close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Nisâ Sûresi 36. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Va’budû(A)llâhe velâ tuşrikû bihi şey-â(en)(s) vebilvâlideyni ihsânen vebiżî-lkurbâ velyetâmâ velmesâkîni velcâriżî-lkurbâ velcâri-lcunubi ve-ssâhibi bilcenbi vebni-ssebîli vemâ meleket eymânukum(k) inna(A)llâhe lâ yuhibbu men kâne muḣtâlen feḣûrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İbadet edin Allah'a ve ona hiçbir şeyi eş etmeyin. Anaya, babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara, uzak komşulara, yolda kalmışlara ve sahibi olduğunuz köle ve cariyelere iyilik edin, çünkü Allah, kendini beğenip övenleri sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Sadece) Allah’a ibadet (ve emirlerine itaat) edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına (işçi ve memurlarınıza ve özel nikâhlılarınıza) güzellikle davranın. Çünkü Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez. (Onu alçaltıp intikamını alır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yalnızca Allah'a kulluk edin ve O'ndan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Ana babaya, yakın akrabanıza, yetimlere, muhtaçlara, kendi çevrenizden olan komşulara, uzak komşulara, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altındaki hizmetçi ve işçilere iyilik yapın, iyi davranın. Doğrusu Allah, kendini beğenen ve böbürleneni sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, Allah'a kulluk ve ibadet edin, O'nun şeriatına bağlanın, O'na boyun eğin. İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında O'na kanunlarının üzerinde câri olduğu hiçbir varlığı ortak koşmayın, gizli şirke düşmeyin. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, dullara,kimsesizlere, çevresi, çaresi olmayan yoksullara, yakınlığı olan müslüman komşulara, yabancı, gayrimüslim komşulara, yanında bulunan arkadaşlara (eşine, hizmetkârlara ve arkadaşlarına), yolda kalan muhtaç yolcuya, meşrû şekilde sahip olduğunuz, üzerlerinde meşrû haklarınız ve otoriteniz ve kendileriyle düzgün insanî münasebetleriniz olan köle, câriye ve hizmetkârlara ve sözleşmeli işçilerinize devamlı iyi davranın, ihsan ile muamelede bulunun. Allah kibirlenen ve övünen hiç kimseyi sevmez.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/23; 31/14.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, anne babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakındaki arkadaşa, yolcuya ve sahibi olduğunuz köle ve cariyelere iyilik edin. Allah kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah'a ibadet edin ve O'na hiç bir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve sağ ellerinizin malik olduklarına güzellikle davranın. Çünkü, Allah, her büyüklük taslayıp böbürleneni sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'a ibadet edin ve ona hiç bir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya ve babaya iyilik edin; akrabaya da, öksüzlere de, yoksallara da, yakın komşuya da, yakın arkadaşa da, yolda kalmışa da, ellerinizdeki kölelere de... Allah, kurumlu ve böbürlenen kimseleri sevmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık Allah’a kulluk edin. Ona hiçbir şeyi eş koşmayın. Ana babaya iyilik yapın. Akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan ve olmayan komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, kölelerinize de iyilik yapın. Muhakkak Allah kibirli ve gururluları (hak ve hukuka riayet etmeyenleri) sevmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'a ibadet ediniz ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa/yarıda kalmış faaliyetlere ve ellerinizin altında bulunanlara iyilik yapınız. Doğrusu Allah, kendini beğenip duranları sevmez.
Besim Atalay
swap_vert close
Allaha tapınız, ona bir şey eş koşmayın, anaya, babaya, hısımlara, öksüzlere, yoksullara, uzak yakın komşulara, koldaşlara, yolculara, kölelere iylik ediniz, Allah sevmez büyüklenen, öğünücü kimseyi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah'a kulluk edin ve hiçbir şeyi O'na denk tutmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik yapın. Allah, büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.
Bkz. 1/4, 9/31, 51/56  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’a ’ibâdet idiniz ve âna hiç bir şeyi iştirâk itmeyiniz, peder ve vâlidelerinize, akrabânıza, yetimlere, fakirlere, size akrabâ olan veyâ ecnebî bulunan komşularınıza, arkadaşlarınıza, seyyâhlara ve esirlerinize lütuf ile mu’âvenet idiniz Allâh mütekebbir ve hodbinleri sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a kulluk edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Allah, kendini beğenip öğünenleri elbette sevmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyi davranın. Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi asla sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara (köle, cariye, hizmetçi ve benzerlerine) iyi davranın; Allah kendini beğenen ve daima böbürlenip duran kimseyi sevmez.  
 Allah’a kul olmanın gereği böyle bir ahlâka sahip bulunmaktır; kaba-saba, haksız, zalim, cimri, herkese kötülük eden... kimseler yalnızca bazı ibadetleri yapmakla Allah katında makbul bir kul olamazlar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'a kulluk edin O'na hicbirşeyi ve kimseyi ortak koşmayın. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklarına iyi davranın. ALLAH kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez.
Aile bağlarını güçlü tutmak, yardımseverlik ve alçak gönüllülük Kuran boyunca önemle vurgulanır. 2:83; 3:92; 17:22-37.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem Allaha ibadet edin ve ona hiç bir şeyi şerik koşmayın, sonra babaya anaya ihsan edin, akribanıza da öksüzlere de, yoksullara da, yakın komşuya da, uzak komşuya da, arkadaşa da yolda kalmışa da, ellerinizdeki memlûklere de, her halde Allah kurumlu öğüngen olanların hiç birini sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındaki (köle, cariye ve hizmetçi) lere iyilik edin (iyi davranın). Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp böbürlenen kimseleri sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'a kulluk edin. Hiçbir şeyi O'na ortak koşmayın. Anne ve babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yol oğluna¹, Yeminle hak sahibi olduğunuz kimselere² iyilik edin. Kuşkusuz Allah, kibirli ve kendini övenleri sevmez.
1- “İbnu's-sebili,” “yol oğlu” demektir. Bu bir deyimdir. Bu deyime, “yolda kalanlar” olarak anlam verilmesi doğru değildir. Zira sebil, üzerinde yürünen/gidilen “yol” demek değildir. Sebil, “iki şey, iki yol arasından birini seçmek anlamında “tercih edilen yol” demektir. Yani, Hakk veya Batıl yoldan “birinin tercih edilmesi” anlamına gelmektedir. Bu nedenle doğru anlam, “yolda kalanlar” değil, bütün zamanını “Allah yolunda” çalışmaya ayırmış ve bundan dolayı yardıma muhtaç olmuş olanlar anlamıdır. Diğer bir anlam da yaptığı şey imkânsızlık nedeni ile yarım kalan kimselerdir. 2- 4:24 dipnotu  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allaha ibâdet edin, ona hiç bir şey'i eş tutmayın. Anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, sağ ellerinizin mâlik olduğu kimselere (memlûklerinize) iyilik edin. Allah, kendini beğenen ve dâima böbürlenen kimseyi sevmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Allah'a ibâdet edin, hem O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın; sonra ana-babaya, akrabâya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolda kalmışa ve ellerinizin altında bulunan (kölelere ve bütün canlı)lara iyilik (edin)! Şübhe yok ki Allah, kendini beğenen, çok övünen kimseleri sevmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve yalnızca Allah’a kulluk (ibadet) edin (sadece ona kul olun, başkasına köle olmayın) ve ondan başka hiçbir şeye ilahlık yakıştırmayın. Ana babaya, yakın akrabanıza, yetim olanlara (kimsesizlere) yoksullara (muhtaçlara, işsiz kalanlara), kendi çevrenizden olan komşulara, uzak komşulara, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa (memleketinden uzak olup parasız kalanlara) ve meşru bir sözleşmeyle (akitle) sahip olduklarınıza (eşinize, sorumluluk ve himayenizde bulunanlara maddi ve manevi yönden daima) iyilik yapın. Şüphe yok ki Allah kendini beğenen ve böbürlenip duran kimseyi sevmez. *
(*) Allah’a kulluk etmenin (kul olmanın) gereği böyle bir ahlâka sahip bulunmaktır; kaba-saba, haksız, zalim, cimri, kötülük eden kimseler yalnızca bazı ibadetleri yapmakla Allah katında makbul bir kul olamazlar. Kur’an’da aile bağlarını güçlü tutmak, yardımseverlik ve alçak gönüllülük gibi davranışlara önemle vurgulanır. Bakara: 83; Ali İmran: 92; İsra: 22-37. Ayrıca âyetteki buyruklardan biri de yolcuya yardımdır. Ulaşım ve iletişimin güç ve sınırlı olduğu zamanlarda yolcuya yardımcı olmanın önemi daha fazla idi. Günümüzde de yolculuk esnasında yardıma muhtaç hale gelen, parasız kalan, yer ve yol soran, dil bilmediği için iletişimde güçlük çeken kimselere yardım gereği devam etmektedir. Bu husustaki âyet ve hadisler dikkate alındığında Allah rızâsı için yolculara yardım eden, seyahat rehberliği yapan resmî ve sivil kurumlar oluşturmanın müslümanlara düşen kulluk vazifeleri arasında bulunduğu ortaya çıkmaktadır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’a kulluk edin, O na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın akrabaya, yanıbaşınızdaki komşuya, yanıbaşındaki arkadaşa, yolda kalmışa ve bakmakla mükellef olduklarınıza iyilik edin. (Şunu bilin) Muhakkak ki Allah, böbürlenip övünenleri sevmez.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’a tapın. O’na hiç bir nesneyi eş koşmayın. Anaya, babaya iyilik edin,yakınlarınıza, öksüzlere, düşkünlere, yakın komşulara, uzak komşulara, yanınızdaki yoldaşlara, yolda kalanlara, elinizin altındaki kölelere, kullara dahi. Çünkü Allah kendini beğenenleri, övünenleri sevmez.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Tanrıya tapın, ona hiçbir şeyi şerik koşmayın. Anaya, babaya iyilik edin; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşulara [⁷] yabancı komşulara [⁸] yanınızdaki arkadaşa [⁹], yolcuya, memlûkünüz olana da iyilik edin, öğünmeyin. Çünkü Allah kendini beğeneni, kendini öğeni sevmez.
[7] Akraba ve müslüman veya mahallede komşu.[8] Akraba olmayan, Müslüman olmayan, mahallede olmayan komşu.[9] Kapı bitişik komşu, meslek yoldaşı, ders şeriki, veya zevcesi. Türkçede tamamiyle mukabili «yandaş» dır.[8] Veya pâk olan toprak ile.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah’a kulluk ediniz ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. Ana-babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, uzak arkadaşa, yolda kalmışa ve akitle sorumluluk altında bulundurduğunuz kimselere/kölelere¹⁵, iyi davranınız. Muhakkak ki Allah kendini beğenenleri/küstahça davrananları ve böbürlenenleri sevmez.
15 Köle ve cariyelere iyi davranmaktan kasıt onları özgürlüğüne kavuşturmaktır (Menar).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah'a ibadet edin, O'na bir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altında bulunan kimselere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenip böbürlenen kimseyi sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
YalnızcaAllah’a kulluk ve ibâdet edin, hiçbir şeyi ve hiç kimseyi O’na denk tutmayın! Ana babaya ve diğer yakın akrabaya, yetimlere ve yoksullara, gerek soy, gerek mesafe, gerekse inanç bakımından size yakın ve uzak komşulara, birlikte olduğunuz iş, yol veya hayat arkadaşınıza, yolda kalmış kimselere, emriniz altındaki köle, cariye, hizmetçi ve işçilere iyilik edin. Şunu iyi bilin ki Allah, kendini beğenen kibirli insanları sevmez:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’a kulluk edin! O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Ana-Baba’ya iyilik edin! Yakınlar’a, Yetimler’e, Düşkün Yoksullar’a, Yakın Komşu’ya, Uzak Komşu’ya, Yandaş Arkadaş’a, Yolda Kalmış’a, ellerinizin mâlik olduklarına da (iyilik edin!) Allah, övüngen düzenbaz olmuş kimseleri sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah'a kulluk edin, hiçbir şeyi Allah ile; hiçbir iyiliği de ana-babayla bir tutmayın. Ayrıca akrabalara, yetimlere ve yoksullara, yakın ve uzak komşulara, yakın arkadaşlara yol mağdurlarına, emriniz altında çalışan hizmetlilere de iyilik yapın. Allah, kuruntulu ve övüngen kişileri sevmez.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a ibadet edin! Allah’ın emrettiği yasalara karşı gelerek kendi kafanızdan yasalar uydurmayın! Eğer Allah’ın yasalarına karşı kendi yasalarınızı öne çıkarırsanız Allah’a kendinizi ilah olarak ortak koşarsınız! Unutmayın ki Müslümanlar sadece Allah’ın yasalarına uyarlar. Kendi kafalarından uydurdukları veya insanların ortaya koydukları yasalara uymazlar. Onun için Allah’ın yasalarına dikkat edin! Allah ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, evlerinizde sahip olduğunuz hizmetçilere iyilik edin diye yol gösterir. Allah kibirlenenleri, haddini bilmeden övünenleri sevmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın! Ana babaya, [*] yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya, sağ ellerinizin sahip olduklarına iyilik (edin)! Şüphesiz ki Allah, kendini beğenmiş, övünüp duranı sevmez. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:83; En‘âm 6:151; İsrâ 17:23-24; Meryem 19:14, 32; ‘Ankebût 29:8; Lokmân 31:14; Ahkâf 46:15.,Benzer mesajlar: Lokmân 31:18; Hadîd 57:23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sadece Allah’a ibâdet edin ve Ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. (Sonra) anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, fakirlere, yakın komşulara, uzak komşulara, yakın arkadaşlara, yolda kalanlara, elinizin altındaki kölelere iyilik edin. Şüphesiz Allah kendisini beğenip övünenleri sevmez
Muhammed Esed
swap_vert close
[YALNIZCA] Allah’a kulluk edin ve O’ndan başka hiçbir şeye asla ilahlık yakıştırmayın. ⁴⁶ Anne-babanıza ve yakın akrabanıza, yetimlere ve muhtaçlara, kendi çevrenizden olan komşulara ve yabancı komşulara, ⁴⁷ yanınızdaki-yakınınızdaki arkadaşa, yolcuya ve meşru yollarla malik olduklarınıza iyilik yapın. ⁴⁸ Doğrusu Allah böbürlenerek küstahça davrananları sevmez;
46 Şey’en (burada “asla” olarak çevrilmiştir) ifadesi, şirk’in (“Allah’tan başka bir şeye ilahlık yakıştırma”) başka “tanrılar”a kulluk etmekle sınırlı olmadığını, ama aynı zamanda tanrı olarak görülmeyen kişi veya nesnelere ilahî veya yarı-ilahî güçler izafe etmeyi de kapsadığını göstermektedir; başka bir deyişle o, azîzlere vb. tapınmayı da kapsamaktadır.47 Yani, “onlar ister sizin cemaatinize, isterse başka cemaatlere ait olsunlar”. “Kendi çevrenizden” (zi’l-kurbâ) ifadesinin kişinin gerçek akrabalarına değil de mensup olduğu cemaate işaret etmesi, “yakın akrabalar”ın aynı cümlenin başlarında zaten zikredilmiş olmasından açıkça anlaşılmaktadır. Hz. Peygamber, bir müminin, inançları ne olursa olsun komşularına karşı sahip olduğu ahlakî sorumluluğu sıkça vurgulamıştır; ve onun bu konudaki tavrı şu sözlerinde özetlenmiştir: “Her kim Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıyorsa komşularına iyilik yapsın.” (Buhârî, Müslim ve diğer hadis kitapları).48 Ali b. Ebî Tâlib, Abdullah b. Mes‘ûd ve diğer sahâbîlere göre, “yanınızdaki-yakınınızdaki arkadaş” (es-sâhib bi’l-cenb), kişinin karısı veya kocasıdır (Taberî). “Meşru yollarla maliki olduklarınız” (lafzen, “sağ elinizin sahip oldukları”) ile, bu bağlamda, her iki cinsten köleler kasdedilmektedir. Bu ayet, “iyilik yapma”nın, kişinin münasebette olduğu bütün insanlara yönelik olmasını emrettiğinden ve bir köleye yapılabilecek en güzel iyilik onu özgürlüğüne kavuşturmak olduğundan, yukarıdaki ayet, dolaylı olarak kölelerin serbest bırakılması için bir çağrıdır (Menâr V, 94). Ayrıca bkz. bir insanı kölelik bağlarından kurtarmanın zekât fonlarının tahsis edildiği hedeflerden biri olarak zikredildiği sure 2, not 146 ve 9:60.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yalnız Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi şirk ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altında bulunanlara iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiç kimseyi sevmez. 2/177- 17/23, 24/22, 16/23-31/18
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH’A kulluk edin ve O’ndan başka hiçbir şeye ilâhlık yakıştırmayın; ana-babaya ve akrabaya, yetimlere ve yoksullara, kendi çevrenizden olan komşulara ve yabancı komşulara, yanınızdaki dosta,[⁷⁷⁴] yolcuya ve meşru şekilde bihakkın sahip olduklarınıza iyilik yapın![⁷⁷⁵] Unutmayın ki Allah kendini beğenmiş küstahları sevmez;[⁷⁷⁶]
[774] Taberî’ye göre “yanınızdaki dost” ile eşler kastedilmiştir. Bu yorumu bağlam da destekler. [775] Başta “köleler ve cariyelere..” Onlara yapılacak en büyük iyilik özgürlüğe kavuşturmaktır (Krş: 2:177). [776] Mekkî âyetlerde cehennemle uyarmanın yerini Medenî âyetlerde sevmemeyle uyarma almıştır. Sevgi, Allah-insan ilişkisinin doruk noktası, en rafine ve damıtılmış hâlidir. Sevgi düzleminde yürütülen bir ilişki için, ödül ve ceza “cennet” ya da “cehennem” asli değil feri belirleyicilerdir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve Allah'a ibadet edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın uzak komşuya, yakın arkadaşa, yolcuya ve idareniz altında bulunanlara (köle, cariye ve hizmet edenlere) iyilik edin. Allah, kendini beğenip böbürlenenleri sevmez.
Osman Fırat
swap_vert close
Allah’a kulluk edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Allah Teâlâ'ya ibadet ediniz ve O'na hiçbir şeyi şerik koşmayınız. Ve anaya babaya iyilik ediniz. Ve karâbet sahibine ve yetimlere ve yoksullara ve yakın komşuya ve uzak komşuya ve yanınızdaki arkadaşa ve yolcu olana ve sağ ellerinizin mâlik olduğuna (da iyilik ediniz). Şüphe yok ki, Allah Teâlâ mütekebbir, müftehir olanı sevmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yalnız Allah'a ibadet edip O'na hiçbir şeyi şerik yapmayın. Anneye, babaya, akrabalara, Yetimlere, fakirlere, yakın komşulara, uzak komşulara, Yol arkadaşına, garip ve yolculara, Ellerinizin altındaki (köle, cariye, hizmetçi, işçi) lere de Güzel muamele edin. Bilin ki Allah kendini beğenen ve övünüp duran kimseleri sevmez. [17, 23; 31, 14]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'a kulluk edin, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın, ana babaya, akrabaya, öksüzlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yan(ınız)daki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunanlara iyilik edin. Allah, kurumlu, böbürlenen insanları sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'a 'ibâdet idin ve ona hiç bir şeyi şerîk itmeyin. Baba ve ananıza (hürmet ve ri'âyetle, emirlerine itâ'atle, kudretiniz yetdiği kadar mu'âvenetle, ağır söz söylemekden ve fenâ mu'âmeleden sakınmakla) eyilik ve ihsân idin [¹] Akrabânıza [sıla-i rahîm, irâe-i meveddet, hukûk-u karâbetin muhâfazası ile) ve yetîmlere (şefkat ve merhamet, mallarını muhâfaza ve gönüllerini almakla) fakîrlere (sadaka virmek ve yâhud mülâyim sözlerle hitâb itmekle) yakın uzak komşulara (komşuluk hakkını edâ ile) [²] ve arkadaş, dost ve şerîk gibilere (hakkına ri'âyet, irâe-i meveddetle) yolcılara ve misafirlere (ikrâm ve it'âm ile) köle ve câriyelere (yedirmek, geydirmek, tâkatlarından fazla çalışdırmamak, mülâyemetle mu'âmele itmek gibi şeylerle) ihsân ve eyilik idin. Allâh mağrûr ve mütekebbir olanları ve 'ibâdullâha karşı tefâhur idenleri sevmez.
[1] Rasûl-ü Ekrem "Babaya ve anaya itâ'at ve ihsân namâzdan, orucdan, hac ve 'umreden ve fîsebîlillâh cihâdden efdaldir" buyurmuşlardır. Yine Rasûlullah "Kebâirin en büyükleri Allâh'a şirk, baba ve anaya 'isyân, yalan yere yemîndir" buyurdılar. Ebî Sa'd el-Hudrî'den mervîdir ki: Bir gün Rasûlullah'ın nezdine Yemen'den bir adam geldi ve cihâd içün izin istedi. Rasûl-ü Ekrem "Yanında kimse var mıdır?" buyurduklarında merkûm "Babam ve anam vardır" dimekle Fahr-i Risâlet "Ebeveynin sana izin virdiler mi?" diye sordılar. Racul "Hayır" diyince Hazret "Geri git ve onlardan izin iste eğer izin virirler ise cihâd it" buyurdılar. Vâlideyne ihsân; hidmetlerinde bulunmak, yüzlerine karşı bağırmamak, ağır söz söylememek, arzularını yerine getirmeğe gayret itmek, kudreti derecesinde onları beslemek, onlara silâh teşhîr itmemek ve katl iylememekdir. [2] Hadîs-i şerîfde "Komşuluk kırk hânedir" buyurulmuşdur. 'Ulemânın bir çoğı sağdan, soldan, önden ve arkadan kırk hâne komşu oldığında ittifâk iylemişlerdir. Rasûlullah "Cibrîl 'aleyhisselâm komşuluk hakkında bana o kadar vasiyetde bulundu ki hattâ komşuyı komşuya vâris idecek zan itdim" buyurmuşlardır. Hadîs-i şerîfde komşu hakkı şu vecihle beyân buyurulmuşdur: Mu'âvenet isterse itmek, ihtiyâcını tesviye iylemek, hasta olursa hâtırını sormak, vefât iderse cenâzesinde bulunmak, bir eyilik olursa tebrîk itmek, bir musîbet vâki' olursa teselliyet ve ta'ziyet iylemek, izni olmadan rüzgârı ondan men' idecek yapı yapmamak, aldığı yiyecekden ona da virmek ve yâhud göstermeden hâneye gir[me]mek, kokusı duyulur yimek pişirildikde ondan biraz komşuya göndermek, gerek lisânla ve gerek fi'il ile eziyet virmemek, hüsn-ü mu'âşeret, hâtırını saymak ve ilh." İmâm Gazâlî İhyâ-yı 'Ulûm'da diyor ki: Komşun hristiyan olub onun da bir canavarı olsa ve hayvân bağçene girüb mezrû'âtını tahrîb itse onı koğmak içün taşla veyâ değnekle urma, belki sâhibinin gönli kalır. Yalnız komşunı çağır ve "Komşu hayvânın bağçeme zarar idiyor bunı men' it" diye söyle.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah'a kul olun. Hiçbir şeyi O’na ortak koşmayın. Anaya babaya iyilik edin. En yakınlara, yetimlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetiniz altında bulunanlara (esir kadın ve erkeklere) da iyilik edin. Allah, kendini bir şey zannedip övünen hiç kimseyi sevmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'a kulluk edin ve O'na hiç bir şeyi şirk koşmayın. Anaya babaya da iyilik edin, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, elinizin altındaki (köle, cariye, işçi, hizmetçi vb.)lere de iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiç bir kimseyi sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hiçbir şeyi Ona ortak koşmadan Allah'a kulluk edin. Anne ve babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındaki hizmetçi ve kölelere iyilik edin. Şu bir gerçek ki, Allah kendini beğenenleri ve böbürlenenleri hiç sevmez.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'a ibadet edin. O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana-babaya, akrabaya, yetim ve öksüzlere, çaresizlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa, size bağımlı olanlara iyi ve güzel davranın. Allah, kasılıp böbürlenen şımarıkları sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ŧapuñ Tañrıya daħı ortaķ eylemeñ aña neseneyi. daħı ataya añaya eylük eylemek daħı ħıśımlıķ issine; daħı yetįmlere; daħı miskįnlere; daħı ķonşıya ħıśımlıķ issine [42a] daħı ķonşıya ıraķ daħı yoldaşa daħı yol erine daħı aña kim mālik oldı ellerüñüz. bayıķ Tañrı sevmez anı kim oldı göceklenici tekebbür eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
‘İbādet eyleñüz Tañrı Ta‘ālāya, şirk daḫı getürmeñüz aña hīç nesneyi. Ata‐ya anaya daḫı iḥsān eyleñüz, ḳarāyiblere daḫı, öksüzlere daḫı, dervīşlere daḫı, ḳarābet issi ḳonşılara daḫı, yanuñuzda olan ḳonşılara daḫı, dostlara daḫıolurlar yanuñuz[d]a, ġarīblere daḫı, ḳullaruñuza daḫı, ḳırnaḳlaruñuza daḫıiḥsān eyleñüz. Tañrı Ta‘ālā sevmez ol kişileri ki tekebbürlik iderler, faḫriderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allaha ibadət edin və Ona heç bir şeyi şərik qoşmayın! Ata-anaya qohum-əqrəbaya, yetimlərə, yoxsullara, yaxın və uzaq qonum-qonşuya, yaxın (yoldaş və) dosta, (pulu qurtarıb yolda qalan) müsafirə (yolçulara), əlinizin altında olana (sahib olduğunuz qul və kənizlərə) yaxşılıq edin! Həqiqətən, Allah özünü bəyənənləri, lovğalıq edənləri sevməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And serve Allah. Ascribe no thing as partner unto Him. (Show) kindness unto parents, and unto near kindred, and orphans, and the needy, and into the neighbour who is of kin (unto you) and the neighbour who is not of kin and the fellow traveller and the wayfarer and (the slaves) whom your right hands possess. Lo! Allah loveth not such as are proud and boastful,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Serve Allah, and join not(550) any partners with Him; and do good- to parents, kinsfolk, orphans, those in need, neighbours who are near,(551) neighbours who are strangers, the companion by your side,(552) the wayfarer (ye meet), and what your right hands possess:(553) For Allah loveth not the arrogant, the vainglorious;-(554)
550 The essence of Islam is to serve Allah and do good to your fellow-creatures. This is wider and more comprehensive than "Love God and love your neighbour". For it includes duties to animals as our fellow-creatures, and emphasises practical service rather than sentiment. 551 Neighbours who are near: that is, in local situation as well as intimate relationships, just as neighbours who are strangers includes those whom we do not know or who live away from us or in a different sphere altogether. 552 The Companion by your side may be your intimate friends and associates, just as the wayfarer you meet may be a carnal acquaintance on your travels. This last is much wider than the "stranger within your gate." 553 What your right hands possess: For the meaning of the phrase see n. 537 above. (R). 554 Real deeds of service and kindness proceed, not from showing off or from a superior sort of condescension ( Cf. "White Man's Burden"), but from a frank recognition of our own humility and the real claims, before Allah, of all our fellow-creatures. For in our mutual needs we are equal before Allah, or perhaps the best of us (as the world sees us) may be worse than the worst of us (from the same point of view).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاعْبُدُوا
ve âbd olun
اللّٰهَ
Allah'a
وَلَا تُشْرِكُوا
ve şirk koşmayın
بِه۪
O'na
شَيْـٔاً
hiçbir şeyi
وَبِالْوَالِدَيْنِ
ve ana babaya
اِحْسَاناً
güzellikle davranın
وَبِذِي
ve sahibine
الْقُرْبٰى
yakınlık
وَالْيَتَامٰى
ve yetimlere
وَالْمَسَاك۪ينِ
ve yoksullara
وَالْجَارِ
ve komşuya
ذِي
sahibi
الْقُرْبٰى
yakınlık
وَالْجَارِ
ve komşuya
الْجُنُبِ
uzak
وَالصَّاحِبِ
ve arkadaşa
بِالْجَنْبِ
yanınızdaki
وَابْنِ السَّب۪يلِۙ
ve yolda kalmışa
وَمَا
ve o kim- selere ki
مَلَكَتْ
sahip oldu
اَيْمَانُكُمْۜ
sağ elleriniz
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
مَنْ
o kim- seyi ki
كَانَ
oldu
مُخْتَالاً
kendini beğenmiş
فَخُوراًۙ
çok övünen
Allah'a âbd olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın) ve O'na hiçbir şeyi şirk koşmayın! Ana babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, ellerinizin altında bulunan (kölelere, cariyelere, hizmetçi)lere de güzellikle davranın! Çünkü Allah, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseyi sevmez.
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
وَالِد
İsim
و ل د
Ana baba, anne, baba
اِحْسَانِ
Fiilimsi-IV
ح س ن
Güzellikle davranmak, iyilik etmek, ihsanda bulunmak
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
قُرْبٰى
İsim
ق ر ب
Akrabalık, yakınlık, yaklaşma
يَتِيم
İsim
ي ت م
Yetim
مِسْكِين
İsim
س ك ن
Yoksul, fakir
جَار
İsim
ج و ر
Komşu, yardımcı
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
قُرْبٰى
İsim
ق ر ب
Akrabalık, yakınlık, yaklaşma
جَار
İsim
ج و ر
Komşu, yardımcı
جُنُب
İsim
ج ن ب
Cünüp, uzak, yabancı kimse
صَاحِب
İsim
ص ح ب
Arkadaş, sahip
جَنْبٌ
İsim
ج ن ب
Yan, yanındaki, yakınlık, cihet
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
مَلَكَ
Fiil-I
م ل ك
Sahip oldu, malik oldu, güç yetirdi, hükümdarlık etti
يَمِين
İsim
ي م ن
Yemin, sağ el, sağ taraf, ahit
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُخْتَال
İsim
خ ي ل
Kendini beğenen, böbürlenen
فَخُور
Sıfat
ف خ ر
Çok övünen, çok kibirli