close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûr Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velevlâ fadlu(A)llâhi ‘aleykum verahmetuhu veenna(A)llâhe tevvâbun hakîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah'ın, size lütfü ve rahmeti olmasaydı ve şüphesiz bir surette Allah, tövbeleri kabul etmeseydi, hüküm ve hikmet sahibi bulunmasaydı ne yapardınız?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Allah’ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden Hüküm (ve Hikmet) sahibi bulunmasaydı (yalan iddia ve iftiralardan dolayı helak olup gidecektiniz.)
[Not: Bu tür iftira ve isnatları ortaya atanlar da, bunlara inanıp etrafa yayanlar da, Kur’an’da şiddetle ikaz edilmekte ve "şeytanın izinden giden askerleri" olarak yerilmektedir. Bu dedikoduların basın-yayın yoluyla ortaya atılması ise, bunun günahını ve sorumluluğunu katbekat arttırıverecektir.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ya Allah'ın size olan rahmeti ve iyiliği olmasaydı, durumunuz ne olurdu. Dikkat edin! Allah tevbeleri çokca kabul eden ve yaptığı herşeyi yerli yerince yapandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın size lütfu ve merhameti olmasaydı, Allah insanları tevbeye itaate sevk edip tevbeleri kabul eden, hikmet sahibi ve hükümran olmasaydı, haliniz nice olurdu?
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'ın size lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah tevbeleri çok kabul eden, hikmet sahibi olmasaydı (haliniz ne olurdu)?
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Allah'ın üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah gerçekten tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Allah'ın üzerine ihsanı ve rahmeti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul eden hikmet sahibi olmasaydı, sizi rüsvay ve perişan ederdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Allah’ın size olan iyiliği ve rahmeti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul etmeseydi ve yasalarını hikmetli yapmış olmasaydı (ne yapardınız?)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın size yönelik lütfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah, tövbeleri çok kabul eden bir hikmet sahibi olmasaydı, ne yapardınız?
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın sizlere erdemiyle, rahmeti olmasaydı görürdünüz siz, Allah bağışlayıcı, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Düşünsenize) Ya Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve merhameti bulunmasaydı (ne yapardınız)? Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vaz geçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.
“Geri dönmek” ve “yönelmek” anlamlarına gelen “tevbe”, dini ıstılahta “Allah’tan uzaklaştıran yoldan dönmeye, günahtan dolayı vicdanın elem duymasıyla aynı fiili bir daha yapmamaya samimi bir şekilde karar vermek” demektir. Tevbenin kabulü için, bu ayette ve A. İmran 3/135’te buyrulduğu gibi pişmanlık ve karar esastır. Allah tevbeleri nasıl olsa kabul ediyor mülahazasıyla işlenen günahlar tövbelerin karşılık bulmasına mâni olur ve kişinin Allah katındaki itibarını sarsar.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın nihâyetsiz lütuf ve merhameti olmıya idi sizi hemân tecziye ider idi, lâkin ’afv itmeği sever, hakîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın size nimet ve rahmeti bulunmasa ve Allah tevbeleri kabul eden ve Hakim olmasaydı suçlunun hemen cezasını verirdi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı, hâliniz nice olurdu?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın size lütfu ve rahmeti ulaşmasaydı ve Allah tövbeleri devamlı kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı haliniz nice olurdu?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti bulunmasaydı ve Allah, tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu)!
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH size bağışı ve merhametiyle davranmasaydı, ALLAH Tevbeleri Kabul Eden ve Bilge olmasaydı..
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ya Allah'ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri kabul eden hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı (haliniz nice olurdu.)?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya olmasa idi üzerinizde Allahın fadl-ü rahmeti!... Ve hakıkat Allahın hakîm bir tevvab olması!...
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer Allah’ın size, fazlı ve merhameti olmasaydı (haliniz nice olurdu?) Şüphesiz ki Allah, tövbeleri çokça kabul eden, hüküm ve hikmet sahibidir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ya üzerinizde, Allah'ın lütuf ve rahmeti olmasaydı! Allah, tevbeleri Kabul Eden'dir, En İyi Hüküm Verendir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ya üzerinizde Allahın fazl-u rahmeti olmasaydı, ya hakıykat Allah tevbeleri kabul eden yegâne hüküm ve hikmet saahibi olmasaydı (haaliniz neye varırdı)?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki üzerinizde Allah'ın ihsânı ve rahmeti (olmasaydı) ve şübhesiz ki Allah, Tevvâb (tevbeleri çok kabûl eden), Hakîm (her işi hikmetli olan) olmasaydı (hâliniz nice olurdu)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah’ın size fazlı ve rahmeti olmasaydı ve Allah tövbeleri çok kabul eden, doğru hüküm veren olmasaydı (hâliniz nasıl olurdu)!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın sizin üzerinize lütfu ve rahmeti olmasaydı (birbirinize düşerdiniz). Şüphesiz ki Allah tövbe edenlere ceza vermekten vaz geçen ve her şeye adaletle hüküm verendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya Allah’ın üstünlüğü, esirgeyiciliği sizin üzerinizde olmasaydı, ya Allah tövbeleri onayıcı, doğruyu bildirici olmasaydı?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah/ın hakkınızda inayet ve merhameti bulunmasaydı, tövbeyi kabul edici, hükmünde hakim olmayaydı sizi rüsvay ederdi [⁶].
[6] Veya cezanızı tâcil ederdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Allah’ın lütuf ve merhameti sizin üzerinize olmasaydı (hâliniz nice olurdu?)⁴ Muhakkak ki Allah, Tevvâb’dır, Hakîm’dir.
4 Bakara, 2/64; Nisâ, 4/83, 113; Nur, 24/20-21  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Allah'ın sizin üzerinizde fazlı ve rahmeti olmasaydı (toplum olarak yıkıma uğrardınız). Şüphesiz Allah tevbeleri kabul eden, hikmet sahibi olandır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer Allah, size karşı böylesine lütufkâr, böylesine merhametli davranmasaydı ve tövbe edenlerin günahını bağışlayan ve sonsuz hikmetiyle en âdil hükümleri veren bir hakîm olmasaydı ya da sizi hikmetsiz hükümlere, hak hukuk tanımayan yönetimlere mahkûm etseydi, hâliniz nice olurdu!
Hicretin altıncı yılında, Medîne çevresindeki güçlü kabîlelerden Mustalık Oğulları Müslümanlara karşı büyük bir savaş hazırlığına girişmiş ve bu amaçla diğer kabîleleri kışkırtmaya başlamışlardı. Durumu haber alan Allah’ın Elçisi, daha atik davranarak düşmanı ansızın bastırıp ağır bir yenilgiye uğrattı. Daha sonra Medîne’ye dönerken, geceleyin bir yerde konakladılar. Sabaha karşı hareket için hazırlıklara başlandığında, bu yolculukta Hz. Peygamberin yanında bulunan hanımı Hz. Aişe, ihtiyacını gidermek üzere konak yerinden uzaklaşmıştı. Dönerken, yolda düşürdüğü gerdanlığını aramak için biraz oyalandı. Çünkü kendisi gelmeden kervanın hareket etmeyeceğini çok iyi biliyordu. Fakat onu hevdecin içinde zanneden görevliler, boş hevdeci deveye yüklemişler ve ordu, şafak sökmeden yola çıkmıştı. Hevdeç, deve üzerine yerleştirilen, etrafı örtülerle kapalı küçük oda şeklinde bir taşıma aracıdır. Hz. Aişe ufak tefek yapılı, zayıf bir kadın olduğu için, görevliler onun hevdecin içinde olmadığını fark edememişlerdi. Kamp yerine dönen Hz. Aişe, kervanın gitmiş olduğunu görünce gözlerine inanamadı. Fakat kısa zamanda yokluğunun anlaşılacağını ve kendisini götürmek üzere görevlilerin geleceğini biliyordu. Böylece, gün doğuncaya kadar orada bekledi. Nihayet, orduyu geriden takip eden Safvan b. Muattal adındaki görevli, —ki Bedir savaşına katılmış, temiz ahlâkı ve dürüstlüğüyle tanınan bir sahabiydi— Hz Aişe’yi bulup yedeğindeki deveyle kervana yetiştirdi. Buraya kadar her şey normal seyrinde gidiyordu. Fakat Peygamberi yıpratmak için fırsat kollayan münâfıklar, bu olayı bahane ederek Hz. Aişe hakkında korkunç bir iftira kampanyası başattılar. Aişe’yi, babası Ebu Bekr’i ve annesi Ümmü Ruman’ı perişan eden, Hz. Peygamberi yüreğinden yaralayan ve İslâm toplumunu neredeyse bir iç savaşın eşiğine getiren bu uğursuz iftira, tam bir ay boyunca Medîne’de çalkalandı durdu. Gerçi müminler, bu çirkin iddiayı hiçbir zaman onaylamadılar; ne var ki, birçokları, bu iftirayı yayan münâfıklara karşı açıkça ve sert bir şekilde tavır da koyamadılar. Müslümanların çetin bir sınavdan geçtiği bu bir aylık sıkıntılı dönemin ardından, nihâyet ilâhî rahmet kapıları açıldı ve hem Hz. Aişe’nin masumiyetini bildiren, hem de buna benzer iddialar karşısında nasıl davranılması gerektiğini Müslümanlara öğreterek güzel dersler veren aşağıdaki ayetler nazil oldu:  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ya üzerinizde Allah’ın lütfu ve O’nun rahmeti olmasaydı! Allah, hakîm tevvâbtır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Allah sizi sevip saymasaydı haliniz nice olurdu. Her şeye hakim olan Allah'ın yürekten pişmanlık duyanlara kıyamadığını da bilin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeminlerinden sonra taraflar yaptıklarından pişmanlık duyar, tövbe edip düzelmeye karar verirlerse; Allah’ın lütfu ve merhameti onların üzerine olur. Allah tövbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibidir. Hiç düşünmüyor musunuz? Allah’ın lütfu ve merhameti olmasaydı, tövbelerinizi kabul etmeseydi haliniz ne olurdu?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın size lütfu ve merhameti olmasaydı ve Allah tevbeleri çok kabul eden, doğru hüküm veren olmasaydı (hâliniz nasıl olurdu)!
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Allah size karşılıksız iyilik yapmasaydı ve size karşı merhametli olmasaydı? (haliniz nice olurdu?) Allah gerçekten tevbeleri kabul eden, hüküm ve hikmet sahibidir.¹
1 Normal zinada bir kişi bir zinayı görecek olsa, o bir yabancının zinası olduğu için kendisine bir ar gelmeyeceğinden onu örtmesi evlâ olur. Fakat eşi olduğu takdirde utanır, sabredemez, o halde başka şahit bulmak da ağırına gider. Kazif âyeti nâzil olunca Ensardan Sa’d b. Ubade ayağa kalkıp: “Bir adam karısı ile birisini görse ne olacak. Dava etse seksen sopa vurulacak ve şehadeti reddedilecek, vurup öldürürse o da öldürülecek, sükût etse utanılacak bir şeye sükût etmiş olacak, dört şahit bulup getirinceye kadar ise zinakarlar işini bitirecek, bunu bize açıkla ey Allahım!” dedi. Az sonra damadı Hilal b. Ümeyye ile karşılaştı. Ona: “Ne var?” dedi. O da: “Şer var, zevcemi Şüreyk b. Semhâ ile buldum!” dedi. Bunun üzerine ikisi birden Rasulullah’a vardılar ve durumu haber verdiler. Rasulullah kadını çağırıp sorguya çekti ve kadın inkâr etti. Ashap toplanmıştı. Kadının kocası evvelki âyete göre hadd-i kazfe mahkûm olacaktı. Hilal b. Ümeyye: “Gözlerimle gördüm, kulaklarımla dinledim, Allah biliyor ki ben sadıkım, ancak hakkı söyledim, her halde Allah’ın buna bir açıklık bahşedeceğini ümid ederim.” diyordu. Derken Rasulullah’a vahiy gelmeğe başladı ve bu lian ayetleri nâzil oldu. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
YA ALLAH’IN üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı! (Ya) Allah hikmet ve adaletle hükmeden bir tevbe kabul edicisi olmasaydı..! ¹¹
11 Her türlü asılsız, isbatsız zina/iffetsizlik isnadını men eden bölümün başında yer alan bu cümle -20. ayetteki benzer cümle gibi- işaret ettiği anlamın sınırlarının kestirilmesi muhatabın idrakine bırakılarak vecîz bir üslup içinde bilinçli olarak yarım bırakılmıştır. Bununla, asılsız isnadlara karşı kişisel hukuk Allah tarafından böylece güvence altına alınmamış ve zina isnadının isbatı için ikinci dereceden deliller yeterli görülmüş olsaydı birey ve toplumun maruz kalacağı haksızlıkların nerelere varacağı düşünülsün istenmiştir. Bu husus 14-15. ayetlerde daha etraflı olarak ele alınmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Allah’ın size bu şekilde lütfu ve merhameti olmasaydı haliniz nice olurdu. Fakat Allah tövbeleri çokça kabul eden ve her şeyi yerli yerince yapandır. 24/6...10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Düşünsenize bir), ya Allah’ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı? Ya Allah, kendisine yönelenlerin tevbesini tekrar tekrar kabul eden,[²⁹⁸⁰] üstün hikmet sahibi bir zat olmasaydı…
[2980] Mübalağa kalıbıyla gelen tevvâb kelimesi, anlama “tekrar tekrar” şeklinde yansımıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Ya, Allah’ın size bol lütfu ve merhameti olmasaydı? (haliniz nice olurdu, ne kadar müşkül duruma düşerdiniz. Rabbinizin inayeti sayesinde, şahitlikleriniz vasıtasıyle cezadan kurtulmuş oldunuz. Artık tövbekar olunuz da, durumunuzu ıslaha çalışınız.) Şüphe yok ki Allah, tevbeleri kabul edendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Ya Allah’ın üzerinizdeki fazlı ve rahmeti olmasaydı! (Ya) Allah hikmet ve adaletle hükmeden bir tevbe kabul edicisi olmasaydı !
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer üzerinize Allah'ın fazlı ve rahmeti olmasa idi (haliniz ne olurdu?) ve şüphe yok ki, Allah Teâlâ tevbeleri kabul edicidir, hakîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın sizin hakkınızda lütuf ve merhameti olmasaydı, eğer O Allah, tövbeleri kabul buyuran, yaptığı her iş, verdiği her hüküm hikmetli olan bir zat olmasaydı, müstahak olduğunuz bütün cezaları hemen verir, sizi perişan ederdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ya Allah'ın size lutfu ve rahmeti olmasaydı ve Allah, tevbeleri çok kabul eden ve hikmet sahibi olmasaydı (ne yapardınız)?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer Allâh'ın üzerinize fazl ve rahmeti olmasa idi ('azâbınızı ta'cîl iderdi). Tahkîk Allâh tevbe idenin tevbesini kabûl ider ve muktezâ-yı hikmeti icrâ iyler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın size iyiliği ve ikramı olmasaydı böyle olmazdı. Allah tövbeleri kabul eder ve doğru karar verir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ya üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı? Allah tevbeleri kabul edendir, hakimdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ya üzerinizde Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı; yahut Allah tevbeleri çokça kabul eden bir hüküm ve hikmet sahibi olmasaydı?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı neylerdiniz! Ve hiç kuşku yok, Allah Tevvâb'dır, Hakîm'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger degülmisse Tañrı fażlı sizüñ üzere daħı raḥmeti daħı bayıķ Tañrı tevbe viricidür dürüst işlüligi…
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger Tañrı Ta‘ālānuñ keremi olmasa‐y‐dı sizüñ üstüñüze, raḥmeti daḫıolmasa‐y‐dı, Tañrı Ta‘ālā tevbeler ḳabūl idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Allahın sizə ne’məti və mərhəməti olmasaydı, Allah tövbələri qəbul edən, hikmət sahibi olmasaydı (halınız necə olardı)? (O, günahkarların cəzasını dərhal verib onları rüsvay edərdi).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And had it not been for the grace of Allah and His mercy unto you, and that Allah is Clement, Wise, (ye had been undone).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If it were not for Allah.s grace and mercy on you, and that Allah is Oft- Returning, full of Wisdom,- (Ye would be ruined indeed).(2961)
2961 Cf. 24:11-14, and n. 2962, which illustrates the matter by a concrete instance.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْلَا
ya olma- saydı
فَضْلُ
lütfu
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَيْكُمْ
üzerinizde
وَرَحْمَتُهُ
ve rahmeti
وَاَنَّ
ve şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
تَـوَّابٌ
Tevvâb'tır
حَك۪يمٌ۟
Hakîm'dir
(Düşünün) Ya Allah'ın üzerinizdeki lütfu ve rahmeti olmasaydı (hâliniz nice olurdu)! Fakat Allah Tevvâb'tır, Hakîm'dir (tövbeleri, kendisine dönenlerin dönüşünü kabul eden, her işinde hikmet ve hayır olandır).
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
تَوَّاب
Etken fiil
ت و ب
Tevvâb (Allah'ın esması, ismidir. Tövbeleri, kendisine dönenlerin dönüşünü kabul eden demektir), tövbe eden
حَكِيم
İsim
ح ك م
Hakîm (Allah'ın esması, ismidir. Her işinde hikmet ve hayr olan demektir), hikmet dolu, hikmetli