close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûh Sûresi 27. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnneke in teżerhum yudillû ‘ibâdeke velâ yelidû illâ fâciran keffârâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki onları bırakacak olursan kullarını yoldan çıkarırlar ve ancak gerçekten sapan ve iyiden iyiye kafir olan evlatlar yetiştirirler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Çünkü Sen onları (kendi hallerine) bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptıracaklar ve onlar, kötülükte sınırı aşan (ahlâksız facirden) ve azgın kâfirden başkasını doğurmayacaklardır. (Çocuklarını da facir ve kâfir olarak yetiştirip bozacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphe yok ki sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve yalnızca ahlaksız nankör insanlar doğururlar ve yetiştirirler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Sen, eğer onları bırakırsan, kullarını başlarına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine imkân sağlarlar.Zürriyetlerinden yalnız ahlâksız, azgın kâfirler, nankörler çoğaltırlar.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu sen onları bırakırsan onlar kullarını saptırırlar ve bozguncu ve inkârcıdan başkasını doğurmazlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Çünkü Sen onları bırakacak olursan, Senin kullarını şaşırtıp-saptırırlar ve onlar, kötülükte sınırı aşan (facir'den) kafirden başkasını doğurmazlar.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Çünkü sen, onları bırakırsan, senin kullarını sapıtırlar ve ancak bir nankör facir doğururlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten eğer sen onları bırakırsan, senin kullarını sapıtırlar. Ve günahkâr nankör kâfirlerden başka doğurmazlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
26,27. “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.”
Besim Atalay
swap_vert close
Onları bırakırsan kullarını saptırırlar, onlar ancak hem günahçı, hem de kâfir oğul yetiştirirler!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Çünkü sen onları bırakırsan, sana kulluk edenleri hep saptırmaya çalışırlar ve yalnızca fesada ve inkâra sebep olurlar.
Cemil Said
swap_vert close
26,27,28. Nûh (Allâh’a) "Ya rabbî arz üzerinde hiç kâfir bırakma çünki bırakır isen senin ’ibâdını dalâlete sevk iderler ve ânlardan fâsık, kâfir evlâd husûle gelir. Yâ rabbî bana, evlâdıma, hâneme gelen mü’minlere, bilcümle kadın ve erkek mü’minlere mağfiret ve zâlimleri mahv it." didi.(*)
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlaksız ve çok inkarcıdan başkasını doğurup yetiştirmezler."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve kâfir kimseler yetiştirirler.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve sadece günahkâr nankör nesiller yetiştirirler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; yalnız ahlâksız, nankör (insanlar) doğururlar (yetiştirirler).»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve ancak bayağı inkarcılar doğururlar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir çocuklar doğururlar."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Zira sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarıyorlar, ve nankör facirden başka da doğurmuyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zira sen onları (sağ) bırakırsan kullarını (hak) yoldan saptırırlar ve sadece (kendileri gibi) ahlâksız ve kâfir nesiller yetiştirirler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Çünkü onları bırakınca, kullarını saptırıyorlar; yalnızca facir¹ ve kâfir² kimseler yetiştiriyorlar.”
1- Kötü. 2- Nankör.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Çünkü eğer sen onları bırakırsan kullarını yoldan çıkarırlar. Kötüden, öz kâfirden başka da evlâd doğurmaz (lar)».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Çünki sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete düşürürler, hem günahkâr ve azılı kâfirden başkasını doğurmazlar (çocuklarını da öyle yetiştirirler).”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz, eğer (inkârcı olarak onları burada) bırakacak olursan (onlara burada yerleşme imkânı verir ve burayı onların egemenliğine bırakırsan) kullarını saptırırlar ve (kendileri gibi) günahkâr nankör nesiller yetiştirirler. *
(*) Lafzen, “yalnızca fesatçı (fâcir), inatçı nankör (keffâr) gibilerine hayat verirler”: ama hiç kimse -ve özellikle hiçbir peygamber- zalimlerin soyundan gelenlerin mutlaka zalim olacağını söyleyemeyeceğinden, fâcir ve keffâr terimlerinin burada, kişileri değil, nitelikleri ve davranışları gösteren mecazlar olduğu açıktır. (M. Esed Meali Nûh-27. Ayet Açıklaması) Not: (ولا يلدوا) ifadesinden maksat doğurduklarını (çocuklarını) ancak nankör ve günahkâr olarak yetiştirirler. Çünkü rivayete göre Resulullah (ما مِن مَوْلُودٍ إلَّا يُولَدُ علَى الفِطْرَةِ، فأبَوَاهُ يُهَوِّدَانِهِ أوْ يُنَصِّرَانِهِ،) ‘’ “Her doğan, İslam fıtratı üzerine doğar. Sonra, anne-babası (ve çevresi) onu Hristiyan, Yahudi veya Mecusi yapar.” buyurur. (Buhârî, Cenâiz 92; Ebû Dâvut, Sünne 17; Tirmizî, Kader 5.) Demek ki, bu ifadeden maksat, doğurmak değil, doğurduklarını nankör ve günahkâr olarak yetiştirmektir. Yani bu hadis adeta bu ayetin de açıklaması mahiyetindedir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer sen onları kendi hallerine bırakırsan, kullarını saptırırlar ve bu sapmış insanlardan da günahkâr inkârcı nesiller yetişir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Çünkü eğer bırakacak olursan onlar senin kullarını yoldan çıkaracaklardır. Bütün doğurdukları, doğuracakları da bir takım utanmazlar, tanımazlar olacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Çünkü sen onları bırakırsan mü/min kullarını yoldan çıkarırlar. Ancak masiyete ve küfüre dadanmış evlât doğururlar [⁷].
[7] Onların nesli yine kendileri gibi azgın, nankör olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki Sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar, ahlaksız ve inkârcı nesillerden başkasını yetiştirmezler.”
Kadri Çelik
swap_vert close
“Çünkü sen onları bırakacak olursan, senin kullarını şaşırtıp saptırırlar ve onlar, kötülükte sınırı aşan kâfirden başkasını doğurmazlar.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Çünkü onları sağ bırakırsan, Senin tertemiz kullarını doğru yoldan saptırmaya kalkışır, ancak günahkâr ve inkârcı bir nesil yetiştirirler.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Sen, onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Çok nankör fâcir dışında doğurmazlar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer onları kendi haline bırakırsan, senin kullarını baştan çıkarıp yine pis inkarcılar doğururlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Çünkü sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar; sadece ahlâksız ve gerçeklerini inkâr eden kimseler yetiştirirler."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki sen onları bırakırsan kullarını saptırır; sadece ahlaksız, nankör (işler) doğururlar (yaparlar).
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve: “Eğer Sen onları bırakırsan onlar, Senin kullarını saptırırlar ve sadece kötülük ve kâfirlik üretirler.”¹
1 Bu âyet, “eğer Sen onları bırakırsan onlar, Senin kullarını saptırırlar ve sadece ahlâksız ve kâfir (insanlar) doğururlar.” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
çünkü Sen onları bırakırsan, Sana kulluk edenleri hep saptır[maya çalış]ırlar ve yalnızca fesada ve inatla sürdürülen nankörlüğe sebep olurlar. ¹⁷
17 Lafzen, “yalnızca fesatçı (fâcir), inatçı nankör (keffâr) gibilerine hayat verirler”: ama hiç kimse -ve özellikle hiçbir peygamber- zalimlerin soyundan gelenlerin mutlaka zalim olacağını söyleyemeyeceğinden, fâcir ve keffâr terimlerinin burada, kişileri değil, nitelikleri ve davranışları gösteren mecazlar olduğu açıktır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer bırakırsan, onlar senin kullarını yoldan çıkarırlar ve bu topraklarda azgın ve kâfir bir nesil yetiştirirler. 14/2-3, 16/25,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Çünkü eğer Sen onları bırakırsan, Senin kullarını yoldan çıkarmaya (çalışacaklar); onlardan fesatçılar ve küfre saplananlardan başkası doğmayacaktır.[⁵³⁴⁰]
[5340] Bu ifadeler, Hz. Nûh’un harcadığı emeğin ve davet yolunda katlandığı zorluğun büyüklüğünü göstermek içindir. Hz. Nûh’un duasının kabul olması, “Her nebînin ümmeti hakkında kabul olmuş bir duası vardır” hadisi ışığında anlaşılmalıdır (Şatıbî, el-Muvâfakât IV, 283). İbn Mes’ud, içinde bu duanın geçtiği şu hadisi nakleder: “Bedir esirleri getirildiğinde Hz. Ebubekir: ‘Ya Rasulallah! Onlar senin kavmindendir; istersen onları bırakabilirsin: umulur ki Allah onlara dönüş nasip eder!’ dedi. Ömer de dedi ki: ‘Ya Rasulallah! Onlar seni yalanladılar, yurdundan çıkardılar ve sana karşı savaştılar: vur boyunlarını!’ Bunun üzerine Allah Rasûlü şöyle buyurdu: ‘Allah kimi kalpleri pamuk gibi yumuşak, kimilerini de kaya gibi sert yaratır. Ey Ebubekir, sen: ‘Artık kim bana uyarsa işte o bendendir..’ (14:36) diyen İbrahim; ve ‘Eğer onlara azap edersen, şüphe yok ki onlar senin kullarındır..’ (5:118) diyen İsa gibisin. Ey Ömer, sen de ‘Rabbimiz! Onların servetlerini kökünden kazı ve yüreklerine bunun acısını oturt..’ (10:88) diyen Musa ve ‘Rabbim yeryüzünde kâfirlerden numunelik tek kişi dahi bırakma!’ (26) diyen Nûh gibisin” (Tirmizî ve İbn Hanbel). Hz. Nûh, kendi kanaatini yansıtan bu duayı felaketin ardından da yapmış olabilir. Zira bu iki âyetin öncesi buna delâlet eder. Bunu Hûd 36 da teyit eder. Zira söz konusu âyette, “Bundan böyle toplumundan kimse sana inanmayacak” denilmektedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
“Şayet bırakacak olursan kullarını doğru yoldan saptırırlar ve çocukları da günahkâr ve kâfirden başkası olamaz.”
Osman Fırat
swap_vert close
Şayet sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar ve sadece ahlâksız ve kafir (insanlar) dogururlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphe yok ki, sen onları bırakırsan kullarını saptırırlar ve facirden, kâfirden başkasını da doğurmazlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Zira bırakırsan onlar Senin kullarını, Senin yolundan saptırırlar, ve sadece kendileri gibi kâfir, ahlâksız çocuklar dünyaya getirip yetiştirirler. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar.
Onlara verilen bilgileri şeytânların kapmasına, yahut onlara yanıltıcı şeyler karıştırmasına engel olur.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Eğer bırakır isen 'ibâdını idlâl iderler ve son derece küfürde musırr fâcir evlâdlar hâsıl iylerler."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Eğer bırakırsan kullarını saptırırlar. Bunlardan doğacak olanlar da günahkar ve kafir olurlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Çünkü eğer onları bırakırsan, senin kullarını saptırırlar ve sadece yoldan çıkmış, kafir evlat yetiştirirler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Bırakacak olursan, onlar Senin kullarını yoldan çıkarırlar da ancak günahkâr ve nankör evlâtlar yetiştirirler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Çünkü eğer sen onları bırakırsan, kullarını saptırırlar ve kötülük üreten nankörden başkasını doğurmazlar."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ sen eger ķorsañ anları azduralar ķullaruñı daħı toġurmayalar illā ŧa'atdan çıķıcı kāfir olına.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger sen anları ḳoyarsañ, azdururlar ḳullaruñı. Daḫı doġurmazlar, illā fācirler, kāfirler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Çünki sən onları (sağ) buraxsan, onlar Sənin bəndələrini yoldan çıxardacaq, ancaq pozğun və kafir (oğul-uşaq) doğub-törədəcəklər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If Thou shouldst leave them, they will mislead Thy slaves and will beget none save lewd ingrates.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"For, if Thou dost leave (any of) them, they will but mislead Thy devotees, and they will breed none but wicked ungrateful ones.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّكَ
çünkü Sen
اِنْ
eğer
تَذَرْهُمْ
onları bırakırsan
يُضِلُّوا
dalâlete düşürürler
عِبَادَكَ
kullarını
وَلَا يَلِدُٓوا
ve doğurtmazlar
اِلَّا
ancak
فَاجِراً
fâcir
كَفَّاراً
kâfir
"Çünkü Sen onları bırakırsan, kullarını dalâlete düşürürler, fâcirden (ahlaksızlıkta sınır tanımayandan ve) kâfirden başkasını da doğurtmazlar (çocuklarını öyle yetiştirirler)."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَلَدَ
Fiil-I
و ل د
Doğurdu, çocuk sahibi oldu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
فَاجِر
Etken fiil
ف ج ر
Fâcir (ahlaksızlıkta sınır tanımayan)
كَفَّار
İsim
ك ف ر
Çok nankör