close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 51. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elem tera ilâ-lleżîne ûtû nasîben mine-lkitâbi yu/minûne bilcibti ve-ttâġûti veyekûlûne lilleżîne keferû hâulâ-i ehdâ mine-lleżîne âmenû sebîlâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Görmez misin, kendilerine kitaptan bir pay verilenler, puta, Şeytan'a inanırlar da kafirler için bunlar derler, inananlara nispetle daha doğru yolda.
Metinde "cibt" ve "tâgut" diye geçmektedir. Cibt Tanrıdan başka her tapılan şeydir (al-Müfredât, s. 83), Tâgut da Tanrıdan başka tapılan her şeye, zâlime, büyücüye, kâhine, cin ve Şeytan taifesine, hayırdan meneden her şeye denir (Aynı kitap, s. 307).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri (ama bu bilgi ve becerilerini nefsi hevesler ve dünyevi hedefler için istismar edenleri ve halk arasında âlim ve fazıl bilinen münafık tipleri) görmez misin? Onlar tağut’a (şeytani rejimlere ve zalim güçlere) ve cibt’e (hain ve işbirlikçi liderlere) inanıp (peşlerine takılıyorlar) ve (saldırgan) kâfirler için: "Bunlar, mü’minlerden daha doğru bir yoldadır!?" diyorlar. (Hakk nizam kurulsun diye çalışanları fitne-fesat çıkarmakla suçluyorlar. Oysa asıl kendileri fasık ve münafık kişilerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Asılsız, saçma sapan şeylere ve şeytâni güçlere inanırlar ve şöyle derler: “Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, mü'minlerden daha doğru bir yoldadırlar.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bu mükemmel kutsal kitaptaki bir kısım emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulan ehl-i kitap âlimlerini görmüyor musun? Putlaştırılmış, hiçbir hayrı olmayan heykellere; putlaştırılmış, zalim, azgın diktatörlere, idarelere şeytanî güçlere, tağuta inanıyorlar. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, kâfirler için: “Bunlar, iman edenlerden, mü'minlerden daha doğru yoldadırlar" diyorlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kendilerine Kitap'tan bir nasip verilenleri görmüyor musun ki, saçmalığa ve puta inanıyorlar ve inkar edenler hakkında: "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar" diyorlar.
51.Ahmed bin Hanbel ve İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre yahudi Ka`b bin Eşref Mekke`ye geldiğinde Kureyşiler ona: "Şu çekilmez kavminden kopmuş adamı görmüyor musun? Kendinin bizden üstün olduğunu ileri sürüyor. Oysa biz hacılara hizmet eden, Ka`be`nin hizmetinde bulunan ve hacılara su dağıtan kimseleriz" dediler. Ka`b bin Eşref de: "Siz daha üstünsünüz" dedi. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Yine Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan nakledilen bir başka rivayete göre de bazı müşrikler yahudilerin bilginlerine: "Bizim dinimiz mi daha üstündür yoksa Muhammed`in dini mi?" diye sordular. Yahudi bilginleri de: "Sizin dininiz daha üstündür" cevabını verdiler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Onlar, tağuta ve cibt'e inanıyorlar ve diğer inkâr edenler için: 'Bunlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır' diyorlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şu, kendilerine okuyup yazmaktan biraz nasib verilenlere bakmaz mısın? Kendileri, ruhlu ve ruhsuz putlara inanıyorlar da küfredenler için: “- Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yoldadır” diyorlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Bunlar, putlara, sihirbazlara, kâhinlere, şeytanlaşmış idarecilere inanırlar. (Dinsiz) kâfirler için, “bunlar Müslümanlardan daha doğru bir yoldadır” diyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kendilerine kitabın/Tevrat'ın bilgisi verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla iman ediyorlar; sonra da kâfirler için, “Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Görmedin mi onları? Kitaptan pay alanlar, hem şeytana, hem puta inanıyorlar, kâfirlere derler ki: «inanlılar yolundan bu yol daha doğrudur»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kendilerine ilahi kelamdan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar, cibt'e (hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri kişilere) ve tağûta (ilahi kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere) iman ediyor ve sonra da mü'minlerden daha doğru yolda bulunduklarını söylüyorlar.
“Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir.Medine’den gelen Yahudiler müşriklere güven vermek ve Müslümanlara karşı bir ittifak oluşturmak için müşriklerin komutanı Ebu Sufyan’a, “Allah için söylenecekse, siz hakka Muhammed’den daha yakınsınız.” diyerek inançlarını bile ayaklar altına alıyorlardı. Yeter ki Müslümanlara zarar verilsin, İslam’ın yayılması engellensin ve Muhammed’in varlığı ortadan kalksın… Gaye ve amaçları bu yöndeydi.  
Cemil Said
swap_vert close
Dikkat itmedin mi ki kitâbdan nasîb aldıkdan sonra ba’zıları "Cibt" ve Tâğût'a (putların ismi) inanıyorlar ve kâfirlere biz mü’minlerden daha doğrı yol ta’kîb idiyoruz diyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Kendilerine kitap verilmiş olanların, puta ve şeytana kanıp, inkar edenlere: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadırlar" dediklerini görmedin mi?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar “cibt”e ve “tâğût”a[121] inanıyorlar. İnkâr edenler için de, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.
“Cibt”, put, sihirbaz, kâhin, Allah’ın haram kıldığı her şey ve Allah’tan başka tapılan her şey demektir. “Tâğût” ise sözlük anlamıyla haddi aşan demektir. Kur’an’da kullanıldığı şekliyle kelime, “şeytan”, “nefis”, “putlar”, “sihirbaz” gibi çeşitli şekillerde yorumlanmıştır. Kısaca cibt ve tâğût, insanları azdıran, saptıran şeylerin hepsini ifade eder. (Tâğût için ayrıca bakınız: Bakara sûresi, âyet, 256-257; Nisâ sûresi, âyet, 60,76; Mâide sûresi, âyet, 60; Nahl sûresi, âyet, 36; Zümer sûresi, âyet, 17.)  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla iman ediyorlar, sonra da kâfirler için “Bunlar Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kendilerine Kitap'tan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla (tanrılara) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için: «Bunlar, Allah'a iman edenlerden daha doğru yoldadır» diyorlar!  
 Ehl-i kitaptan Kâ’b b. el-Eşref Medine’den Mekke’ye gelmiş, müşrikleri Hz. Peygamber ve müslümanlar aleyhine kışkırtarak beraber mücadeleye çağırmıştı. Bu arada müşrikler «Bizim dinimiz mi, yoksa Muhammed’in dini mi haktır, hangimiz doğru yoldayız?» diye sormuşlar ve «Siz doğru yoldasınız» cevabını almışlardı. 51. âyet bu hadise üzerine nâzil olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Putperestliğe ve yanlış doktrinlere inanıyorlar ve inkar edenler için, "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır," diyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Şu kendilerine kitaptan (okuma yazmadan) bir nasib verilmiş olanları görmüyor musun! Onlar puta ve şeytana inanıyorlar. Ve Allah'ı tanımayanlara, "Bunlar, müminlerden daha doğru yoldadır." diyorlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bakmaz mısın şu kendilerine okuyub yazmaktan biraz nasıb verilmiş olanlara? Cibt-ü taguta inanıyorlar da Allahı tanımıyanlara bunlar mü'minlerden yolca daha doğru diyorlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir pay verilmiş olanları (bir kısım yahûdîleri) görmedin mi? Onlar (dan Ka‘b b. Eşref kâfiri ve adamları) putlara ve şeytana îmân ediyorlar, Ayrıca müşriklerin mü’minlerden daha doğru bir yolda olduğunu iddiâ ediyorlar
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Cipte¹ ve Tağuta² inanıyorlar ve gerçeği yalanlayan nankörler için: “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar.” diyorlar.
1- Put, büyü, büyücüler, şeytan ve hurafeler. 2- Allah'a isyan etmek anlamına gelen “tağa” kökünden türemiştir. Azgın, sapkın, kötülük önderi, zorba, şeytan, put, kâhin; Allah'ın buyruklarına itibar etmeyen kişi ve kurum anlamına gelmektedir. Tağut, insanlara kaba kuvvetle hükmeden kişi veya kurumu ifade etmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bakmadın mı şu kendilerine kitabdan biraz nasıyb verilenlere? kendileri haça, şeytana inanıyorlar, diğer küfredenler için de: «Bunlar îman edenlerden daha doğru bir yoldadır» diyorlar.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kendilerine kitabdan bir nasib verilenleri görmedin mi? Putlara ve tâğûta (Allah'ın yerine koydukları şeylere) inanıyorlar ve inkâr edenler için: “Bunlar îmân edenlerden daha doğru bir yoldadır” diyorlar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilmiş olanlara bakmaz mısın? Onlar cibte (her batıl ma’buda, puta) ve tâğûta (insanları köle edinen, sömüren, Kur’an’a aykırı hükümler koyan azgın, zalim, despot, diktatör ve tüm şeytani güç ve düzenlere) inanıyorlar ve inkâr etmiş olanlar için: ’Bunlar iman etmiş olanlardan daha doğru bir yoldadır’ diyorlar.*
(*) “Cibt” put, büyücü, şeytan ya da hiçbir gücü ve özelliği olmadığı halde kendisine güç vehmedilen şeydir. “Tağût” ise, azgın, sapkın, zorba, kötülük önderi, haddini aşan, Allah’ın emirlerinin karşısında olan, insanlara kaba kuvvetle hükmetmeye çalışan kişi ya da düzen demektir. (C. Külünkoğlu Meali 51. Ayet Açıklaması) Tağut konusunda aşağıdaki Arapça Vikipedi metnine de bakılabilir. الطاغوت هو كل ذي طغيا ن على الله فعبد من دونه إما بقهر منه لمن عبده وإما بطاعة ممن عبده له إنساناً كان ذلك المعبود أو شيطاناً أو وثناً أو صنماً أو كائناً ما كان من شيء وأصل الطاغوت من قول القائل طغا فلان يطغو إذا عدا قدره فتجاوز حده. (الطاغوت - ويكيبيديا، الموسوعة الحرة)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Kendi kendilerinin uydurdukları tanrılara ve azgın kimselere inanıyorlar ve inkâr edenleri, Allah’a inananlara tercih ederek “Şu inkâr edenler, inananlardan daha doğru yoldadır” diyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Görmuyor musun o kimseler ki kendilerine Kitap’tan bir kısım verilmişken onlar yine de Cibt putuna, Tagut şeytanına tapıyorlar. Allah’ı tanımayanlar için de: "Bu yol inananların tuttuğu yoldan daha doğrudur" diyorlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Görmüyor musun ki Kitaptan hissedar olanlar [¹⁴] haça, Tâğut/a [¹⁵] iman ediyorlar da müşrik olan kâfirlere «kendilerinin [¹⁶] tuttukları, yol iman edenlerin tuttukları yoldan daha doğrudur» diyorlar.
[14] Müşriklere yardıma giden Yahudiler.[15] Veya sahte mâbutlara yahut «Cebet» ile «Tağut» namlarındaki putlara demektir.[16] Müşriklerin.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Kitap’tan kendilerine bir nasip verilenleri görmüyor musun? Onlar puta [cibt]¹⁹ ve şeytana/ şeytani güçlere [Tâğût]²⁰ inanıyorlar. İnkâr edenler için de “Bunlar inananlardan daha doğru yoldadırlar”²¹ diyorlar.
19 Cibt: put, büyü, büyücü 20 Tâğût: Sembolik bir kelimedir; azgın, azgınlık edici, şeytan, doğru yoldan saptıran kişi, şeytan veya şeytan tabiatlı kimseleri ifade eder. 21 Yahudilerden bazıları Kureyşlileri Müslümanlara karşı savaşa kışkırtmak için Mekke’ye giderler. Müşrikler bunları Kitap ehli ve bilgin gördüklerinden, “Sizin dininiz mi yoksa Muhammed’in dini mi daha doğru?” diye sorarlar. Onlar da “Sizin dininiz/müşriklik, onun ve ona uyanların dininden daha doğru” derler. Yani şirki tevhidden, putperestliği Allah’a tapmaktan daha üstün görürler. İşte bu ayet onların bu davranışını anlatmaktadır (Taberî).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kendilerine kitaptan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun; puta ve tağuta iman ediyor ve küfre sapanlar için, “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadırlar” diyorlar!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenlere bir baksana;hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğdikleri din adamlarına, yani cibt’e ve ilâhî kanunlara aykırı hükümler veren azgın güçlere, yani tağut’a inanıyorlar. Ayrıca, putperest kâfirler için, “Bunlar ne kadar müşrik olsalar da, Müslümanlardan daha doğru yoldadırlar!” diyorlar. Aslında böylece, kendi dinlerini de inkâr etmiş oluyorlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap’tan bir nasip / pay verilmiş kimselere bakıp görmedin mi? Cibt’e (putlara, kâhinlere) ve Tâğût’a inanıyorlar. İnkâr etmiş olanlar için: -“Şunlar inanmış olanlardan daha doğru yoldadır” diyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Kitap'tan nasibi olanlara bak hele! Puta çaputa bel bağlıyorlar, inkarcılara bakıp bakıp: " Vallahi bunların yolu Müslüman’ların yolundan daha düzgün " diyorlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları görmüyor musun? Onlar uydurdukları putlara sahip çıkan, Allah’a asi olup kendi akıllarından uydurdukları yasalarla Allah’ın yasalarına karşı çıkan, kendi yasalarıyla insanlar üzerine egemenlik kuran isyankâr yöneticilere inanıyorlar. Üstelik saçma sapan bir muhakeme kuruyorlar. Diyorlar ki; “İnkâr edenler iman edenlerden daha doğru yoldadır!" Onlara yaptıkları mukayesenin hesabını elbette soracağız. Rabbinizin katında hiçbir zaman inkâr edenler doğru bir yol üzerinde değillerdir. Asıl doğru yolda olanlar iman edenler, yasalarımıza göre yaşayanlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri (kitap ehlini) görmedin mi? Putlara ve [batıl]a [*] (sahte ilahlara) iman ediyor; sonra da kâfir olanlar için “Bunlar, (Allah’a) iman edenlerden daha doğru yoldadır.” diyorlar!
Ayette geçen [el-cibt] kelimesi “putlar”, [et-Tağut] sözcüğü ise “batıl ve azgın olan her şey”dir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir de, şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Onlar puta¹ ve tağuta inanıyorlar. Ve kâfirler için, “bunlar, Müslümanlardan daha doğru yoldadır.” diyorlar.²
1 Cibt: sözlükte: "kendisinde hayır bulunmayan bayağı şey, put, kâhin, alçak, sihir, şeytan" demektir. Terim olarak ise; “Allah’tan başka ilâh edinilen canlı ve cansız ilahlar, putlar ve Allah’ın hâkimiyetine karşı çıkan her türlü İslâm dışı şahsiyet, düşünce, hukuk, devlet ve hâkimiyet anlayışı” anlamında kullanılmıştır. Kur’an’da sadece bu ayette zikredilen cibt kelimesi tağut kelimesiyle aynı anlamda hatta biri diğerinin yerine de kullanılmıştır.2 Bk. (Bakara: 256-257, Maide: 60, Nahl: 36, Zümer: 17)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kendilerine ilahî kelâmdan bir pay verildiği halde [şimdi] asılsız muammalara ve şeytanî güçlere inananların ⁶⁹ ve hakikati inkara şartlanmış olanların, müminlerden daha doğru yolda olduklarını iddia edenleri görmüyor musun?
69 Cibt kelimesi -ki “asılsız muammalar” olarak çevirdim- muhtemelen, Lisânu’l-‘Arab’ın işaret ettiği gibi, Arapça kökenli olmayan bir kelimedir. Bazı otoritelere göre bu kelime, “kendi başına hiçbir değeri olmayan şey” veya “hiçbir faydası olmayan şey” anlamına gelir (Kâmûs, Beydâvî); diğer bazılarına göre de “sihir”i ifade eder (Taberî tarafından nakledildiğine göre Ömer b. Hattâb, Mücâhid ve Şâbî; ayrıca Kâmûs). Bir kısmı da onu, “Allah’ın yerine tapınılan herhangi bir şey” (Zemahşerî) olarak çevirirler ve sonuç olarak onun, putlara ve puta-tapınmaya (Kâmûs, Lisân’ul-‘Arab) ve -Ebû Dâvûd tarafından nakledilen bir Hadise göre- hurafeye bulaşmış her türlü kutsamaya ve falcılığa delalet ettiğini düşünürler. Bütün bu yorumları dikkate alınca cibt, “şaşkınlık verici, kafa karıştırıcı fikirler (dicl), fantazî kuruntular (evhâm) ve asılsız hikayeler (hurâfât) bileşimi” olarak (Menâr V, 157) -başka bir deyişle, hiçbir gerçeğe dayanmayan anlamsız gizler olarak- tanımlanabilir. “Şeytanî güçler” (tâğût) ibaresi ise, burada, tümü Kur’an tarafından lânetlenmiş olan asılsız ve anlamsız inançlara ve uygulamalara -müneccimlik, kehanet, “iyilik” ve “kötülük” habercilerine güvenmek gibi- işaret ediyor olabilir. Bkz. ayrıca sure 2, not 250.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şu kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Uğur/uğursuzluğa ve şer odaklarına inanıyorlar. Bir de kâfirler için: “Onlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır.” diye iddia ediyorlar. 16/36, 39/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kendilerine vahiyden bir pay verilen (Yahudileri) görmüyor musun? (Allah’ın kelâmına sırt dönüp) hurafeye[⁷⁹⁰] ve putlaştırılmış azgınlara[⁷⁹¹] inanıyorlar ve müşriklerin mü’minlerden daha doğru bir yolda olduğunu iddia ediyorlar.
[790] Cibt, gerçekte hiçbir güce sahip olmadığı hâlde kendisinde güç vehmedilen şeydir. En genel anlamıyla sihir, illüzyon ve her tür hurafi uğur ve uğursuzluk atfı cibttir. Allah Rasûlü de cibti bir hadisinde böyle tefsir etmiştir: “Iyâfe (zecru’t-tayr da denilir ve kuşun isimleri, sesleri ve geçtiği yerlerden uğur ya da uğursuzluk anlamları çıkarmaktır), tıyera (önünden ceylan veya tavşanın sağdan sola geçmesini uğursuzluk, soldan sağa geçmesini uğur saymak) ve tark cibttendir” buyurur (Ebu Dâvud 3907; krş: el-Muvafakat II, 71). Çevirimizin gerekçesi budur. [791] Tâğût, “azdı” anlamına gelen tağâdan türetilmiştir. “Haddini aşmak” anlamına gelen tuğyân ve “azgın” anlamına gelen tâğî de aynı kelimenin farklı kalıplarıdır. Tâğûta bu bağlamda verilebilecek en uygun karşılık “putlaştırılmış, haddini aşmışlığın dibini bulmuş azgın kişi”dir. Kelime Sami dil ailesinden olan Fenikece’de tâût olarak telaffuz edilir. Fenikece’ye Eski Mısırca “Thot”tan geçmiş olması muhtemeldir. Thot, eski Mısır tanrılarından hikmet ve bilgi tanrısıdır. Aslında Thot’un Mısır’lı Hermes ile özdeş olduğunda konunun uzmanları fikir birliği içindedirler. Memfis’in hemen dışındaki Sakkara’da bulunan MÖ 2. ve 3. yüzyıllara ait Demotik lehçeyle yazılmış metinlerde “Hermes Trismegistos” ismi okunmuştur. Bu kişi, eski bir Mısır bilgesidir ve öyle anlaşılıyor ki, bu hikmet ve ilim sahibi zât sonradan tanrılaştırılarak bir put hâline getirilmiştir (Bkz. Martin Bernal, Kara Atena 211-224, İstanbul-1998). Kur’an’da Tağut, Allah’a rağmen hüküm kaynağı ve otorite olarak görülen, yani tanrılaştırılan insan gibi somut ya da şeytan gibi soyut her tür varlıktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed, bununla kalmadılar) Kendilerine kitaptan nasip verilmiş olan kimselere (hayret ile) bir bak ki, Cibt ile Tağut’a (Gibt namındaki bir put ile Tağut denilen şeytana bile, müşrikleri memnun etmek için) iman ediyorlar (putlara secde ediyorlar) Ve (müşrikler için) "Bunlar, müminlerden daha doğru bir yoldadır" diyebiliyorlar.
(Nitekim Uhud vakasından sonra yetmiş kadar Yahudi, müşriklerin yanına gitmişler ve müslümanların aleyhine onlarla bir andlaşma yapmak istemişlerdi. Mekke müşrikleri kuşkuya düşmüşler ve "Siz kitap ehlisiniz, Muhammed de kitaba davet ediyor, o halde siz onun aleyhine nasıl oluyor da, bizimle işbirliği yapmak istiyorsunuz? Şayet siz putlarımıza secde ederseniz, size o zaman inanırız" demişlerdi. Bunun üzerine, Yahudiler de, Mekke müşriklerini tatmin için onların putlarına secde etmişlerdi. Bundan memnun olan müşrikler onlara bu kez "Bizim dinimiz mi doğru, yoksa onların dini mi? Ki, biz Kabe'nin bekçileriyiz, hacılara su veririz, geleni misafir ederiz, esirleri azat eder, sıla'ı rahme riayet ederiz, Rabbimizin beytini tamir ederiz. Muhammed ise bizim yalnız Allah'a ibadet etmemizi teklif ediyor, putlara tapmamızı engellemek istiyor, aramızda tefrika sokmaya çalışıyor” diye sorunca, elebaşları olan Ka'b b. el-Eşref "Vallahi sizin yolunuz, Muhammed'in takip ettiği yoldan daha doğrudur" diye cevap vermişti)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kendilerine Kitap’tan bir nasip verilmiş olanları (Ehli Kitabı) görmüyor musun? Onlar "Cibt"e ve "Tâğût"a imanediyorlar. İnkâr edenler için de, "Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Görmedin mi o kendilerine kitaptan bir nâsip verilmiş kimseleri ki, Cibt ve Tâğût'a imân ediyorlar ve kâfirler için, «Bunlar mü'minlerden daha doğru bir yoldadırlar,» deyiveriyorlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Baksana o kendilerine kitaptan bir nasip verilenlere! Putlara, kâhinlere, şeytanlara, ne kadar batıl varsa hepsine iman ediyorlar ve yetmezmiş gibi, Bir de kalkıp kâfirler hakkında “Onlar, Müslümanlardan daha doğru yoldadır” diyorlar!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kendilerine Kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? (Baksana onlar) cibt ve tağut'a inanıyorlar ve inkar edenler için: "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar.
(59) Cibt: put; tâğût: şeytân, bâtıl demektir. (60) Yahûdî ileri gelenlerinden bazıları, Kureyşi müslümanlara karşı savaşa kışkırtmak için Mekke'ye gitmişlerdi. Müşrikler, Kitap ehli ve bilgili kabul ettikleri bu adamlara, kendilerinin dîninin mi, yoksa Muhammed'in dîninin mi daha doğru olduğunu sordular. Bunlar da düşmanlık ve kin yüzünden: "Sizin dîniniz, onun ve ona uyanların dîninden daha doğrudur!" diyerek şirki tevhîdden, yani putataparlığı Allah'a tapmaktan üstün gösterdiler (Câmi'u'l-beyân: 5/79). İşte âyet, onların bu davranışını anlatmaktadır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kendilerine kitâb nasîb virilen şunları görmez misin ki "Cibt" ve "Tâgût" denilen putlara îmân idüb ve kâfirlere (müşriklere) "Bunlar mü'minlerden ziyâde doğrı yolda ve hidâyetdedir" dirler. [²]
[2] Yahûdîlerin ileri gelenlerinden Hay [Huyey] bin Ahtab ve Ka'b bin Eşref Mekke müşriklerini kendileriyle berâber İslâmlarla harbe teşvîk içün Mekke'ye gitdiler. Müşriklerin kendilerine i'timâd itmeleri içün putlarına secde itdiler ve "Siz Muhammed ve ashâbından daha ziyâde hidâyet yolundasınız" didiler. Bu âyet-i kerîme nâzil oldı, şirkleri ve küfürleri izhâr buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah’ın Kitabı’ndan bilgi sahibi olanları görmedin mi? Putlara ve azgınlara güveniyorlar da ayetleri görmezlikte direnenleri (kâfirleri) memnun etmek için "Bunların yolu, müslümanların yolundan daha doğrudur." diyorlardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kitaptan bir nasip verilenleri görmüyor musun? Cibt ve tağuta inanıyorlar da kafirler için şöyle diyorlar: “Onlar, iman edenlerden daha doğru bir yoldadır.”
Ümit Şimşek
swap_vert close
Görmedin mi kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri ki, bâtıl ilâhlara ve tâğuta(23) iman ediyorlar; bir de, inkâr edenler için, “Bunlar iman edenlerden daha doğru bir yolda” diyorlar.
(23) 2:256’nın dipnotunda da geçtiği gibi, insanları azdırarak inkâr ve isyana sürükleyen ve bir mâbud gibi değer verilerek peşinden gidilen azgınlar.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Görmedin mi şu kendilerine Kitap'tan bir pay verilmiş olanları? Puta, tâğuta inanıyorlar; küfre batmışlar için, "Bunlar inananlardan daha doğru yoldadır!" diyorlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bilmedüñ mi anlar kim virinildiler ülü, kitābdan inanurlar buta yā cādūya, daħı şeyŧāna, yā but ķullıķcısına. daħı eydürler anlara kim kāfir oldılar şunlar ya'nį ŧoġru yol dutıcıraķdur ya'nį ebū süfyān yāranlarıyla anlardan kim įmān getürdiler yoldın yaña.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Görmez misin ol kişileri ki naṣīb virildi anlara kitābdan? İnanurlar ṣanem‐lere, şeyṭānlara. Eydürler kāfir olanlar‐çun: Bunlar doġru yol üstinedürlerīmān getürenlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Kitabdan (Tövratdan və ya yazıb-oxumaqdan) bir pay (az bir şey) verilənləri (yəhudiləri) görmürsənmi? Onlar Cibt və Tağuta (bu adda iki bütə, yaxud Cibt adlı bütə və Tağut deyilən Şeytana) inanır və kafirlər üçün də: “Bunlar mö’minlərdən daha doğru yoldadırlar”, - deyirlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Hast thou not seen those unto whom a portion of the Scripture hath been given, how they believe in idols and false deities, and bow they say of those (idolaters) who disbelieve: "These are more rightly guided than those who believe?"
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Hast thou not turned Thy vision to those who were given a portion(572) of the Book? they believe in sorcery and Evil,(573) and say to the Unbelievers that they are better guided in the (right) way Than the believers!
572 Cf. 3:23 and n. 366. The phrase also occurs in 4:44 . 573 The word I have translated Sorcery is jibt, which may mean divination, sorcery, magic, or any false object of belief or worship, such as an idol. The word I have translated Evil (here and in 2:256) is Taghut, which means the evil one, the one who exceeds all bounds, Satan; or it may refer to some idol worshipped by the Pagan Arabs, with whom the Jews of MadTn ah were intriguing against the Prophet. The Jews had taken much to sorcery, magic, divination, and such superstitions, (Cf. 16:51 ).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلَمْ تَرَ
görmedin mi
اِلَى الَّذ۪ينَ
o kimseleri ki
اُو۫تُوا
kendieri- ne verildi
نَص۪يباً
bir nasip
مِنَ الْكِتَابِ
kitaptan
يُؤْمِنُونَ
iman ediyorlar
بِالْجِبْتِ
cibt'e
وَالطَّاغُوتِ
ve tâğuta
وَيَقُولُونَ
sonra diyorlar
لِلَّذ۪ينَ
o kimse- ler için ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
bunlar
اَهْدٰى
daha doğrudur
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
سَب۪يلاً
yol bakımından
(Resulüm!) Kendilerine kitaptan bir nasip verilenleri görmedin mi? Onlar cibt'e (kâhinlere, âlimlere) ve tâğuta (Allah'tan başka herhangi bir varlığa) iman ediyorlar, sonra da kâfirler için, "bunlar, (Muhammed'e) iman edenlerden daha doğru yoldadır" diyorlar!
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
نَصِيب
İsim
ن ص ب
Nasip, pay, parça
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
جِبْت
İsim
ج ب ت
Cibt (kâhinler, âlimler)
طَاغُوت
İsim
ط غ ي
Tâğut (azgınlığın kaynağı olan şeytan ve şeytanlaşmış insanlar)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اَهْدٰى
İsim
ه د ي
Daha doğru, daha çok hidâyete eren
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol