close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 69. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen yuti’i(A)llâhe ve-rrasûle feulâ-ike me’a-lleżîne en’ama(A)llâhu ‘aleyhim mine-nnebiyyîne ve-ssiddîkîne ve-şşuhedâ-i ve-ssâlihîn(e)(c) vehasune ulâ-ike rafîkâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse o ve o çeşit kişiler Allah'ın, nimetleriyle nimetlendirdiği peygamberlerle,gerçeklerle, şehitlerle ve iyi adamlarla eş olur, onlara katılırlar ve onlar, ne de güzel arkadaştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Her kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse (ve sonuna kadar İslam’da ve cihadda sebat gösterirse), işte onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar (Hakkı doğrulayan sadıklar), şehitler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar arkadaş olarak; ne iyi ve ne güzel (kimseler)dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'a ve peygambere itaat edenler; Allah'ın nimetlerini bağışladığı peygamberler, hakikatten hiç sapmamış olanlar, hakikate hayatlarıyla şahitlik yapanlar, dürüst ve erdemli olanlarla beraber olacaklardır. Ne iyi arkadaştır onlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kimler Allah'a ve ilâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasûlüne itaat ederse, Kur'ân ve sünneti uygularsa, işte onlar, Allah'ın kendilerine kitap ve şeriat verdiği, lütuflarda bulunduğu peygamberler, sadakat örneği, doğruluk sembolü samimi mü'minler, kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren güvenilir, örnek önderler, doğruları konuşan şâhitler, şehitler ve dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslümanlarla, sâlih kimselerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim Allah'a ve peygamberine itaat ederse onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, dosdoğru insanlarla (sıddıklarla), şehitlerle ve salihlerle birliktedirler. Bunlar ne iyi arkadaştırlar!
69.Taberani ve İbnu Merdeviye`nin Hz. Aişe (r.a.)`den rivayet ettiklerine göre bir adam Resulullah (a.s.)`a gelerek onu çok sevdiğini ve evine gittiğinde bile hasretine dayanamayıp görmek için yanına geldiğini ifade ederek: "Düşünüyorum sen de ben de ölürsek sen cennete girdiğin zaman peygamberlerin mevkisine yükseltileceksin. Bense cennete girdiğim zaman korkarım seni göremeyeceğim" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Ebi Hatim`in Mesruk`tan rivayetine göre de bazı sahabilerin Resulullah (a.s.)`a benzer şeyler söylemeleri üzerine bu ayeti kerime indirilmiştir. Bu konuda daha başka rivayetler de nakledilmiştir. Ancak tümünde sahabilerin cennette Resulullah (a.s.)`ı görememe endişelerini ortaya koymaları üzerine bu ayeti kerimenin indirildiği ifade edilmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, doğrular (ve doğrulayanlar), şehidler ve salihlerle beraberdir. Ne iyi arkadaştır onlar?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'a ve Peygambere itaat edenler, işte bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle beraberdirler. Bunlarsa ne güzel birer arkadaş!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kim, Allah ve Peygamberine itaat ederse, işte onlar, Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Bunlar arkadaş olarak ne güzeldirler!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a ve Peygamber'e itaat edenler, Allah'ın kendilerine lutuflarda bulunduğu peygamberler, doğruyu tasdik edenler, hakka şahitlik edenler ve sâlih kimselerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır!
Besim Atalay
swap_vert close
Allah ile peygambere başeğenler, işte bunlar Allahın nimetine erişenlerle, peygamberlerle, gerçeklerle, şehitlerle, onatlarla birlikteler, bunlar da, ne güzel arkadaşlardır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kim(ler) Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebîler, (hakikatten hiç sapmamış) sıddıklar, (Allah yolunda hayatını vakfeden ve canını imanına şahit kılan) şehitler ve (İslam'ın emir ve yasaklarına uyan) salihlerle beraber olacaklardır. İşte onlar ne güzel arkadaştır!
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a ve rasüle itâ’at idenler enbiyânın ve sâdıkların ve şehîdlerin ve sâlihlerin refâkatine nâil olacaklardır. Ne kadar iyi refâkat.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberlerle, dosdoğru olanlar, şehidler ve iyilerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddîklarla, şehidlerle ve iyi kimselerle birliktedirler. Bunlar ne güzel arkadaştır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kim Allah’a ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddıklar, şehidler ve sâlih kişilerle beraberdirler; bunlar ne güzel arkadaşlardır!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a ve elçisine uyanlar, ALLAH'ın kendilerine iyilikte bulunduğu peygamberler, doğrulayıcılar, şehitler ve salihler ile beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır.
Peygamberlerin, kendilerini izleyen inananlardan mutlak surette üstün olması gerekmez. Nitekim, gerçek inananlar, peygamberlerle birlikte ebedi hayatı yaşayacaklardır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Öyle ya: Her kim Allaha ve Peygambere mutı' olursa işte onlar Allahın kendilerine in'am eylediği: Enbiya, sıddıkîn, şüheda ve salihîn ile birliktedirler, bunlarsa ne güzel arkadaş!
Emrah Demiryent
swap_vert close
Her kim Allah’a ve Resûlü’ne itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştırlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kim Allah'a ve Resul'e itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği, nebiler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kim Allaha ve peygambere itaat ederse işte onlar, Allahın, kendilerine ni'metler verdiği peygamberlerle, sıddıyklarla, şehîdlerle, iyi adamlarla beraberdirler. Onlar ne iyi arkadaşdır!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde kim Allah'a ve Resûl'e itâat ederse, işte onlar; Allah'ın kendilerine ni'met verdiği peygamberler, sıddîklar, şehîdler ve sâlih kimselerle berâberdirler. Hem işte onlar, ne güzel arkadaştırlar!(1)
(1)“Evet, مِنَ النَّبِيّ۪نَ [peygamberler] nasıl ki sarâhatle (açıkça) Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’a bakıyor. وَالصِّدّ۪يق۪ينَ [sıddîklar] fıkrasıyla Ebû Bekri’s-Sıddîk (ra)’a bakıyor. Hem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’dan sonra ikinci olduğuna ve en evvel yerine geçeceğine işâret ettiği gibi, وَالشُّهَدَاءِ[şehîdler] kelimesiyle Hazret-i Ömer’i, Hazret-i Osman’ı, Hazret-i Ali’yi Rıdvânullâhi Aleyhim Ecmaîn’i berâber ifâde ediyor. Hem üçü, Sıddîk’tan sonra nübüvvetin hilâfetine mazhar olacaklarını (halîfe olacaklarını) ve üçü de şehîd olacaklarını, fazîlet-i şehâdetleri de sâir fezâillerine (fazîletlerine) ilâve edileceğini işâret ediyor ve gaybî bir sûrette ifâde ediyor (gelecekten haber veriyor). وَالصَّالِح۪ينَ [sâlih kimseler] kelimesiyle Ashâb-ı Suffe, Bedir, Rıdvân gibi mümtâz zevâta (seçkin zâtlara) işâret ederek وَحَسُنَ اُولَئِكَ رَف۪يقاً [İşte onlar, ne güzel arkadaştırlar!] cümlesiyle, ma‘nâ-yı sarîhiyle (açık ma‘nâsıyla) onlara ittibâa (tâbi‘ olmaya) teşvîk ve Tâbiînlerdeki tebaiyeti (tâbi‘ olma vasfını) çok müşerref ve güzel göstermekle, ma‘nâ-yı işârîsiyle (işâret ettiğima‘nâsıyla) hulefâ-i erbaanın (dört halîfenin) beşincisi olarak اِنَّ الْخِلَافَةَ بَعْد۪ي ثَلَاثُونَ سِنَةٌ [Şübhesiz ki benden sonra hilâfet, otuz senedir] hadîs-i şerîfinin hükmünü tasdîk ettiren müddet-i hilâfetinin (halîfelik süresinin) azlığıyla berâber, kıymetini azîm (çok büyük) göstermek için ma‘nâ-yı işârîsiyle Hazret-i Hasan Radıyallâhü Anh’ı gösterir.” (Lem‘alar, 7. Lem‘a, 28-29)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve her kim (emirlerini yerine getirerek ve yasaklarından kaçınarak) Allah’a ve (kendisine vahyedilen mesajlara uyma hususunda) Resule itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu nebiler, sıddıklar (doğruyu tasdik edip, gerçeği söyleyen kimseler), şahitler (hakka kanıtlarla şahitlik edenler) ve salih (dürüst ve erdemli) kimselerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır.*
(*) Resule itaat, yüce Allah’tan aldığı ve tebliğ ettiği Allah’ın mesajları hususunda ona uymaktır. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. . والمعنى: {وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ} بالانقياد لأمره ونهيه، ويطع {وَٱلرَّسُولَ} فى كل ما جاء به من ربه "فأولئك" المطيعون {مَعَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم} (الوسيط في تفسير القرآن الكريم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kim Allah’a ve elçisine itaat ederse, İşte onlar Allah’ın nimet verdikleri nebiler, Allah’ın vahyini doğru olarak kabul edenler, doğru olarak şahitlik yapanlar, Allah’ın emrettiği, yapılması gerekenleri yapanlarla birlikte olacaklardı. Onlar ne güzel arkadaştırlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
kimseler ki Allah’a, elçisine boyun eğerler, işte bu gibiler Allah’ın kendilerine dirlik verdiği peygamberler, doğrular, şehitler, iyilerle birlikte olurlar. Onlar ne güzel arkadaştırlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Herkim Allah/a, peygambere itaat ederse, işte onlar Allah/ın in/am ettiği peygamberler, sıddiykler, şehitler, salihler ile beraber olurlar. Bunlar ne güzel arkadaşlardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kim Allah’a, elçiye itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel yoldaştırlar!
Kadri Çelik
swap_vert close
Kim Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetine eriştirdiği peygamberler, dosdoğru olanlar, şahitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar iyi arkadaştırlar!
(Şevahid’ut Tenzil c.1 s.153–154, Erceh’ul Metalib s.22, Mizan’ul İ’tidal-i Zehebi s.212’de yer aldığına göre İbn-i Abbas bu ayetin tefsirinde şöyle demiştir: “İşte onlar, Allah’ın nimetine eriştirdiği peygamberler, dosdoğru olanlar, şahitler ve iyilerle beraberdirler” ayetinden kasıt, “Ali bin Ebi Talib, Cafer Tayyar, Hamza bin Abdulmuttalib, Hasan ve Hüseyin’dir.”)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü her kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, mahşer günü Allah’ın nîmetler bahşettiği Peygamberlerle, doğruluktan ayrılmayan sıddıklarla, Allah yolunda seve seve canlarını fedâ ederek hakîkate şâhitlik eden şehitlerle ve iman, ahlâk ve ibâdette ihsan mertebesine ulaşmış olan sâlihlerle birlikte olacaklardır. Ne güzel arkadaştır onlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim Allah’a ve Rasûl’e itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdiği Nebiyyler, Sıddıklar, Şehidler ve Salihler ile birliktedir. Onlar arkadaş olarak güzel yakıştı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah ve resulüne itaat edenler, Allah'ın şereflerine düzenlediği sofrada, nebiler, doğrular, şehitler ve salihler ile birlikte olacaklardır. Onlara eşlik etmek şereftir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kim Allah’a ve Resule itaat ederse, işte onlar Allah’ın nimet verdiği Nebilerle, inançlarına sadık olanlarla, gerçeklere şahit olanlarla, iyi güzel işler yapanlarla birliktedirler. Bunlar birbirine ne güzel arkadaştır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kim Allah’a ve Elçi’ye itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, (gerçeği) doğrulayanlar, şahitler ve iyilerle beraberdir. [*] Onlar, ne güzel arkadaştırlar!
Bu ayet Fâtiha 1:7’deki mesajın açılımıdır. Ayette sözü edilen [en-nebiyyîn] kelimesi “peygamberler”; [es-sıddîkîn] sözcüğü “gerçeği onaylayanlar”; [eş-şühedâ’] kelimesi “gerçeğe şahitlik edenler”; [es-sâlihîn] sözcüğü ise “sözü ve özü bir olanlar” demektir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah’a ve Peygamber’e itaat edenler, (cennette) Allah’ın kendilerine nîmet verdiği; Peygamberlerle, dosdoğru kullarla,¹ şehitlerle ve (Allah’ın) iyi kullarıyla birlikte olacaklar. İşte bunlar, ne güzel arkadaşlardır!²
1 Bu âyette Peygamberlerden sonra sıddîklerin zikredilmesi, Peygamberimizden sonra halîfenin Hz. Ebû Bekir olacağına bir işaret olabilir. (Kurtubî)2 Hz. Aişe (r.a)’dan: Bir gün adamın birisi Peygamber Efendimize gelerek: “Ey Allah’ın Elçisi! Ben, seni nefsimden, ailemden ve çocuklarımdan daha çok seviyorum. Evimdeyken aklıma sen gelince dayanamayıp, yanına geliyorum ve sana bakıyorum. Senin ve benim öldüğümü düşününce biliyorum ki sen, cennette Peygamberlerle birlikte olacaksın. Cennete girince ben seni orada görememekten korkuyorum.” dedi. Bunun üzerine Peygamberimiz o adama bir şey söyleyemedi ve hemen arkasından bu âyet indirildi. (Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah’a ve Peygamber’e itaat edenler, Allah’ın nimetlerini bağışladığı kimselerden olacaklardır: peygamberler, hakikatten hiç sapmamış olanlar, hakikate [hayatlarıyla] şahitlik yapanlar ve dürüst ve erdemli olanlar: işte böylelerininki ne güzel birliktelik[ler]dir!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kim Allah’a ve Allah’ın mesajını tebliğ eden Elçisine itaat ederse işte bunlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği, nebiler, doğrular, şehitler/İslam’ı yaşamada model olanlar ve iyilerle beraberdirler. Ne de güzel arkadaştır bunlar! 29/9, 54/54-55
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah’a ve Rasûl’e itaat eden kimseler, Allah’ın kendilerine nimet verdiği nebiler, Hakk’a sadık kalanlar, hayatını imanına şahit kılanlar ve iyiliği yayanların safında olurlar. Bunlar ne güzel dostturlar.[⁸⁰³]
[803] Fâtiha’daki “Kendilerine nimet verilenler” (1:6) bunlardır. Allah Rasûlü’nün son sözünün de er-rafiku’l-a’lâ (yüce dostlar katına) olduğu hatırlanmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği, peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir, onlar ne güzel arkadaştır.
Osman Fırat
swap_vert close
Kim Allah’a ve Elçi’ye itâ’at ederse işte onlar, Allâh’ın ni’met verdiği nebiler, sıddiklar, şahidler ve sâlihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve her kim Allah Teâlâ'ya ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah Teâlâ'nın kendilerine in'am buyurmuş olduğu nebiler ile ve sıddîklar ile ve şehitler ile ve sâlih zâtlar ile beraberdirler. Onlar ise ne (güzel) refiktirler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse işte onlar, Allah'ın nimetlerine mazhar ettiği nebîler, sıddîkler, şehidler, salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar! [1, 7]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kim Allah'a ve Elçi'ye ita'at ederse işte onlar, Allah'ın ni'met verdiği peygamberler, sıddiklar, şehidler ve Salihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır!
Gerçeği söyleyen bilginler  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ'ya ve Rasûlüne itâ'at idenler, Allâh'ın kendilerine in'âm iylediği peygamberler, sıddîkler, şehîdler ve sâlihlerle berâberdirler ve onlar da ne güzel refîk ve arkadaşdırlar. [¹]
[1] Şevbân radiyallâhu'anh ile diğer ashâbdan ba'zılar ki Rasûl 'aleyhisselâma gâyetle meftûn ve 'âşık olub bir gün görmezler ise sabır ve tahammül idemezlerdi. Cennetde, tefâvüt-ü makâmdan dolayı Rasûlullah'ı göremeyeceklerini düşünüb müteezzî olurlardı. Bu âyet-i kerîme nâzil olarak onlara âhiretde de Rasûl ile berâber bulunacakları tebşîr olunmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kim Allah'a ve Elçisine boyun eğerse onlar, Allah'ın mutluluk verdiği nebiler, doğru kişiler, bilginler[*] ve iyilerle beraber olacaklardır. Onlar ne iyi arkadaştırlar!
[*] Ayetteki şuhedâ = الشُّهَدَاءِ kelimesi şehid = شهيد kelimesinin çoğuludur, şahitler anlamına gelir. Bilgisini, gözüyle görmüş gibi kesinleştiren alimler demektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Kimler Allah'a ve Peygamber'e itaat ederse, Onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sadıklar, şehitler ve doğruları yapan kimselerle beraberdirler. Ne güzel arkadaştır onlar!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah'ın nimetlere eriştirdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Bunlar ise ne güzel arkadaştır!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a ve resule itaat eden kişilere gelince, bunlar, Allah'ın kendilerine nimet verdikleriyle beraberdirler. Peygamberlerle, hak dostlarıyla, şehitlerle, hayır ve barışı sevenlerle. Ne güzel dosttur bunlar!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim boyun virür-ise Tañrıya daħı yalavacına; şunlar, anlaruñ-ıla kim eylük eyledi Tañrı anlaruñ üzere peyġamberlerden; daħı gey girçeklerden daħı şehįdlerden daħı śāliḥlerden. daħı görklü oldı şunlar yoldaşdın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kim ki muṭī‘ olsa Tañrı Ta‘ālāya, peyġambere daḫı anlar ol kimseler‐ileolur ki Tañrı Ta‘ālā ni‘met virdi anlara nebīlerden, ṣādıḳlardan, şehīdler‐den, ṣāliḥlerden. Daḫı anlar ne yaḫşı yoldaşdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allaha və Peyğəmbərə itaət edənlər (axirətdə) Allahın ne’mətlər verdiyi nəbilər (peyğəmbərlər), siddiqlər (tamamilə doğru danışanlar, e’tiqadı dürüst, peyğəmbərləri hamıdan əvvəl təsdiq edən şəxslər), şəhidlər və salehlərlə (yaxşı əməl sahibləriylə) bir yerdə olacaqlar. Onlar necə də gözəl yoldaşlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whoso obeyeth Allah and the messenger, they are with those unto whom Allah hath shown favour, of the Prophets and the saints and the martyrs and the righteous. The best of company are they!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
All who obey Allah and the messenger are in the company of those on whom is the Grace of Allah,- of the prophets (who teach), the sincere (lovers of Truth), the witnesses (who testify), and the Righteous (who do good): Ah! what a beautiful Fellowship!(586)
586 A passage of the deepest spiritual meaning. Even the humblest man who accepts Faith and does good becomes at once an accepted member of a great and beautiful spiritual Fellowship. It is a company which lives perpetually in the sunshine of Allah's Grace. (This passage partly illustrates 1:5). It is a glorious hierarchy, of which four grades are specified: (1) The highest is that of the Prophets or Apostles, who get plenary inspiration from Allah, and who teach mankind by example and precept. That rank in Islam is held by Muhammad Mustafa. (2) The next are those whose badge is sincerity and truth; they love and support the truth with their person, their means, their influence, and all that is theirs. That rank was held by the special companions of Muhammad, among whom the type was that of Abu Bakr Siddiq. (3) The next are the noble army of Witnesses, who testify to the truth. The testimony may be by martyrdom. Or it may be by the tongue of the true preacher or the pen of the devoted scholar, or the life of the man devoted to service. (4) Lastly, there is the large company of righteous people, the ordinary folk who do their ordinary business, but always in a righteous way. They are the rank and file of the beautiful Fellowship, in which each has his place and yet all feel that they derive glory from the common association, (Cf. 29:9). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve kim
يُطِـعِ
itaat ederse
اللّٰهَ
Allah'a
وَالرَّسُولَ
ve resule
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
مَعَ
bera- berdir
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerle ki
اَنْعَمَ
nimet verdi
اللّٰهُ
Allah
عَلَيْهِمْ
kendilerine
مِنَ النَّبِيّ۪نَ
nebîlerden
وَالصِّدّ۪يق۪ينَ
ve sıddıklardan
وَالشُّهَدَٓاءِ
ve şahidlerden
وَالصَّالِح۪ينَۚ
ve sâlih kimselerden
وَحَسُنَ
ve ne güzel
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
رَف۪يقاًۜ
yoldaş olarak
Kim Allah'a ve resul(ün)e itaat ederse, işte onlar; Allah'ın kendilerine nimet verdiği nebîler, (Rabblerine âbd olacaklarına dair verdikleri söze sadakat gösteren) sıddıklar, (her anda Allah'ın esmâsına şahidlik eden, canlarıyla, mallarıyla Allah yolunda cihad eden) şahidler ve (nefsini ıslah eden) sâlih kimselerle beraberdirler. Bunlar ne güzel yoldaştırlar!
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْعَمَ
Fiil-IV
ن ع م
Nimet verdi, nimet bahşetti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
صِدِّيق
İsim
ص د ق
Sıddık, doğru sözlü, sıdkı bütün
شَهِيد
İsim
ش ه د
Şehîd ( Allah'ın ismi, esmasıdır. Herkese ve her şeye şahid olan demektir), şahid
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
حَسُنَ
Fiil-I
ح س ن
Ne güzel oldu
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
رَفِيق
İsim
ر ف ق
Yoldaş, arkadaş