close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felyukâtil fî sebîli(A)llâhi-lleżîne yeşrûne-lhayâte-ddunyâ bil-âḣirat(i)(c) vemen yukâtil fî sebîli(A)llâhi feyuktel ev yaġlib fesevfe nu/tîhi ecran ‘azîmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık Allah yolunda savaşsın dünya yaşayışı yerine ahireti satın alanlar ve kim Allah yolunda savaşır da öldürülür, yahut üst olursa ona büyük bir ecir vereceğiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyle ise dünya hayatını (nefsi rahatını ve menfaatini feda edip manen) satarak, karşılığında ahireti kazanmak isteyenler, Allah yolunda (cihad edip) çarpışsınlar. Ve her kim Allah yolunda (çalışır ve) çarpışırken (eceliyle veya zalimler eliyle) öldürülürse, veya (düşmanlara) galip gelirse, (her iki halde de) Biz ona büyük bir ecir (sonsuz bir mutluluk ve mükâfat) vereceğiz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyleyse bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun, ister zafer kazansın zamanı geldiğinde, ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âhiret hayatı, ebedî yurt karşılığında dünya hayatının süflî zevklerini, debdebesini terk edenler, hiçe sayanlar, Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda, İslâm uğrunda savaşır, öldürülür veya zafer kazanırsa biz ona büyük mükâfatlar vereceğiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
O halde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Kim Allah yolunda çarpışır sonra öldürülür veya üstün gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse, dünya hayatına karşılık ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsınlar; kim Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir ecir vereceğiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O halde dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar, Allah yolunda savaş etsin. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse, yahud düşmanına üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Dünya hayatını verip ahiret hayatını satın alanlar, Allah yolunda savaşsın. Kim, Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, muhakkak Biz ona büyük bir ücret veririz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde, dünya hayatını verip âhireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona yakında büyük bir ödül vereceğiz.
Besim Atalay
swap_vert close
Dünya dirliğini, ahret dirliğiyle değiştirenler, Allahın yolunda çarpışalar, Allahın yolunda çarpışaraktan ölmüş olana, ya, düşmanı yenene büyük sevap vereceğiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde dünya hayatı yerine âhireti satın alanlar, Allah yolunda savaşsın. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut (düşmana) üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.
Bu âyet hem savaşa katılanlar hem de sair zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok ciddi mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savaşa katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve haksızlık, zulüm, kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savaştan kaçması, dindaşlarına ihânet etmesi, ölümden korkması düşünülemez. Çünkü bu insanlar biliyor ve inanıyorlar ki, Allah’ın emrini yerine getirdikleri takdirde öldükten sonraki hayatları dünyadakinden çok daha güzel ve çok daha rahat olacaktır. Âyetin ikinci cümlesindeki, “Kim Allah yolunda savaşır da öldürülürse yahut üstün gelirse, ona pek büyük bir mükâfat vereceğiz.” söylemi bu tezi doğrulamaktadır. Kişi ister öldürülsün isterse galip gelerek dünya hayatına kaldığı yerden devam etsin, her iki durumda da mükâfatını fazlasıyla alacaktır. Fazlasıyla diyorum çünkü dünya ile cenneti takas etmiştir. Dünyanın iğreti ve süflî emellerine karşı Allah’ın rızasını talep ederek cenneti kazanmak en kârlı ameldir. Eğer kişi buna inanıyor da hâlâ Allah için cehde zorlanıyor ve çekimser kalıyorsa îmanını gözden geçirmek durumundadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh yolunda dünyâ hayâtını âhiret hayâtına fedâ idenler maktûl olsunlar, muzaffer olsunlar ’azîm mükâfâta nâil olacaklardır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galib gelirse, Biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O halde, dünya hayatını verip âhireti almak isteyenler Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O halde, dünya hayatını ahiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dünya hayatını ahirete değişenler ALLAH yolunda savaşsınlar. Kim ALLAH yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.
Başka dinlerin veya mezheplerin mensuplarına tekbir getirerek saldırmak "Tanrı yolunda" savaşmak değildir. Kuran'ın onayladığı savaş, saldırıya ve zulme karşı kendini ve toplumu savunma amacıyla yapılan savaştır  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde geçici dünya hayatını, ebedî ahiret hayatı karşılığında satacak olanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, her iki durumda da biz ona yarın pek büyük bir mükafat vereceğiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O halde seferber olun da o geçici Dünya haytı Âhıretin ebedî hayatına satacak olanlar çarpışsın, her kim Allah yolunda çarpışır da katlolunur veya galib gelirse iki surette de biz ona yarın pek büyük bir ecir vereceğiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Öyleyse dünya hayatını, âhiret karşılığında satanlar (âhiret hayatını ve sevabını, fânî dünya hayatına tercih edenler), Allah yolunda cihat etsinler. Kim Allah yolunda cihat eder de öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Öyleyse, ahiret hayatını dünya hayatına tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz, ona ileride büyük bir karşılık vereceğiz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık âhiret (seâdeti) yerine (geçici) dünyâ hayaatını satacak olanlar Allah yolunda muhaarebe etsin. Kim Allah yolunda vuruşub da öldürülür, yahud (düşmanına) galebe ederse ona pek büyük bir ecîr vereceğiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Öyle ise, dünya hayâtını âhiret karşılığında satan (o bahtiyar)lar(2) Allah yolunda savaşsınlar! Artık kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, bunun üzerine ileride ona (pek) büyük bir mükâfât vereceğiz.(3)
(2)Dünya hayâtını âhiret karşılığında satmak hakkında bakınız; (sahîfe 30, hâşiye 6; sahîfe 12, hâşiye 2; sahîfe 203, hâşiye 2)(3)“Bir nefer (asker), bir saat işkence altında şehîd edilse, öyle bir mertebeyi bulur ki, on sene başkası çalışsa, ancak o mertebeyi bulur. Eğer o nefer şehîd olduktan sonra ona sorulabilse: ‘Az bir şey ile pek çok şeyler kazandım!’ diyecektir.” (Mektûbât, 15. Mektûb, 45)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O hâlde, dünya hayatını verip ahireti alanlar, Allah yolunda (Allah’ın izin verdiği meşru müdafaa savaşında saldırganlara karşı) savaşsınlar. Ve kim Allah yolunda, (Allah’ın izin verdiği meşru müdafaa savaşında saldırganlara karşı) savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz ona büyük bir ödül vereceğiz.*
(*) Bu âyet hem savunma savaşına katılanlar hem de diğer zamanlarda dünya-ahiret dengesini sağlamaya çalışanlar için çok önemli mesajlar içermektedir. “Dünya hayatı yerine ahireti satın alanlar” ifadesi, ölebileceğini bile bile savunma savaşına katılarak dünyayı ahiret ile takas etmek isteyenler ve her türlü haksızlık, zulüm, baskı ve kötülük karşısında mücadele edenler için kullanılmıştır. Ahirete inanan insanların Allah’a itaatsizlik ederek savunma savaşından kaçması, mü’min kardeşlerine ihânet etmesi, bu uğurda ölümden korkması düşünülemez.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sen, ahiret hayatına karşı dünya hayatını tercih edenlerle, Allah yolunda savaş. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun için öbür dünya yaşayışını bu dünya yaşayışına değişenler Allah uğrunda vuruşmalıdırlar. Her kim Allah uğrunda öldürülecek ya da yenecek olursa ona pek büyük bir karşılık veririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Böyle olunca [⁴] dünya dirliğini âhirete bedel satanlar Allah yolunda vuruşsunlar. Her kim Allah yolunda vuruşur da öldürülürse veya üstün gelirse ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
[4] Münafıklar kıtalden yüz çevirince kıtal size teveccüh eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O hâlde dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar Allah yolunda savaşsınlar! Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Kadri Çelik
swap_vert close
O halde, dünya hayatı yerine ahireti alanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir ecir vereceğiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, dünya hayatının gelip geçici menfaatleri karşılığında âhiretin sonsuz nîmetlerini kazanmak isteyenler, Allah yolunda mallarını, canlarını fedâ ederek savaşsınlar! Çünkü Allah yolunda savaşanlara, —ister şehit edilsin, ister gazi olup zafer kazansın— Hesap Gününde büyük bir ödül vereceğiz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dünya Hayatı’nı Âhiret ile takas edenler Allah yolunda savaşsın! Kim Allah yolunda savaşır, öldürülür ya da galip gelirse, ona çok büyük bir ödül vereceğiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bundan böyle, Allah yolunda savaşacak olanların, ahireti dünyaya tercih etmesi gerekecek, çünkü biz, Allah yolunda savaşan şehit ya da gazilere, muhteşem bir ödül takdim edeceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnanarak dünya hayatını verip ahiret hayatını almak isteyenler; Allah yolunda savaşsınlar. Kim şahsi çıkarlar gözetmeden Allah yolunda savaşırken öldürülür veya galip gelirse, biz O’na büyük bir mükâfat vereceğiz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar (feda edenler) Allah yolunda savaşsınlar! Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse biz ona ileride büyük bir ödül vereceğiz.
Mehmet Türk
swap_vert close
O halde dünya hayatını, ebedî âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Her kim, Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Biz ona yarın (âhirette) çok büyük bir mükâfat vereceğiz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse, bu dünya hayatını ahiret ile takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar! Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülmüş olsun ister zafer kazansın, zamanı geldiğinde büyük bir mükafat ihsan edeceğiz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Geçici dünya hayatına ahireti tercih edenler, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşırken öldürülür veya zafere ulaşırsa, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz. 3/169-170, 36/26-27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O hâlde, dünya hayatını âhiret hayatıyla takas etmek isteyenler Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan herkese, ister öldürülsün ister galip gelsin gelecekte muazzam bir ödül bahşedeceğiz.[⁸⁰⁵]
[805] Bu âyet, parçalanmış münafık kişiliğin alt-üst olmuş değer yargılarına karşılık, doğru kıymet hükümleri koyan selim bir akla uyarı niteliğindedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O halde, -ahiret mukabilinde, dünya varlığını hiçe sayanlar- (gerçek müminler, İslam mücahitleri) Allah yolunda savaşa atılsınlar. Kim Allah yolunda vuruşup da öldürülür, yahut (düşmana) gâlip gelirse ona elbette büyük bir mükafat vereceğiz.
Osman Fırat
swap_vert close
O hâlde, dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, biz ona büyük bir mükâfat vereceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık dünya hayatını ahiret mukabilinde satacak olanlar, Allah yolunda savaşa atılsınlar, ve her kim Allah yolunda mukatelede bulunur da katlolunursa veya galip gelirse ona elbette büyük bir mükâfaat vereceğiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O halde, dünya hayatına değil, âhirete talip ve müşteri olanlar Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşa girer de öldürülüp şehid olur veya galip gelir gazi olursa, Her iki halde de Biz ona yarın pek büyük mükâfat vereceğiz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dünya hayatını ahiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galib gelirse, biz ona yakında büyük bir mükafat vereceğiz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Hayât-ı dünyâyı âhirete satanlar (âhireti dünyâya üstün tutanlar) Allâh yolunda düşmanla mukâtele itsünler. Allâh yolunda mukâtele idüb katl olunan veyâhud gâlib gelen kimselere karîben büyük mükâfât viririz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu dünya hayatını öbür dünyaya karşılık satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse, Allah ona yakında büyük bir ödül verecektir[*].
[*] İltifat sanatı  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ahiret karşılığında dünya hayatını satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim, Allah yolunda savaşırken, öldürülür ya da galip gelirse ona büyük bir mükafat vereceğiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Dünya hayatını âhiret hayatıyla değiştirmek isteyenler, Allah yolunda savaşsınlar. Allah yolunda savaşan kimseye ise, ister öldürülsün, ister galip gelsin, Biz pek büyük bir ödül vereceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İğreti hayatı âhiret hayatı karşılığında satanlar, Allah yolunda çarpışsınlar. Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çalışuñ Tañrı yolında, anlar kim śatarlar yaķın dirligi āħirete daħı her kim çalışa Tañrı yolında, pes depelene yā yine; tįz virevüz aña müzd ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ṣavaşsun Tañrı yolında ġazālıḳda ol kişiler ki ṣatarlar dünyā dirliginiāḫirete. Daḫı kim ki ṣavaşsa Tañrı yolında ġazālıḳda, pes şehīd olsa yā kāfi‐ri yiñse, aña virür‐biz āḫiretde ulu müzd.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Elə isə, qoy dünyanı verib əvəzində axirəti satın alanlar Allah yolunda vuruşsunlar. Hər kim Allah yolunda vuruşaraq ölərsə və ya (düşmənə) qalib gələrsə, ona böyük mükafat verəcəyik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Let those fight in the way of Allah who sell the life of this world for the other. Whoso fighteth in the way of Allah, be he slain or be he victorious, on him We shall bestow a vast reward.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Let those fight in the cause of Allah Who sell the life of this world for the Hereafter.(591) To him who fighteth in the cause of Allah,- whether he is slain or gets victory - Soon shall We give him a reward of great (value).
591 It is not everyone—least of all, poltroons and fainthearted persons—who is fit to fight in the cause of Allah. To do so is a privilege, and those who understand the privilege are prepared to sacrifice all their interests in this life, and this life itself; for they know that it is the sacrifice of something fleeting and of little value, for the sake of something everlasting, and of immense value. Whether (in appearance) they win or lose, in reality they win the prize for which they are fighting —viz., honour and glory in the sight of Allah. Note that the only alternatives here are death or victory! The true fighter knows no defeat.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلْيُقَاتِلْ
o hâlde savaşsın
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
يَشْرُونَ
satıyorlar
الْحَيٰوةَ
hayatını
الدُّنْيَا
dünya
بِالْاٰخِرَةِۜ
âhirete karşılık
وَمَنْ
ve kim
يُقَاتِلْ
savaşırsa
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
فَيُقْتَلْ
ve öldürü- lürse
اَوْ
veya
يَغْلِبْ
galip gelirse
فَسَوْفَ
artık yakında
نُؤْت۪يهِ
ona vereceğiz
اَجْراً
bir mükâfat
عَظ۪يماً
büyük
O hâlde dünya hayatını âhiret karşılığında satanlar, Allah yolunda savaşsınlar. Kim Allah yolunda savaşır da öldürülür veya galip gelirse Biz ona yakında büyük bir mükâfat vereceğiz.
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
شَرَى
Fiil-I
ش ر ي
Sattı
حَيَاة
İsim
ح ي ي
Hayat
دُنْيَا
İsim
د ن و
Dünya, yakın
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَاتَلَ
Fiil-III
ق ت ل
Savaştı, öldürdü, kahretti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَتَلَ
Fiil-I
ق ت ل
Öldürdü, kahrolsun, kahrolası
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
غَلَبَ
Fiil-I
غ ل ب
Galip geldi, mağlup etti
سَوْف
Fiil
سَوْف
Yakında, -ecek, -acak, olacak
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam