besleyip, “Bu düpedüz bir iftiradır” demeleri gerekmezmiydi?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu iftirayı işittiğinizde, erkek ve kadın mü'minlerin birbirleriyle ilgili hayırlı düşüncelerde, hüsn-ü zanlarda bulunarak: “Bu apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?”
Ahmet Varol
swap_vert close
Onu duyduğunuzda mü'min erkeklerle mü'min kadınların kendileri hakkında hayır düşünmeleri [1] ve: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
1.Yani birbirleri hakkında iyi zanda bulunmaları  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman, erkek mü'minler ile kadın mü'minlerin kendi nefisleri adına hayırlı bir zanda bulunup: 'Bu, açıkca uydurulmuş iftira bir sözdür' demeleri gerekmez miydi?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Keşke, onu (Hz. Aişe'ye iftirayı) işittiğiniz zaman, erkek ve kadın müminler, kendi kardeşlerine iyi bir zanda bulunub da: “- Bu apaçık bir iftiradır.” deselerdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu hadiseyi işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümine kadınlar, kendilerinden iyilik düşünüp de, neden “bu apaçık bir iftiradır” demediler?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İftirayı duyduğunuzda, inanan erkek ve kadınlar kendi kendilerine iyi zanda bulunup da, “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Besim Atalay
swap_vert close
Erkek, kadın, inanlı bulunanlar bunu işitince —kendileriyçin— hayır ölçümleyerek: «Bu açık bir yalandır» deselerdi ya!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman, mü'min erkekler ve mü'min kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir” demeniz gerekmez miydi?
Bu ayet, Müslümanların asla vurdumduymaz olamayacağını, araştırma yapmadan her söylenene inanmayacağını, dedikodulara kendilerini kaptırarak sorumsuz davranamayacağını, oyuna gelmeyeceğini, aldatılmayacağını ve her konuda duyarlı, hassas ve sorumlu davranması gerektiğini ortaya koyuyor. “Ey inananlar! Size fâsık birisi, bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın! Yoksa bilmeyerek bir topluluğa karşı kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât 49/6)  
Cemil Said
swap_vert close
Bu iftirâyı işiden mü’min ve mü’mineler derûnlarında hüsn-ü zanda bulunmadılar mı? Bu âşikâr bir yalandır dimediler mi?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman, erkek kadın müminlerin, kendiliklerinden hüsnü zanda bulunup da: "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bu iftirayı işittiğiniz zaman, iman eden erkek ve kadınlar, kendi (din kardeş)leri hakkında iyi zan besleyip de, “Bu, apaçık bir iftiradır” deselerdi ya!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunu işittiğiniz zaman mümin erkekler ve kadınların birbiri hakkında hüsn-i zan beslemeleri ve “Bu apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile hüsnüzanda bulunup da: «Bu, apaçık bir iftiradır» demeleri gerekmez miydi?
Edip Yüksel
swap_vert close
Onu işittiğinizde, siz inanan erkek ve kadınların birbiriniz hakkında olumlu düşüncelere sahip olarak, "Bu, açıkça büyük bir yalandır," demeleri gerekmez miydi?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Erkek ve kadın müminlerin, bu iftirayı işittiklerinde kendi vicdanları ile hüsnü zanda bulunup da, "bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ne vardı onu işittiğiniz vakıt erkek ve kadın mü'minler kendi kendilerine husni zann etselerdi de bu açık bir ifktir deselerdi ya
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Siz ey inananlar!) Bu iftirayı işittiğiniz zaman, mü’min erkekler ve mü’min kadınlar olarak, birbiriniz hakkında iyi zan besleyip, “Bu apaçık bir iftiradan başka bir şey değildir!” demeniz gerekmez miydi?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Mü'min erkeklerin ve Mü'min kadınların onu işittikleri zaman, iyi zan¹ ile “Bu apaçık iftiradır.” demeleri gerekmez miydi?
1- İyi niyet göstererek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu işitdiğîniz vakit erkek mü'minlerle kadın mü'minlerin, kendi vicdanları (önünde), iyi bir zanda bulunub da «Bu, apaçık bir iftiradır» demeleri (lâzım) değil miydi?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman, gerek erkek mü'minlerin ve gerekse kadın mü'minlerin, kendi vicdanlarıyla hüsn-i zanda bulunarak: “(Böyle bir şey olamaz!) Bu apaçık bir iftirâdır!” demeleri gerekmez miydi?
İhsan Aktaş
swap_vert close
O iftirayı işittiğinizde, inanan erkekler ve inanan kadınlar kendi içlerinde bu haberi hayra yormalı ve bu açıkça bir uydurma (iftira) demeleri gerekmez miydi?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu iftirayı işittiğinizde, inanan erkekler ve inanan kadınlar kendi içlerinde bu haberi hayra yormalı ve bu açıkça bir uydurma (iftira) demeleri gerekmez miydi?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Erkek, kadın inanan herkes bu yalanı işitir işitmez kendilerinden olanlar için iyilik düşünüp de: "Bu, açıktan açığa yalandır" demeli değilmiydiler?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu iftirayı işittiğiniz zaman iman eden erkekler ve kadınlar kendi ehl-i beytleri hakkında hüsn-ü zanda bulunarak bu, apaçık bir iftiradır demeliydi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ne olurdu, onu duyduğunuz zaman erkek ve kadın mü’minler, birbirleri [enfusihim] hakkında iyi zan besleyip; “Bu apaçık bir iftiradır” deselerdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman, erkek müminler ile kadın müminlerin birbiriniz hakkında hayırlı bir zanda bulunup, “Bu, açıkça uydurulmuş iftira bir sözdür” demeleri gerekmez miydi?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Peki, hiçbir delile dayanmayan bu söylentinin sağda solda konuşulduğunu işittiğiniz zaman siz inanan erkek ve kadınların, Hz. Aişe gibi tertemiz bir insana karşı kalplerinde güzel düşünceler beslemeleri ve “Bu düpedüz bir iftiradır!” demeleri gerekmez miydi? Çünkü suçu ispatlanmadıkça, bütün insanlar masum kabul edilmelidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu işittiğinizde, erkek Müminler ve kadın Müminler kendi nefisleriyle ilgili hayırlı bilselerdi ya! Bu açıkça bir iftiradır” deselerdi ya!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizler bu olayı duyduğunuzda keşke bay ve bayan Müslümanlar bunu hayra yorup: " belli ki bu bir iftira" demiş olsalardı!
Mehmet Çoban
swap_vert close
İftirayı işittiğiniz zaman iman eden erkekler ve iman eden kadınlar olarak; Mümin kardeşleriniz hakkında iyi zanlar besleyip, “Bu apaçık bir iftiradır!” demeleri gerekmez miydi?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Bunu (iftirayı) duyduğunuzda erkek ve kadın müminlerin, kendi vicdanları ile olumlu zanda bulunup da “Bu, apaçık bir iftiradır!” demeleri gerekmez miydi!
Mehmet Türk
swap_vert close
O (iftirayı) işittiğiniz zaman, mü’min erkekler ve kadınların kendi aralarında hayırlı bir zanda bulunup: “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Muhammed Esed
swap_vert close
Böyle bir [söylenti] işittiğiniz zaman, ¹⁵ (siz) inanan erkek ve kadınların, birbirleri hakkında iyi zan besleyip de, “Bu düpedüz bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
15 Lafzen, “onu (haksız isnadı/söylentiyi) işittiğiniz zaman.” Burada “siz” zamiri bütün bir cemaati ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Oysa siz bu iftirayı işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında hüsnü zanda bulunup “Bu, apaçık bir iftiradır” demeniz gerekmez miydi? 33/58, 49/6, 104 hümeze suresi
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bu (iftirayı) işittiğinizde, mü’min erkekler ve kadınların birbirleri hakkında[²⁹⁸⁴] iyi zanda bulunup da, “Bu düpedüz bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?[²⁹⁸⁵]
[2984] Bi-enfusihim, bu tür bir bağlamda (Krş: 24:61; 49:11) “birbirleri hakkında” anlamına gelir (Bkz: Râzî; ayrıca krş: Âyet 61, not 103). [2985] Hüsnizan ya da suizan, kişinin kendi iç dünyası hakkında örtülü bir itiraftır. Hüsnizan kalbin duası, suizan kalbin bedduasıdır. Suizan, zannın Kur’an’ın “günahtır” (49:12) dediği kısmına girer.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O yalan haberi işiten mümin erkeklerle, mümin kadınların, iyi zanda bulunup derhal, "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Osman Fırat
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman iman eden erkek ve kadınların, kendiliklerinden güzel zanda bulunup: "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onu işittikleri zaman mü'minler ile mü'mineler kendi vicdanlarında hayırlı bir zanda bulunarak, «Bu bir apaçık iftiradır,» demeli değil mi idiler?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz ey müminler, bu dedikoduyu daha işitir işitmez, mümin erkekler ve mümin kadınlar olarak birbiriniz hakkında iyi zan besleyip: “Hâşa, bu besbelli bir iftiradan başka bir şey değildir! ” demeniz gerekmez miydi?
Kur’ân, böylesi durumlarda müminlerin, birbirlerine sahip çıkmalarını, hüsnüzannın esas olduğunu etkili bir üslupla istemektedir. Asr-ı saadette bunun bol ve güzel örnekleri bulunmakla beraber, maalesef çok az da olsa yaygaraya kapılanlar olmuştu.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman inanan erkek ve kadınların, kendiliklerinden güzel zanda bulunup: "Bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(İftirâyı) işitdikleri zamân erkek ve kadın mü'minler, kendi nefislerine hayırlı olacağını bilerek neden "Bu âşikâr bir iftirâdır" dimediler?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Suçlamayı duyduğunuzda müslüman erkekler ile müslüman kadınların birbirleri için iyi niyet göstererek “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Şaban Piriş
swap_vert close
Onu işittiğiniz zaman, mümin erkek ve mümin kadınların kendilerince iyi niyette bulunup “Bu, apaçık bir iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onu işittiğinizde, mü'min erkekler ve mü'min kadınların birbirleri hakkında iyi şeyler düşünerek “Hâşâ, bu düpedüz iftiradır” demeleri gerekmez miydi?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onu işittiğinizde, erkek ve kadın müminlerin birbirleri için iyi zanda bulunup "Bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
nişe ol vaķt kim işiddüñüz anı gümān iltdi mü’minler daħı įmān getürmiş 'avratlar gendüzilerine ya'nį dįnler ehline ħayr daħı eyitmediler işbu yalandur bellü
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Niçün anı işitgende ẓan eylemedi mü’min erler ve mü’min ‘avratlar nefsle‐rinde ḫayr ve eyitmediler ki uşbu ulu bühtāndur?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Məgər o yalan sözü eşitdiyiniz zaman mö’min kişilər və qadınlar öz ürəklərində (özləri haqqında yaxşı fikirdə olduqları kimi, dostlarının da əhli-əyalı barəsində) yaxşı fikirdə olub: “Bu, açıq-aydın bir böhtandır!” – deməli deyildilərmi?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Why did not the believers, men and women, when ye heard it, think good of their own folk; and say: It is a manifest untruth?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Why did not the believers - men and women(2965) - when ye heard of the affair,- put the best construction on it in their own minds and say, "This (charge) is an obvious lie" ?
2965 Both men and women were involved in spreading the scandal. Their obvious duty was to put the best, not the worst, construction on the acts of one of the "mothers of the Believers".  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَوْلَٓا
değil miydi
اِذْ
o za- man ki
سَمِعْتُمُوهُ
onu işittiniz
ظَنَّ
zanda bulunmalı
الْمُؤْمِنُونَ
mü'min erkekler
وَالْمُؤْمِنَاتُ
ve mü'min kadınlar
بِاَنْفُسِهِمْ
kendi içlerinde
خَيْراًۙ
hayıra
وَقَالُوا
ve demeliler
هٰذَٓا
bu
اِفْكٌ
bir iftiradır
مُب۪ينٌ
apaçık
Onu işittiğiniz zaman mü'min erkekler ve mü'min kadınların kendi içlerinde hayırlı bir zanda bulunup, "bu, apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
ظَنَّ
Fiil-I
ظ ن ن
Bildi, zanda bulundu, zannetti, anladı, sandı
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
مُؤْمِنَات
Etken fiil-IV
ا م ن
Mü'min kadınlar, iman eden kadınlar
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِفْك
İsim
ا ف ك
İftira, yalan
مُبِين
Etken fiil-IV
ب ي ن
Mubîn (Allah'ın esması, ismidir. Apaçık hakk olan demektir), apaçık, Mübin, açıklayıcı, açıklayan