close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 89. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veddû lev tekfurûne kemâ keferû fetekûnûne sevâ-â(en)(s) felâ tetteḣiżû minhum evliyâe hattâ yuhâcirû fî sebîli(A)llâh(i)(c) fe-in tevellev feḣużûhum vaktulûhum hayśu vecedtumûhum(s) velâ tetteḣiżû minhum veliyyen velâ nasîrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, sizin de kendileri gibi kafir olmanızı ve böylece de hepinizin bir olmanızı isterler, onun için Allah yolunda yurtlarından göçmedikçe onların hiçbirini dost edinmeyin. Bunu kabul etmez de yüz çevirirlerse tutun onları ve öldürün onları bulduğunuz yerde ve onlardan ne dost edinin, ne yardımcı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O münafıklar) Onlar, kendilerinin (hıyanet ve nankörlük edip) inkâra saptıkları gibi, sizin de (Hakk’tan ayrılıp) inkâra kaymanızı arzulamaktadırlar. (Eğer onlara uysaydınız) Böylelikle (ahlâk ve anlayış bakımından) onlarla bir olacaktınız. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye (küfür ve zulüm düzeninden vazgeçip Hakka dönünceye) kadar onlardan veliler (dostlar) tutmayın (onlara aldanmayın). Şayet (hicretlerinden ve tevbelerinden sonra bile) yine yüz çevirirlerse (tekrar Hakk’tan döner ve halkı fesada yönelirlerse), artık onları yakalayın ve her nerede ele geçirirseniz öldürüp (etkisiz bırakın! Artık) onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı! (Çünkü onlar güvenilmez insanlardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Onlar kendilerinin Allah'tan gelen gerçekleri örtbas ettikleri gibi, sizin de Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmenizi isterler ki, onlarla eşit olasınız. O halde onlar; Allah yolunda hicret edinceye kadar, onları kendinize dost edinmeyin, eğer aldırış etmeyip yüz çevirirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiçbirini ne dost ne de yardımcı tutmayın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sizin de, kendileri gibi, kulluk sözleşmenizdeki ortak taahhütlerinizi, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincinizi şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar etmenizi, küfre saplanmanızı istediler ki, onlarla müsavi olasınız. Onlar Allah yolunda baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret edinceye kadar, onlardan hiçbirini, kamu görevlerini icraya yetkili kılmayın, candan dost, müttefik edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirler, güç ve iktidarlarını kullanarak halkı istedikleri istikamette yönlendirmeye devam ederlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiçbirini candan dost, müttefik ve yardımcı edinmeyin, işlerinizin başına getirmeyin.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendileri gibi sizin de inkar etmenizi ve onlarla eşit olmanızı istediler. Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve yakaladığınız yerde öldürün. Onlardan bir dost ve yardımcı edinmeyin.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, kendilerinin inkâra sapmaları gibi sizin de inkâra sapmanızı istediler. Böylelikle bir olacaktınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar arzu ettiler ki, kendileri küfre saptıkları gibi, siz de sapasınız da beraber olasınız. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinciye kadar, içlerinden dost edinmeyin. Eğer tevhîd ve hicretten yüz çevirirlerse onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendileri gibi sizin de kâfir olmanızı istediler ki; eşit olasınız. Artık Allah yolunda hicret etmedikleri müddetçe, onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve nerede bulursanız öldürün. Onlardan ne dost ne de yardımcı edinmeyin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayınız, bulduğunuz yerde öldürünüz ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyiniz.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar gibi sizin de kâfir olmanızı istemekteler, bir düzeyde olmanız için çalışmadalar, Allahın yolunda onlar göçmenlik etmedikçe, onları dost edinmeyin, eğer onlar yüz dönerse yakalayın, nerde bulursanız hemen öldürün, siz onlardan ne dost tutun, ne de yardımcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler. Bu yüzden Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz. Eğer düşmanlığa yönelirlerse (ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa), onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
“Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir. Kur’an onların, ümmet oluşunu aşiret ve kabile, kan ve yakınlık ilişkilerine dayanmadığını bildiriyor. Yani bölgede ve aynı şehirde yaşamanın doğurduğu bağlara yahut ticaret ya da ticaret akışı ekonomik çıkarların belirlediği ilkelere dayanamayacağını, aksine ümmetin akideye ve ondan kaynaklanan toplumsal düzene dayanacağını öğretiyordu.  
Cemil Said
swap_vert close
Müsâvî olunuz diyu sizi de ânlar gibi kâfir yapmak istdiler. Allâh yolunda hicret itmedikce ânlar ile dost olmayınız. Eğer küfre ’avdet iderler ise tutınuz veyâ katl idiniz. Ânlar meyânında dost veyâ hami aramayınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar kendileri inkar ettikleri gibi, keşki siz de inkar etseniz de eşit olsanız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre saptıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız. Bu sebeple, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan ne bir dost edinin, ne de bir yardımcı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendileri nasıl inkâr etmişlerse sizin de öyle inkâr etmenizi, böylece onlara eşit ve benzer hale gelmenizi isterler. (İman edip) Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün; hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. O halde Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün ve hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. ALLAH yolunda harekete geçinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin;
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar, küfür işledikleri gibi, sizin de küfür işleyip kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Onun için, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün; Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Arzu ettiler ki kendilerinin küfre sapdıkları gibi siz de sapasınız da beraber olasınız, onun için onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dost edinmeyin, yok aldırmazlarsa o vakıt bulduğunuz yerde kendilerini tutun ve öldürün, ve onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinmeyin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kendileri) inkâr ettikleri gibi, sizin de inkâr edip böylece (inkâr ve isyanda), onlarla bir olmanızı istediler. (Îmân edip de) Allah yolunda hicret etmedikleri müddetçe, onlardan hiçbiriyle dostluk kurmayın. Şayet size karşı düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiçbirini dost ve yardımcı edinmeyin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, sizin kendileri gibi küfre dönmenizi isterler, ki onlar gibi olasınız. O halde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları evliya edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse¹ onları yakalayın, bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan hiç kimseyi veli de yardımcı da edinmeyin.
1- Eğer düşmanlığa yönelirlerse, size zarar vermek için fırsat kollarlarsa. “Fein tevellev”: Çevirdi, döndürdü, yüz çevirdi, kaçtı, uzaklaştı, ayrıldı demektir. Size engel olmaya çalışırlarsa.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar, kendilerinin küfretdikleri gibi sizin de küfredib onlarla beraber olmanızı arzu etdiler. O halde, onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar içlerinden dostlar edinmeyin. Eğer (aldırış etmeyib) yüz çevirirlerse onları nerede bulursanız yakalayıb, tutun, onları öldürün. Onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinmeyin.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Kendileri) inkâr ettikleri gibi, sizin de inkâr edip böylece (onlarla) bir olmanızı istediler. Artık (onlar) Allah yolunda hicret edinceye kadar, kendilerinden dostlar edinmeyin! Buna rağmen (îmandan ve hicretten) yüz çevirirlerse, o takdirde onları yakalayın ve kendilerini bulduğunuz yerde onları öldürün! Ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı edinin!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey inananlar!) Onlar, kendilerinin inkâr ettiği gibi, (size her türlü zulüm ve işkenceyi reva görüp, baskı ve şiddeti uygulayanlarla birlikte) sizin de (hakikati) inkâr etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi (inkârcı) olasınız. O hâlde Allah yolunda (baskı, şiddet işkence ve zulüm diyarından) göç etmedikleri sürece onları kendinize veli (yönetici, idareci, temsilci) edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse (düşmanlığa yönelir ve sizi öldürmek için fırsat kollarlarsa), siz de onları (saldırıya geçtikleri zaman) bulduğunuz yerde yakalayın ve (bu düşmanlık ve saldırganlık tutumlarından şayet vazgeçmezlerse siz de onları) öldürün. Bir daha da onlardan ne veli (yönetici) edinin ne de yardımcı.*
(*) “Onlar kendileri gibi sizin de inkârcı olmanızı arzu ederler.” cümlesi, herhangi bir mazereti olmadan Mekke’de kalmayı tercih edip Müslümanlarla beraber Medine’ye hicret etmeyen Müslüman görünümlü münafıklar için kullanılmıştır. Hz. Muhammed’le birlikte Medine’ye göç eden samimi Müslümanların arkasından Mekke’de kalan bu Müslüman görünümlü münafıklar, müşriklerle birlikte hareket ederek samimi Müslümanların aleyhinde çalışmalara katılıyorlardı. Müslüman bilindikleri için onların çalışmaları müşriklerden daha tehlikeli ve etkili oluyordu. “Allah yolunda hicret etmedikleri sürece onlardan hiçbirini dost edinmeyiniz.” emrinden anlıyoruz ki, Medine’deki Müslümanların ruhlarında ailesel ve kabilesel ilişki ve bağlar sürmektedir. (Bu ilişkilerde ekonomik çıkarlar da göz önünde bulundurulmuş olabilir.) İşte, Kur’an’ın eğitim metodu bu kalıntıları gidermekte, Müslüman ümmet için ilişkilerini dayandıracağı yeni kurallar belirlediği gibi bu düşüncenin temel kurallarını da yerleştirmektedir… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Not: Bu ayete göre, münafıklar müslümanlara karşı saldırıya geçen müşriklerle işbirliği yapıp saldırırlarsa, onlara bu hüküm uygulanır. Müslümanlara saldıran müşriklerle işbirliği içinde olmadıkları zaman Nisa-61-63.ayetlerin hükmü gereği onlara ne bir zarar verilebilir ne de öldürülürler. İşte görüldüğü gibi bunlar saldırgan müşriklerle işbirliği yapan ve onlara her konuda yardımcı olan bazı münafıklardır. Bunlar Müslüman görünümünde bulunduklarından dolayı müşriklerden de daha tehlikeli idiler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar isterler ki, kendileri gibi inkâr edesiniz de, inkâr etmede onlarla eşit olasınız. Onlar, size hicret edinceye kadar, onlardan yardımcılar (evliya) edinmeyin. (Size düşmanca davranmalarından dolayı) Eğer onlardan yüz çevirirseniz, onları yakalayın ve her nerede bulursanız öldürün. Asla onlara sığınmayın ve yardımcı da edinmeyin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar kendileri gibi sizlerin de Allah’ı tanımaz olmanızı isterler ki kendileriyle bir olasınız. Onlar, Allah uğurunda göç etmedikçe,onları kendinize koruyucu edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirecek olurlarsa onları nerede bulursanız orada öldürün. İçlerinden hiç birini ne koruyucu, ne de yardımcı edinmeyin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar kendileri gibi sizlerin de kâfir olup beraber olmanızı temenni ederler [³]. Müslüman olup Allah yolunda hicret edinceye kadar siz de onlardan hiçbir yâr edinmeyin. Eğer onlar bundan vaz geçerlerse onları nerede bulursanız tutun, öldürün; onlardan hiçbir yâr, hiçbir medetkâr edinmeyin.
[3] Yahut kâfir olmanızı temenni ederler. Onlar gibi kâfir olursanız sevinirler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar kendileri gibi olmanız için, sizin de inkâr etmenizi ve aynı seviyede olmanızı/kendilerine benzemenizi arzu ederler. O hâlde onlar Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyiniz. Eğer (hicretten) yüz çevirirlerse/size düşmanlığa başlarlarsa, onları tutun/ yakalayın ve nerede bulursanız, öldürünüz.³⁴ Onlardan ne dost ne de yardımcı edininiz.³⁵
34 Bu savaş hukuku ile ilgili bir ayettir. Müslümanlarla fiili bir savaş halinde olan Mekkeli müşriklere yardım ve destekte bulunan ve onlarla iş birliği içinde olan münafıklar içindir. Nitekim Mekkeli müşrikler de Müslümanlardan yakaladıklarını öldürüyorlardı. 35 Hicretten önce İslam’ı zahiren kabul etmiş görünen aslında müşriklere destek veren Mekkeli bir grubu kastetmektedir. (İbn Abbas)  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar, kendileri küfre saptıkları gibi, keşke siz de küfre sapsanız da eşit olasınız isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin. Dolayısıyla eğer yüz çevirirlerse, bu durumda onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan dost ve yardımcı edinmeyin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, sizin de kendileri gibi inkâra saplanıp aynı duruma düşmenizi istiyorlar. O hâlde bunlar, zulüm sistemini ayakta tutan bir tuğla olmaktan vazgeçip Allah uğrunda İslâm diyarına hicret etmedikleri ve müminler safında yerlerini almadıkları sürece, onlardan hiçbirisini dost edinmeyin ve yardımına koşulması gereken bir din kardeşi olarak görmeyin! Şâyet bu uyarılara aldırmayıp yüz çevirecek olurlarsa, o zaman onları savaş meydanında gördüğünüz yerde yakalayıp öldürün! Ayrıca, onlardan hiçbirini kendinize dost ve yardımcı edinmeyin!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Arzu ettiler ki; keşke inkâr ettikleri gibi inkâr etseniz de eşit düzeyde olsanız! Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliyyler edinmeyin! Yüz çevirdilerse, onları yakalayın; bulduğunuz yerde öldürün! Onlardan ne bir veliyy edinin, ne bir yardım edici!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlar, kendileri gibi siz de inkar etseniz de hepiniz bir olsanız isterler. Resulüm!, Allah için hicreti göze alana kadar onlarla dostluk kurmayın. Şayet kabul etmezlerse, onları bulduğunuz yerde yakalayıp haklayın. Kendilerinden herhangi bir himaye ve yardım da talep etmeyin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlar şöyle arzu eder. Kendilerinin inkâr edip gerçeklerden saptıkları gibi siz de sapın! Böylece kendilerince güç kazanmak isterler. Onlara uymayın! Onlardan uzak durun! Onlar inkârı bırakıp inanmış olarak Allah yolunda hicret edinceye kadar dost edinmeyin! Eğer onları dost edinirseniz, düşmanlarınıza laf taşır, aleyhinize tuzak kurarlar. Onlar inkârlarında diretir, size düşmanlık etmeye devam ederlerse onları takip edin, bulduğunuz yerde öldürün! Onlardan ne bir dost edinin ne de bir yardımcı! Akıl etmez misiniz? Size düşmanlık edenleri nasıl dost edinir, onlardan nasıl yardım beklersiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kendileri inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr etmenizi istediler [*] ki onlarla eşit olasınız. Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin! Yüz çevirirlerse onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; onlardan hiçbir dost ve yardımcı edinmeyin!
Bu cümle Mümtehine 60:2. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar, kendilerinin kâfir oldukları gibi, sizin de kâfir olup kendileriyle bir olmanızı arzu ettiler. Bu yüzden Allah’ın yoluna hicret edinceye¹ kadar onlardan hiçbirini sakın dost edinmeyin. Eğer bundan yüz çevirirlerse, onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Ve onlardan kesinlikle dost da yardımcı da edinmeyin.²
1 Mekke’den Medîne’ye hicretten sonra, “İslâm diyarına” hicret olmayacağı için bu hicret; “münâfıkların Uhud Savaşına katılması, îmana dönmesi ve Peygamberle birlikte olması” anlamınadır. (Kurtubî)2 Burada yer konusunda bir ayrım yapılmadığı için bu kimselerin, Kâbe’nin içerisinde bile yakalansalar öldürülmeleri gerekir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Onlar, kendilerinin inkar ettiği gibi, sizin de hakikati inkar etmenizi isterlerdi ki siz de onlar gibi olasınız. O halde, Allah rızası için zulüm ve kötülük diyarını terk edinceye kadar ¹⁰⁸ onları kendinize dost edinmeyin; ve eğer [açık bir] düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın ve öldürün. Onlardan hiç birini ¹⁰⁹ ne dost, ne de hâmi edinmeyin,
108 Bkz. sure 2, not 203 ve bu surenin 124. notu.109 Yani, “kötülük yurdunu terk etmemiş” olan ve inanç ile inkar arasında yalpalayıp duran kimseleri.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kendileri küfre saptıkları gibi, sizin de küfre sapmanızı istiyorlar ki böylece kendileri ile eşit seviyeye düşesiniz. Bu sebeple onlar iman edip Allah yolunda hicret etmedikçe, onları evliya/dost ve sırdaş edinmeyin. Eğer, size karşı düşmanlığa yönelirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan veli/dost ve yardımcı edinmeyin. 60/2, 5/51, 3/28, 4/144
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar, kendilerinin inkâr ettikleri gibi sizin de inkâr edip kendileriyle aynı seviyeye düşmenizi istiyorlar. O hâlde, Allah yolunda hicret edinceye kadar onları kendinize veli[⁸²⁰] edinmeyin! Eğer düşmanlığa yönelirlerse, onları nerede bulursanız yakalayın, öldürün ve onlardan kimseyi ne veli ne de yardımcı edinin!
[820] Zımnen: ..askeri müttefik edinmeyin (5:51, ilgili nota bakınız).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Çünkü onlar) Kendileri kafir oldukları gibi, sizin de inkar ederek onlar ile eşit olmanızı arzu ettiler, (sizi de doğru yoldan çıkarmaya yeltendiler) O halde onlar Allah yolunda hicret edinceye (bu şekilde imana geldiklerini kanıtlayıncaya) kadar onlardan hiçbirini dost edinmeyin, (bu tekliften) yüz çevirdikleri takdirde artık, (hak etmişlerdir) onları nerede bulursanız yakalayıp katledin ve onlardan hiçbir dost ve yardımcı edinmeyin.
Osman Fırat
swap_vert close
Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki, onlarla bir olasınız. O halde onlar Allâh yolunda göç edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, nerede bulursanız öldürün ve onlardan ne dost, ne de yardımcı tutmayın!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Arzu etmişlerdir ki, kendilerinin kâfir oldukları gibi siz de kâfir olup onlar ile müsavî bulunasınız. O halde onlar Allah yolunda muhâceret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyiniz. Eğer yüz çevirirlerse artık onları her nerede bulursanız tutunuz ve öldürünüz. Ve onlardan ne bir dost, ne de bir yardımcı ittihaz etmeyiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ne çok isterler ki siz de kendileri gibi küfre düşesiniz de böylece kendileriyle aynı seviyede olasınız. Allah yolunda hicret etmedikçe onlardan dost edinmeyin! Eğer aldırmazlarsa o vakit nerede bulursanız onları yakalayın, öldürün ve sakın onlardan ne veli, ne yardımcı edinmeyin!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sizin de kendileri gibi inkar etmenizi istediler ki, onlarla bir olasınız. O halde onlar Allah yolunda göç edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın, nerede bulursanız öldürün ve onlardan ne dost, ne de yardımcı tutmayın!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizin de onlar gibi küfr iderek onlarla müsâvî ve berâber olmanızı isterler. Onlar fîsebîlillâh hicret itmedikce onlardan dost ittihâz itmeyiniz. Eğer bundan (hicret idüb mü'minlere mülâkî olmakdan) i'râz iderlerse nerede bulur iseniz (dâhil ve hâric-i haremde) onları esîr tutunuz ve katl idiniz ve onlardan dost ve yardımcı ittihâz itmeyiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin de onlar gibi ayetleri görmezden gelmenizi (kâfir olmanızı) ve kendileriyle eşit duruma düşmenizi çok isterler. Allah yolunda hicret etmedikçe hiç birini dost (veli) edinmeyin. Eğer direnirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan kendinize ne bir dost edinin ne de yardımcı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar, kafir oldukları gibi sizin de küfretmenizi ve kendileri ile eşit olmanızı istiyorlar. Bu sebeple, onlar, Allah yolunda hicret etmedikçe onları veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları tutun ve bulduğunuz yerde öldürün. Onlardan bir veli yardımcı edinmeyin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar isterler ki, kendileri kâfir oldukları gibi siz de kâfir olun da onlarla eşit hale gelin. Allah yolunda hicret etmedikçe, onlardan hiç kimseyi veli edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse,(30) onları bulduğunuz yerde yakalayın ve öldürün; ve onlardan kendinize veli veya yardımcı edinmeyin.
(30) Allah yolunda hicret etmeyi reddederek müşriklerin safında kalırlarsa.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlarla eşitlenesiniz diye kendilerinin küfre saptığı gibi küfre sapmanızı istediler. O halde, Allah yolunda göç edecekleri vakte kadar onlardan dostlar edinmeyin. Eğer yüz çevirirlerse onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün. Bir daha da onlardan ne dost edinin ne de yardımcı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
sevdiler kim kāfir olasız nite kim kāfir oldılar pes olasız berāber. pes dutman anlardan dostlar tā evlerinden illerinden ayrılalar Tañrı yolında. pes eger yüz döndüreler dutuñ anları daħı depeleñ anları anda kim bulduñuz anları. daħı dutman an- lardan dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrıdan isterler ki kāfir olasız özleri kāfir olġan gibi, ḥattā kāfirlıḳdaberāber olasız. Pes anlardan dost idinmeñüz, sefer eylemeyince Tañrıyolında. Pes eger yüz ḳaytarsalar dutuñuz, anları öldürüñüz ḳanda ṭap‐sañuz. Daḫı idinmeñüz anlardan dost, ne daḫı yardım idici.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar özləri kafir olduqları kimi, sizin də kafir olub özlərilə bərabər olmanızı istərlər. Onlar Allah yolunda (Məkkədən) hicrət etməyənə qədər onlardan (özünüzə) dost tutmayın! Əgər onlardan (tövhiddən və hicrət etməkdən) üz çevirsələr, onları harada görsəniz, tutub öldürün. Onlardan özünüzə nə bir dost, nə də bir köməkçi tutun!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They long that ye should disbelieve even as they disbelieve, that ye may be upon a level (with them). So choose not friends from them till they forsake their homes in the way of Allah; if they turn back (to enmity) then take them and kill them wherever ye find them, and choose no friend nor helper from among them,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They but wish that ye should reject Faith, as they do, and thus be on the same footing (as they): But take not friends from their ranks until they flee(607) in the way of Allah (From what is forbidden). But if they turn renegades, seize them and slay them wherever ye find them; and (in any case) take no friends or helpers from their ranks;-
607 Flee: the verbal form from which the noun hijrah is derived. Bukhari interprets this rightly as fleeing from all that is forbidden. This would include hijrah in the technical sense of leaving a place in which the practice of religion is not allowed. But it is more general, in time of war, if a man is willing to submit to discipline and refrains from infringing orders issued, he has proved his fidelity and may be treated as a member of the community at war. On the other hand, if he by false pretences comes into the inner counsels merely to betray them, he may rightly be treated as a traitor or deserter and be punished for his treason or desertion; or if he escapes, he can be treated as an enemy and is entitled to no mercy. He is worse than an enemy; he has claimed to be one of you in order to spy on you, and been all the time helping the enemy.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَدُّوا
istediler
لَوْ
keşke
تَكْفُرُونَ
inkâr etseniz
كَمَا
o şey gibi ki
كَفَرُوا
inkâr ettiler
فَتَكُونُونَ
böylece olursunuz
سَوَٓاءً
eşit
فَلَا تَتَّخِذُوا
bu sebeple edinmeyin
مِنْهُمْ
onlardan
اَوْلِيَٓاءَ
dostlar
حَتّٰى
ta ki
يُهَاجِرُوا
hicret edinceye dek
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِۜ
Allah
فَاِنْ
ve eğer
تَوَلَّوْا
yüz çevi- rirlerse
فَخُذُوهُمْ
o takdirde on- ları yakalayın
وَاقْتُلُوهُمْ
ve onları öldürün
حَيْثُ
o yerde ki
وَجَدْتُمُوهُمْۖ
kendilerini buldunuz
وَلَا تَتَّخِذُوا
ve edinmeyin
مِنْهُمْ
onlardan
وَلِياًّ
bir dost
وَلَا نَص۪يراًۙ
ve ne bir yardımcı
(Onlar kendilerinin) İnkâr ettikleri gibi sizin de (Allah ve resulünü) inkâr etmenizi istediler ki onlarla eşit olasınız. Bu sebeple Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan dostlar edinmeyin. Buna rağmen (yine de onlar, imandan) yüz çevirirlerse o takdirde onları yakalayın ve bulduğunuz yerde öldürün, ayrıca onlardan ne bir dost ne de bir yardımcı edinin!
وَدَّ
Fiil-I
و د د
Arzu etti, istedi, sevgi besledi
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
سَوَٓاء
İsim
س و ي
Eşit, dümdüz, orta yol
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr