close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femâ lekum fî-lmunâfikîne fi-eteyni va(A)llâhu erkesehum bimâ kesebû(c) eturîdûne en tehdû men edalla(A)llâh(u)(s) vemen yudlili(A)llâhu felen tecide lehu sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ne oluyor size de münafıklar hakkında iki bölük oluyorsunuz, Allah onları, kazandıkları suçları yüzünden gerisin geri küfre döndürdü; Allah'ın yoldan çıkarıp azdırdığını doğru yola getirmek mi istersiniz? Ve Allah kimi azdırdıysa artık onun için hiçbir yol bulamazsınız.
Nifak, şeriata bir kapıdan girip öbür kapıdan çıkmaktır. Bu yüzden münafıklar, dinden dışarıdır. Münafık sözü, Türkçe'de iki yüzlü sözüyle ifade edilebilir. Sözüyle Müslüman olup özüyle Müslümanlığı kabul etmeyenlere denir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyle ise size ne oluyor ve (Hakk davaya sızan gizli gâvurlar ile şeytani odaklara uşaklık yapan dindar görünümlü) münafıklar konusunda ne diye ikiye ayrılıyor (ve birçoğunuz hâlâ onları sahiplenip savunuyorsunuz?) Allah, kazandıkları (günahları ve sadık mü’minlere kazdıkları tuzakları) yüzünden onları tersine çevirip tepetaklak ettiği halde, siz Allah’ın saptırdığını hâlâ hidayete erdirmek (ve bu marazlı münafıkları masum ve mazur göstermek mi) istiyorsunuz?! (Bu tavrınız bir nifak hastalığıdır!) Allah kimi saptırırsa, artık Sen kesin olarak (hidayet bulması ve kurtulması konusunda) onun için asla bir yol bulamazsın.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında kiminiz onlardan yana kiminiz onlara karşı tutum alarak aranızda iki guruba ayrılıyorsunuz? Oysa yaptıkları işlerden dolayı Allah onları tepe taklak etmiştir. Allah'ın saptırdığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz? Allah'ın sapıklık içinde bıraktıklarına bir çıkış yolu bulamazsın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nedir bu şaşkınlığınız, müslüman görünerek İslâm'a karşı gizli eylem planları ve eylem yapan münafıklar konusunda iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah, onları, yaptıkları kötülükler, işledikleri günahlar, hak ettikleri cezalar sebebiyle, ters çevirerek ayıplarını açığa çıkarmıştır. Allah'ın hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanıdığı, akıllı ve sorumlu kimseleri, siz doğru yola mı getirmek istiyorsunuz? Allah'ın, hak yoldan uzaklaşmalarına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihlerine özgürlük tanıdığı akıllı ve sorumlu kimseler için, sen bir çıkış yolu bulamazsın.
bk. el-Müfredât, İnsan ve Kader, son bölüm; Lisânü’l-Arab.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah onları işlediklerinden dolayı baş aşağı çevirmiştir. Siz Allah'ın saptırdıklarını mı doğru yola eriştirmek istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, onun için bir yol bulamazsın.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şu halde münafıklar konusunda ikiye bölünmeniz ne diye? Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla tepe taklak etmiştir. Allah'ın saptırdığını hidayete erdirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık sen ona kesin olarak bir yol bulamazsın.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde, siz niçin münafıklar hakkında (küfür üzere olduklarına ittifak etmeyip) iki taraf oluyorsunuz? Allah, onları, kazandıkları günah yüzünden terslerine döndürdüğü halde, Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Kimi ki Allah saptırırsa, artık sen ona asla yol bulamazsın.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ne oldu size? Münafıklar hakkında iki fırkaya ayrıldınız. Hâlbuki yaptıklarından dolayı, Allah onları eski küfürlerine geri çevirdi. Allah’ın saptırdıklarına doğru yolu mu göstereceksiniz? Muhakkak Allah’ın saptırdıklarına asla bir çıkış yolu bulamazsınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Size ne oldu ki münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Oysa yaptıkları işlerden dolayı Allah onları baş aşağı etmiştir. Allah'ın saptırdığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz? Allah birini saptırırsa artık onun için bir çıkış yolu bulamazsınız.
Besim Atalay
swap_vert close
Size noldu münafıklar işinde? iki bölük oldunuz, yaptıkları şeyler dol ay isiyle, Allah döndürdü onları, Allahın saptırdığın yola mı getirmek istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık ona bir yol yoktur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz (bazılarınız onları hâlâ savunup duruyor)? Hâlbuki kazandıkları yüzünden Allah onları baş aşağı çevirdi. Allah'ın, sapıklıkta bıraktığını siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi (kötü niyetinden ve eyleminden dolayı) sapıklıkta bırakırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.
Bkz. 6/39, 13/33, 39/23, 42/46“Allah’ın sapıklıkta bıraktığı” ifadesi, “Allah kullarını saptırır” şeklinde anlaşılmamalı. Allah kulunu saptırmadığı gibi sapmasına rıza da göstermez (Zümer, 39/7). Ancak kul kendi iradesiyle sapmak ister ve Allah da onu sapıklıkta bırakır/saptırır. Allah, sapmayı tercih eden kulların hidayeti için peygamberler göndermiş ve onlara vahiy yoluyla kitaplar, sahifeler indirmiştir. Allah inkârcıların sandığı ya da iddia ettiği gibi kullarının dalalette kalmasını isteseydi peygamberler göndermez, kitaplar indirmezdi.  
Cemil Said
swap_vert close
Münâfıklar hakkında niçün ihtilâf idiyorsunuz yapdıkları fenâlıklardan dolayı Allâh anları kahr itdi, Allâh’ın dalâlete sevk itdiğine sen yol bulamazsın.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey müslümanlar! Münafıklar hakkında iki fırka olmanız da niye? Allah onları, yaptıklarından dolayı başaşağı etmiştir. Allah'ın saptırdığını siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimseye sen hiç yol bulamayacaksın.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında ikiye bölünüyorsunuz? Hâlbuki kendileri hak ettikleri için Allah onları küfre geri çevirmiştir. Allah’ın saptırdıklarını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah’ın saptırdıkları için asla doğruya yol bulamazsın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Halbuki Allah onları kendi ettikleri yüzünden baş aşağı etmiştir (küfürlerine döndürmüştür). Allah'ın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için asla (doğruya) yol bulamazsın!  
 Allah, peygamberler ve kitaplar göndererek insanların akıl ve iradelerine yardımcı olmuş, onlara hidayeti, yolların en doğrusunu göstermiş, ona davet etmiştir. Bütün bunlara rağmen aklını ters çalıştıran ve sapık yollara iradesiyle yönelen kimselerin sapmalarına da izin vermiş, iradelerine uygun neticeyi yaratmıştır. Allah’ın saptırması bu manadadır ve bunca inayete rağmen sapanları kimse yola getiremez.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Size ne oluyor da ikiyüzlüler hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? İşlediklerinden ötürü ALLAH onları başaşağı çevirdi. ALLAH'ın saptırdığını siz mi doğru yola ulaştırmak istiyorsunuz? ALLAH'ın saptırdığı kimseye sen hiç bir yol bulamazsın.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde, siz niçin münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah onları kazandıkları günah yüzünden terslerine döndürdüğü halde Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde siz neye Münafıklar hakkında iki fırka oluyorsunuz? Allah onları kazandıkları vebal yüzünden terslerine döndürdüğü halde Allahın sapdırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Her kimi Allah sapdırırsa artık sen ona yol bulamazsın
Emrah Demiryent
swap_vert close
Size ne oluyor da, munâfıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? *Allah, yaptıkları (nifakları) ndan dolayı, onları baş aşağı etmiştir. Allah’ın, (cüz’î irâdeleriyle kendilerinin tercih etmiş olduğu) sapkınlık üzere bıraktığı kimseleri, siz mi doğru yola ulaştıracaksınız? Allah kimi, (cüz’î irâdesi ile tercih ettiği) sapkınlıkta bırakırsa, (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği müddetçe) artık onun (hidâyet bulması) için bir yol bulamazsınız.
* “Allah, yaptıkları (nifakları) ndan dolayı, onları baş aşağı etmiştir”; Cüz’î irâdeleriyle tercih etmiş oldukları küfür üzere bırakmıştır, manasındadır.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Size ne oluyor ki; yaptıklarından dolayı, Allah onları ters yüz ettiği halde, münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız! Allah'ın saptırdığı kimseyi, doğru yola erdirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın saptırdığı kimse için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz haalâ niçin münafıklar hakkında — Allah onları kazandıkları (bunca günâhlar) yüzünden tepesi aşağı getirdiği halde — iki zümre (taraf) oluyorsunuz? Allahın sapdırdığını siz mi doğru yola getirmek istiyorsunuz? Allah kimi sapdırırsa artık onun için hiç bir yol bulamazsın.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde size ne oldu ki münâfıklar hakkında iki kısım oldunuz; hâlbuki Allah, onları kazandıkları (günahlar) yüzünden geriye (küfre) döndürmüştür. Allah'ın (inkârlarındaki ısrarları sebebiyle) saptırdığını, hidâyete erdirmek mi istiyorsunuz? O takdirde Allah, kimi(kendi isyankârlığı yüzünden) dalâlete atarsa, artık onun (kurtulması) için aslâ bir yol bulamazsın!(2)
(2)Resûl-i Ekrem (asm) ile birlikte Uhud’a gazâya çıkan insanların bir kısmı geri döndüler. Ashâbın arasında onları öldürmek veya öldürmemek husûsunda bir görüş ayrılığı olmuştu. Bunun üzerine bu âyet nâzil oldu. (İbn-i Kesîr, c. 1, 419)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Size ne oldu ki, münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa yaptıkları (kötü) işler (nifak ve inkârların)dan dolayı Allah onları baş aşağı etmiştir. Allah’ın (kötü işleri yapmaya ve inkârcı olup sapıklığı tercih etmeye ısrarları sebebiyle) sapıklıkta bıraktığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz? Hâlbuki Allah kimi (inkâr ve sapıklığı tercih etmesi sebebiyle) sapıklıkta bırakırsa artık sen onun için bir çıkış yolu bulamazsın! *
(*) Allah, her zaman ve her topluma elçiler ve kitaplar göndererek insanların akıl ve iradelerine yardımcı olmuş, onlara hidayeti, yolların en doğrusunu göstermiş, ona davet etmiştir. Bütün bunlara rağmen aklını ters çalıştıran ve sapık yollara iradesiyle yönelen kimselerin sapmalarına da engel olmamış, iradelerine uygun neticeyi yaratmıştır. Allah’ın inkâr ve sapıklığı tercih edenleri sapıklıkta bırakması bu manadadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Size ne oluyor ki Allah’ın, yaptıkları ikiyüzlülük içinde bıraktığı münafıklar hakkında, iki guruba ayrıldınız. Allah’ın sapıklık içinde bıraktığı kimseleri, siz mi doğru yola ileteceksiniz. Allah kimi sapkınlık içinde bırakmışsa, artık o’nun için hiç bir yol bulamazsın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Size ne oldu da iki yüzlüler için ikiye bölündünüz? Oysa ki Allah onları kazandıkları günahlardan dolayı baş aşağı etti. Yoksa Allah’ın yamuttuklarını siz mi doğrultmak istiyorsunuz? Allah bir kimseyi saptırdı mı,artık sen ona yol bulamazsın.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizlere ne oluyor ki münafıklar hakkında iki fırkaya ayrıldınız. [¹]. Allah onların kazançlarından nâşi onları baş aşağı etti [²]. Allah/ın şaşırttığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Ne uzak. Allah her kimi şaşırtırsa artık ona hiçbir yol bulamazsın.
[1] İslâm ve küfürleri hakkında ittifak edemediniz.[2] Küfre döndürdü.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yaptıklarından dolayı Allah onları baş aşağı etmişken, size ne oluyor da münafıklar hakkında iki küçük gruba [fi’e] ayrıldınız? Allah’ın saptırdığını doğru yola ulaştırmak mı istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık onun için bir yol bulamazsın.
Kadri Çelik
swap_vert close
Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa Allah, onları kazandıkları dolayısıyla alaşağı etmiştir. Allah'ın saptırdığını hidayete eriştirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, artık sen ona kesin olarak bir yol bulamazsın.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Neden münâfıklar hakkında iki gruba ayrılıp birbirinizle çekişiyorsunuz? Nasıl olur da, Müslüman olduklarını söyledikleri hâlde, hiçbir mazeretleri yokken Mekke’de, kâfirler arasında kalan, kâfirler gibi yaşamaya devam eden ve müminlere karşı zâlimlerin safında yer alan sözde müminler hakkında “Acaba bunları mümin kardeşlerimiz olarak mı göreceğiz, yoksa onlara kâfir muamelesi mi yapacağız? Bunlardan birini düşman saflarında gördüğümüzde, onunla savaşacak mıyız, yoksa onu bırakacak mıyız?” diye aranızda yersiz ve kırıcı tartışmalara giriyorsunuz? Oysa Allah, işledikleri günahlardan dolayı onları yeniden inkâr bataklığına gömerek baş aşağı etmiştir! Allah’ın saptırdığı kimseleri siz mi doğru yola getireceksiniz? Dinden dönüp kâfir oldukları bizzat Allah tarafından tescil edilen bu münâfıkları hâlâ Müslüman mı sayacaksınız? Kur’an’ın kriterlerine göre kâfir sayılanları, hangi beşerî değer yargısı mümin yapabilir? Asla! Çünkü Allah’ın saptırdığına, hiç bir çıkış yolu bulamazsın!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Size ne oluyor ki kazandıkları sebebiyle Allah onları ters-yüz etmişken, Münâfıklar hakkında iki grup oluyorsunuz? Allah’ın şaşırttığı kimseyi yola getirmek istiyorsunuz, öyle mi? Allah kimi şaşırtırsa, onun için bir yol bulamayacaksın.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah yaptıklarından dolayı hepsini tepe takla etmiş iken, münafıklar yüzünden neden ikiye bölündünüz ki? Allah'ın şaşırttığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın şaşırttığına asla bir çare bulamazsın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah onları yaptıklarından dolayı baş aşağı eski inançları olan küfre döndürmüştür. Allah’ın sapıklıkta bıraktıklarını yola getirmek mi istiyorsun? Allah kimi sapıklıkta bırakmışsa sen onun için asla çıkış yolu bulamazsın. Rabbiniz onun kalbindeki ön yargıyı görmüştür. Onun için Allah’ın ön yargılarından dolayı sapıklıkta bıraktıklarını sen de bırak, kendini zorlama!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? (Oysa) Allah onları kendi kazandıkları sebebiyle baş aşağı etmiştir. Allah’ın saptırdığı (bu kişileri) siz mi doğru yola getirmek istiyorsunuz! [*] Allah’ın saptırdığı kimse için asla bir (kurtuluş) yolu bulamazsın! [*]
Bu ayet (görünüşte) müslüman olarak Hz. Muhammed’e gelmiş olan bir topluluk hakkında inmiştir. Onlar Medine’de Yüce Allah’ın dilediği bir süre kadar kalmışlar, sonra da ‘Ya Rasûlallah biz çöle gitmek, (yerleşmek) istiyoruz; bu nedenle bize bu konuda izin ver!’ demişler. Allah’ın Elçisi de onlara müsaade etmişti. Yola çıktıklarında, konaklaya konaklaya gidiyorlardı. Derken müşriklere yetişmişler, böylece müminler o münafıklar hakkında konuşmaya başlamıştı. Bunun üzerine bir grup mümin, ‘şayet onlar da bizim gibi müslüman olsaydı, bizimle birlikte kalır, bizim sabrettiğimiz gibi sabrederlerdi’ demiş, diğer bir grup ise, ‘onlar müslümandırlar; durumları ortaya çıkıncaya kadar, onların hakkında kâfir diyemeyiz’ demiş, bunun üzerine Yüce Allah bu ayette onların münafık olduklarını bildirmiştir (Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], X, 218-219) Benzer mesaj: Nisâ 4:143.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Siz Allah’ın kendilerini yaptıkları sebebiyle terslerine döndürüp reddettiği münâfıklar hakkında, niçin iki gruba ayrılıyorsunuz?¹ Yoksa Allah’ın saptırdığını siz mi doğru yola ulaştırmak istiyorsunuz? (Ey Muhammed!) Allah’ın saptırdıklarına sen (bile) asla bir çıkış yolu bulamayacaksın.
1 Bir kavim, Medine’ye gelip Müslüman olduklarını beyan ettikten bir müddet sonra Medine’den sıkıldıklarını bahane ederek badiyeye çıkmak için Rasulullah’tan izin istemişler ve merhale merhale göçerek gitmişler. Sonunda da müşriklere iltihak etmişler. Müslümanlar da bunların Müslüman olup olmadığında ve harp nokta-i nazarından haklarında ne muamele yapılmak lâzım geleceğinde ihtilaf etmişlerdi. Bu sebeple bunların esasen Münafık oldukları beyan olunarak onlara uygulanacak hükümleri tebliğ için bu ayetin devamındaki âyetler nâzil olmuştur. (Elmalılı) Bir başka rivayete göre bu âyet, Uhud savaşına katılıp katılmama konusunda münâfıkların tutumlarına bakarak iki gruba ayrılan Müslümanları, uyarmak için indirilmiştir. (Buhari, Müslim)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah onları suçlarından dolayı [bizzat] dışladığı halde, ¹⁰⁶ münafıklar hakkında nasıl mütereddit olabilirsiniz? ¹⁰⁷ Allah’ın sapıklık içinde bıraktığı kimseyi doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Oysa Allah’ın sapıklık içinde bıraktıklarına asla bir çıkış yolu bulamazsın.
106 Lafzen, “Allah’ın onları kazandıklarından dolayı baş aşağı ettiğini görerek”. Bu münafıkların kimliği konusunda, hemen hemen tümü tarihsel nitelikte olan çok çeşitli varsayımlar vardır. Bazı müfessirler, bu ayetin Hicret’ten sonraki ilk yıllarda Medine’deki münafıklara işaret ettiğini düşünürler; diğerleri ise (mesela Taberî) İbni ‘Abbâs tarafından ifade edilen görüşü tercih ederler. Ona göre bu ayet, Hicret’ten önce İslam’ı zahiren kabul eden, ama Kureyş müşriklerini gizlice desteklemeye devam eden bazı Mekkelilere işaret etmektedir. Ancak bana göre, yukarıdaki ayetin “tarihsel” yorumlarını araştırmaya hiç gerek yoktur, çünkü onu genel muhtevası içinde kolayca anlayabiliriz. Önceki ayet Allah’ı konu almakta ve hem O’nun birliğini ve vahyedilen mesajında mevcut olan açık hakikati, hem de Kıyamet Günü yargılanmanın kesinliğini vurgulamaktadır. “O halde” diye devam eder bu yorum; “Allah’ın mesajının gerçekliğini sözde kabul etmiş görünen ama yine de hak ile bâtıl arasında dürüstçe bir seçim yapmak istemeyen insanların ahlakî konumları hakkında nasıl mütereddit olabilirsiniz?”107 Lafzen, “iki fırka olursunuz?”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Size ne oluyor ki, işledikleri yüzünden Allah onları ters yüz etmişken; ikiyüzlü münafıklar hakkında iki grup oluyorsunuz? Allah’ın, sapıklık mührü vurduğunu siz mi doğru yola getireceksiniz? Allah, kimin sapıklığını onayladıysa ona asla bir çıkış yolu bulamazsın. 2/8...20, 63. sure.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşlediklerinden dolayı Allah onları tersyüz ettiği[⁸¹⁹] hâlde, size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah’ın sapıklık içinde bıraktığı kimseye siz mi hidayet etmek istiyorsunuz? Allah kimi sapıklık içinde bırakırsa, artık onun için bir çıkış yolu bulamazsın.
[819] Sadece bu sûrede gelen erkesehum, (ayrıca 91. âyet) “tersine çevirmek, altını üstüne, önünü ardına getirmek” anlamına geldiği için “tersyüz ettiği” şeklinde karşıladık. Bir münafığı “tersyüz etmek”, içinde sakladığını dışına dökmek olsa gerektir. Bir münafığa verilecek en güzel ceza da budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler, o halde) Nasıl oluyor da, Allah'ın; kazandıkları günahlar yüzünden küfre döndürmüş olduğu münafıklar hakkında iki taraf oluyorsunuz? (Onların küfründe fikir birliğine varamıyorsunuz ki, içinizden bazıları onların imana gelebileceğini sanıyor) Allah'ın saptırdığını siz mi doğru yola getirmek istiyorsunuz? (Ey Muhammed) Allah bir kimseyi sapıklığa düşürürse, sen bile artık ona yol bulamazsın!
Osman Fırat
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Allah, onları yaptıkları işlerden dolayı baş aşağı ederek eski konumlarına (küfre) döndürmüştür. Allah’ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi saptırırsa, sen onun için asla bir çıkış yolu bulamazsın.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Size ne oluyor ki, münafıklar hakkında iki fırka bulunuyorsunuz? Allah Teâlâ onları kazandıkları şey sebebiyle tersine döndürmüştür. Hak Teâlâ'nın saptırdığını doğru yola getirmek mi istiyorsunuz? Ve her kimi ki, Allah Teâlâ saptırırsa artık sen onun için bir yol bulamazsın.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yaptıkları bunca cürüm sebebiyle Allah kendilerini başaşağı getirdiği halde, durum bu kadar belli iken, ne diye münafıklar hakkında hüküm verirken kalkıp birbiriyle çekişen iki fırka haline geliyorsunuz? Allah'ın saptırdığını siz mi yola getirmek istiyorsunuz? Her kimi Allah şaşırtırsa, artık sen ona yol bulamazsın.
Münâfıkların içleri dışlarından başka olduğu ve farklı yerlerde farklı durumlar alabildikleri için, onlar hakkında karar verecek kimseler ihtilâf ederler. O münafıklarla akrabalık, kabile birliği, ticari ortaklık, arkadaşlık gibi bağlar da müminleri etkileyebiliyordu.Allah onlara Hz. Peygamber (a.s.m), İslâm ve Müslümanlarla iç içe olma imkânı verdiği, onlar da zahiren Müslüman göründükleri halde, birtakım hesaplarla, kalblerinden eski küfür ve inkârlarına döndükleri için, onlar hakkında “başaşağı, tepetaklak olma” tabiri, hallerini ifade edecek en mükemmel tabirdir.Bellidir ki Allah onları münafık olarak “başaşağı” yaratmış değildir. Fakat onlar, iman tarafında olmaları için, bunca kuvvetli sebepler varken, irade ve tercihlerini hep inkâr tarafına kullanınca, bütün işleri güçleri, kazandıkları o yönde olunca, kendilerinin ısrarla istedikleri durum meydana gelmiş, varlığa koyduğu kanuna göre de Allah dalaletlerine izin vermiş ve yaratmıştır. Oysa münâfıkları keşfetmek zor değildir: Uhrevî hayır ile dünyevî çıkarları çatıştığında âhireti bırakıp o çıkarı tercihleri, İslâmiyetleri ile menfaatleri karşı karşıya gelince İslâma hizmet ve fedâkarlık tarafında yer almamaları kesin bir ölçüdür. Allah bu ölçüyü kullanmayı hatırlatıp, münâfıklar yüzünden müminlerin birbirlerine düşmelerini menediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Size ne oldu ki, münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız? Oysa yaptıkları işlerden dolayı Allah onları baş aşağı etmiştir. Allah'ın saptırdığını doğru yola iletmek mi istiyorsunuz? Allah birini saptırırsa artık onun için bir yol bulamazsınız!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Size ne oldı ki münâfıklar husûsunda iki fırka oldınız? Allâh Te'âlâ onları fenâ ve çirkin amelleri sebebiyle geri küfre çevirdi. Siz Allâh'ın dalâletde bırakdığını hidâyet itmek mi istersiniz? Allâh'ın dalâletde bırakdığı kimseleri hidâyete yol bulamazsın. (Hidâyetlerine çâre ve imkân yokdur) [²]
[2] Evvelce İslâm olub sonradan irtidâd iderek hicret itmeyen ve Mekke'de kalarak müşriklere yardım ve mu'âvenet idenler hakkında ashâb-ı kirâm iki fırka oldılar. Bir kısmı irtidâd itdiler ve bir kısmı da İslâm'da sâbitdirler didiler. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elinizde ne var ki ikiyüzlüler (münafıklar) hakkında ikiye bölünüyorsunuz? Allah onları, yaptıklarından dolayı tersine çevirmiştir. Allah'ın sapık saydığını siz mi yola gelmiş sayacaksınız? Allah'ın sapık saydığını iyi göstermenin bir yolunu bulamazsın.
Şaban Piriş
swap_vert close
Size ne oluyor ki münafıklar konusunda Allah onları işledikleri yüzünden ters yüz etmişken iki grup oluyorsunuz? Allah'ın dalalette bıraktığını siz mi doğru yola çıkarmak istiyorsunuz? Allah kimi dalalette bırakırsa, artık sen onun için asla bir yol bulamazsın.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Size ne oluyor ki münafıklar hakkında ikiye ayrılıyorsunuz? Allah onları, kendi kazandıkları günahlar yüzünden gerisin geri çevirmiştir.(29) Yoksa Allah'ın saptırdığını siz mi doğru yola getireceksiniz? Allah'ın saptırdığı kimse için sen bir çıkış yolu bulamazsın.
(29) Müslümanlar aleyhinde tuzaklar kurmak, Allah ve Resulüne isyan etmek suretiyle kazandıkları günahlar, onların tekrar eski hallerine dönerek kâfir olmalarına yol açmıştır. 83:14’e bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Allah onları kazandıkları yüzünden baş aşağı etmişken, Allah'ın saptırdığını yola getirmek mi istiyorsunuz? Allah'ın şaşırttığına sen asla yol sağlayamazsın.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes nedür sizüñ münāfıķlarda iki bölük-iken. daħı Tañrı döndürdi andan ötürü kim ķazandılar. diler misiz kim ŧoġrı yol gösteresiz aña kim azdurdı Tañrı daħı her kimi azdura Tañrı hergiz bulmayasız anuñ-içün yol.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ne oldı size ki münāfıḳlar ḥaḳḳında iki bölük olduñuz. Tañrı Ta‘ālā helākeyledi anları günāhları sebebi‐y‐le. Diler misiz hidāyet viresiz Tañrı Ta‘ālā az‐durduġı kimseye? Daḫı kimi ki Tañrı azdurmışdur anuñ hidāyetine yolṭapmazsın.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz nə üçün münafiqlər barəsində iki hissəyə ayrıldınız? Halbuki Allah onları etdikləri əməllərinə görə əvvəlki hallarına (kafirliyə) qaytarmışdır. Siz Allahın (öz istəyi, öz iradəsi ilə küfr edəcəyini, azğın yola düşəcəyini, haqq yoldan azacağını əzəldən bildiyi üçün) azdırdığı kimsəni doğru yolamı gətirmək istəyirsiniz? Allahın sapdırdığı kimsə üçün heç bir (doğru) yol tapa bilməzsən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
What aileth you that ye are become two parties regarding the hypocrites, when Allah cast them back (to disbelief) because of what they earned? Seek ye to guide him whom Allah hath sent astray? He whom Allah sendeth astray, for him thou (O Muhammad) canst not find a road.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Why should ye be divided into two parties about the Hypocrites?(606) Allah hath upset them for their (evil) deeds. Would ye guide those whom Allah hath thrown out of the Way? For those whom Allah hath thrown out of the Way, never shalt thou find the Way.
606 When the desertion of the hypocrites at Uhud nearly caused a disaster to the Muslim cause there was great feeling among the Muslims of Madinah against them. One party wanted to put them to the sword: another to leave them alone. The actual policy pursued avoided both extremes, and was determined by these verses. It was clear that they were a danger to the Muslim, community if they were admitted into its counsels, and in any case they were a source of demoralisation. But while every caution was used, no extreme measures were taken against them. On the contrary, they were given a chance of making good. If they made a sacrifice for the cause ("flee from what is forbidden," see next verse), their conduct purged their previous cowardice, and their sincerity entitled them to be taken back. But if they deserted the Muslim community again, they were treated as enemies, with the additional penalty of desertion which is enforced by all nations actually at war. Even so, a humane exception was made in the two cases specified in 4:90.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَا لَكُمْ
size ne oldu ki
فِي الْمُنَافِق۪ينَ
münafıklar hakkında
فِئَتَيْنِ
iki grup- sunuz
وَاللّٰهُ
hâlbuki Allah
اَرْكَسَهُمْ
onları tersine çevirmiştir
بِمَا
o şey yü- zünden ki
كَسَبُواۜ
kazandılar
اَتُر۪يدُونَ
istiyor musunuz
اَنْ تَهْدُوا
hidâyete erdirmeyi
مَنْ
o kim- seyi ki
اَضَلَّ
dalâlette bıraktı
اللّٰهُۜ
Allah
وَمَنْ
ve kimi
يُضْلِلِ
dalâlette bırakırsa
اللّٰهُ
Allah
فَلَنْ تَجِدَ
artık asla bulamazsın
لَهُ
onun için
سَب۪يلاً
bir yol
Size ne oluyor da münafıklar hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? Hâlbuki Allah onları kazandıkları (günahlar ve şirk) yüzünden tepetaklak etmiştir. Allah'ın (küfürdeki inadı yüzünden) dalâlette bıraktığı kimseyi (siz) hidâyete erdirmek mi istiyorsunuz? Allah kimi dalâlette bırakırsa artık onun (kurtulması) için asla bir yol bulamazsın!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مُنَافِقُون
Etken fiil-III
ن ف ق
Münafık erkekler
فِئَة
İsim
ف ا ي
Topluluk, grup, birlik
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَرْكَسَ
Fiil-IV
ر ك س
Tersine çevirdi, baş aşağı daldı
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَن
Harf-i nefi
لَن
Asla, kesinlikle, hiç
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol