close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nûh Sûresi 26. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâle nûhun rabbi lâ teżer ‘alâ-l-ardi mine-lkâfirîne deyyârâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Nuh, demişti ki: Rabbim, yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bile bırakma.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(950 sene sabırla Hakka çağırıp karşılık bulamayan Hz.) Nuh: "Rabbim, ülkemde ve yeryüzünde kâfirlerden yurt tutan ve dönüp dolaşan hiç kimseyi bırakma!" diyerek (dua etmeye başlamıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Nuh: “Ey Rabbim!” diye yakardı. “Yeryüzünde senden gelen gerçekleri örtbas edenlerden bir tek kişi bile bırakma.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nuh: “Rabbim, yeryüzünde kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuuraltına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden, yer yurt sahibi hiçbir kâfir bırakma!” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde inkârcılardan, hareket eden bir tek kişi bırakma.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nuh 'Rabbim, yeryüzünde kafirlerden yurt edinen hiç kimseyi bırakma' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nuh, şöyle demişti: “- Ey Rabbim! kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma;
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve Nuh dedi ki: “Ey Rabbim! Yeryüzü üstünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
26,27. “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşan hiçbirini bırakma! Çünkü onları bırakırsan, kullarını saptırırlar. Yalnızca ahlaksızlığa ve inkâra yol verirler.”
Besim Atalay
swap_vert close
Nuh dedi ki: «Tanrım! Yeryüzünde, kâfirlerden bir dolaşan bırakma
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nuh, duasını şöyle tamamladı: “Ey Rabbim! Kâfirlerden yeryüzünde orada mesken tutacak kimseyi bırakma!
Cemil Said
swap_vert close
26,27,28. Nûh (Allâh’a) "Ya rabbî arz üzerinde hiç kâfir bırakma çünki bırakır isen senin ’ibâdını dalâlete sevk iderler ve ânlardan fâsık, kâfir evlâd husûle gelir. Yâ rabbî bana, evlâdıma, hâneme gelen mü’minlere, bilcümle kadın ve erkek mü’minlere mağfiret ve zâlimleri mahv it." didi.(*)
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Nuh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde hiçbir inkarcı bırakma."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Nûh, şöyle dedi: “Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Nûh “Rabbim” dedi, “Yeryüzünde inkârcılardan hiç kimseyi sağ bırakma!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nuh: «Rabbim! dedi, yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi bırakma!»
Edip Yüksel
swap_vert close
Nuh dedi ki, "Rabbim, yeryüzünde bir tek inkarcı bırakma."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nûh dedi ki: "Yeryüzünde kafirlerden bir tek kişi bırakma."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Nuh demiştiki: yarab, bırakma yeryüzünde kâfirlerden bir deyyar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden tek bir kişi bile bırakma.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Nûh: “Rabb'im! Gerçeği yalanlayan nankörlerden yeryüzünde hiç kimseyi bırakma.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nuuh (öyle) demişdi: «Ey Rabbim, yer (yüzün) de kâfirlerden yurd tutan hiçbir kimse bırakma»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Nûh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde o kâfirlerden hiçbir kimseyi bırakma!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (daha önce) Nuh, demişti ki,’’Rabbim, (azgın, zalim ve hakkı) inkâr edenlerden (bu) arz (bölge) üzerinde mesken (yurt) tutacak kimseyi bırakma (onlara buraya yerleşme imkânı verme)! (*)
(*) Arz, belli bir bölge anlamında da kullanılır, bunun birçok örnekleri vardır. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. O hâlde, Nûh, 71/26 ayetinde geçen ARZ kelimesini “yeryüzü” değil de Hz. Nûh’un kavminin barındığı bölge anlamında kabul etmek daha doğrudur. NÛH 26. Sonuç: Nûh tufanı küresel bir afet/ cezalandırma değildir. Zaten birçok ayette (الارض)’’el- Arz’’ kelimesi belli bir bölge, mıntıka veya şehir anlamı için kullanılır. Ayrıca Hz. Nûh inkârcıların yok olmasını değil, o bölgede inkârcı olarak yurt edinmelerini, güç ve iktidar sahibi olmalarını ve oraya yerleşmelerini istememiştir. Burada yaptığı dua ile zımnen şöyle demiştir: Onları bu bölgede inkârcı olarak bırakma, onlara hidayet nasip eyle…’’ şeklinde anlaşılıyor. Bu nedenle onların yok olması için beddua etmemiştir. Çünkü (دَيَّارًا) ’’deyyaren’’ onlara burada yerleşme imkânı verme, burayı bir daha onlara yurt yapma ’’anlamındadır. Yani onları yok et, helâk et’’ anlamında değildir. Eğer ayet şöyle olsaydı, لَا تَذَرْ عَلَى الْأَرْضِ مِنَ الْكَافِرِينَ احدا) ) ‘’la tezer âle-l ardı minel kâfirine ehadan’’ şeklinde olsaydı, o zaman‘’bu arzda inkâr edenlerden hiçbir kimseyi bırakma’’şeklinde olurdu. Zaten ayette ‘onları helâk et’ şeklinde bir ifade de yoktur. (الله اعلم) مصطلح الأرض في لغة القرآن المتغير المعنى حسب السياق والذي لا يشمل بالضرورة مجموع كوكب الأرض والذي قد يطلق على بلد معين كمصر: إِنَّ فِرْعَوْنَ عَلَا فِي الْأَرْضِ وَجَعَلَ أَهْلَهَا شِيَعًا (4) سورة القصص - فَلَنْ أَبْرَحَ الْأَرْضَ حَتَّى يَأْذَنَ لِي أَبِي أَوْ يَحْكُمَ اللهُ لِي (80) سورة يوسف - أو قرية خاصة كقرية الرسول محمد - وَإِنْ كَادُوا لَيَسْتَفِزُّونَكَ مِنَ الْأَرْضِ لِيُخْرِجُوكَ مِنْهَا (76) سورة الإسراء وأن الأرض التي دعى نبي الله نوح على كفارها ما هي في حقيقة الأمر سوى البقعة الأرضية التي قام بإنذار أهلها لإستحالة كفر الأمم الغير منذرة برسالة لم تصلهم من الأساس (هل فعل يحتوي القرآن على قصص خرافية ؟ الاسلام من القرا) والأرض : و يجوز أن يراد أرض معهودة للمتكلم والمخاطب كما في قوله تعالى قال اجعلني على خزائن الأرض يعني أرض مصر في سورة يوسف (التحرير والتنوير ) وقال السدي: الديار: الذي يسكن الدار،( تفسير القرآن العظيم )  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nuh “Rabbim! İnkâr edenlerin yeryüzünde yurt edinmelerini engelle.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nuh demişti: "Ey çalabım! Bu tanımazlardan yeryüzünde eğleşen hiçbir kimse bırakma.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Nûh dedi ki: Yâ Rab! Kâfirlerden yeryüzünde dolaşır hiçbir kimse bırakma.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Rabbim! Yeryüzünde gezen inkârcılardan hiçbirini bırakma.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Nuh “Rabbim! Yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Daha sonra Nûh, “Ey Rabb’im!” diye yalvardı, “Yeryüzünde bir tek kâfir bile bırakma, bunları yok ettiğin gibi, diğer zâlimleri de azâbınla kahreyle!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Nûh dedi ki: “Rabbim! Kökünü tamamen kazıyacak şekilde Arz’da / Yeryüzü’nde Kâfirler’den hiç kimseyi bırakma!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sonunda Nûh: " Ya Rab! N'olur yeryüzünde hiçbir inkarcıya tutunma imkanı verme " diye yalvardı ve ekledi:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nuh şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kâfirlerden hiç kimseyi yeryüzünde bırakma!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nuh demişti ki: “Rabbim! O kâfirlerden kimseyi yeryüzünde bırakma!
Mehmet Türk
swap_vert close
Nûh: “Ey Rabbim! Yeryüzünde¹ kâfirlerden yurt sahibi hiç bir kimse bırakma.” dedi.
1 Arz, görünen ve herkesin bildiği yeryüzü’dür. Arz, kelimesinin ma’rife olmasından dolayı, bu arzın yeryüzünün tamamı olması daha kuvvetlidir. Fakat “Hz. Nuh’un kavmi”nin bulunduğu yer de anlaşılabilir. “Deyyar” ise “evcil yahut yurdcul” anlamına gelir. “Deyr”den geldiği düşünülürse, “bekleyen, manastır bekçisi” manasınadır. Yani “yurt sahibi hiç bir kimse bırakma” demektir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve Nûh, “Ey Rabbim!” diye yalvardı: “Yeryüzünde bu hakikati inkar edenlerden hiç kimseyi bırakma:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonunda Nuh duasını şöyle bitirdi: – Rabbim, bu topraklarda gezip dolaşan bir tek kâfir dahi bırakma! 23/25-26, 26/118, 37/75
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nûh “Rabbim!” diye yalvardı, “Yeryüzünde kâfirlerden nümunelik[⁵³³⁹] tek kişi dahi bırakma!
[5339] Deyyâr bir tek burada geçer. Nadir kelimelere nadir karşılık kuralımız gereği böyle çevirdik. Sözün özü: Sitemin büyüklüğü emeğin büyüklüğünün göstergesidir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Nuh ise (dua ve niyazını) “Ey Rabbim, kâfirlerden yeryüzünde yurt tutan hiçbir kimse bırakma.”
Osman Fırat
swap_vert close
Nûh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kâfirlerden tek diyar bırakma. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Nûh dedi ki: «Yarabbi! Yeryüzünde kâfirlerden bir şahıs bırakma.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nûh: “Ya Rabbî, dedi, yeryüzünde dolaşan bir tek kâfir bile bırakma! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nuh dedi ki: "Rabbim, yeryüzünde kafirlerden tek kişi bırakma."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Nûh: "Yâ Rabbî! Arzda kâfirlerden bir kimse bırakma"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nuh şöyle seslendi: “Rabbim! Bu kafirlerden yeryüzünde dolaşan kimseyi bırakma.
Şaban Piriş
swap_vert close
Nuh: -Rabbim, dedi. Yeryüzünde tek bir kafir bırakma!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Nuh “Yâ Rabbi,” dedi. “Yeryüzünde dolaşan tek bir kâfir bırakma.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nûh şöyle yakardı: "Rabbim! Yeryüzünde, kâfirlerden yurt tutacak/gezip dolaşacak hiç kimse bırakma!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti nūḥ “iy çalabum! ķoma yir üzere kāfirlerden kimse.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdi Nūḥ: Yā Rabbī ḳoyma yir üstinde kāfirlerden bir kimse.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Nuh dedi: “Ey Rəbbim! Yer üzündə bir nəfər belə kafir qoyma!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Noah said: My Lord! Leave not one of the disbelievers in the land.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And Noah, said: "O my Lord! Leave not of the Unbelievers, a single one on earth!(5724)
5724 The Flood was sent in order to purge all sin. The prayer of Noah is not vindictive. It simply means, "Cut off all the roots of sin". See next note.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَ
dedi ki
نُوحٌ
Nûh
رَبِّ
Rabbim
لَا تَذَرْ
bırakma
عَلَى الْاَرْضِ
yeryüzünde
مِنَ الْكَافِر۪ينَ
kâfirlerden
دَيَّاراً
hiçbir yurt edinen
Nûh dedi ki: "Rabbim! Yeryüzünde kâfirlerden hiç kimseyi (sağ) bırakma."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
نُوح
Özel isim
نُوح
Hz. Nuh (a.s.)
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler
دَيَّار
İsim
د و ر
Yurt edinen